Atatürk Röportajını 90 Yıl Sonra Tekrar Yayınladılar

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

Arşivden 90 Yıllık Atatürk Röportajı Çıktı

Arşivden 90 Yıllık Atatürk Röportajı Çıktı

Avusturya'da yayımlanan günlük Die Presse gazetesi, kuruluşunun 165. yılı için özel bir sayı çıkardı. Gazetenin 2 Ekim 1923 tarihli nüshasında yayımlanan özel sayısında 'Mustafa Kemal ile söyleşi' haberine yer verildi.

Zaman'dan Seyit Arslan'ın haberine göre Ankara'ya özel olarak gönderilen bir muhabir tarafından yapılan röportajda Atatürk, yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu öncesi önemli açıklamalarda bulunuyor.

"Türk ulus hareketinin başladığı günden bu yana ilk kez, kullanılmasından dikkatle kaçınılan 'Cumhuriyet' kelimesini telaffuz etti" ifadelerine yer veriliyor.

Türkiye'de 2013 yılında Avrupa medyasında sıkça sorulan 'Türkiye Avrupa'dan yüzünü dönüyor mu?' sorusu 90 yıl önce Mustafa Kemal Paşa'ya da soruluyor. Atatürk'ün cevabı günümüzde yaşanan dış güçlerin komploları iddialarına paralel olarak oldukça manidar:

''Düşmanlarımız için yüzyıllardan beri ellerindeki tüm imkanlarla Türk milletine karşı nefret ve aşağılama duyguları beslemek bir alışkanlık olmuştur. Biz kafalarda kökleşmiş ve özellikle Batı zihniyetinde ortaya çıkmış bu tür fikir ve düşüncelerle yorulmadan mücadele ediyoruz. Tüm yaşanan dönüşüm ve olaylara rağmen bu düşünceler hâlâ tamamen durmuş değil. Bu insanlar bir Türk insanını ilerlemeden rahatsız olan, barbar, ahlaki ve zihinsel gelişimlere karşı aciz bir insan olarak görmek istiyorlar.''

Türk toplumunun Avrupa tarafından 'düşüşe geçmiş bir halk' olarak görülmesinden huzursuz olduğunu ifade eden Mustafa Kemal Paşa, Batı'nın bu düşüşü hızlandırmak için elinden geleni yaptığını ifade ediyor. Haberin devamında Atatürk ve Başbakan Tayyip Erdoğan'ı karşılaştıran bir köşe yazısı da yer aldı.

gazeteciler.com

Haberin Tamamı İçin:

Atatürk Röportajını 90 Yıl Sonra Tekrar Yayınladılar

Avusturya gazetesi Die Presse, Mustafa Kemal Atatürk ile 23 Eylül 1923'te yaptığı röportajı 90 yıl sonra tekrar yayımladı.

Die Presse'nin o dönemki Türkiye muhabiri Hans Josef Lazar tarafından yapılan röportaj, gazetenin 165'inci kuruluş yıldönümü vesilesiyle internet sitesinde yayımlandı.

İşte Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasından yaklaşık bir ay önce yapılan o röportaj:

1923: “Yüzyıllardır düşmanlarımız biz Türklere karşı kin duyguları besliyorlar”

Ankara'ya gönderdiğimiz özel muhabirimiz Josef Hans Lazar'ın (die Presse) röportajı.

Atatürk ile röportaj. Çağdaş Türkiye'nin kurucusu Mustafa Kemal Paşa, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu ve o dönemde zor olan Avrupa ilişkileri üzerine.

23 Eylül 1923. Yeni Türkiye'nin kurucusunu görmek pek de kolay değil, onunla konuşmak daha da zor. Uzun ve zorlu bir yolculuktan sonra Ankara'ya gidip, Hiçbir şey yapmadan geri dönmemek için şans ve tesadüflere bağlıdır. Yazar, Türk basın bürosunun çabaları sayesinde yeni Türkiye'nin iktidar sahibinin makamında kabul edilmeyi başardı. Röportaj TBMM'nin Başkanlık odasında gerçekleşti.

Güçü ve içine dönüklüğüne rağmen Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın kişiliği sade, özgür ve kibirsiz. Çok az zamanı olmasına rağmen, heyecan ve feyiz veren açıklamalarına 45 dakika ayırdı.

Kelime iyi seçilmiş, sakin ve iyice düşünülmüş bir fikir zincirinin sonucu. Yüzünde zayıf,lık, bezginlik, hedefsizlik ve bir şeyleri saklı tuttuğu izi yok. Yüzünde zayıflıkların ve sıradanlığın hakim olduğumu dönemimizde, çok iyi gelen olgunlaşmış, konsantre olmuş bir enerji, gerilmiş bir güç var.

Mustafa Kemal tarihi önem taşıyan açıklamalarda bulundu: Milli Türk hareketinin başlangıcından bu yana titizlikle kullanılmayan Cumhuriyet kelimesini kullandı: “Size Türk Anayasası'nın ilk maddesini tekrarlamak istiyorum. 'Egemenlik, sınırsız ve koşulsuz halkındır. Yönetim tarzı, halkın geleceğini bizzat kendisi ve gerçekten belirlemesi ilkesine dayanır'. Bu iki cümlenin yorumu bir kelimenin şüpheye yer bırakmayan tanımlanmasıdır: Cumhuriyet!”

Yeni Türkiye'deki gelişme henüz tamamlanmadı. Bu yol sonuna kadar gidilmeli. Değişiklikler, düzeltmeler ve iyileştirmeler gerekli, son en iyi hali için. Ancak çok kısa zamanda Türkiye, tüm şekliyle ruhen zaten olduğu yapıya kavuşacaktır: Cumhuriyet! Avrupa'nın ve Amerika'nın diğer Cumhuriyetleri gibi, temel ilkelerdeki birliği rağmen çok farklı olmaları gibi, bugünkü Türkiye'de sadece bazı dış çizgilerde diğer Cumhuriyetlerden farklı. Ama ilkesel yapı olarak değil. Tüm diğer Cumhuriyetlerde olduğu gibi burada bir bağımsız parlamento var, tüm bakanlar kendi alanlarından sorumlu.

Türk ve diğer bilinen temel yönetim biçimlerini akıl dolu şekilde analiz ettikten sonra Atatürk şu sonucu çıkarıyor: “Biz Cumhurbaşkanı, Başbakanı ve sorumlu Bakanları olan bir Cumhuriyet olacağız. Yeni Türkiye'nin başkenti hakkındaki soruda böylelikle kendiliğinden ortaya çıkıyor, Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti Ankara'dır!”.

Açıklamalarının diğer bölümlerinde Mustafa Kemal Paşa, Avrupa basınında çok kez gündeme gelen, Türkiye'nin Avrupa ve Batı medeniyetine nefretle sırtını dönmesi konusu üzerine de konuştu: “Yüzyıllardan beri düşmanlarımız, tüm ellerinde olan imkanlarla Türklere karşı kin duyguları ve aşağılama hisleri beslemeyi alışkanlık haline getirdiler. Bu beyinlerde kök salan duygu ve düşünceler, bizim yorulmadan mücadele ettiğimiz bir Batı mantalitesini oluşturuyor. Tüm değişikliklere ve olaylara rağmen halen bu duygular tamamen yok olmadı. Halen Türkleri, her türlü ilericiliğe karşı, düşman olan, entelektüel ve ahlaki gelişmeye kapalı, barbar insanlar olarak görmek istiyorlar. Bizi batmaya mahkum ulus olarak gören Batı, bizim çöküşümüzü hızlandırmak için elinden gelen her şeyi yaptı.

“Avrupa ile ilişkilere çalışarak geliştirmek”

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AnkaraAvusturyaBaşbakanRecep Tayyip ErdoğanTürkiye Büyük Millet Meclisi
Görüş Bildir