10 Maddede Suriye Yol Haritası

-

ABD Dışişleri Bakanı Clinton Türkiye'de

ABD Dışişleri Bakanı Clinton Türkiye'de

ABD Dışişleri Bakanı Clinton, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan tarafından kabul edilecek. Görüşmelerde Suriye konusu ele alınacak.

Clinton'ı, Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve öteki ilgililer karşıladı.

Bu arada, Hillary Clinton'ın gelişi dolayısıyla Atatürk Havalimanı'nda yoğun güvenlik önlemleri alındığı görüldü.

Hillary Clinton, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Tarabya Köşkü'nde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından ise Başbakanlık İstanbul Ofisi'nde kabul edilecek.

Gündem ''Suriye'' 9 Afrika ülkesini kapsayan turu kapsamında Gana ve Benin'i ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'a eşlik eden üst düzey yetkililer, ''Esed rejiminin yıkılmasını hızlandırmayı amaçlayan yeni yaptırımların çok yakında uygulamaya konacağını'' söyledi.

Adının açıklanmasını istemeyen yetkililer, bu yaptırımların halihazırda devam edenlere ek olarak uygulanacağını; kabine üyeleri, rejimi destekleyen İranlı kişiler ve kuruluşlar gibi Esed'in yakın çevresini hedefleyeceğini belirtti.

Clinton'ın gündeminde Türk yetkililer ve Suriyeli muhaliflerle Esed'in ardından yaşanacak demokratik geçişte rehberlik edecek ''ortak işlevsel bir tablo'' oluşturulması bulunuyor.

Clinton'un, Suriye'den Türkiye'ye kaçan on binlerce Suriyeliye insanı yardımı artırarak 5,5 milyon dolarlık ek yardım paketini açıklaması da bekleniyor.

Suriye'de durumun giderek kötüleştiğine ve muhaliflerin gücünü artırdığına işaret eden yetkililer, Clinton'ın Türkiye'nin son gelişmeler sonrasındaki tutumunu öğrenmeye çalışacağını söyledi.

AA

Haberin Tamamı İçin:

Clinton: 'Suriye'de PKK'ya Yer Yok'

Clinton: 'Suriye'de PKK'ya Yer Yok'

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

Clinton: 'PKK'nın Suriye'de Konuşlanmasını İstemiyoruz'

Clinton: 'PKK'nın Suriye'de Konuşlanmasını İstemiyoruz'

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'yla görüşen ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, 'PKK'nın Suriye'de konuşlanmasını istemiyoruz' dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Suriye konusunda temaslarda bulunmak için özel uçakla saat 04.30'da İstanbul'a geldi.

Clinton, ilk olarak Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’yla bir araya geldi. Clinton ve Davutoğlu, görüşmenin ardından ortak bir açıklama yaptı.
Davutoğlu, kapsamlı bir görüşme yaptıklarını ifade ederek, “Annan’ın istifasından sonra diplomatik kesiklik yaşandı. Türkiye’ye gelen mülteci sayısı 55 bini aştı. Her gün 2-3 bin Suriyeli mülteci Türkiye’ye giriş yapıyor. İnsanlık trajedisine son verilmesi için kararlı adım atılmasını bekliyoruz. Katliama ‘dur’ diyecek adımlar atılması gerekiyor.” dedi.

ABD ile Suriye'de geçiş sürecinin en kısa sürece tamamlanması ve bu geçiş sürecinde herhangi bir güç boşluğunun oluşmaması konusunda da mutabık kalındığını belirten Davutoğlu ‘Böylesi bir güç boşluğundan istifade etmek isteyen başta PKK olmak üzere terör gruplarına karşı her türlü tedbiri almamız gerektiği konusunda da ortak bir perspektife sahibiz’ dedi.

'SURİYE'DE PKK'YA YER YOK'
Konuşmasına “PKK’nın saldırısı sonucu yaşamını yitirenlerin ailerine başsağlığı ve sabır diliyorum" diye başlayan Clinton, şunları söyledi:
"Esad rejimi, muhalefet güçlendikçe zalimce saldırılar yaptı. ABD ve Türkiye’nin birlikte ne yapabileceğini konuştuk. Suriye’ye dışarıdan baskıyı artırmamız gerekiyor. Suriyeli muhaliflere nasıl yardım edebileceğimizi konuştuk. Sığınmacılara kapılarını açan Türk halkına teşekkür ediyoruz. Türkiye sığınmacılara kucağını ve kalbini açtı. Kimse Esad rejiminin ne zaman düşeceğini bilmiyor ama o tarihin geleceğini biliyor.

Türkiye’nin PKK’yla olan mücadelesini destekliyoruz. PKK’nın Suriye’de konuşlanmasını istemiyoruz. Türkiye bölgede bir lider konumundadır.

Zorlukları biliyoruz, hazırlamamız gereken B planı var. Suriye için olabilecek bütün senaryoları görüştük. PKK’ya karşı Türkiye’nin yanındayız. Türkiye’ye destek vermeye devam ediyoruz."

Haberin Tamamı İçin:

Clinton'dan PKK Açıklaması!

Clinton'dan PKK Açıklaması!

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton,Esad sonrası Suriye'yi konuşmak için Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’yla görüştü.

Konuşmasında şehitler için başsağlığı dileyen Clinton, “PKK’nın Suriye’de konuşlanmasını istemiyoruz” dedi. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Suriye konusunda temaslarda bulunmak için özel uçakla saat 04.30'da İstanbul'a geldi.

ABD Dışişleri Bakanı Clinton, ilk olarak Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’yla bir araya geldi.

Clinton ve Davutoğlu, görüşmenin ardından ortak bir açıklama yaptı.
Davutoğlu, kapsamlı bir görüşme yaptıklarını ifade ederek, “Annan’ın istifasından sonra diplomatik kesiklik yaşandı. Türkiye’ye gelen mülteci sayısı 55 bini aştı. Her gün 2-3 bin Suriyeli mülteci Türkiye’ye giriş yapıyor. İnsanlık trajedisine son verilmesi için kararlı adım atılmasını bekliyoruz. Katliama ‘dur’ diyecek adımlar atması gerekiyor. Geçiş sürecinin en kısa sürede tamamlanmasını istiyoruz. Suriye’de güç boşluğu oluşmaması konusunda mutabıkız. Halep’teki gelişmeler hepimize kaygı veriyor” diye konuştu.

CLİNTON ŞUNLARI SÖYLEDİ

Hillary Clinton, “PKK’nın saldırısı sonucu yaşamını yitirenlerin aillerine başsağlığı ve sabır diliyorum. Esad rejimi, Muhalefet güçlendikçe zalimce saldırılar yaptı. ABD ve Türkiye’nin birlikte ne yapabileceğini konuştuk. Suriye’ye dışarıdan baskıyı artırmamız gerekiyor. Suriyeli muhaliflere nasıl yardım edebileceğimizi konuştuk. Sığınmacıları Türk halkına teşekkür ediyoruz. Türkiye sığınmacılara kucağını ve kalbini aştı. Kimse Esad rejiminin ne zaman düşeceğini bilmiyor ama o zamanın geleciğini biliyor.

Türkiye’nin PKK’yla olan mücadelesini destekliyoruz. PKK’nın Suriye’de konuşlanmasını istemiyoruz. Türkiye bir lider konumundadır.”

Clinton, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Tarabya Köşkü'nde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından ise Başbakanlık İstanbul Ofisi'nde kabul edilecek.

Clinton-Erdoğan görüşmesi öncesinde bir grup, Başbakanlık Ofisi önünde protesto gösterisi yaptı.

Clinton, Merkezi İstanbul'da bulunan, muhaliflerin çatı örgütü "Suriye Ulusal Konseyi" yetkilileriyle de bir araya gelecek.

Görüşmelerde Suriye'de Beşar Esad sonrası dönemde atılacak adımlara yönelik ortak eylem çerçevesi oluşturulması hedefleniyor.

Ziyaret sırasında ABD’nin Esad yönetimine ve destekçilerine yönelik yeni yaptırımlarının da açıklanması bekleniyor.
CLİNTON, MADDİ DESTEĞİNİ AÇIKLADI!
Clinton, ''5 milyon dolarlık bir ilave katkıyı BM Mülteciler Yüksek Komiserliği aracılığıyla, 500 bin doları da Uluslararası Göç Kuruluşu aracılığıyla olmak üzere, Türkiye'de bulunan, yerlerinden edilmiş Suriyelilere desteği güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu katkıyla birlikte ABD'nın gıda, sağlık, battaniye gibi ihtiyaçlar için sağladığı katkı 82 milyon dolara ulaşmış oluyor'' dedi.Clinton, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile ikili görüşmelerinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında yaptığı konuşmada, ''bir yandan Esed'in düşüşünü hızlandırmaya çalışırken, diğer yandan acil müdahale gerektiren insani krize de cevap vermeye uğraştıklarını'' söyledi.
BM'nin, Suriye içinde 2 milyon kişinin yardıma ihtiyacı olduğu, 140 binden fazla kişinin de Suriye'nin komşusu ülkelere kaçtığı öngörüsünde bulunduğunu belirten Clinton, bunun yaklaşık 50-55 bin kişisinin Türkiye'de bulunduğunu ve daha fazlasının da Türkiye'ye gelmesinin beklendiğini söyledi.
TÜRKİYE'Yİ NE KADAR ÖVSEM DE YETMEZ...
Clinton, Türk halkına ve Türkiye'ye, misafirperverlikleri için teşekkürlerini dile getirerek, Türkiye'deki kamplarda yaşamakta olan bir Suriyeli kadın grubuyla görüşmelerinde, bu tür mültecilerin geldikleri ülkede hükümete birlikte dua ettiklerini ilk kez gördüğünü kaydetti.
ABD Dışişleri Bakanı Clinton, ''Şu aşamada Türkiye'nin yaptıklarını ne kadar övsem yetmez. Burada durmak bilmeyen şiddete karşı Türkiye'nin yaptıkları çok önemli'' diyerek, Türkiye'deki kamplarda barınak, yiyecek, sağlık ve eğitim hizmetlerinin çok ciddi mali bedeller karşılığında verildiğini vurguladı.
Kendilerinin bu konudaki desteklerine de değinen Hillary Clinton, ''5 milyon dolarlık bir ilave katkıyı BM Mülteciler Yüksek Komiserliği aracılığıyla, 500 bin doları da Uluslararası Göç Kuruluşu aracılığıyla olmak üzere, Türkiye'de bulunan, yerlerinden edilmiş Suriyelilere desteği güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu katkıyla birlikte ABD'nin gıda, sağlık, battaniye gibi ihtiyaçlar için sağladığı katkı 82 milyon dolara ulaşmış oluyor'' diye konuştu.

Haberin Tamamı İçin:

Clinton'a Protestolu Karşılama

Clinton'a Protestolu Karşılama

Türkiye'de bulunan ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, İstanbul ve Ankara'da protesto edildi. Protesto gösterisine polisin müdahalesi sert oldu.

Suriye temasları için İstanbul'da bulunan ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton protesto edildi.

İstanbul'daki Clinton-Erdoğan görüşmesi öncesinde bir grup, Başbakanlık Ofisi önünde protesto gösterisi yaptı.

Polis müdahale etti

Bir başka eylem de Clinton'ın kaldığı Beşiktaş'taki Conrad Otel'i önünde gerçekleşti.

Akaretler Yokuşu'nda ''Suriye'ye emperyalist müdahaleye hayır'' pankartı açan ÖDP üyeleri, ''Emperyalizme, militarizme, faşizme son'' sloganları attı. Çevik kuvvet ekipleri de barikat oluşturarak, grubun Dolmabahçe Caddesi'ne doğru yürüyüşünü önledi. Gruba, polis müdahale etti. Bazı protestocular gözaltına alındı.

Clinton'un Türkiye'ye ziyareti dolayısıyla Halkın Kurtuluş Partisi üyeleri ile Halkevleri'ne üye bir grup, Taksim'de ayrı ayrı protesto eylemi yaptı. Ellerinde, ''Yankee Go Home'', ''Suriye Halkı Yalnız Değildir'' yazılı dövizlerle Taksim tramvay durağında toplanan Halkın Kurtuluş Partisi'ne (HKP) üye grup, çeşitli sloganlar attı.

Grup adına açıklama yapan HKP İstanbul İl Başkanı Pınar Akbina, ABD'nin yaptığı darbelerle milyonlarca insanı katlettiğini ve sömürdüğünü söyledi.

Galatasaray Lisesi önünde toplanan Halkevleri adına açıklama yapan Halkevleri 1. Bölge Temsilcisi Hasan Pulat, Suriye'nin kan gölüne dönüştüğü belirtti. Pulat, ''Uluslararası dengeler gereği Suriye'ye henüz doğrudan askeri müdahalede bulunamayan emperyalizm, rejimin, 17 ay önce sivil eylemler şeklinde açığa çıkan muhalefeti sertlikle bastırmasını fırsata çevirip güdümlü bir iç savaş stratejisine yönelmiş durumda'' diye konuştu.

Açıklamanın ardından bir süre slogan atan grup, daha sonra dağıldı.

Ankara'da TKP'den eylem: Sopanı da al git!

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un Suriyeli muhaliflerle görüşmek için Türkiye’ye gelmesini protesto etmek eden Türkiye Komünist Partisi Ankara İl Örgütü ABD Büyükelçiliği’nin karşısında basın açıklaması yaptı.

Saat 12:00’da “Sopanı da al git” pankartıyla Yüksel Caddesi önünde buluşan TKP’liler, attıkları “AKP elini Suriye’den çek”, “Amerikan uşağı Tayyip”, “ABD’nin bakanı sopanı da al git”, “yankee go home” sloganlarıyla tepkilerini ortaya koydu.

TKP’li Öğrenciler adına konuşan Özkan Öztaş, toplanan gruba hitap ederek, ABD Dışişleri Bakanı Clinton’un kanlı planları için Türkiye’ye geldiğini dile getirdi. Clinton’un halkın tepkisini göz ardı ettiğini belirten Öztaş, gruba Clinton’un hediyesini vermek için ABD Büyükelçiliği’ne yürümeye davet etti.

Polis açıklamanın elçiliğin önünde yapılmasına izin vermedi.

Haberin Tamamı İçin:

PKK'ya Karşı Ortak Mücadele!

Başbakan Tayyip Erdoğan ve ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton 1 saat 50 dakika görüştü...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe'deki Çalışma Ofisi'nde ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'u kabul ederek 1 saat 40 dakika görüştü. Clinton-Davutoğlu görüşmesinin uzaması nedeniyle 50 dakika geç başlayan görüşmede Başbakan Erdoğan, Clinton'u çalışma ofisinin kapısında karşıladı. Görüşmede, Suriye'deki çatışmaların bir an önce durdurulması, Esad sonrası Suriye'nin dönüşüm süreci, istikrarı ile son dönemlerde artan PKK'ya karşı ortak mücadelenin ele alındığı belirtildi.

EN İYİSİNİ SONA BIRAK
Afrika ziyaretinin ardından İstanbul'a gelen Clinton, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile basın toplantısı yaptıktan sonra dün saat 14.50'de Dolmabahçe'deki Çalışma Ofisi'ne geldi. Clinton, kendisini, ofiste karşılayan Başbakan Erdoğan'a "Nasılsınız" diye sordu. Clinton, "Çok kısa bir zamanda dünyayı gezdim diyebilirim. Ama hakikaten de geldiğim en keyifli noktalardan biri bu ülke. En iyisini en sona bırak diye bir söylem vardır ya" dedi.

EŞİM OLİMPİYATLARI İZLİYOR
Erdoğan ve Clinton, ofiste tokalaşarak poz verdi. Erdoğan, bu sırada, Clinton'a, eşi Bill Clinton'un nasıl olduğunu sordu. Hillary Clinton da , "Çok iyi. Çalışmadığı zamanlarda olimpiyatları izliyor. Bana her gece gördükleriyle ilgili rapor verdi" diye yanıt verdi. Görüşmeye, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da katıldı.

PKK'ya karşı ortak mücadele
Görüşmede, Suriye'deki çatışmaların bir an önce durdurulması, Esad sonrası Suriye'nin dönüşüm süreci, istikrarı ile son dönemlerde artan PKK'ya karşı ortak mücadelenin ele alındığı belirtildi.

PROTESTOCU GAZETECİ
Clinton'ın, Başbakanlık Çalışma Ofisi'nden ayrılışı sırasında, polise sarı basın kartını gösterip basın mensuplarının arasına karışan TRT'nin eski muhabiri Abdurrahman Keskin, elindeki "Yüce Türk Milleti'nin eli sopalı Bay Obama'ya cevabı" yazılı bir kağıt ile konvoyun önüne atlayarak, "Müslümanları öldürme, milletimi tehdit etme" diyerek bağırdı. Yol kenarında bekleyen polis Keskin'e müdahele ederek gözaltına aldı. Altına cep telefon numarasıyla birlikte ?Yurtveserler adına Gazeteci Abdurrahman Keskin' yazan metinde şunlar yazıyor:

Haberin Tamamı İçin:

‘Esad Sonrası’ İçin Adımlar

ABD ve Türkiye, ‘Esad sonrası Suriye’ için ‘düğmeye bastı.’ Hillary Clinton’un kritik İstanbul gezisinde Suriye içinde uçuşa kapalı ‘güvenli bölgeler’ yaratılması da dâhil çeşitli önlemler masaya yatırıldı
Clinton’ın?temaslarında Suriye’de Beşar Esad sonrası süreci şekillendirmek için ortak ‘operasyonel planlama’, ‘askeri ve istihbarat çalışma grupları’ ve muhaliflerin organize edilmesine karar verildi...

Suriye’de 15 aydır süren iç savaşın her noktasında “Esad rejiminin sonu geldi” cümlesi telaffuz edildi. Ancak binlerce ölüm, onlarca zirve ve toplantıdan sonra belki de Hillary Clinton’un dünkü kritik İstanbul gezisiyle ilk kez ”Esad’ın sonu yaklaştı” cümlesinin bir anlamı var.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile 2,5 saatlik bir toplantı yapan Clinton’un sonrasında gazetecilere yaptığı açıklamada “Çatışmanın başından bu yana aramızda koordinasyon vardı. Ama artık operasyonel planlamanın detaylarına girmemiz lazım. İstihbarat servislerimiz ve ordularımızın büyük sorumluluğu var ve bunu başarmak için çalışma grubu başlattık” demesi boşuna değil.
Orta Doğu’da ‘operasyonel’, ‘istihbarat’ ve ‘ordu’ kelimeleri, tesadüfen yan yana gelmez. Gerçek şu ki, art arda Ahmet Davutoğlu, Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül ile bir araya gelen ABD Dışişleri Bakanı ve Türkiye arasında varılan geniş mutabakatta, iki ülke hem ”Esad sonrası Suriye geçiş dönemini” hazırlamak, hem de Esad’ın gidişini hızlandırmak için kolları sıvama kararı aldı.
Halep’teki durumun detaylarından tutun da Suriye içinde uçuşa kapalı ‘güvenli bölgeler’ oluşturulmasına kadar birçok seçeneğin gündeme geldiği görüşmelerde, Clinton geçmişte olduğu gibi ABD tarafının muhaliflere silah yardımı yapmaya hazır olmadığını belirtti; ancak muhalif Özgür Suriye Ordusu’nun komuta-koordinasyon yapısının geliştirilmesi, muhaliflerle koordinasyon ve önümüzdeki aylarda ortaya çıkabilecek askeri ve insani senaryolara karşı hazırlıklı olunması için iki ülke arasında ortak çalışma başlatıldı.
Üst düzey bir ABD’li yetkili, “Bu toplantı gerçekten Esad rejimi için sonun başlangıcı” derken, toplantıları izleyen Türk yetkililer de Amerikan tarafının Suriye krizine bir son vermek amacıyla daha güçlü ”irade beyan ettiğini” ve elini taşın altına koymaya daha hazır olduğunu ekledi.
Gerçek şu ki, ABD Esad rejimine karşı sert ifadeler kullansa da, şu zamana kadar Suriye krizinde ciddi anlamda devreye girmemiş, Dışişleri Bakanı Davutoğlu şubattaki Washington gezisi ve daha sonra Clinton’la yaptığı 4 farklı görüşmede Washington cephesinden Esad’ın gitmesine yönelik somut adımlar için söz almamıştı. Obama yönetimi, yaklaşan Amerikan seçimleri öncesinde ‘askeri sorumluluk’ alma konusunda hâlâ isteksiz. Ancak dünkü toplantıyla Washington, ‘çalışma grupları’ adı altında önümüzdeki sonbahardan itibaren daha somut adımlar atabileceğinin sinyalini verdi.
ABD tarafı, ilk aşamada Türkiye’de bulunan mültecilere 5.5 milyon dolarlık yardım, Suriyeli muhaliflere ise kendi aralarında ve dünyayla iletişimi sağlayacak (silah içermeyen) bir dizi teçhizat vermeyi vaat ediyor. Clinton toplantılarda ABD’nin muhalif grupları tanımadan silah vermek istemediğini, ÖSO’nun yapısını daha iyi tanımak istediklerini söyledi. Ancak bundan sonraki aşamada ÖSO’nun komuta sisteminin geliştirilmesi ve hiyerarşik düzenli bir ordu yapısı kurulması için ortak görüş beyan edildi.
Görüşmelerde hem ABD hem de Türk tarafı, Suriye’de rejimin giderken ‘devlet mekanizmasının çökmesi’ konusunda hemfikir oldu. Önümüzdeki dönemde Beşar Esad sonrası Suriye’de sivil yönetim, kamu düzeni ve devlet hizmetlerinin ‘sorunsuz’ bir biçimde ilerleyebilmesi için bir dizi çalışma başlatılmasına karar verildi.
Davutoğlu bunu ‘daha pratik, doğrudan sonuç alıcı çalışmalar yapmak kararı aldık’ diye ifade etti.

RADİKALİZM ARTAR UYARISI
ABD tarafı, Suriye’de muhaliflere verilen silahların PKK ya da El-Kaide gibi gruplara geçmesinden duyulan endişeyi dile getirerek, özellikle bölgede El-Kaide’nin varlığına dikkat çekti. Ankara ise, sayıları çok az olsa bile, Suriye’de iç savaşın sürüncemede kalmasının radikalizm ve radikal grupları güçlendireceğini vurguladı.
Görüşmelerde, ABD tarafı aynı basın toplantısında olduğu gibi PKK’nın Suriye’deki varlığına sert bir dille karşı çıktı.

HALEP KAYGISI
Görüşmelerde Ankara cephesi, yoğun bir bombardıman altındaki Halep’teki insani dramı gündeme getirirken, Halep’te muhaliflerin edindiği kazanımların psikolojik olarak ne kadar önemli olduğunu vurguladı. Libya’da aşiretlere dağıttığı silahları geri almakta zorluk çeken ABD tarafı, muhaliflerin Halep’te tutunmaları için gereken MANPAD isimli uçaksavar füzelerini vermekte isteksiz. ABD tarafı görüşmelerde ayrıca Suriye’yi ağır silahlara boğmanın ülke içindeki ölü sayısını artırabileceği korkusunu dile getirdi.
Ankara da, Halep’in Suriye’deki iç savaş için sembolik öneminin farkında olmakla birlikte, gerilla tipi bir örgütlenmesi olan ÖSO’nun Halep’e yoğunlaşmasının ağır kayıplara neden olduğunun bilincinde. İki ülke de bundan sonraki aşamada Halep konusunda hem kendi aralarında hem de muhaliflerle daha sıkı bir koordinasyona gidilmesine konusunda mutabık oldu.
Bundan sonraki aşamada muhaliflerin taktiksel olarak Halep’ten geri çekilmesi, daha sonra Halep’i ele geçirmeye çalışması gündeme gelebilir.

Haberin Tamamı İçin:

10 Maddede Suriye Yol Haritası

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın önceki gün Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile görüşmesinin ardından söylediği “Notlarımızı paylaştık. Operasyonel resmi ortaya koyduk” ifadesi, Suriye konusunda 2 ülkenin daha yakın işbirliği içinde olacağını ortaya koydu.

Ankara, Clinton’ın bu sözlerini, “ABD’nin artık Suriye konusunda daha angaje bir tutum” takınacağının somut göstergesi olarak niteledi. Davutoğlu ve Clinton’ın görüş birliğine vardığı, Esad sonrası yeni Suriye’nin gerçekleşmesi için hazırlanacak yol haritasının bazı önemli unsurları şunlar:

Çalışma grupları Değişik alanlarda ortak çalışmalar yürütmek ve eldeki verileri paylaşmak için küçük çalışma grupları oluşturulacak.

Risk haritası Bu gruplar farklı etnik ve dini kesimler arasında rövanşizm duygusunun olmadığı, güvenli sivil yaşamı sağlayabilmenin yol ve yöntemleri ile mevcut durumun askeri risklerini ortayan koyan bir “Risk haritası” çıkaracak.

Arazide önlem Bu risk haritası arazide ne gibi önlemler alınabileceğini de içerecek. Bu kapsamda harita, kısa bir zaman dilimi içinde olmasa da, uzun vadede ihtiyaç duyulması halinde tampon bölge ve diğer güvenlik önlemleri dahil bir çok konuyu kapsayacak.

Çadırkentler Olası büyük göç dalgasına karşı yeni çadır veya konteynır kentler kurulmasını içerecek bu önlem planları sadece Türkiye sınırı için değil, Suriye’nin diğer ülkelerle olan sınırlarını da kapsayabilecek.

Acil durum Risk oluşumlarının önüne geçebilmek için acil durum mekanizması oluşturulabilecek.
İstihbarat Suriye içinde ve dışında araziden veya değişik kaynaklardan toplanan istihbarat, 2 ülke makamları arasında paylaşılıp, değerlendirilecek.

Devlet kalacak Değişen duruma göre belli bir devlet olgusunun devam ettirilebilmesine, devlet yapısının yıkılmamasına azami özen gösterilecek.

PKK olmasın Bölgenin her kesimden radikallerin yararlanıp sızabileceği kaotik bir ortama girmesine izin verilmeyecek. Bu kapsamda, iki ülke tarafından terör örgütü olarak görülen PKK ve El Kaide’nin yanısıra diğer terörist grupların yapılanmalarına müsaade edilmeyecek.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah GülAdalet ve Kalkınma PartisiAhmet DavutoğluAmerika Birleşik DevletleriAnkaraArda TuranBarack ObamaBaşbakanBeşer EsadBeşiktaş Jimnastik KulübüBirleşmiş MilletlerHüseyin Avni MutluİranİstanbulPolisRecep Tayyip ErdoğanSavaşSuriyeTRTTerördizigündemyiyecek
Görüş Bildir