87. Yıl Dönümünde, Arşiv Belgelerine Göre Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay'ın Katledilişi!

-

Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay, bundan tam 87 yıl önce 23 Aralık 1930'da İzmir-Menemen'de çıkan ayaklanma sırasında şehit düştü. Aradan geçen onca yıla rağmen Menemen Olayı hafızalardan silinmedi.

Bilindiği üzere, patlak veren bu kanlı olaylar sırasında Asteğmen Kubilay, yedek subay olarak vatanî görevini yapmaktaydı.

1906'da Adana-Kozan'da doğmuş olan Kubilay bir öğretmendi. 1929'da askerlik vazifesine başlamıştı. Evliydi ve bir buçuk yaşında bir erkek evlat sahibiydi. Daha 24 yaşında hayatının baharındaki bu genç öğretmen, kanlı bir ayaklanmanın ortasında yaşama veda edecekti.

1930 yılının son günlerine doğru Derviş Mehmed adlı şahıs, etrafına topladığı takipçileriyle birlikte Menemen'e gelerek mehdilik iddiasıyla halkı kışkırttı.

Meydanda toplanan ahaliyle birlikte, her geçen dakika kargaşa büyüyordu. 43. Piyade Alay Komutanlığı emrindeki Asteğmen Kubilay, olaya müdahale için emrindeki askerlerle bölgeye ulaştı. Fakat çatışma sırasında yaralanan Kubilay Asteğmen, güçlükle sığındığı Gazez Camiinin bahçesinde isyancılar tarafından yakalandı ve başı kesilmek suretiyle şehit edildi.

Şehit Kubilay'ın cansız bedenini muayene eden doktorun olay yeri raporunu sizlerle paylaşıyoruz.

Asiler tarafından kurşunla yaralandığı ve başı kesilerek şehit edildiği ve cesedin Gazez Camii önünde bulunduğu haber alınınca, Askeri doktor Üsteğmen Necati Beyle adı geçen yere varılınca: ölünün Gazez Camii girişinin sol tarafında arkası üstü yatık, sağ tarafında kasaturası muhafazasından çekik bir halde, elbiseleri kanlı, başı boynundan ayrılmış ve etrafındaki toprakta bol miktarda kan lekeleri görülen ve tahminen 25 yaşlarında, üzerinde haki renkte askeri elbise bulunan orta boylu, kumral benizli, saçları az ağarmış, sakalı tıraşlı bir cesedin yatmakta olduğu görüldü.

Halka soruldu: Ölenin Yedek Subay İzmirli Hüseyin Oğlu Kubilay Bey olduğu anlaşıldı. Doktor usulen yemin ederek, ölüm sebebini raporla tespit için muayeneye başladı.

Ölüye isabet eden bir kurşun sağ koltuk altının yukarı ve ön kısmından bir giriş deliği görülmektedir. Delik etrafında barut lekeleri ve yanık olmadığını, bu delikten aşağı ve arkaya doğru sol kürek kemiği ucunun üç parmak aşağısındaki çıkış deliği göstermektedir. İçerisinde kemik ve akciğer parçaları olduğu, yaralının otuz metre ilerideki camiye kaçtığı ve orada başın atlas kemiği üzerinden kesilerek boyundan tamamen ayrıldığı görülmektedir. Kesiğin kenarları düzgündür, bir tarafı küt ve yaklaşık 25 santimetre uzunluğunda bir bıçakla yapıldığı, başı kesişin yaralanmanın baygınlık hali ve iç kanamanın devam ettiği bir sırada yapıldığı, doktor tarafından söylenerek defin için ruhsat verildi.

Olaylara tanık olan Menemen Telgraf ve Haberleşme Müdürü Hasan oğlu Nail Efendinin ifadesi:

Şaki: haydutluk ve zorbalık edip düzeni bozan, isyancı.
Hökümet: hükumet konağı yani belediye binası kast ediliyor.

Nail Efendi ifadesinin devamında yaşananları tüm detaylarıyla anlatıyor:

Koplay: Kubilay 
Evkaf: Vakıflar 
Maarif: Eğitim 
Meyanda: Arada
İltica: Sığınma 
Memnu: Yasak 
Tenbiye: Tenbih

Olaylar bununla da kalmamıştı. Nail Efendinin gördükleri ve anlattıkları, bu acı olayı bütün gerçekliğiyle ortaya koyuyor.

Bu hazin olayların ardından şehit düşen Asteğmen Kubilay'ın üniformasıyla birlikte defnedildiği ve geriye kalan şapkasının ise müzeye konulmak istendiği anlaşılmaktadır.

Hülasa: Özet
İrsal: Göndermek
Dahiliye Vekaleti Celilesi: İçişleri Bakanlığı Yüksek Makamı
Takrir: Yazı
Layiha: Rapor
Muallim: Öğretmen

Bu son belgeden ise, Kubilay'ın kanlı şapkasının aynen muhafaza ve sergi için Etnografya Müzesine teslim edildiği görülmektedir.

Umum: Genel
Mahrem: Gizli
Mezkur: Adı geçen, zikredilen.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
mustafa-yazicioglu

Kubilay'ın başını kesen bu Derviş Mehmet, Bülent Arınç'ın dedesidir. 2010 yılında Kubilay filmi yapılırken ekipteydim. Filmi tamamlayamayalım diye yapılmayan kalmadı. Seti bastılar, çekimler durduruldu, hard disklere el konuldu (ama her hard disk en az 2 yedekle sette olur bilemezlerdi tabi), profesyonel oyuncuların bir çoğu korktu ve çekimleri bıraktı falan. İşin komik tarafı Kültür bakanlığı desteği ile başlamıştı filmin çekimleri :) Söz verilen ödenekler de gelmedi tabi. Sonra da iş inada bindi resmen, yöreden amatör insanlar katıldı çekimlere devam etsin film diye, ardından arşiv görüntüleriyle destekleyerek filmi tamamlamak zorunda kaldık stüdyoda. Sinema filmi diye başlanan şey basit bir belgesel filme döndü iyice, filmi de rezil ettiler yani. Zaten vizyona girdiği 3. gününde de sinemalardan kaldırıldı film. Nasıl bir korkuysa artık. Yönetmen de büyük zarar etti haliyle. Kubilay rolünde Arda Kural, derviş Mehmet rolünde Özcan Varaylı oynamıştı.

yeldas

tarih tekerrürden ibarettir..ve maalesef yaşadığımız günler bize daha neler gösterecek diye dehşet içindeyim..son yayınlanan khk ile bu dehşetim daha da artıyor.. artık resmen kendi ülkemde, kendi vatanımda, kendi insanlarımın arasında korku içinde yaşıyorum.. otobüste giderken okuduğum kitabı kendi hayat görüşüne göre bulmayan ve bu sebepten beni hain ilan edecek bir insan (hainlik kavramının ne kadar içi boşaltıldı bunu hepimiz biliyoruz) bana saldırabilir, beni darp edebilir, tehdit edebilir, takip edip evime kadar gelebilir ve bunların sonunda, 15 temmuz gecesi sokakta olduğu için yargılamadan muaf tutularak serbestçe dolaşabilir..bir hukuk devletinde böyle bir "serbestlik" mümkün mü ????

cesme-basina-tuneyen-adam

Bu ulke akillanmayacak yillar once de kendini haci hoca ilan edenlerin ayaklanmasi cikti bugun gene ayni.1 asker icin menemeni yakin diyen ataturku özledim 2016 da 700 den fazla sehit verilmesine ragmen koltuk sevdalilari koltuklarindan vazgeçmedi.

alperen-a.kaya

Allah rahmet eylesin lakin beni üzen esasen ne bilir misiniz Kubilayı şehit eden zihniyet bugün tarifi imkansız bir güç ve yetkilere sahip peki Kubilay gibi belki kendini feda edecek ama bu yobaz sürüsününde yok olmasına vesile olacak cumhuriyetin çocukları hazır mı ?

strangerman

O gün Kubilay'ı şehit edenlerin torunları, bugün mecliste vekil, onların göt yalayıcıları da aramızda, sadece fırsat kolluyorlar, en ufak galeyanda bu dinci insan müsveddeleri insan katletmeye başlayacaktır. O gün ne bok iseydiler, bugünde o bokun ishal haliler. (Bknz: Bülent Arınç)

ayna-efendi

demek ki o zaman yalnızca isyancılar idam edilerek olay kökünden çözülememiş isyancıların aileleri de yokedilmeliymiş

Başlıklar

AdanaİzmirÖğretmenŞehitolay
Görüş Bildir