89. Yıl Dönümünde, Arşiv Belgelerine Göre Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay'ın Katledilişi!

-
Abone ol

Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay, bundan tam 89 yıl önce 23 Aralık 1930'da İzmir-Menemen'de çıkan ayaklanma sırasında şehit düştü. Aradan geçen onca yıla rağmen Menemen Olayı hafızalardan silinmedi.

Bilindiği üzere, patlak veren bu kanlı olaylar sırasında Asteğmen Kubilay, yedek subay olarak vatanî görevini yapmaktaydı.

1906'da Adana-Kozan'da doğmuş olan Kubilay bir öğretmendi. 1929'da askerlik vazifesine başlamıştı. Evliydi ve bir buçuk yaşında bir erkek evlat sahibiydi. Daha 24 yaşında hayatının baharındaki bu genç öğretmen, kanlı bir ayaklanmanın ortasında yaşama veda edecekti.

1930 yılının son günlerine doğru Derviş Mehmed adlı şahıs, etrafına topladığı takipçileriyle birlikte Menemen'e gelerek mehdilik iddiasıyla halkı kışkırttı.

Meydanda toplanan ahaliyle birlikte, her geçen dakika kargaşa büyüyordu. 43. Piyade Alay Komutanlığı emrindeki Asteğmen Kubilay, olaya müdahale için emrindeki askerlerle bölgeye ulaştı. Fakat çatışma sırasında yaralanan Kubilay Asteğmen, güçlükle sığındığı Gazez Camiinin bahçesinde isyancılar tarafından yakalandı ve başı kesilmek suretiyle şehit edildi.

Şehit Kubilay'ın cansız bedenini muayene eden doktorun olay yeri raporunu sizlerle paylaşıyoruz.

Asiler tarafından kurşunla yaralandığı ve başı kesilerek şehit edildiği ve cesedin Gazez Camii önünde bulunduğu haber alınınca, Askeri doktor Üsteğmen Necati Beyle adı geçen yere varılınca: ölünün Gazez Camii girişinin sol tarafında arkası üstü yatık, sağ tarafında kasaturası muhafazasından çekik bir halde, elbiseleri kanlı, başı boynundan ayrılmış ve etrafındaki toprakta bol miktarda kan lekeleri görülen ve tahminen 25 yaşlarında, üzerinde haki renkte askeri elbise bulunan orta boylu, kumral benizli, saçları az ağarmış, sakalı tıraşlı bir cesedin yatmakta olduğu görüldü.

Halka soruldu: Ölenin Yedek Subay İzmirli Hüseyin Oğlu Kubilay Bey olduğu anlaşıldı. Doktor usulen yemin ederek, ölüm sebebini raporla tespit için muayeneye başladı.

Ölüye isabet eden bir kurşun sağ koltuk altının yukarı ve ön kısmından bir giriş deliği görülmektedir. Delik etrafında barut lekeleri ve yanık olmadığını, bu delikten aşağı ve arkaya doğru sol kürek kemiği ucunun üç parmak aşağısındaki çıkış deliği göstermektedir. İçerisinde kemik ve akciğer parçaları olduğu, yaralının otuz metre ilerideki camiye kaçtığı ve orada başın atlas kemiği üzerinden kesilerek boyundan tamamen ayrıldığı görülmektedir. Kesiğin kenarları düzgündür, bir tarafı küt ve yaklaşık 25 santimetre uzunluğunda bir bıçakla yapıldığı, başı kesişin yaralanmanın baygınlık hali ve iç kanamanın devam ettiği bir sırada yapıldığı, doktor tarafından söylenerek defin için ruhsat verildi.

Olaylara tanık olan Menemen Telgraf ve Haberleşme Müdürü Hasan oğlu Nail Efendinin ifadesi:

Şaki: haydutluk ve zorbalık edip düzeni bozan, isyancı.
Hökümet: hükumet konağı yani belediye binası kast ediliyor.

Nail Efendi ifadesinin devamında yaşananları tüm detaylarıyla anlatıyor:

Koplay: Kubilay 
Evkaf: Vakıflar 
Maarif: Eğitim 
Meyanda: Arada
İltica: Sığınma 
Memnu: Yasak 
Tenbiye: Tenbih

Olaylar bununla da kalmamıştı. Nail Efendinin gördükleri ve anlattıkları, bu acı olayı bütün gerçekliğiyle ortaya koyuyor.

Bu hazin olayların ardından şehit düşen Asteğmen Kubilay'ın üniformasıyla birlikte defnedildiği ve geriye kalan şapkasının ise müzeye konulmak istendiği anlaşılmaktadır.

Hülasa: Özet
İrsal: Göndermek
Dahiliye Vekaleti Celilesi: İçişleri Bakanlığı Yüksek Makamı
Takrir: Yazı
Layiha: Rapor
Muallim: Öğretmen

Bu son belgeden ise, Kubilay'ın kanlı şapkasının aynen muhafaza ve sergi için Etnografya Müzesine teslim edildiği görülmektedir.

Umum: Genel
Mahrem: Gizli
Mezkur: Adı geçen, zikredilen.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
blizzard

Damat Ferit'in olmayan torunundan teşekkür mektubu alıp 11 tane de çocuk peydah eden ve II. Dersim Operasyonu'ndan 3 sene önce vefat etmiş Diyap Yıldırım'a Atatürk'ün "Kedine varana kadar al git" diye mektup yazdığını dile getiren AKPutperestlerin çakma tarihçisi FETÖ'cü Mustafa Armağan, Menemen İsyanı'nın düzmece olduğunu kanıtladı, bilginize! Tabi resmi tarihi beğenmediği için kurgusal bir tarihle peri masalı dinlemeyi tercih eden afyonkeşler buna da iman etti!

tahir-boz

Maalesef bu ülkenin askerleri, aydınları, yazarları katledilirken, kelle kesen hain dinci zihniyetin hep sırtı sıvazlandı, en büyük makamlara getirildi, bülent arınç, Kubilay'ı katleden derviş mehmetin torunudur.

gunesliler

Dinciler ayaklandı, kime, devlete karşı, zarar gören ordu . yıllar yıllar sonra: 15 temmuz dinciler ayaklandı, kime devlete, zara gören kim yine ordu. Bademlelerle devam isteyen beyinsizler ileride de aynı şey olacak. adam olmasınız siz. inşallah ilk siz gebeiririsiniz de nesliniz tükenir.

Görüş Bildir