Avrupa Basınından Özetler | 07.01.2013

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

İngiliz Basınından Özetler | 07.01.2013

İngiliz Basınından Özetler | 07.01.2013

Financial Times , ''Afrika'da nüfuzunu artırma arayışındaki Türkiye'' başlığı altındaki haberinde, Erdoğan hükümetinin Avrupa pazarlarından uzaklaşırken, dünya genelinde daha ön saflarda bir role soyunduğunu yazıyor.

Başbakan Erdoğan'ın Gabon, Nijer ve Senegal'i kapsayan Batı Afrika gezisinden yola çıkarak kaleme alınan haber-yorumda, Türkiye'nin son üç yıl içerisinde Afrika'da 19 yeni elçilik açtığına dikkat çekiliyor.

Yazıda, Avrupa ekonomilerinin darboğazdan geçtiği bir dönemde Türkiye'nin ticaret ortaklarına çeşitlilik kazandırmak istediği, fakat yeni pazarların yanısıra Türk siyasetçilerin aynı zamanda dünya sahnesinde daha ağırlıklı bir rolü hedeflediği belirtiliyor.

Financial Times, 2011 yılında Somali'yi neredeyse 20 yıl aradan sonra Afrika dışından bir ülkeden ziyaret eden ilk yabancı liderin Tayyip Erdoğan olduğuna vurgu yapıyor.

Türk Hava Yolları'nın Sahra Çölü altında sefer düzenlediği kent sayısını 24'e çıkardığını yazan Financial Times, diplomasi ve ulaşım bağlarıyla desteklenen ticaretin hacminin buna paralel arttığına işaret ediyor.

Gazeteye göre Türkiye'nin Orta ve Güney Afrika ülkeleriyle 2000 yılında yaklaşık 750 milyon dolar olan ticaret hacmi 2011'de 7,5 milyar dolara tırmanmış bulunuyor.

Financial Times , Türkiye'nin Afrika ile güçlenen ilişkilerinde Fethullah Gülen okullarının da rolü olduğunu bildiriyor.

Gazete, Gülen hareketine sempatik bir örgüt olarak nitelediği Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu TUSKON'un Afrika şirketleriyle kurduğu bireysel bağların da ilişkileri güçlendirdiği kanısında.

Financial Times'a görüş bildiren eski Türk diplomat Sinan Ulgen, Türkiye'nin Afrika'ya olan ilgisinin 2009-2010 yıllarında Ankara'nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeliğine seçilmek için yürüttüğü ve başarıyla sonuçlanan kampanyası esnasında önemli şekilde arttığını belirtiyor.

55 ülke ile Afrika'nın Birleşmiş Milletler'de temsil edilen devletlerin dörtte birden fazlasını barındırdığını yazan Financial Times, bunun da uluslararası siyasi konularda ciddi bir oy potansiyeli anlamına geldiğini kaydediyor.

Fakat gazete, Afrika üzerinde nüfuzunu artırmak isteyen başka ülkeler olduğuna da dikkat çekiyor.

Uganda'da çalışan Türk bir işadamı, rakip Çinli şirketlerin iyice kök saldığını söylüyor.

Bu haberin hemen altında Başbakan Erdoğan'ın Batı Afrika'ya seyahet etmeden önce düzenlediği basın toplantısında PKK'ya ilişkin yapıtığı açıklamalar aktarılıyor.

Financial Times, Erdoğan'ın PKK lideri Abdullah Öcalan'ın ev hapsine nakledilebileceği ya da PKK militanlarına genel affın düşündüldüğü yönündeki söylentileri yalanladığını bildiriyor.

Gazete, hükümetinin büyük bir taviz vermeye hazır olduğu yönündeki söylentileri reddetmekle birlikte, Erdoğan'ın PKK ile ''Oslo Süreci'' çizgisinde barış görüşmelerine ileride yeniden başlanmasına açık kapı bıraktğını yazıyor.

Financial Times, Oslo Süreci ile 2005 ila 2009 yılları arasında Türk istihbarat yetkilileri ve üst düzey PKK üyeleri arasında Oslo'da gerçekleşen görüşmelerin kastedildiğini hatırlatıyor.

Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın dün uzun bir aradan sonra ilk kez kameralar önünde yaptığı konuşma, İngiltere gazetelerinin dış haber sayfalarının öne çıkan ortak konuları arasında.

Daily Telegrap h, Beşar Esad'ın hiçbir taviz işareti vermediğini ve çatışma içinde olduğu muhaliflerini ''katil çeteleri'' olarak nitelediğini başa çekiyor.

Times ise Şam Operası'nda yaptığı konuşma esnasında taraftarlarının büyük tezahürat gösterdiği Suriye liderinin ''meydan okuduğunu'' haberin başlığına taşıyor.

Times , ''Esad'ın zeytin dalı uzatacağını bekleyenler vardıysa hayal kırıklığına uğramaları uzun sürmedi. Suriye lideri savaşta olduğunu kabul etmekle birlikte, düşmanlarının tümünün yabancılar ve teröristlerden oluştuğunu söyledi.'' diye yazıyor.

Kendi ifadesiyle ''teröristlere'' karşı askeri operasyona devam edileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Esad'ın ulusal diyalog vaadinin ve barış için açıkladığı yol haritasının ana muhalif grup tarafından derhal reddedildiğini kaydeden Times, İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague'in Esad'ın sözlerini ''ikiyüzlüce'' diyerek eleştirdiğini, Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun da Suriye liderini halkından kopuk olmakla suçladığını bildiriyor.

Times'ın sözlerini aktardığı Ahmet Davutoğlu, Beşar Esad'ın sanki bir odaya kapanıp sadece kendisine yaranmak isteyen istihbarat yetkililerin raporlarını okumakla yetindiği izlenimi uyandırdığını söylüyor.

Amerika Birleşik Devletleri'nde Başkan Obama'nın savunma bakanlığının boşalan koltuğuna kimi aday göstereceği tartışması İngiliz gazetelerini meşgul eden bir diğer dış haber konusu.

Financial Times , Pentagon'un tepesindeki görevinden emekliye ayrılan Leon Panetta'nın yerine Obama'nın eski Cumhuriyetçi senatör Chuck Hagel'i aday göstermesinin beklendiğini, fakat Hagel'ın İran ve İsrail konusunda geçmişte yaptığı açıklamalar nedeniyle tartışma yarattığını bildiriyor.

''Ufukta kriz olabileceğini'' yazan Independent'ın satırlarından aktaracak olursak, Chuck Hagel'ın İsrail yanlısı Yahudi lobisinin Kongre üzerindeki nüfuzunu eleştirmesi ve bunun yanısıra İran'a uygulanan yaptırım politikasını sorgulayan bir tavır sergilemesi, savunma bakanlığı yolunda ciddi bir tartışma konusu olarak duruyor.

Independent , Obama'nın Hagel'ı resmen aday olarak göstermesinin belki bugün gerçekleşebileceğini belirtiyor.

Gazete, bunun ardından Kongre'de bir komisyonda yeni savunma bakanı adayı hakkındaki görüşmelerin hararetli bir oturuma sahne olmasını bekliyor.

Financial Times, Obama'nın sağ kanattan İsrail yanlısı muhaliflerinin, savunma bakanlığına neredeyse açıkça Yahudi düşmanı bir siyasetçiyi getirmek istediğini söylediklerini bildiriyor.

Fakat bütün bu tartışmaya rağmen Independent, Obama'nın büyük destek verdiği ve takdir ettiği Chuck Hagel'ın adaylığının engebelerle karşılaşsa da büyük ihtimalle onay alacağını tahmin ediyor.

Haberin Tamamı İçin:

Alman Basınından Özetler | 07.01.2013

Alman Basınından Özetler | 07.01.2013

Bugünkü Alman basınından seçtiğimiz yorumlar Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın aylardan bu yana halka seslendiği ilk konuşmasına odaklı.

Märkische Oderzeitung, Esad’ın konuşmasını yorum sütunlarına şöyle taşıyor:

“Üst rütbeli subayları ve generalleri art arda Esad'a yüz çevirir ve kaçarken, Esad’ın konuşması kaçınılmaz sonu karşısındaki son çıkıştır. Bir yönetici halkı topyekûn harekete geçmeye çağırmak zorunda kalmışsa, o zaten mücadeleyi kaybetmiş demektir. Esad sonuna yaklaşmıştır, devrilmesi an meselesidir. Ne var ki Esad'ın devrilmesinin ardından Suriye’nin sükûnete kavuşması kuşku götürür.”

Mindener Tageblatt adlı gazete Suriye’de son duruma değindiği yorumunda Türkiye’nin tavrını da değerlendiriyor:

“Esad’ın nihaî yenilgisi yakın; sadece zamanını ve rejim yıkıldığında ortaya çıkacak istenmeyen zarar ziyanı kestirmek güç. Bu durum, Suriye diktatörünün hem kendi halkına hem de komşu ülkelere karşı neler yapabileceğini kestirmeyi de zorlaştırıyor. Patriot birliklerinin (Türkiye - Suriye) sınıra konuşlandırılmasının, NATO içinde daha büyük bir sorun yaratmaya aday olduğu gözlerden kaçmıyor. Zira Türkiye’nin meşru müdafaasının ötesinde jeopolitik açıdan bu hassas bölgede başka ne gibi hedefler güttüğünü NATO da pek kestiremiyor, bu da asıl sorunu oluşturuyor. Başbakan Erdoğan’ın kılıç şakırdatması ise pek hayra alâmet değil.”

Straubinger Tagblatt/Landshuter Zeitung adlı gazetenin Suriye analizinde ise şu satırlar göze çarpıyor:

“Tıpkı Kaddafi’nin yaptığı gibi Esad da gerçekleri kabul etmeye yanaşmıyor. Esad’ın gelecekte devlet başkanı olarak Suriye’nin başında olma şansı bulunmuyor. Bunun böyle olduğunu Moskova bile anlamış durumda. Esad’ın İran’daki molla rejimi ile ittifak içinde olması da bu gerçeği değiştirmiyor. Esad, El Kaide’yi işaret ederek korku salmaya çalışıyor ve ülkesindeki asilerin tümünü teröristlerle aynı kefeye koyuyor. Ancak herkesin gözü önündeki bu tür manevralar onu kurtaramayacaktır. Direniş hareketi neredeyse Başkanlık Sarayı’nın kapısına kadar dayandı. Ordunun üst yönetimi çözülüyor. Esad rejiminin yıkılması sadece zaman meselesi.”

Frankfurter Rundschau gazetesi, Esad’ın başvuracağı muhtemel önlemler karşısında uluslararası toplumun uyanık olması gerektiğini vurguluyor:

“Esad’ın, anlaşmazlığın başından bu yana hedeflediği yegâne şey savaştı. İktidar koltuğunda oturmaya devam etmesi için savaş onun için tek çıkar yol ve iktidar olmak ya da olmamak onun açısından yaşamsal bir öneme sahip. Bundan ötürüdür ki uluslararası toplumun savaşın içine çekilmemesi büyük önem taşıyor. Çünkü savaş çözüm değil.”

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah ÖcalanAhmet DavutoğluAmerika Birleşik DevletleriAnkaraBarack ObamaBaşbakanBeşer EsadBirleşmiş MilletlerDiyetFethullah GülenİngiltereİranİsrailKatilNATORecep Tayyip ErdoğanSavaşSuriyeTürk Hava Yolları
Görüş Bildir