Görüş Bildir

9 Yıldır Çöpten Bulduğu Her Şeyi Saklayan 'İstifçi' Kadının Anlattıkları Tüylerinizi Diken Diken Edecek!

Anasayfa > Cafe

Takıntıların her türlüsü insana bir zaman sonra zarar vermeye başlıyor. İstifçilik her ne kadar toplumumuzda gülünecek veya dalga geçilecek bir şeymiş gibi görünse de aslında bunu takıntı haline getiren insanların hayat kalitesini oldukça düşürüyor...

Kaynak: +90

Herkesin bambaşka takıntıları oluyor…

Herkesin bambaşka takıntıları oluyor…

Kimisi eşyaların yamuk durmasına dayanamıyor, kimisi her şeye üç kez dokunuyor, kimisi de gerekli-gereksiz tüm eşyaları toplayıp saklıyor.

Toplumumuzda ‘istifçilik’ olarak bilinen bu takıntı, gülünecek bir şey olmanın çok uzağında.

Toplumumuzda ‘istifçilik’ olarak bilinen bu takıntı, gülünecek bir şey olmanın çok uzağında.

Yıllardır bu rahatsızlıkla mücadele eden bir anne ve iki kızının yaşadıklarını öğrenince bu hastalığın hayat kalitesini ne denli etkilediğini daha iyi anlayacaksınız…

Yaklaşık 9 senedir hem insanlardan aldığı hem de çöpten topladıklarıyla oluşturduğu büyük bir eşya yığınına sahip…

Yaklaşık 9 senedir hem insanlardan aldığı hem de çöpten topladıklarıyla oluşturduğu büyük bir eşya yığınına sahip…

İstifçi bir anneyle birlikte yaşayan iki kızının hayatı da oldukça fazla olumsuz etkileniyor. Kızları ‘Acaba kokuyor muyuz?’ diye düşünmeden edemiyormuş.

Bu kadar fazla eşyanın birikmesinin sebebi; sürekli olarak yeni eşyalar getirdiği halde hiçbir şeyi çöp atmaması.

Bu kadar fazla eşyanın birikmesinin sebebi; sürekli olarak yeni eşyalar getirdiği halde hiçbir şeyi çöp atmaması.

Hatta çöpe atmak bir yana, çöpün yanına gittiğinde kendine hakim olamayıp çöpü karıştırıyor ve yeni eşyalar arıyormuş.

Başkalarının değersiz görüp çöpe attığı eşyalara hazine bulmuş gözüyle bakıyormuş…

Başkalarının değersiz görüp çöpe attığı eşyalara hazine bulmuş gözüyle bakıyormuş…

Anneleri dışarıya çıktığında kızlarının aklına gelen ilk şey, ‘Bu sefer de çöp toplayacak mı?’ oluyormuş.

Cam şişeler, tabaklar, kumaş parçaları, tesbihler…

Cam şişeler, tabaklar, kumaş parçaları, tesbihler…

Evleri gerekli-gereksiz düşünmeden, o an görüp, ‘Aa ben bunu şurada kullanırım’ düşüncesiyle etraftan toplanmış eşyalardan geçilmiyor.

Annelerinin bu rahatsızlığı nedeniyle kızları büyük travmalar yaşamış…

Annelerinin bu rahatsızlığı nedeniyle kızları büyük travmalar yaşamış…

Eve arkadaşınızı davet etmek gibi basit bir şeyi bile bu hastalık yüzünden yapamamışlar. Annelerinin bu rahatsızlığı nedeniyle girdikleri ortamlarda sürekli olarak yadırganacakları korkusunu yaşamışlar.

Tabii ki bu rahatsızlıklar bir anda ortaya çıkmıyor, onları tetikleyen şeyler oluyor…

Tabii ki bu rahatsızlıklar bir anda ortaya çıkmıyor, onları tetikleyen şeyler oluyor…

Kızlarının söylediğine göre anneleri babalarından çok fazla fiziksel şiddet görmüş. Bu şiddetin boyutu çok ileri seviyeymiş. Annelerinin uğradığı şiddet sonrasında duvardan kendi kanlarını temizlediği bile oluyormuş. Şiddet dayanılmaz bir hal alınca da boşanmışlar.

Ancak anneleri bu rahatsızlığı geçmişte yaşadığı fakirliğe bağlıyor…

Ancak anneleri bu rahatsızlığı geçmişte yaşadığı fakirliğe bağlıyor…

Annenin anlattıklarına göre evlendikten sonra fakirlik, yokluk ve açlık da yaşamışlar. Bu nedenle ‘Bir gün elbet lazım olur’ düşüncesiyle hareket etmeye başlamış.

Kızlarının eşyaları toplama rahatsızlığından fazlasıyla rahatsız olmaya başlamasıyla bir depo bile tutmuş.

Kızlarının eşyaları toplama rahatsızlığından fazlasıyla rahatsız olmaya başlamasıyla bir depo bile tutmuş.

‘Hazine’ olarak nitelendirdiği depoda A’dan Z’ye her türlü eşya bulunuyor.

Peki istifleme hastalığının nedenleri nedir?

Peki istifleme hastalığının nedenleri nedir?

Yalnız yaşamak, nesne eksikliği duymak, aileyle zayıf ilişki ve ailede istifleme geçmişinin olması bu rahatsızlığı tetikliyor.

Ayrıca terk edilmiş, büyük bir kayıp yaşamış insanların bu hastalıktan muzdarip olduğu görülüyor.

Ayrıca terk edilmiş, büyük bir kayıp yaşamış insanların bu hastalıktan muzdarip olduğu görülüyor.

Bu insanlar geçmişte yaşadıkları boşanma, ayrılık veya terk edilme gibi durumlarla başa çıkabilmek için insanlarla bağ kurmak yerine, onları hiçbir zaman terk edemeyecek olan eşyalarla bağ kurmayı tercih edebiliyorlar.

Bu rahatsızlığın teşhisi genellikle 40’lı yaşlarda konuyor...

Bu rahatsızlığın teşhisi genellikle 40’lı yaşlarda konuyor...

Toplumlardaki yaygınlık oranı ise %2 ila %6 arasında değişiyor. Bu rahatsızlığın tedavi edilmesinde hastaların çevresindeki insanların desteği ve tedaviyi tam anlamıyla kabullenme oranları büyük önem taşıyor.

Videonun tamamını buradan izleyebilirsiniz:

Bu içerikler de ilginizi çekebilir 👇

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
58
5
2
1
0
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?