Bugün 28 Eylül Bireysel Silahsızlanma Günü: Türkiye'de 25 Milyon Bireysel Silah Olduğu Tahmin Ediliyor

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Bugün Bireysel Silahsızlanma Günü. Bireysel silahsızlanma için çalışan Umut Vakfı’nın gazete haberlerinden derlediği sayılara göre 2016'nın ilk 9 ayında Türkiye'de kesici aletler ve ateşli silahların kullanıldığı toplam bin 990 şiddet olayı gerçekleşti. Bu olaylarda bin 549 kişi yaşamını yitirdi, bin 303 kişi yaralandı. Şu ana kadar ateşli silahların kullanıldığı olaylarda kullanılan silahların %85'i ruhsatsız. Ayrıca Umut Vakfı'na göre 2016'da Türkiye genelinde 25 milyon bireysel silah olduğu tahmin ediliyor...

Aynı toplum içinde yaşayan bireylerin herhangi bir ideolojiye ait olmaksızın, ateşli silahlarla donanması 'Bireysel Silahlanma' olarak tanımlanıyor. 

Gençleri hukukun üstünlüğünü benimsemiş, çevreye ve insanlığa duyarlı, uyuşmazlıkların çözümünde barışçıl yolları yeğleyen yurttaş olma bilinciye sahip bireyler olarak yetiştirmeyi amaçlayan Umut Vakfı, bu amaca uygun olarak toplumda bireysel silahsızlanma bilincinin oluşturulması ve 28 Eylül'ün Dünya Bireysel Silahsızlanma Günü olarak kabul edilmesi için her yıl aynı tarihte çeşitli etkinlikler düzenliyor.

Umut Vakfı’nın gazete haberlerinden derlediği sayılara göre 2016 yılında, 1 Ocak - 22 Eylül tarihleri arasında Türkiye genelinde kesici aletler ve ateşli silahların kullanıldığı toplam bin 990 şiddet olayı gerçekleşti. Bu olaylarda bin 549 kişi yaşamını yitirirken, bin 303 kişi yaralandı.

Al Jazeera Türk'ün aktardığı, vakıf verilerine göre 2016 yılında meydana gelen olayların yüzde 76,68’inde tabanca, tüfek, hatta kalaşnikof gibi ateşli silahlar, yüzde 23,32’sinde ise bıçak, balta gibi aletler kullanıldı.

Bir başka deyişle Türkiye’de içinde bulunduğumuz yılda şu ana kadar ateşli silahların kullanıldığı toplam bin 525 olay meydana geldi...

Adli kurumlara yansıyan bu olaylarda kullanılan silahların % 85’i ise ruhsatsız.

Sadece ateşli silahların kullanıldığı olaylar incelendiğinde yüzde 58,13’ünün (887 olay) tüfeklerle, yüzde 6,55'inin (100 olay) beylik tabancası (memurlara verilen resmi görev silahı), yüzde 35,5'inin de (539 olay) tabancalarla işlendiği görülüyor.

'25 milyon bireysel silah'

Umut Vakfı, "28 Eylül Bireysel Silahsızlanma Günü" münasebeti ile yayımladığı bildiride, 2012 yılında TBMM İçişleri Bakanlığı Silah Kanun Tasarısı Komisyonu’nda gündeme gelen silah sayılarını hatırlattı. 

Buna göre göre o dönem Türkiye’de yüzde 15’i ruhsatlı, yüzde 85’i ruhsatsız 17 milyon bireysel silah bulunduğu yönünde tespitler bulunuyordu. 

Umut Vakfı, 2016 itibarı ile bu sayının 25 milyona kadar ulaştığını savunuyor.

'Ruhsatsız silahlar konusunda Türkiye'deki yasalar dünya standartlarında ancak uygulamada sorun var'

Prof. Dr. Timur Demirbaş

Vakfın Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Prof. Dr. Timur Demirbaş, ruhsatsız silahlar konusunda Türkiye'deki yasaların dünya standartlarında olduğunu ancak uygulamada sorunlar yaşandığını söylüyor:

“6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun, ruhsatsız silah taşıyanlara bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Bu yeterli bir cezadır. Ancak uygulamada sıkıntılar var. Bu silahların üretiminin, satışının engellenmesi yönünde yeterli önlemler alınmıyor. Ruhsatsız silahı olanların tespiti de bir suça karışmadıkları sürece zor oluyor.”

'Yasalar yetmez, bilinçlendirmek gerek'

Kültürel olarak Türk halkının silaha düşkün olduğunu hatırlatan Demirbaş, bütün ruhsatsız silahların suç amaçlı örgütler veya suçlular tarafından kullanılmadığını hatırlatıyor:

“Bu ruhsatsız silahların çoğu, suç eğilimi olmayan sıradan vatandaşlara ait. Özellikle kırsal bölgelerde ve kültürel olarak silaha talebin yoğun olduğu Karadeniz gibi yörelerde insanlar konuya illegal bir olgu olarak bakmıyor. Bunun eğitim ve bilinçlendirme ile aşılması gerekir. Bir anlık bir öfke, bilinçsiz kullanıcılar, düğün gibi kutlamalarda yaşanan kazalar bu insanları istatistiklerin bir parçası haline getiriyor.”

Umut Vakfı’nın, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Asayiş Daire Başkanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı’nın verilerine dayandırdığı bilgiler de Demirbaş’ın söylediklerini destekler nitelikte.

Yetkililerin özellikle kutlamalarda havaya sıkılan silahlar ile ilgili taviz vermemesi gerektiğinin altını çizen Demirbaş, halkın da bu konuda bilinçlendirilerek otokontrol mekanizması oluşmasının desteklenmesinin önemine değiniyor.

'Sabıkası olmayan varlıklı insanlar kolayca tabanca bulundurma ruhsatı alabiliyor...'

Türkiye’de sabıkası olmayan varlıklı insanların kolay bir şekilde silah (tabanca) bulundurma ruhsatı alabildiğini, av tüfeği ruhsatlarının ise çok daha ulaşılır olduğunu söyleyen Demirbaş, silah ruhsatı olan birçok kişinin onu kullanmaya ehliyetli olmadığını düşünüyor:

“Silah ruhsatı için gerekli sağlık muayenesinde yer alan psikolojik testin çok daha ciddi yapılması gerekiyor. Ayrıca silah satın alan kişilerin eğitimden geçirilmeleri gerekir. Hem silahın kullanımı hem de bakımı konusunda. Birçok kişi silahının temizliğini yaparken aile fertlerini vuruyor. Amerika gibi ülkelerde bunun örnekleri var. Ruhsat için silah eğitimini şart koşuyorlar."

Demirbaş, evde de silahların kilitli kasalarda tutulması gibi şartların getirilmesini istediklerini söyledi.

Al Jazeera ve Umut Vakfı

Onedio Gündem'i Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

2016Türkiye Büyük Millet Meclisiolay
Görüş Bildir