60. Gün Ankara

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

60. Gün Ankara

60. Gün Ankara

Açlık grevlerinin 60. gününde, Ölüm Değil Çözüm Platformu öncülüğünde kitlesel bir eylem gerçekleştirildi

Ölüm Değil Çözüm Platformu'nun her gün gerçekleştirdiği eyleme HDK bileşenleri de kitlesel destek sağladı. Eylem Yüksel Caddesi ’nden Sakarya Caddesi 'ne yapılan yürüyüşle başladı. HDK’nin taşıdığı pankartta, “A nadilde Eğitim ve Savunma Hakkı!, Öcalan’a Tecride Son!, Müzakereler başlasın! ” talepleri yer alıyordu.

Yürüyüş, 18:45’te başladı. Yürüyüş boyunca, “ Tecridi kaldırın, ölümleri durdurun! ”, “Kürdistan Faşizme mezar olacak!”, “ Faşizme Karşı omuz omuza! ”, “Yaşasın Devrimci Dayanışma!”, “ Kürt Ulusuna Özgürlük Kahrolsun Faşist Diktatörlük! ”, “Biji Berxwedana Jiyane!”, “ Yaşasın Zindan Direnişimiz! ”, “Anaların Öfkesi Katilleri Boğacak!” sloganları atıldı.

Sakarya Caddesi’ne gelindiğinde basın açıklaması yapmak üzere Emek Partisi İl Başkanı sözü aldı ve basın açıklamasında şunlara değinildi:Cezaevlerinde bulunan Kürt siyasi tutuklularca 12 Eylül 2012 tarihinde başlatılan, 683 tutuklu tarafından sürdürülen açlık grevleri 60. güne girmiş olup, artık bu sayı onbinlerle ifade edilmektedir. Hükümet daha önceki açlık grevlerinde olduğu gibi vurdumduymaz bir tutum takınmaktadır. Daha önce yapılan açlık grevlerinde de hükümetler aynı tutumu sergilemişti. Ta ki ölümler olana kadar…

Herkese saldıran bir hükümet var karşımızda. Demokrasinin esamesinin bile okunmadığı günlerden geçiyoruz. Kürde, Türke, işçiye, kadına herkese saldırıyor AKP Hükümeti. Başbakan bunu her fırsatta sınırsız bir kin ve öfke ile ifade etmekten çekinmiyor.

Kürt sorunu bu ülkenin kanayan yarası. 30 yıldır oluk oluk kan akıyor bu topraklarda. AKP Hükümeti akan kanın artmasını ve savaşın şiddetlenmesini sağlıyor. Kürt halkına yönelik inkar ve imha içeren söylemler, cezaevlerinin ağzına kadar doldurulması, sokak gösterilerine tahammülsüzlük, anadilde eğitim ve savunma hakkının kısıtlanması AKP’nin Kürt sorunuyla ilgili icratları. Geldiğimiz noktada AKP’nin savaş politikalarında ısrarının sonuçlarıdır. Diyalog ve müzarekeyi reddeden , savaşta inkar eden AKP hükümeti yüzünden bugün binlerce insan açlık grevinde…

60 gündür hiçbir şey yapmıyorlar. Hatta açlık grevi yapılmadığını iddia ederek bunu da reddediyorlar. Görmek istemiyorlar, duymak istemiyorlar ama gerçek apaçık ortada. Yurttaşları açlığa yatmış bir hükümet demokrasiden, özgürlüklerden bahsedemez.

Yok sayılan, inkar edilen, dilini konuşmasına ve kullanmasına izin verilmeyen Kürt halkının çığlığı bugün hepimizin çığlığıdır. Bu savaşın bitmesi, gençlerimizin ölmemesi, bütün halkların eşit özgür bir biçimde bu topraklarda yaşaması hepimizin özlemi. Bizler onbinlerce insan açken hiçbir şey yokmuş gibi yaşamayı reddediyoruz. Özgürlük ve barış istiyoruz.

Açlık grevcileri ne istiyorlar? Mahkemelerde anadilde savunma hakkı sağlanmasını. AKP bu sorunu çözeceğiz demiyor muydu? Başka ne diyorlar Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması. Gerekirse İmralı'yla görüşürüz diyen bir Başbakan neden bu talebi görmezden geliyor?

Bu soruların cevaplarını AKP Hükümeti ve Tayyip ERDOĞAN vermelidir. Neden çözüm için adım atılmadığını bu ülkede yaşayan bizlere açıklamalıdır. Sorunun çözümü çok açık ve nettir. Hükümet tarafından sadece beklenti yaratacak açıklamalar yapmak yerine somut adımlar atılmalıdır. Çözüm için somut bir adım atılmadığı sürece, ne yazık ki acılar yaşanmaya devam edecektir. Bu nedenle AKP Hükümeti ve yetkililer tarafından, ölümler olmadan ve çözüm zemini henüz tükenmemişken gerekli girişimle acilen başlatılmalıdır.

Kürt sorunu sadece Kürt halkının değil Türk halkının da bir sorunudur. Artık yeni ölümlerin olmaması için; Türk işçisi, Türk Emekçisi, Türk, Kürt, Çerkez, Laz tüm kadınlar ve gençler için barış için el ele verilmelidir. Çünkü çözüm yolu barış ve eşitlikten geçmektedir. Yeni ölümlerin ve acıların olmaması için herkes sorumluluk almalı ve barışın sesi yükseltilmelidir.

Buradan bir kez daha AKP hükümetine, yetkililere ve ERDOĞAN’a sesleniyoruz. Bugün 60.gün. biz artık günleri saymak istemiyoruz. Sözün bittiği noktadayız. Cezaevlerinden kötü haberler gelmesini istemiyoruz. Yeniden hatırlatıyoruz, yaşanabilecek her ölümün sorumlusu siz olacaksınız. Yaşamı değil ölümü, çözüm değil savaşı savunan bir hükümet olarak tarihe geçeceksiniz. Emin olun ki giderek artan bir kalabalıkla işyerlerinde, okullarda, sokaklarda ve her yerde barış ve çözüm istemeyi sürdüreceğiz ve ölümlere engel olacağız. Barış çığlıklarına, çözüm çığlıklarına kulaklarınızı kapamazsınız. Hiçbir hükümetin gücü buna yetmez.

Ölüm değil Çözüm istiyoruz! Basın açıklamasının ardından sözü Ferhat TUNÇ aldı ve artık çözüm için adım atılmasından gerektiğinden bahsetti. Hükümet tarafından atılacak bir adım karşısında sorun çözülebilir dedi.

Basın açıklaması daha sonra sonlandırıldı.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah ÖcalanAçlık greviAdalet ve Kalkınma PartisiAnkaraBaşbakanİmralıRecep Tayyip ErdoğanSakaryaSavaşkadınlar
Görüş Bildir