Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

4 Parti Yeni Anayasa Önerilerini Meclis'e Sundu

 > -

Ak Parti 'Türk Milleti' Dedi

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

4 Parti ve Anayasa Önerileri

Siyasi partiler TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda devam eden yeni anayasaya yönelik önerilerini sundu. Ak Parti ilk üç maddeye ‘dokundu’, CHP ‘Türkiye Ahalisi’ ve ‘Türk Ulusu’ kavramını kullandı, MHP ‘kardeşlik’ derken BDP ‘Bölge Meclisleri’ istedi.

Başlangıçta ‘Türk Milleti’

Ak Parti, yeni anayasa için tek paragraflık kısa bir “başlangıç” bölümü kaleme aldı. Mevcut anayasadaki, “Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O’nun inkılap ve ilkeleri doğrultusunda”, “Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının”, “laiklik ilkesi gereği” gibi Cumhuriyetin kuruluşundan beri kullanılan kavramlara başlangıç bölümünde yer vermedi. Vatandaşlık tanımında “Türkiye vatandaşlığı” kavramını öneren Ak Parti’nin başlangıç bölümünde “Türk Milleti” kavramını kullanması dikkat çekti. Ak Parti’nin “başlangıç” bölümü metni şöyle: “Herkesin insan haysiyetinden kaynaklanan evrensel hak ve hürriyetlere sahip olduğu inancıyla her türlü ayrımcılığı reddeden, kültürel zenginliğimizin kaynağı olan etnik ve dini farlılıklarımıza saygı duyarak müşterek tarihimiz ve değerlerimiz etrafında birlikte yaşama arzusuyla hareket eden biz Türk Milleti; demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne dayanan bu anayasayı egemen irademizin ifadesi olarak kabul ve ilan ederiz.”

“Resmi Dil” açılımı

Ak Parti mevcut anayasanın değişmez ilk üç maddesine de dokundu. Devletin şeklinin cumhuriyet olduğuna ilişkin mevcut anayasanın 1. maddesini aynen koruyan Ak Parti, 2. maddeyi “Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir” şeklinde sade bir dille kaleme aldı.

Ak Parti önerisinde mevcut anayasanın 3. maddesindeki “devletin dili Türkçe’dir” ifadesi yerine “Resmî dili Türkçedir” ifadesi konuldu. 3. Maddedeki “Bayrak, Marş ve Başkent” konuları mevcut anayasadaki gibi korundu. AK Parti, mevcut anayasanın ilk 3 maddesinin değiştirilemeyeceğine ilişkin mevcut anayasanın 4. maddesi hükmüne ise önerilerinde yer vermedi.

‘Türk milleti adına’ kavramı çıktı

Ak Parti, “yasama ve yargı” yetkilerini düzenleyen maddelerde “Türk milleti adına” kavramını çıkardı. Ak Parti, yürütme yetkisiyle ilgili hükmü de yeni anayasa için getirdiği “başkanlık sistemi” önerisine uygun olarak “Yürütme yetkisi, Başkan tarafından kullanılır” ifadesiyle düzenlendi. AK Parti anayasanın değiştirilmesiyle ilgili maddede de değişikliğe gitti. Ak Parti’nin önerisine göre, anayasa değişiklikleri en az üye tam sayısının beşte üçü yani 330 oyla kabul edilecek. Başkan tarafından veto edilen anayasa değişiklikleri Meclis tarafından 367 oyla kabul edilirse Başkan bunu onaylamak zorunda olacak.

Milli birlik ve kardeşlik

MHP ise Konya Milletvekili ve Anayasa Uzlaşma Komisyonu Üyesi Faruk Bal’ın açıkladığı yeni anayasanın başlangıç ve son hükümlerine ilişkin önerilerinde ilk üç maddenin değişmezliğini aynen korudu. MHP’nin “Türk Milleti” kavramını kullandığı başlangıç bölümünde, “milli birlik ve kardeşlik duygusuyla ve sadakatle” ifadelerine yapması dikkat çekti. MHP’nin yeni anayasanın başlangıç bölümü şöyle:

‘Sadakatle bağlı kalmak üzere’

“Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde yapılan Kurtuluş Savaşı ile kurulan Türk Devleti’nin, ezelden beri hür yaşamış Türk Milleti’nin ve Aziz Türk Vatanı’nın ebediyen varlığı, bağımsızlığı, bölünmez bütünlüğü ve egemenliğin kayıtsız şartsız millete aidiyeti ilkeleri üzerinde inşa edilen bu anayasa; Türk vatandaşlarının insan şeref ve haysiyetine dayalı temel hak ve hürriyetlerini, herkesin hukuk önünde eşitliğini ve hiç kimseye hiçbir sebeple ayrımcılık yapılamayacağını hukuk devleti ve demokratik toplum düzeni gereklerine uygun olarak teyit eder. Bu anayasa özü ve sözü ile birlikte yorumlanır ve uygulanır. Bu anayasa, inşa ettiği kültür ve medeniyet değerleri ile insanlığın evrensel değerlerine katkıda bulunan Türk Milleti’nin gelecek nesillerine, milli birlik ve kardeşlik duygusuyla ve sadakatle bağlı kalmak üzere emanet edilir.”

Anadili kullanma hakkına vurgu

BDP ise başlangıç bölümünde “Türkiye Halkı” ifadesini kullandı. Bu bölümde “cinsel yönetim” kavramına yer veren BDP, eşcinsellere de anayasal güvenceyi öngördü. BDP’nin önerisinde, “Devletin idari yapısı ademi merkezi sistem esasına göre düzenlenir” ifadesi dikkat çekti. BDP devletin resmi dilinin Türkçe olduğunu ancak, “Türkiye halkının kullandığı diğer ana dillerin bölge meclislerinin kararıyla ikinci resmi dil olarak kullanılabileceğini” önerdi. BDP herkesin özel yaşamında ve kamusal makamlarla olan ilişkilerinde resmi dilin yanı sıra kendi anadilini kullanma hakkına sahip olduğuna vurgu yaptı.

Eşitlik ve pozitif ayrımcılık ilkesi

BDP, ‘mali ve ekonomik hükümler’ bölümünde de ulusal savunmaya ayrılan payın ayrı ayrı hesaplanmak kaydıyla eğitim, sağlık, sosyal güvenlik için ayrılan ödeneklerden fazla olamayacağı, bütçede kaynak dağılımında din ve mezhepler arasında eşitlik ve pozitif ayrımcılık ilkesinin gözetilmesi önerisinde bulundu. BDP’nin anayasa önerisinde, “Enerji kaynaklarının üretilmesi ve kullanılmasını hedefleyen bir enerji politikası izlenir, enerji üretimi planlaması yapılırken doğal ve tarihi varlıkların korunması gözetilir” ifadesi de yer alıyor.

Savaş zararlarının tespiti ve tazmini ile ilgili önlemleri içeren “özel hükümler” bölümünde de savaşın zararlarının saptanması, savaş yüzünden yerinden edilenlerin geri dönüşü ve tahrip edilen yaşam alanlarının iyileştirilmesi, zararların telafisi ve tazmini için bir meclis komisyonu kurulması öneriliyor.

Hem ahali hem de ulus

CHP, mevcut anayasanın değiştirilemez ilk 3 maddesini aynen korurken, “başlangıç” bölümünde radikal değişikliğe gitti. CHP’nin Uzlaşma Komisyonu üyelerince hazırlanan ilk taslakta 2. maddede “Resmi dili Türkçe’dir” ifadesine yer verildiği, ancak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Değişmez madde tartışmasını şu aşamada biz başlatmış olmayalım” uyarısı üzerine bu rötuştan vazgeçildiği öğrenildi.

Kart, 3. maddede “insan haklarına saygılı” yerine “insan haklarına dayanan” ifadesinin kullanılmasının mümkün olabileceğini kaydetti. Böylece CHP önerilerinde mevcut Anayasa’nın değiştirilemez ilk 3 maddesi ile bu maddelerin değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini hükme bağlayan 4. maddeyi öneri metnine aynen taşıdı. CHP anayasanın başlangıç bölümü için şu metni önerdi:

“Türkiye Ahalisi” denildi

“Çatalhöyük’ten bu yana toprağı yoğurup, uygarlığı inşa eden, bin yıldır dostlukla yaşayan; Balkanlardan, Kafkaslardan, Orta Asya’dan, Mezopotamya’dan yollara düşen, Anadolu’da buluşan kadim uygarlıkların mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti Ahalisi; Çanakkale’de, Sakarya’da, Afyon’da, ‘İstiklal Destanını’ dünyaya haykırmış, mazlum uluslara rehber olmuş; Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde her türlü ayrımcılığı reddederek, farklılıkları ve kültürel çoğulculuğu, ulusal bütünlük anlayışı içinde zenginliklerin kaynağı olarak kabul eden eşitlik anlayışıyla ve ‘Türk Ulusu’ adıyla; İnsan onuruna, insan haklarına, hukukun üstünlüğüne, sosyal adalete, katılımcı ve çoğulcu demokrasi anlayışına dayalı laik Cumhuriyetin kurum ve kurallarını düzenleyen; tarihi ve kültürel mirasımızla çevre değerlerimizi koruma ve yaşatma amacı taşıyan bu anayasayı ortak iradesi ile oluşturmuş; Köken, dil, cinsiyet, inanç ayrımı yapmaksızın, bize yadigar olan, ‘Türkiye’ adıyla andığımız bu güzel ülkeyi yurt edinmiş nesiller olarak; ‘Ay yıldızlı’ bayrak altında; Egemen irademizin ve Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘çağdaş uygarlık hedefi’ ile ‘ebedi barış idealine’ bağlılığımızın ifadesi olarak; seçilmiş temsilcilerimizle birlikte, bu anayasayı kabul ediyor, ilerleyen bilimin ışığında, sürekli değişen dünyanın gereklerine uygun olarak, yurttaşlar arasında dayanışma ve gönüllü birlikteliğe dayalı bir anlayışla; Gelecek kuşakların özgürlüğü, huzur, refah ve mutluluğu için; Bu anayasaya sahip çıkacakları ve meşruiyetini yitirmiş herkese karşı direnme hakkını kullanacakları inancı ile, gelecek kuşaklara emanet ve tevdi ediyoruz.”

Haberin Tamamı İçin:

Dört Partiden Dört Model

Başbakan'ın restinden sonra hareketlenen Anayasa tartışmaları dün zirve yaptı. Meclis'te grubu bulunan 4 parti, yeni anayasa önerilerini tamamlayarak Uzlaşma Komisyonu'na sundu.

İşte o önerilerin satır başları:

Yürütme yetkisi 'BAŞKAN'INDIR

AK Parti'nin yeni Anayasa önerisinde "Anayasa'dan Türk milleti çıkarılamaz" eleştirilerine "birlikte yaşama arzusuyla hareket eden biz Türk Milleti" ifadesiyle yanıt verdi. TBMM'de 330 oyla kabul edilen Anayasa değişikliklerinin halkoylaması olmaksızın yürürlüğe girmesine de olanak tanıyan öneride, 'ilk üç maddenin değiştirilemeyeceğini' içeren 4. Madde ise yer almadı.

'MİLLİYETÇİLİK' AYIKLANDI

CUMHURİYETİN niteliklerini tanımlayan 2. maddedeki "Atatürk milliyetçiliğine bağlı" gibi ifadeleri de ayıklayan AK Parti, "TC, insan haklarına dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir" önerisini sundu.İktidar partisinin önerisi gerçekleşirse, Başkan'ın veto ettiği Anayasa değişikliği TBMM'deki ikinci oylamada 367 oya ulaşırsa otomatikman yürürlüğe girecek. Öneride "Yürütme yetkisi Başkan tarafından kullanılır" hükmü de yer aldı.

MİRASÇI 'TC Ahalisi'

CHP'nin önerisinde ise, "Başlangıç" ve "Anayasa'nın değiştirilmesi" maddelerinde sürprizler yer aldı. CHP, "etnik vurgu" eleştirilerine neden olan "Başlangıç" bölümü için Anadolu'da yaşayan kadim uygarlıkların mirasçısı olarak "Türkiye Cumhuriyeti Ahalisi" tanımını önerdi. "Türk ulusu" ifadesine de başlangıç bölümünde yer veren CHP, önerisinde Anayasa değişikliğinin zorlaştırılmasını istedi.

İLK DÖRDE DOKUNMADI

ÖNERİDE Anayasa'nın şu anda "değiştirilemez" nitelikli olan ilk dört maddesini aynen korudu. CHP'li Atilla Kart 2. maddedeki "Devletin Dili Türkçe'dir" ifadesini, mutabakat olması halinde "Resmi dili Türkçe'dir" şeklinde de önerebileceklerini açıkladı.

1776 tarihli Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi ve Alman Anayasa'sından esinlenen CHP, tüm vatandaşlara "direnme hakkı" getiren bir "Başlangıç" önerisi sundu. Teklifte "Anayasa'ya sahip çıkılması ve meşruiyetini yitirmiş herkese karşı direnme hakkının kullanılması" ifadesi yer aldı.

'İLK DÖRT' aynen kalsın

YENİ anayasa önerisinde "başlangıç" bölümünü değiştiren MHP ise mevcut Anayasa'nın ilk dört maddesini aynen korudu. Kurtuluş Savaşı'na ve Gazi Mustafa Kemal'e atıf yaparak, "Türk Milleti" ve "Türk Vatanı" ifadelerini kullandı. Önerinin başlangıç bölümünde "Ezelden beri hür yaşamış Türk Milleti'nin ve Aziz Türk Vatanı'nın ebediyen varlığı" ifadelerine özel vurgu yer aldı. "Hiç kimseye ayrımcılık yapılmayacağının" da belirtildiği başlangıç bölümünde, "Bu anayasa özü ve sözü ile birlikte yorumlanır ve uygulanır" ifadeleri kullanıldı.

TÜRK CUMHURİYETLERİ VURGUSU

5. MADDE önerisinde devletin temel amaç ve görevlerini sıralayan MHP, bilimin gelişmesinin desteklenmesini ve Türk cumhuriyetleriyle ilişkilerin geliştirilmesini teklif etti. Bu öneri, "Kültür coğrafyamızda yer alan akraba devlet ve topluluklar ile her türlü kültürel ve iktisadi ilişkilerin geliştirilmesi suretiyle bölge ve dünya barışının korunmasına katkıda bulunmaktır" şeklinde ifade edildi.

İkinci resmi DİL Kürtçe

BDP, "değiştirilemeyecek madde" olmamasını istediği yeni Anayasa'da, Bask modeline yakın bir öneri sundu. Başlangıç bölümünde "Türkiye halkı" ifadesine yer veren BDP'nin, Anayasa'nın ilk üç maddesinde devletin "adem-i merkezi sisteme" göre yapılanmasını istedi. BDP önersinde "resmi dilin Türkçe" olmakla beraber, bölge meclislerinde "ikinci resmi dilin Kürtçe olmasını" istedi.

DEVLETİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ

Haberin Tamamı İçin:

Dört Partinin Kısmi Anayasa Taslaklarının Tam Metni

Dört partinin TBMM Uzlaşma Komisyonu'na sunduğu kısmi anayasa taslaklarının tam metni

Dört Partinin TBMM Uzlaşma Komisyonu'na kısmi anayasa taslaklarının sundu.

AKP'nin sunduğu kısmi anayasa taslağında, "Yürütme yetkisi, Başkan tarafından kullanılır" ifadesiyle başkanlık sistemi sunuldu. "Resmî dil Türkçedir" ibaresinin kullandığı taslakta kaldırılma ihtimali gündeme gelen "laiklik" ibaresi yer aldı ve Türkiye Cumhuriyeti "insan haklarına dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devleti" olarak tanımlandı.

CHP'nin sunduğu kısmi anayasa taslağında, "Türk Ulusu" ifadesi yer aldı ve 1961 Anayasası'nda da yer bulan "direnme hakkı" kavramı sunuldu. Taslakta İlk yerleşim bölgesi olarak bilinen "Çatalhöyük"e atıf yapıldı ve 1924 Anayasası'nda yer bulan "Türkiye ahalisi" kavramı da kullanıldı. "Devletin dili Türkçe'dir" ifadesi tercih edilerek, 1982 Anayasası'ndaki gibi "resmi dil" ayrımı yapılmadı.

BDP'nin sunduğu kısmi anayasa taslağında, "Devlet, ideolojilere, dinlere, inançlara ve yaşam tarzlarına ilişkin çoğulculuğu tanır ve toplumun çoğulcu yapısı karşısında tarafsız kalır" ifadesi yer aldı. İdari yapı için "ademi merkezi sistem esasını" öneren BDP, aynı maddede "Devletin toprak bütünlüğüne dokunulamaz" ibaresini kullandı. "Türkiye halkının kullandığı diğer ana diller" için "bölge meclislerinin kararıyla ikinci resmi dil olarak kullanılabilir" denildi.

MHP'nin sunduğu kısmi anayasa taslağında, ilk 3 maddesinin olduğu gibi korunarak, dördüncü maddede de değişikliğe karşı çıkıldı. İnkilap Kanunlarının Korunması bölümünde "'Genel Esaslar' kısmı ile birlikte müzakere edilecek" ifadesi yer aldı.

İşte dört partinin TBMM Uzlaşma Komisyonu'na sunduğu kısmi anayasa taslaklarının tam metni.

AKP'nin kısmi anayasa taslağı

BAŞLANGIÇ

Herkesin insan haysiyetinden kaynaklanan evrensel hak ve hürriyetlere sahip olduğu inancıyla her türlü ayrımcılığı reddeden, kültürel zenginliğimizin kaynağı olan etnik ve dini farlılıklarımıza saygı duyarak müşterek tarihimiz ve değerlerimiz etrafında birlikte yaşama arzusuyla hareket eden biz Türk Milleti; demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne dayanan bu Anayasayı egemen irademizin ifadesi olarak kabul ve ilan ederiz.

DEVLETİN ŞEKLİ VE TEMEL

Devletin şekli

Madde 1– Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

Cumhuriyetin nitelikleri

Madde 2– Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir.

Devletin bütünlüğü, resmî dili, bayrağı, millî marşı ve başkenti

Madde 3– (1) Türkiye Devleti ülke ve millet olarak bölünmez bir bütündür.

(2) Resmî dili Türkçedir.

(3) Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.

(4) Millî marşı "İstiklâl Marşı"dır.

(5) Başkenti Ankara'dır.

Devletin temel amaç ve görevleri

Madde 4– Devletin temel amaç ve görevleri, milletin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleri ile bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.

Egemenlik

Madde 5– (1) Egemenlik kayıtsız ve şartsız Milletindir. Türk Milleti, egemenliğini seçtiği temsilcileri aracılığıyla ve halkoylaması yoluyla kullanır.

(2) Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz.

Yasama yetkisi

Madde 6– Yasama yetkisi, Türkiye Büyük Millet Meclisinindir.

Yürütme yetkisi

Madde 7– Yürütme yetkisi, Başkan tarafından kullanılır.

Yargı görevi

Madde 8– Yargı görevi, bağımsız ve tarafsız mahkemelerce yerine getirilir.

Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü

Madde 9– (1) Anayasa hükümleri bütün devlet organlarını ve kişileri bağlar.

(2) Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.

MALİ, EKONOMİK VE SOSYAL HÜKÜMLER

Vergi Yükümlülüğü

Madde 1-

Bütçe ve kesin hesap

Madde–2 (1) Kamu idarelerinin harcamaları ile kamu iktisadî teşebbüsleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin harcamaları, kanunla belirlenen esas, usul ve sürelere uygun olarak bütçelerle yapılır.

(2) Merkezi yönetim bütçesinin hazırlanması, uygulanması ve kontrolü kanunla düzenlenir. Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.

(3) Bütçe Komisyonu merkezî yönetim bütçe kanunu tasarısını, malî yılbaşından en az yetmişbeş gün önce, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar. Bütçe kanunu Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülür ve malî yılbaşına kadar karara bağlanır. Mali yılbaşına kadar bütçe kanununun kabul edilmemesi halinde, bütçe kanunu kabul edilinceye kadar bir önceki mali yıl bütçe kanunundaki hükümler uygulanır.

(4) Bütçe kanununun Genel Kurulda görüşülmesi sırasında, gider artırıcı veya gelirleri azaltıcı önerilerde bulunulamaz.

(5) Merkezî yönetim bütçesiyle verilen ödenek, harcanabilecek tutarın sınırını gösterir. Carî yıl bütçesindeki ödenek artışını öngören değişiklik tasarıları ile carî ve izleyen yılların bütçelerine malî yük getiren tasarı ve tekliflerde, öngörülen giderleri karşılayabilecek malî kaynak gösterilmesi zorunludur.

(6) Merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı, ilgili olduğu mali yılın sonundan başlayarak en geç altı ay sonra Bütçe Komisyonu tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. Kesin hesap kanunu tasarısı, yeni yıl bütçe kanunu tasarısıyla birlikte görüşülür ve karara bağlanır. Kesin hesap kanunu tasarısının hazırlanması ve görüşülmesi ile ilgili diğer usul ve esaslar kanunla düzenlenir.

Piyasaların geliştirilmesi

Madde–3 (1) Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici ve tüketicileri koruyucu tedbirleri alır; piyasalarda fiilî veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.

(2) Dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek malî yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya kanunla Başkana yetki verilebilir.

Devletleştirme ve Özelleştirme

Yabancı Ülkelerde Yaşayan Vatandaşlar

SON HÜKÜMLER

Anayasanın değiştirilmesi

Madde–1 (1) Anayasanın değiştirilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri tarafından yazılı olarak teklif edilebilir.

(2) Anayasa değişikliği Meclis üye tamsayısının en az beşte üç çoğunluğu ile kabul edilir.

(3) Başkan Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları onaylayarak yayınlayabilir veya veto edebilir ya da halkoylamasına sunabilir.

(4) Başkanca veto edilen kanunu, Meclis tarafından, üye tamsayısının beşte üçünün kararı ile halkoylamasına sunulabilir.

(5) Meclis, veto edilen anayasa değişikliğine dair kanunu, üye tamsayısının en az üçte iki çoğunluğu ile aynen kabul ederse Başkan bu kanunu onaylayarak yayınlar.

(6) Halkoylamasına sunulan Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların kabul edilmesi için, geçerli oyların yarısından çoğunun kabul oyu olması gerekir.

(7) Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki tekliflerin görüşülmesi ve kabulü, bu maddedeki kayıtlar dışında, kanunların görüşülmesi ve kabulü hakkındaki hükümlere tâbidir.

CHP'nin kısmi anayasa taslağı

BAŞLANGIÇ

Çatalhöyük’ten bu yana toprağı yoğurup, uygarlığı inşa eden, bin yıldır dostlukla yaşayan; Balkanlardan, Kafkaslardan, Orta Asya’dan, Mezopotamya’dan yollara düşen, Anadolu’da buluşan kadim uygarlıkların mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti Ahalisi;

Çanakkale’de, Sakarya’da, Afyon’da, “İstiklal Destanını” dünyaya haykırmış, mazlum uluslara rehber olmuş; Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde her türlü ayrımcılığı reddederek, farklılıkları ve kültürel çoğulculuğu, ulusal bütünlük anlayışı içinde zenginliklerin kaynağı olarak kabul eden eşitlik anlayışıyla ve “Türk Ulusu” adıyla;

İnsan onuruna, insan haklarına, hukukun üstünlüğüne, sosyal adalete, katılımcı ve çoğulcu demokrasi anlayışına dayalı laik Cumhuriyetin kurum ve kurallarını düzenleyen; tarihi ve kültürel mirasımızla çevre değerlerimizi koruma ve yaşatma amacı taşıyan bu Anayasayı ortak iradesi ile oluşturmuş;

Köken, dil, cinsiyet, inanç ayrımı yapmaksızın, bize yadigar olan, “Türkiye” adıyla andığımız bu güzel ülkeyi yurt edinmiş nesiller olarak;

“Ay yıldızlı” bayrak altında;

Egemen irademizin ve Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “çağdaş uygarlık hedefi” ile “ebedi barış idealine” bağlılığımızın ifadesi olarak;

Seçilmiş Temsilcilerimizle birlikte, bu Anayasayı kabul ediyor, ilerleyen bilimin ışığında, sürekli değişen dünyanın gereklerine uygun olarak, yurttaşlar arasında dayanışma ve gönüllü birlikteliğe dayalı bir anlayışla;

Gelecek kuşakların özgürlüğü, huzur, refah ve mutluluğu için;

Bu Anayasa’ya sahip çıkacakları ve meşruiyetini yitirmiş herkese karşı direnme hakkını kullanacakları inancı ile gelecek kuşaklara emanet ve tevdi ediyoruz.

Genel Esaslar

Devletin şekli

Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

Cumhuriyetin nitelikleri

Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına dayalı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

Devletin bütünlüğü, resmî dili, bayrağı, millî marşı ve başkenti

Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.

Dili Türkçedir.

Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.

Millî marşı “İstiklal Marşı”dır.

Başkenti Ankara’dır.

Değiştirilemeyecek hükümler

Anayasanın 1 inci maddesindeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

Devletin temel amaç ve görevleri

Devletin temel amaç ve görevleri, yurttaşlarına özgürlük, refah ve güvenlik sağlamak; ülkenin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, insan onurunu, Cumhuriyet’i ve demokrasiyi korumak; kişinin temel hak ve özgürlüklerini ve hukuk devletini güvence altına almak; sosyal adalet ilkesiyle bağdaşmayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak, kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirmesi için gerekli koşulları hazırlamaktır.

Egemenlik

Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.

Millet, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.

Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz.

Ulusalüstü yetkileri bulunan kuruluşlara üyeliği gerektiren uluslararası anlaşma hükümleri saklıdır.

Yasama yetkisi

Yasama yetkisi Türk Ulusu adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.

Yürütme görevi

Yürütme görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.

Yargı yetkisi

Yargı yetkisi, Türk Ulusu adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.

Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü

Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.

Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.

Malî ve Ekonomik Hükümler

Vergi Ödevi

Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.

Vergi kanunları, vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı amacına uygun olarak konulur.

Vergi, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.

Vergi, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir. Kanunda belirtilen aşağı sınır sıfır olamaz.

Yerel yönetimlere tahsis edilen vergiler için, kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde kalmak, kanunda belirtilen süre, esas ve koşullara uygun olmak şartıyla, ilgili yerel yönetimlerin seçimle oluşan karar organlarına bunların oranlarını belirleme yetkisi verilebilir.

Dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri mali yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya kanunla Bakanlar kuruluna yetki verilebilir.

Sayıştay

Sayıştay, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleriyle sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını TBMM adına denetler ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlar. Sermayesinin yarıdan fazlası doğrudan veya dolaylı olarak devlete ait olan kamu kuruluş ve ortaklıkları ile kanunlarda belirtilen inceleme, denetleme ve karara bağlama işlerini yapar.

Yerel yönetimlerinin hesaplarının denetimi ve kesin hesaba bağlanması Sayıştay’ca yapılır.

Sayıştay’ın kesin kararlarına karşı ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da dava açılabilir.

TBMM Sayıştay üyelerini üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla ve gizli oyla seçer. Sayıştay üyelerinin en az üçte birinin hukuk fakültesi mezunu olması şarttır. TBMM’nin yapacağı seçimden önce adaylar, Mecliste grubu bulunan her siyasal partinin eşit sayıda temsil edileceği bir komisyon tarafından dinlenir. Bu komisyon, her bir adayın başvuru dosyasını inceleyerek hazırlayacağı raporu Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna sunar.

Sayıştay’ın kuruluşu, işleyişi, görev ve yetkileri, denetim usulleri, üyelerinin nitelikleri kanunla düzenlenir.

Malî Hükümler

**Bütçe

Bütçenin hazırlanması ve uygulanması**

Devletin ve kamu iktisadî teşebbüsleri dışındaki kamu tüzelkişilerinin harcamaları, yıllık bütçelerle yapılır.

Mali yıl başlangıcı ile merkezi yönetim bütçesinin hazırlanması ve uygulanması kanunla düzenlenir.

Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.

Cumhurbaşkanı, bütçe ile ilgili olmayan hükümleri bir daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderebilir.

Bütçenin görüşülmesi

Bakanlar Kurulu, merkezi yönetim bütçe tasarısı ile millî bütçe tahminlerini gösteren raporu, malî yıl başından en az yetmiş beş gün önce, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.

Bütçe tasarıları ve rapor, kırk üyeden kurulu Bütçe Komisyonunda incelenir. Bu komisyonun kuruluşunda, iktidar grubuna veya gruplarına en az yirmi beş üye verilmek şartı ile, siyasî parti gruplarının ve bağımsızların oranlarına göre temsili göz önünde tutulur.

Bütçe Komisyonunun elli beş gün içinde kabul edeceği metin, Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülür ve malî yıl başına kadar karara bağlanır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, Genel Kurulda, kamu idare bütçeleri hakkında düşüncelerini, her bütçenin tümü üzerindeki görüşmeler sırasında açıklarlar; bölümler ve değişiklik önergeleri, üzerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunur ve oylanır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, bütçe kanunu tasarılarının Genel Kurulda görüşülmesi sırasında, gider artırıcı veya gelirleri azaltıcı önerilerde bulunamazlar.

Bütçelerde değişiklik yapılabilme esasları

Merkezi yönetim bütçesiyle verilen ödenek, harcanabilecek miktarın sınırını gösterir. Harcanabilecek miktar sınırının Bakanlar Kurulu kararıyla aşılabileceğine dair bütçelere hüküm konulamaz. Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname ile bütçede değişiklik yapmak yetkisi verilemez. Carî yıl bütçesindeki ödenek artışını öngören değişiklik tasarılarında ve carî ve ileriki yıl bütçelerine malî yük getirecek nitelikteki kanun tasarı ve tekliflerinde, belirtilen giderleri karşılayabilecek malî kaynak gösterilmesi zorunludur.

Ek bütçeye ilişkin kararlar Maliye Bakanlığının önerisi ile Bakanlar Kurulu tarafından alınır.

Kesinhesap

Kesinhesap kanunu tasarıları, kanunda daha kısa bir süre kabul edilmemiş ise, ilgili oldukları malî yılın sonundan başlayarak, en geç yedi ay sonra, Bakanlar Kurulunca Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. Sayıştay, genel uygunluk bildirimini, ilişkin olduğu kesinhesap kanunu tasarısının verilmesinden başlayarak en geç yetmişbeş gün içinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar.

Kesinhesap kanunu tasarısı, yeni yıl bütçe kanunu kabul edildikten sonra, Kesinhesap Komisyonu gündemine alınır. Bu Komisyon’un Başkanı Ana Muhalefet Partisinden seçilir.

Kesinhesap kanunu tasarısı ve genel uygunluk bildiriminin Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş olması, ilgili yıla ait Sayıştay’ca sonuçlandırılamamış denetim ve hesap yargılamasını önlemez ve bunların karara bağlandığı anlamına gelmez.

Kamu iktisadî teşebbüslerinin, fonların, piyasaların denetimi

Sermayesinin yarısından fazlası doğrudan doğruya veya dolaylı olarak Devlete ait olan kamu kuruluş ve ortaklıklarının Türkiye Büyük Millet Meclisince denetlenmesi esasları kanunla düzenlenir.

Kaynakları kanunla belirlenmedikçe fon kullanılamaz. Fonlar Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimi dışında bırakılamaz.

Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemeleri ile rekabeti sağlayıcı ve geliştirici, tüketicileri koruyucu önlemleri alır; piyasalarda fiilî veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.

Ekonomik Hükümler

Planlama

Kaynakların yenilenebilir niteliğini koruyarak, adil ve hakça paylaşımını gözeterek ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı ve sürdürülebilir gelişmeyi planlamak ve bu amaçla gerekli teşkilatı kurmak Devletin görevidir.

Devlet, yerel, bölgesel ve ulusal düzeyde gelişme ve kalkınma planları yaparken ekonomik, sosyal ve kültürel unsurlar arasındaki dengeyi ve uyumu gözetir. Planlar, sağlıklı ve dengeli bir çevrede doğal dengenin ve çevrenin korunmasını, üretim güçlerinin etkili kullanımını, bölgeler arasındaki eşitsizliklerin azaltılmasını, halkın yaşam düzeyinin yükseltilmesini sağlar.

Kamu Kaynaklarının Kullanılması

Devlet, kamu kaynaklarının kullanımı ile iktisadi ve mali düzenlemelerinin gerekçelerini saydamlık ve hesap verebilirlilik ilkeleri çerçevesinde kamuya açıklar.

İktisadi ve mali alanlarda kamu kaynaklarının etkin verimli kullanılması için gerekli tedbirler alınır.

Ekonomik ve Sosyal Konsey

Ekonomik ve Sosyal Konsey ekonomik ve sosyal yaşam ile çevreyi doğrudan etkileyen konularda hazırlanan kanun tasarı ve teklifleri, Kanun hükmünde kararname tasarıları, tüzük ve yönetmelikler ile kalkınma planları ve yıllık programlara ilişkin olarak TBMM ya da Bakanlar Kuruluna bunların talebi üzerine veya kendiliğinden görüş bildirir. Konsey, hazırladığı raporları TBMM’ye, Bakanlar Kuruluna ve kamuoyuna sunar.

Konsey, yerel yönetimler, işveren ve çalışanların örgütleri ile ilgili bakanlıkların ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinden oluşur. Konsey en az yılda dört kez kendiliğinden toplanır. Ekonomik ve Sosyal Konseyin başkanı Konsey üyeleri tarafından seçilir.

Konseyin kuruluşu ve çalışma usulleri saydamlık ve özerklik ilkelerine uygun olarak kanunla düzenlenir.

Çeşitli Hükümler

İnkılâp kanunlarının korunması

Anayasanın hiçbir hükmü, Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkarma ve Türkiye Cumhuriyetinin lâiklik niteliğini koruma amacını güden, aşağıda gösterilen inkılâp kanunlarının, Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği tarihte yürürlükte bulunan hükümlerinin, Anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz:

1. 3 Mart 1340 tarihli ve 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu;

2. 25 Teşrinisâni 1341 tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisâsı Hakkında Kanun;

3. 30 Teşrinisâni 1341 tarihli ve 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun;

4. 17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisiyle kabul edilen, evlenme akdinin evlendirme memuru önünde yapılacağına dair medenî nikâh esası ile aynı kanunun 110 uncu maddesi hükmü;

5. 20 Mayıs 1928 tarihli ve 1288 sayılı Beynelmilel Erkamın Kabulü Hakkında Kanun;

6. 1 Teşrinisâni 1928 tarihli ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun;

7. 26 Teşrinisâni 1934 tarihli ve 2590 sayılı Efendi, Bey, Paşa Gibi Lâkap ve Unvanların Kaldırıldığına Dair Kanun;

8. 3 Kânunuevvel 1934 tarihli ve 2596 sayılı Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun.

Son Hükümler

Anayasanın değiştirilmesi

Anayasanın değiştirilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri tarafından yazıyla teklif edilir. Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki teklifler Genel Kurulda iki defa görüşülür. Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının üçte iki çoğunluğunun gizli oyuyla teklifi kabul eder.

Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki tekliflerin görüşülmesi ve kabulünde, bu maddedeki kayıtlar dışında, kanunların görüşülmesi ve kabulü hakkındaki hükümler uygulanır.

Cumhurbaşkanı Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları, bir daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderebilir. Meclis, geri gönderilen Kanunu, üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile kabul eder.

Meclis üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile kabul edilen Anayasa değişikliğine ilişkin kanun halkoyuna sunulur. Anayasa değişikliği kanunu, toplam kayıtlı seçmenlerin ve oylamaya katılanların üçte ikisinin oyu ile kabul edilmezse reddedilmiş sayılır. Halkoyunda kabul edilen anayasa değişikliği kanunu Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girer.

Anayasanın bütünüyle değiştirilmesi dışında, konu itibariyle birbiriyle bağlantısı olmayan hükümler üzerinde ayrı oylamalar yapılır.

Olağanüstü hal, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde anayasa değişikliği yapılamaz.

Başlangıç ve kenar başlıklar

Anayasanın dayandığı temel görüş ve ilkeleri belirten Başlangıç Kısmı, Anayasa metnine dahildir.

Madde kenar başlıkları, sadece ilgili oldukları maddelerin konusunu ve maddeler arasındaki sıralama ve bağlantıyı gösterir. Bu başlıklar, Anayasa metninden sayılmaz.

BDP'nin kısmi anayasa taslağı

BAŞLANGIÇ

Biz Türkiye Halkı,

Bütün bireylerin ve halkların, evrensel insan hak ve özgürlüklerine sahip olduğu inancını taşıyoruz. Irk, dil, din, mezhep, cinsiyet, cinsel yönelim, etnik köken ve benzeri hiçbir ayrım yapmaksızın herkesin eşit olduğunu kabul ediyoruz. Türkiye’de yaşayan tüm farklı kimlikler, kültürler, diller ve inançlar bu anayasanın güvencesi altındadır. Farklılıklarımızı, toplumsal bütünlüğümüzün harcı olarak görüyoruz. Bütün eylemlerinde adaleti gözetmesini ve her durumda insanların hak ve özgürlüklerini güvence altına almasını devletin temel görevi sayıyoruz. Ebedi barış idealini taşıyan bireyler ve topluluklar olarak meşru müdafaa halleri dışında savaşı ve başka halkların özgürlüğüne karşı güç kullanmayı reddediyoruz.

İnsan onurunu, hukukun üstünlüğünü, özgürlüğü ve eşitliği esas alan, doğanın dengesini koruyarak doğayla uyumlu bir birlikteliği gözeten ve herkesin mutlu bir şekilde yaşamasını hedefleyen demokratik bir düzen kurmayı hedefliyoruz. Bu anayasayı da bu değerlere bağlılığımızın ve birlikte yaşama irademizin bir beratı olarak kabul ve teyit ediyoruz.

BİRİNCİ KISIM

DEMOKRATİK DEVLET DÜZENİNİN ESASLARI

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Nitelikleri

Madde 1 - (1) Türkiye Cumhuriyeti, insan haklarına dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.

(2) Devlet; ideolojilere, dinlere, inançlara ve yaşam tarzlarına ilişkin çoğulculuğu tanır ve toplumun çoğulcu yapısı karşısında tarafsız kalır. Hiçbir ideoloji, din, inanç ve yaşam tarzı devlet tarafından himaye edilemez veya vesayet altına alınamaz.

(3) Devletin idari yapısı ademi merkezi sistem esasına göre düzenlenir. Devletin toprak bütünlüğüne dokunulamaz.

Devletin Sembolleri

Madde 2 - Devletin bayrağı, şekli yasada belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti, Ankara’dır.

Devletin Resmi Dili

Madde 3 - (1) Devletin resmi dili, Türkçedir. Tüm vatandaşların resmi dili öğrenme görevi ve hakkı vardır.

Türkiye halkının kullandığı diğer ana diller bölge meclislerinin kararıyla ikinci resmi dil olarak kullanılabilir.

(2) Herkes, özel yaşamında ve kamusal makamlarla olan ilişkilerinde resmi dilin yanı sıra kendi anadilini kullanma hakkına sahiptir.

(3) Devlet, ülkenin ortak kültürel mirasını oluşturan bütün dillere saygı duymak, dilleri korumak, dillerin kullanılmasını ve gelişmesini sağlamakla yükümlüdür.

Devletin Temel Amaç ve Görevleri

Madde 4 – (1) Devletin temel amaç ve görevi; insan onurunu korumak, kişilerin hak ve özgürlüklerini kullanmalarının önündeki bütün engelleri kaldırmak, insanın maddî ve manevî varlığının geliştirmesi için gerekli şartları hazırlamaktır.

(2) Devlet; halkın huzur, güvenlik ve refahını sağlamak, siyasi ve kültürel farklılıklarına dayalı çoğulcu yapısını tanımak ve desteklemekle yükümlüdür.

İktidarın Kaynağı

Madde 5 - (1) Türkiye halkı, iktidarın yegâne kaynağıdır. Halk, iktidarını, esasları kanunlarla gösterilmiş olan seçimler, halk oylaması ve halk inisiyatifi aracılığıyla ve Anayasanın koyduğu esaslar dâhilinde yasama, yürütme ve yargı organları eliyle kullanır.

(2) Yasama yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisine ve Bölge Meclislerine aittir.

(3) Yürütme görevi, anayasa ve kanunlar çerçevesinde, ademi merkezi yönetim esaslarına uygun olarak Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulu ve Bölge Başkanlıkları tarafından yerine getirilir.

(4) Yargı görevi, anayasa ve kanunlar çerçevesinde, bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır ve yerine getirilir.

(5) Uluslararası ve uluslar üstü kuruluşlara üyelikten kaynaklanan sınırlamalar saklıdır.

DÖRDÜNCÜ KISIM

MALİ ve EKONOMİK HÜKÜMLER

Kamu Maliyesinin İlkeleri

(1) Kamu gelirlerinin toplanması ve kamu harcamaları; etkililik, yararlılık, şeffaflık, hesap verebilirlik ve katılımcılık ilkelerine dayanır. Kamu adına toplanan her türlü gelir ve kamu adına yapılan her türlü harcama kamuoyunun ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisine ve denetime açıktır.

(2) Kamu maliyesinin yönetimi; mali disiplin sağlanmasını, kalkınma planları ve programlarında belirtilen hedefler doğrultusunda, gelirlerle harcamanın denkliğini, toplumsal refah ve yaşam standartlarının fiili eşitlik ilkesine uygun olarak artırılmasını, sürdürülebilir ekonomik kalkınma koşullarını geliştirmeyi ve istihdam yaratmayı hedefler.

(3) Ekonomik ve sosyal kalkınma demokratik olarak planlanır; devlet, toplumun ülke ekonomisinin yönetimine katılım ve denetim rolünün geliştirilmesi için gerekli önlemleri alır. Planlı kalkınmayı sağlayacak ve destekleyecek bir bilim ve teknoloji politikasını uygular.

(4) Ekonominin planlanmasında, ülkenin bilim ve yeni teknolojilere dayalı, doğal kaynakları tüketmeyen sanayi politikalarıyla gelişmesi, toplumun refahı, gelir ve zenginliklerin adil paylaşımı, yoksulluğun ortadan kaldırılması, çevrenin korunması, gelirlerin öncelikli olarak eğitim, sağlık, sosyal güvenlik ve barınma gibi temel toplumsal ihtiyaçlara ve alternatif enerji kaynaklarına aktarılması, sosyal adalet ve fırsat eşitliğinin sağlanması, servet ve gelir dağılımındaki eşitsizliklerin giderilmesi, doğal kaynaklar ve ekolojik dengeyi koruyan bir enerji politikasının uygulanması gözetilir.

(5) Ekonomi yönetimi bölgeler arası eşitsizliğin giderilmesini, kadınların ve ayrımcılığa uğrayan kişi ve kesimlerin ekonomik statülerinin geliştirilmesini esas alır.

Bütçe ve Kesin Hesap

(1) Bütçenin amacı, kamu harcamalarını karşılamak, gelir ve zenginliklerin adil, dengeli ve eşitsizlikleri fiilen ortadan kaldıracak şekilde dağılımını sağlamaktır.

(2) Devletin harcamaları ile kamu iktisadî teşebbüsleri dışındaki kamu tüzel kişilerinin harcamaları, kanunla belirlenen usul ve sürelere uygun olarak bütçelerle yapılır. Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz. Bütçe kalkınma planlarına uygun olarak, gizli ödenek ve fonların varlığına engel olacak şekilde düzenlenir. Kamusal faaliyetleri bütçe kapsamı dışına çıkartacak yasa çıkarılamaz.

(3) Bakanlar Kurulu, merkezî yönetim bütçe kanunu tasarısı ile millî bütçe tahminlerini içeren raporu, malî yılbaşından en az yetmişbeş gün önce, Türkiye Büyük Millet Meclisine sunar. Mecliste görüşülür ve malî yılbaşına kadar karara bağlanır.

(4) Bütçe kanunu tasarılarının Genel Kurulda görüşülmesi sırasında, gider artırıcı veya gelirleri azaltıcı önerilerde bulunulamaz.

(5) Merkezî yönetim bütçesiyle verilen ödenek, harcanabilecek miktarın sınırını gösterir. Bakanlar Kurulu bütçede değişiklik yapamaz; harcanabilecek miktar sınırını aşmaya yönelik karar alamaz. Bütçe kanununa bu yönde yetki veren hükümler konamaz. Cari yıl bütçesindeki ödenek artışını öngören değişiklik tasarıları ile cari yıl ve izleyen yılların bütçelerine malî yük getiren tasarı ve tekliflerde, öngörülen giderleri karşılayabilecek malî kaynak gösterilmesi zorunludur.

Ulusal savunmaya ayrılan pay ayrı ayrı hesaplanmak kaydıyla eğitim, sağlık, sosyal güvenlik için ayrılan ödeneklerden fazla olamaz.

Bütçede kaynak dağılımında din ve mezhepler arasında eşitlik ve pozitif ayrımcılık ilkesi gözetilir.

(6) Kesin hesap kanun tasarısının görüşülmesi ve kabulü ile ilgili usul ve esaslar kanunla düzenlenir.

Piyasaların Geliştirilmesi ve Düzenlenmesi

(1) Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının düzenli ve dengeli bir rekabet içinde ekonomik hak ve özgürlükleri gözeterek işlemesini sağlamak amacıyla geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiilî veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi ile kamunun çıkarlarına zarar veren diğer uygulamaları önler.

(2) Dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek malî yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya kanunla Bakanlar Kuruluna yetki verilebilir.

PLANLAMA

Planlı kalkınma

Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınma plana bağlı olarak gerçekleştirilir.

Kalkınma planlarının amacı, gelecek kuşakları düşünerek doğal varlık ve kaynaklarını tüketmeyen, sürdürülebilir bir gelişme ve dengeli ekonomik büyümeyi sağlama, sektör ve bölgelerin birbiriyle uyum içinde gelişmesi, gelir ve zenginliklerin adil bölüşümü, sosyal ve kültürel politikaların ekonomi politikası ile koordinasyonu, yaşam ve çevre kalitesinin korunması ve geliştirilmesini teşvik etmektir.

Merkezi Planlama Örgütü

Anayasada öngörülen planlama ilkelerinin bilimsel temellerde gerçekleşmesini sağlamak amacıyla Merkezi Planlama Örgütü kurulur. Planlama örgütü uzmanlık ve cinsiyet eşitliği ilkesi gözetilerek özerk bir kurum olarak yapılandırılır.

Kalkınma projeleri, Yerel ve Bölgesel Yönetimler ile Sivil Toplum, işçi, kadın ve meslek kuruluşlarının katılımı ile hazırlanır.

Bölgesel eşitsizlikleri gidermek için Merkezi Kalkınma Fonu oluşturulur.

Merkezi planlama örgütünün kuruluşu, bölgesel ölçekte örgütlenmesi, görevleri, ve kalkınma planlarının bütünlüğünü bozacak değişikliklerin önlenmesini sağlayacak ilkeler temel bir yasayla düzenlenir.

Türkiye İstatistik Kurumu

Ekonominin ve mali sistemin verimli ve adil biçimde işleyebilmesi için bağımsız, güvenilir ve bilimsel bilgi sağlama işlevi Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yerine getirilir.

Kurum siyasi otoriteden bağımsız, çalışmalarında ve idari yapısında özerktir.

Türkiye İstatistik Kurumu Başkanı, Türkiye büyük millet meclisi tarafından nitelikli çoğunlukla seçilir, cumhurbaşkanı tarafından atanır. Başkanın görev süresi dokuz yıldır. Bir kişi iki defa başkan seçilemez.

Ekonomik, Sosyal ve Çevre Konseyi

Ekonomik ve Sosyal Konsey, ekonomik ve sosyal politika alanında danışma ve uyumdan sorumlu organdır, ekonomik ve sosyal kalkınma planlarının hazırlanmasında yer alır ve ayrıca yasanın düzenlendiği diğer görevleri yerine getirir.

Ekonomik, sosyal, ya da çevresel nitelikteki her türlü plan, program, yasa teklifi görüş için Konseye sunulur. Konsey, kendisine sunulan yasa, kararname ve karar tasarıları ile yasa teklifleri hakkında görüşünü bildirir.

Ekonomik, Sosyal ve Çevre Konseyinin bir ya da birkaç üyesi konseye sunulmuş olan tasarı ve teklifler hakkındaki Konsey görüşünü Türkiye Büyük Millet Meclisi ve ilgili komisyonlarda açıklamak üzere Konsey tarafından görevlendirilir.

Ekonomik, Sosyal ve Çevre Konseyinin iki yüz üyeyi aşmayacak şekilde cinsiyet eşitliği gözetilerek oluşumu, görevleri, yetkileri, hükümet temsilcileri, işçi sendikaları, meslek örgütleri, çevre, engelli ve gençlik kuruluşları ile yerel ve bölgesel temsilcilerin konseye katılımı yasa ile düzenlenir.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, özerk olarak yapılandırılır. Siyasi otoriteden bağımsız olarak, kamu adına ve uluslar arası kurallarla uyum içinde para politikasını oluşturma ve uygulama işlevlerini yerine getirir.

Merkez Bankası Başkanı, siyasi partilere üye olamaz, makamının onuruyla bağdaşmayan bir kamusal faaliyet gerçekleştiremez. Merkez Bankası başkanının adaylığı, seçimi, atanması görev ve yetkileriyle ilgili hükümler özerklik ve liyakat ilkesine göre yasayla düzenlenir.

Mali Sistemi Düzenleyici Kurumlar

Yasa, Rekabet Kurulu, Menkul kıymetler borsası, Sermaye Piyasası Kurulu ve Enerji Piyasası Denetleme Kurulu’nun özerkliğini düzenler.

Denetim

Türkiye Büyük Millet Meclisi, bütçenin denetimini kesin hesap yasası ve Sayıştay tarafından hazırlanan genel uygunluk bildirimleri yoluyla yapar.

Sermayesinin yarısından fazlası doğrudan doğruya veya dolaylı olarak devlete ait olan kamu kuruluş ve ortaklıklarının Türkiye Büyük Millet Meclisince denetlenmesi ilkeleri yasayla düzenlenir.

Kaynakları yasayla belirlenmedikçe fon kullanılamaz. Fonlar Türkiye Büyük Millet Meclisi denetimi dışında bırakılamaz.

Enerji politikaları

Temiz, sürdürülebilir, ucuz, uygun, yenilenebilir enerji kaynaklarının üretilmesi ve kullanılmasını hedefleyen bir enerji politikası izlenir.

Enerji üretimi planlaması yapılırken doğal ve tarihi varlıkların korunması gözetilir.

Kooperatifler

Devlet, kooperatiflerin ve birliklerin toplumsal işlevlerini tanır, uluslararası kooperatifçilik ilke ve ölçütleriyle uyumlu olarak kurulmasını sağlar ve faaliyetlerini destekler. Kooperatiflerin yararlanacağı bütçe ve mali yardımları ve kredi kullanma ve teknik yardım koşullarını belirler. El sanatlarının korunması ve geliştirilmesi için gerekli koşulları hazırlar. Üretim, satış, işleme ve hizmet kooperatifleri kurulmasına ve birlik oluşturulmasına destek verir.

ÖZEL HÜKÜMLER

Savaş Zararlarının Tespiti ve Tazmini İle İlgili Önlemler

Savaşın zararlarının saptanması, savaş yüzünden yerinden edilenlerin geri dönüşü ve ekonomik açıdan desteklenmesi, tahrip edilen yaşam alanlarının ve mayınlanan tarım arazilerinin iyileştirilmesi, zararların telafisi ve tazmini için bir meclis komisyonu kurulur.

Komisyonun çalışma biçimi, oluşturuluşu, sivil toplumun katılımı tazmin telafi ve tespit yöntemleri ile bütçeden ayrılacak fon yasa ile düzenlenir.

Azınlık Vakıfları Mülkiyet Hakları Ve Malların İadesiyle İlgili Hüküm

Azınlıklık vakıflarına ait, hazine ve vakıflar genel müdürlüğü adına tescil edilmiş taşınmazların iadesi ve el konulma ile üçüncü şahıslara satılmış ya da birleştirilmiş mallarla ilgili geriye dönük, iade tazminat ve telafiler için gerekli yasal düzenlemeleri yapmak ve uygulamak, tüzel kişilikleri ve mülkiyet haklarını uluslar arası hukuka uygun olarak düzenlemek devletin yükümlülüğündedir.

Romanlara Yönelik Özel Önlemler

Roman yurttaşların hayat standartlarının yükseltilmesi, ayrımcılığın sosyal kültürel ve ekonomik alandaki izlerinin silinmesi, roman kültürüne ve yaşam tarzına uygun olarak barınma, eğitim, sağlık ve istihdam konusunda alınacak önlemler yasayla belirlenir.

BEŞİNCİ KISIM

SON HÜKÜMLER

Anayasanın Değiştirilmesi

(1) Anayasanın değiştirilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri tarafından yazılı olarak teklif edilebilir. Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki teklifler Genel Kurulda iki defa görüşülür.

(2) Anayasa değişikliği Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az beşte üç çoğunluğu ile kabul edilir. Üye tamsayısının beşte üçü ile üçte ikisi arasında bir çoğunlukla kabul edilen Anayasa değişikliği hakkındaki kanun Cumhurbaşkanı tarafından halkoyuna sunulur.

(3) Türkiye Büyük Millet Meclisinin üye tamsayısının üçte iki çoğunluğunun oyuyla kabul edilen Anayasa değişikliği hakkındaki kanun yayımlanmak üzere Cumhurbaşkanına gönderilir. Cumhurbaşkanı, gerekli görürse bu kanunu halkoyuna sunabilir. Anayasa değişikliğinin halkoylamasına sunulacağı hallerde kanun Cumhurbaşkanlığınca Resmî Gazetede yayınlanır.

(4) Halkoyuna sunulan Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların kabul edilmesi için, halkoylamasında kullanılan geçerli oyların yarısından bir fazlasının kabul oyu olması gerekir.

(5) Türkiye Büyük Millet Meclisi, anayasa değişikliklerinin halkoylamasına sunulması halinde, bu değişikliklerden hangilerinin birlikte hangilerinin ayrı ayrı oylanacağını karara bağlar.

(6) Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki tekliflerin görüşülmesi ve kabulü, bu maddedeki kayıtlar dışında, kanunların görüşülmesi ve kabulü hakkındaki hükümlere tâbidir.

MHP'nin kısmi anayasa taslağı

BAŞLANGIÇ

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde yapılan Kurtuluş Savaşı ile kurulan Türk Devleti’nin, ezelden beri hür yaşamış Türk Milleti’nin ve Aziz Türk Va tanı’nın ebediyen varlığı, bağımsızlığı, bölünmez bütünlüğü ve egemenliğin kayıtsız şartsız millete aidiyeti ilkeleri üzerinde inşa edilen bu Anayasa;

Türk vatandaşlarının insan şeref ve haysiyetine dayalı temel hak ve hürriyetlerini, herkesin hukuk önünde eşitliğini ve hiç kimseye hiçbir sebeple ayrımcılık yapılamayacağını hukuk devleti ve demokratik toplum düzeni gereklerine uygun olarak teyit eder.

Bu anayasa özü ve sözü ile birlikte yorumlanır ve uygulanır.

Bu anayasa, inşa ettiği kültür ve medeniyet değerleri ile insanlığın evrensel değerlerine katkıda bulunan Türk Milleti’nin gelecek nesillerine, milli birlik ve kardeşlik duygusuyla ve sadakatle bağlı kalmak üzere emanet edilir.

Genel Esaslar

Devletin şekli

MADDE– Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

Cumhuriyetin nitelikleri

MADDE– Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

Devletin bütünlüğü, resmî dili, bayrağı, millî marşı ve başkenti

MADDE– Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.

Dili Türkçedir.

Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.

Millî marşı “İstiklal Marşı”dır.

Başkenti Ankara’dır.

Değiştirilemeyecek hükümler

MADDE– Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki

hüküm ile 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri

değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

Devletin temel amaç ve görevleri

MADDE– Devletin temel amaç ve görevleri; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal

hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve

sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları

hazırlamaya çalışmak; Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini,

Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu

sağlamak; bilimin gelişmesini desteklemek; kültür coğrafyamızda yer alan akraba devlet ve

topluluklar ile her türlü kültürel ve iktisadi ilişkilerin geliştirilmesi suretiyle bölge ve dünya

barışının korunmasına katkıda bulunmaktır.

Egemenlik

MADDE– Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.

Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.

Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir

kimse veya organ, kaynağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz.

Yasama yetkisi

MADDE– Yasama yetkisi, Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisi’nindir. Bu yetki

devredilemez.

Yürütme görevi ve yetkisi

MADDE– Yürütme görevi ve yetkisi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından,

Anayasaya ve kanunlara uygun olarak yerine getirilir.

Yargı yetkisi

MADDE– Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.

Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü

MADDE– Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve

diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.

Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz.

Sayıştay

MADDE- (1) Sayıştay, merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal

güvenlik kurumlarının gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına

denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini yargılamak suretiyle kesin hükme bağlamak

ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir.

Sayıştay’ın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren on beş gün

içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar

dolayısıyla adli ve idari yargı yoluna başvurulamaz.

(2) Vergi, benzeri malî yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları

arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.

(3) Mahallî idarelerin ve sermayesinin yarısından fazlası doğrudan doğruya veya dolaylı

olarak kamuya ait olan kuruluş ve ortaklıkların hesap ve işlemlerinin denetimi ve kesin

hükme bağlanması Sayıştay tarafından yapılır.

(4) Sayıştay üyelikleri kanunda gösterilen niteliklere haiz başvuran adaylar arasından

Sayıştay Genel Kurulunca her boş üyelik için 5 katı sayıda belirleyeceği adaylar arasından

TBMM Plan ve Bütçe komisyonu Kur’a ile seçilir.

(5) Sayıştay Genel Kurulu aday belirleme seçimlerinde her bir adayın Genel Kurul tam

sayısının 2/3 oranında oy alması gereklidir. Genel Kurul seçim takviminin başlamasından

itibaren seçimleri tamamlar. Aksi halde, başvuran adayların tamamı Palan ve Bütçe

Komisyonu seçimlerine katılır.

(6) Sayıştay’ın kuruluşu, işleyişi, denetim usulleri, mensuplarının nitelikleri, atanmaları,

ödev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri ve diğer özlük işleri, Başkan ve üyelerinin

teminatı kanunla düzenlenir.

Alternatif 1: Sayıştay kararlarının kesin olması

Alternatif 2: Sayıştay kararlarının Danıştay’ın denetimine tabi olması.

Not: Alternatifler Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda müzakere edilecektir.

Malî ve Ekonomik Hükümler

BİRİNCİ BÖLÜM

Malî Hükümler

Bütçe ve kesin hesap

Madde

(1) Devletin ve kamu iktisadi teşebbüsleri dışındaki diğer kamu tüzel kişilerinin

harcamaları, kanunla belirlenen usul ve sürelere uygun olarak bütçelerle yapılır. Bütçe

kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.

(2) Bakanlar Kurulu, merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı ile milli bütçe tahminlerini

içeren raporu, mali yıl başından en az yetmiş beş gün önce, Türkiye Büyük Millet Meclisine

sunar. Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülür ve mali yıl başına kadar karara bağlanır.

(3) Bütçe kanunu tasarılarının Genel Kurulda görüşülmesi sırasında, gider artırıcı veya

gelirleri azaltıcı önerilerde bulunulamaz.

(4) Merkezi yönetim bütçesiyle verilen ödenek, harcanabilecek miktarın sınırını gösterir.

Bakanlar Kurulu, kanun hükmünde kararname ile bütçede değişiklik yapamaz;

harcanabilecek miktar sınırını aşmaya yönelik karar alamaz. Bütçe kanununa bu yönde yetki

veren hükümler konamaz. Cari yıl bütçesindeki ödenek artışını öngören değişiklik tasarıları ile

cari ve izleyen yılların bütçelerine mali yük getiren tasarı ve tekliflerde, öngörülen giderleri

karşılayabilecek mali kaynak gösterilmesi zorunludur.

(5) Kesin hesap kanun tasarısının görüşülmesi ve kabulü ile ilgili usul ve esaslar TBMM

İçtüzüğü ile düzenlenir.

Planlama

Madde

Planlama, anayasal yetki yerine hükümete istişarî nitelikte görüş bildirdiğinden ve kanunla düzenlenmiş olduğundan Anayasada yer almasına gerek yoktur.

Piyasaların geliştirilmesi ve tüketicinin korunması

Madde-

(1) Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici ve tüketicileri koruyucu tedbirleri alır. Tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.

(2) Dış ticaret işlemleri üzerine ülke ekonomisi yararına vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek mali yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya kanunla Bakanlar Kuruluna yetki verilebilir.

(Tüketicinin Korunması başlığıyla Anayasa Uzlaşma Komisyonunda Tam mutabakatla kabul

edildi.)

Tabii servetlerin ve kaynakların aranması ve işletilmesi

Madde- Tabii servetler ve kaynaklar. Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Arama ve işletmenin Devletin özel teşebbüsle ortaklık suretiyle veya doğrudan doğruya özel teşebbüs eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır.

(Doğal Servetlerin ve Kaynakların Aranması ve İşletilmesi başlığıyla Anayasa Uzlaşma Komisyonunda tam mutabakatla kabul edildi.)

Ormanların korunması ve geliştirilmesi

Madde- (1) Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli tedbirleri

alır. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Yanan ormanların yerinde ve orman içinden

nakledilen köyler halkına ait arazilerde derhal yeni orman yetiştirilir. Bu yerlerde başka çeşit

tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bu yerler imara açılamaz.

(2) Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz ve kanuna göre buralar Devletçe yönetilir, işletilir ve işlettirilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.

(3) Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyete müsaade edilemez. Münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz.

(4) Aşağıda belirtilen durumlar ve yerler dışında orman sınırlarında daraltma yapılamaz;

a) Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen ve

tarım alanlarına veya başka alanlara dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen

yerler.

b) 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler.

c) Şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler.

(5) Dördüncü fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen yerlerin değerlendirilmesi veya gerçek ve tüzel kişilere satılması veya bedeli karşılığı kullanım hakkı verilmesi kanunla düzenlenir. Satış veya kullanma hakkı verilmesinde öncelik, fiilen bu arazileri kullananlar veya orman köylülerinindir.

(Ormanlar ve Orman Köylüsü başlığı ile Anayasa Uzlaşma Komisyonunda CHP ve MHP Önerisi

olarak görüşüldü.)

İnkılap Kanunlarının Korunması

Madde

“Genel Esaslar” kısmı ile birlikte müzakere edilecek

T24

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAfyonAnkaraBakanlar KuruluBarış ve Demokrasi PartisiBaşbakanBilimCumhuriyet Halk PartisiDanıştayİstiklal MarşıKemal KılıçdaroğluMerkez BankasıMilliyetçi Hareket PartisiOlağanüstü HalSakaryaSavaşTercihTürkiye Büyük Millet MeclisiTürkiye İstatistik Kurumuvergi
Görüş Bildir