AK Parti Sarıgül'e Hazırlanıyor!

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

Ak Parti Sarıgül'e Hazırlanıyor!

Ak Parti Sarıgül'e Hazırlanıyor!

BUGÜN, burada yazacaklarım Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili olmakla beraber, bilgilerin tamamı AK Parti kaynaklarından alınmıştır.

CHP yazacağım konuyla ilgili olarak ser verip sır vermeme politikası güttüğü gibi, konunun diğer tarafında olan ve yazının temel öznesi konumundaki kişi de şimdiye dek bu konuda konuşmamayı tercih etmiştir.

Konumuz Mustafa Sarıgül. Şişli'nin bağımsız belediye başkanı.

Kulislerde sürekli CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olacağı konuşulan ama bu konuda şimdiye dek hiçbir somut ilerleme kaydedilmediğini söyleyen kişi.

Geçen hafta AK Parti'nin önemli isimlerinden biriyle öğle yemeğinde beraberdik.

Konu döndü dolaştı yerel seçimlere ve özellikle de İstanbul'da partilerin kimi aday göstereceği konusuna geldi.

AK Parti açısından ortada fazla karmaşık bir sorun yok.

Büyük ihtimalle Kadir Topbaş bir dönem daha aday gösterilecek. Anketlerin ortaya koyduğu kadarıyla Kadir Topbaş, İstanbul'da partisinin oylarının üzerine birkaç puan daha koyuyor. Topbaş sevilen bir isim ve bu da adaylık ihtimalini güçlendiriyor.

Egemen Bağış, bu dönem İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olmak istese de, Kadir Topbaş'ın aday gösterilmemesi halinde Egemen Bağış'ın değil, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın aday olması daha güçlü olasılık.

Yani AK Parti'nin favorisi Topbaş, plasesi Binali Yıldırım.

AK Parti yönetimi, İstanbul'daki adaylarının karşısına CHP adına Mustafa Sarıgül'ün çıkacağına kesin gözüyle bakıyor.

"Niye" soruma, "Çünkü daha iyi bir aday bulmaları imkânsız. En yüksek oya Sarıgül'le ulaşabileceklerini biliyorlar" yanıtı veriliyor.

Sarıgül'ün CHP'den aday olmasıyla ilgili detaylı bilgileri CHP yerine AK Partililerden alıyorum.

SARIGÜL'DEN 3 ŞART

AK Partili önemli ismin verdiği bilgiye göre, Sarıgül CHP ile pazarlık halinde ve şu taleplerde bulunmuş:

1. Beş önemli ilçede kimin belediye başkan adayı olacağına ben karar veririm.

2. Partiden benimle birlikte atılan 8 bin kişinin de partiye dönüş yolunun açılması gerekir

3. İstanbul'da BDP ile seçim işbirliği yapmalıyız. BDP'nin güçlü olduğu 2 ilçede BDP adaylarını gösterelim, buna karşılık İstanbul genelinde BDP bizi desteklesin.

Bu 3 talebe, özellikle de ilk ikisine CHP yönetiminin "Evet" demesi halinde Sarıgül, CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığını kabul edecek diyor AK Partililer.

"Bu talepler kabul edilir ve Sarıgül aday olursa AK Parti adayını zorlar mı?" diye soruyorum.

"CHP'nin geçen dönem aldığı oydan daha fazla oy alırlar ama kazanamazlar" diyor AK Partili önemli isim: "Çünkü biz de oyumuzu artırdık bu dönemde ve böyle bir karşılaşmada daha da artırırız."

AK Parti'nin önemli ismine göre Sarıgül de AK Parti karşısında İstanbul'u kazanamayacağını biliyor.

"Biliyorsa niye aday olsun. Şişli banko onun zaten. Yerinde kalır" diyorum.

AK Partili muhatabım aynı kanaatte değil.

HEDEF GENEL BAŞKANLIK

"Sarıgül hesabını İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı üzerine yapmıyor. Eğer İstanbul'da geçen dönem alınan oydan 1 puan bile fazla oy alsa, ki alır, hedefi CHP Genel Başkanlığı olacaktır. Sarıgül bütün hesabını geleceğe göre yapıyor. Tayyip Erdoğan'ın Köşk'e çıkmasından sonrasını düşünüyor. İstanbul adaylığı onun için önemli bir adım."

Bir AK Partiliden bunları duymak beni şaşırtıyor.

"Peki ya bu talepler kabul görmez ve büyükşehir adayı yapılmazsa... Gürsel Tekin veya bir başkası aday gösterilirse..."

"O zaman hezimet olur. AK Parti İstanbul'da tarihi bir fark atar CHP'ye. Ama biz böyle bir olasılık görmüyoruz. Kesinlikle Sarıgül, CHP'nin adayı olacak. Kaçınılmaz" diyor.

Anlıyorum ki, AK Parti İstanbul'da bütün hesaplarını Sarıgül'ün aday olması üzerine yapıyor.

Bir savcı çok şey değiştirir

MANKEN Aslı Baş'ın ölüm hikâyesini biliyorsunuz büyük ihtimalle.

Zengin bir turizmcinin sevgilisiyken, turizmcinin villasının balkonundan düşüp ölmüş, olay kayıtlara kaza diye geçmiş ve dosya kapanmıştı.

Ancak olayla ilgilenen savcının değişmesinden sonra olay birdenbire cinayete dönüştü.

Peki bu dönüşün hikâyesini biliyor musunuz?

Bilmiyorsanız anlatayım da öğrenin.

Aslı Baş'ın villanın balkonundan düşerek ölmesinden sonra olayla ilgilenen savcı, "Kaza sonucu ölüm" diye kapattı.

Ancak Aslı Baş'ın ailesi kaza olasılığına ve anlatılanlara inanmadı.

Çünkü kızlarının alkolik olmadığını, hele hele uyuşturucu kullanmadığını biliyorlardı. İntihara meyilli bir kişiliği de yoktu.

Bu yüzden savcılığın ilk kararına itibar etmediler.

Aslı Baş'ın babası bir bilirkişi oluşturdu. Olayı inceletti ve bu bilirkişi ölümün kaza sonucu olmadığı, Aslı Baş'ın önce öldürülüp sonra balkondan atıldığına hükmetti.

Çünkü Aslı Baş'ın kafasında balkondan düşme sonucu oluşmayacak bir travmanın izi vardı. Balkondan düşme sonucu oluşabilecek izlerin hiçbiri yoktu. Kollarında ve bacaklarında balkondan atılmayla oluşması mümkün olmayacak izler vardı.

Baba bu raporu yeni atanan başka bir savcıya götürdü. Olayı anlattı ve raporu sundu.

Savcı inceledi. Şüphelendi. Olayı soruşturan polisleri çağırıp onlardan bilgi aldı.

Ve "gizli" bir soruşturma ekibi kurdu.

Kimseye haber vermeden, baskı kurulmasına imkân tanınmayacak bir şekilde olayı yeniden ele aldı. Bir bilirkişi heyeti kurdu.

İncelemeyi sıfırdan yaptırdı.

Elde ettiği bulgular, Aslı Baş'ın babasının verdiği bulgularla örtüşünce davayı yeniden açtı.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAdriana LimaBarış ve Demokrasi PartisiBinali YıldırımCumhuriyet Halk PartisiEgemen BağışİstanbulKadir TopbaşRecep Tayyip ErdoğanTercihUyuşturucuolay
Görüş Bildir