Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

23 Alıntı ile Yazgısı Karşısında Gözyaşlarınızı Tutamayacağınız 'Genç Werther'in Acıları'

 > -

Evrensel boyutlara ulaşmış ünüyle bugün dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri sayılan Goethe, edebiyat dünyasına, karşılıksız aşkıyla intihara sürüklenen "Romantik kahraman"ı armağan etmişti. Almanya'da bütün gençliği etkisi altına alan romanın, birçok intihara neden olduğu, Werther'in giydiği mavi frak, sarı yelek ve çizmelerin döneminde moda yarattığı, Napoléon'un bile kitabı sürekli yanında taşıdığı söylenir. Son derece duyarlı ve tutkulu bir genç ressam olan Werther'in, düşsel dostu Wilhelm'e yazdığı mektuplardan oluşan Genç Werther'in Acıları, edebiyatta akılcılığın yerini alan duygusallığın bir başyapıtıdır. 

Bu içerikte, tıpkı kitapta olduğu gibi gün gün vereceğim Werther’in hissettiği o derin aşkın sızılarını.. 

Keyifli okumalar diliyorum!

10 Mayıs 1771

Bütün yüreğimle tadını çıkardığım tatlı ilkbahar sabahlarına benzer bu harika neşe bütün ruhumu sarıyor, ve bu çevrede yaşamanın keyfini çıkarıyorum. O kadar mutluyum ki dostum..

16 Haziran

Giriş odasında iki ila on bir yaşları arasında altı çocuk; yalın elbiseli bir kızın etrafında toplanmışlardı. Önemsiz bir iltifatta bulundum, ruhumun bütün dikkati onun endamı, ses tonu ve tavrına yoğunlaşmıştı. Söylediği her şey o kadar kişilikliydi ki, ağzından çıkan her sözcükle birlikte ruhunun yeni bir alımlılığı yüzünde ifade buluyordu..

19 Haziran

Onu aynı gün görebilmeme izin vermesi dileğimle ayrıldım; Lotte dileğimi kabul ettiği için sonra yine yanına gittim – o gün bugündür güneş, ay ve yıldızları kendi düzenine bıraktım, ne gündüz ne gece kaldı benim için; bütün dünya çevremde yitip gidiyor.

1 Temmuz

Anlatırken, tanık olduğum böyle bir sahnenin anısı bütün şiddetiyle üstüme çöktü. Yolda giderken her şeyi fazla ciddiye aldığım için bana sitemde bulundu, sonunda kendimi tüketmeyeyim, kendimi esirgeyeyim diye. – Ah, o bir melek! Onun uğruna hayatta kalmaya mecburum!

8 Temmuz

Yüreğimle ona bin kez ‘adieu’ dedim! O ise bana hiç bakmadı! Gözlerim yaşarmaya başladı. Arkalarından baktım ve Lotte’nin de başını pencereden çıkarıp arkaya dönüp baktığını gördüm! Bana mı bakıyordu? – Sevgili dostum! İşte böyle bir belirsizliğin içindeyim ve belki bana dönüp bakmış olması, biricik avuntum!

10 - 13 Temmuz

Topluluğun içinde ondan söz edildiği zamanlardaki halimin gülünçlüğünü görmelisin! Üstelik de onun hoşuma gidip gitmediğini sordukları oluyor! - Hoşa gitmek! Bu sözcükten ölesiye nefret ediyorum. Lotte ve yalnızca hoşa gitmek, öyle biri olabilir mi? Lotte kimin aklını başından almaz, kimin tüm duyumsallığını kaplamaz ki! Hoşa gitmek!..

16 - 19 Temmuz

Ah, tesadüfen elim onun eline dokununca, ayaklarımız istemeden masanın altında birbirine değince, nasıl da damarlarım çekiliyor! Ateşten kaçar gibi irkiliyorum, sonra da gizli bir güç beni yine ona doğru çekiyor. Bütün duyularım birbirine karışıyor..

26 Temmuz

Evet sevgili Lotte, bana verdiğiniz bütün işleri yerine getireceğim.. Yalnızca şunu rica ediyorum: Bana yazıp gönderdiğiniz notlara mürekkebi kurutmak için kum dökmeyin. Bugün kağıdı aceleyle dudaklarıma götürdüm ve dişlerim kum oldu.. 

Onu bu kadar sık görmemeye kim bilir kaç kez karar verdim. Ama katlanabilir miyim hiç buna? Her yeni gün beni baştan çıkarıyor, ona gitmemeye ne kadar yemin etsem boşuna..

30 Temmuz

Albert döndü ve ben gideceğim; onu karşımda Lotte’deki bütün kusursuzlukların sahibi olarak görmeye dayanamam. Sahibi! Yeter, Wilhelm, damat geldi! İyi yürekli, sevimli bir adam, ondan hoşlanmamak elde değil. İyi ki onu karşılamaya gitmedim! Yüreğim parçalanırdı!

18 - 22 Ağustos

Böyle mi olmalıydı: İnsanın mutluluğu, aynı zamanda kederinin kaynağı mı olmalıydı? 

Ümitsiz bir durumdayım Wilhelm, huzursuz bir atalet içindeyim; bir şey yapamadan duramamakla birlikte, bir şey de yapamıyorum. İmgelem gücünden yoksunum, doğa duygularımı uyandırmıyor ve kitaplardan iğreniyorum. Kendimizi yitirdiğimiz zaman, her şeyi yitirmiş sayılırız işte.

30 Ağustos - 3 Eylül

Bahtsız! Sen bir budaladan başka nesin? Yaptığın, kendini kandırmaktan başka ne ki? Bu sonu gelmez delice tutku nereye varacak? 

Gitmek zorundayım!

10 Eylül

Elveda Lotte! Elveda Albert! Yine görüşeceğiz’ diye devam ettim. ‘’Yarın sanırım,’’ dedi Lotte yarı şakacı bir tavırla. Ah, elini çektiğinde hiçbir şey bilmiyordu. Uzaklaştı ikisi, ben ise orada duruyor, ay ışığında onları izliyordum; yere kapanıp doyasıya ağladım..

II. BÖLÜM 

Werther acılarına daha fazla dayanamaz ve Lotte’den uzaklaşır. Bu bölümde, yeni taşındığı yerde yaşadıklarını, içsel devinimlerini anlatır..

20 Ekim 1771

Sabır! Sabır! Daha iyiye gidecek. Aslında, sevgili dostum, sen haklısın. Her gün insanların arasına sürüklenip onların neyle uğraştığı gördüğümden beri, kendi varlığımla daha barışık hale geldim.

8 - 20 Ocak 1772

Ruhlarını tümüyle merasime kaptırıp ziyafet sofrasında bir sandalye öteye gidebilmeyi düşlemekten başka bir şeyi yıllarca aklına getirmeyen, yalnızca bunun uğruna çaba harcayanlar nasıl insanlardır!

16 Haziran

Evet, yeryüzünde bir gezginim yalnızca, bir yolcu! Sizler bunun ötesinde misiniz sanki?

18 Haziran

Nereye mi gitmek istiyorum? Aramızda kalsın, iki hafta daha burada kalmak zorundayım, sonra da ..’deki maden ocaklarını ziyaret etmek istediğim konusunda kendimi kandırdım; ama aslında böyle bir niyetim yok, yalnızca Lotte’ye daha yakın olmak istiyorum, o kadar.

29 Temmuz - 4 Ağustos

Hayır, her şey yolunda! Her şey yolunda! – Ben- kocası olsaydım! Beni yaratan Tanrım! Eğer bana bu mutluluğu bağışlasaydın, bütün yaşamım bitmeyen bir dua olacaktı.

Bu durumda olan yalnızca ben değilim. Bütün insanlar umutlarında kandırılıyor, beklentilerinde aldatılıyorlar.

3 Eylül

Bazen aklım almıyor; onu yalnızca ben, hem de öylesine içten, öylesine dolu dolu severken, ondan başka hiçbir şey görmez, bilmezken, ondan başka hiçbir varlığım yokken, nasıl olur da onu bir başkası da sever, sevebilir?

Werther daha fazla dayanamaz, ve Lotte’nin olduğu kente döner..

10 - 19 Ekim

Ah, bu boşluk! Göğsümdeki bu korkunç boşluk! Yalnızca bir kez, yalnızca bir kez yüreğime bastırabilsem onu. – Bu boşluğun doldurulabileceğini düşünüyorum çoğu zaman.

27 Ekim

Sahip olduğum o kadar çok şey var, ama Lotte için duyduklarım sahip olduğum her şeyi yutuyor; sahip olduğum o kadar çok şey var, ama onsuz her şey bir hiçe dönüşüyor.

22 Kasım

Acılar içinde kuruntulara dalıyorum; düşündüklerimi kağıda dökmeye kalkışsam, bir karşıtlıklar ilahisi çıkar ortaya.

Ey tanımadığım Yaratıcı! Bir zamanlar tüm ruhumu sarmıştın, ama şimdi bana yüz çevirdin! Çağır beni yanına! Boz bu suskunluğumu!

24 Kasım

Dünya her yerde aynı: Çabalıyor ve çalışıyoruz, karşılığında da ücretimizi alıyoruz ve seviniyoruz; ama bundan bana ne? Ben, yalnızca senin olduğun yerde huzur bulabilirim, yalnızca senin huzurunda acı çekmek ve sevinmek isterim. Ey göklerdeki Babam, gelsem beni kovar mısın?

4 - 6 Aralık

Senden dileğim şu –görüyorsun bittim, tükendim, artık dayanamıyorum!- Ey Tanrım! Sefaletimi görüyorsun ve ona bir son vereceksin. 

Görüntüsü beni nasıl da her yerde izliyor! Lotte gece gündüz bütün ruhumu kaplıyor!

Bu bölümden sonra artık sıra Werther'in intiharına geliyor. Fakat kitapta o kadar içten işlenmiş ki bu olaylar, açıkçası özet haline getirmeye kıyamadım. Devamını da kitaptan okumanızı şiddetle öneririm!

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
contaravolta

bir solukta okuduğum tek kitap, ne kadar süre yerimden kalkmadım bilmiyorum ama hiç ara vermeden bitirdiğimi biliyorum...

mihaylovna

"Benim düşündüklerimi herkes düşünür ancak bu kalp yalnız benimdir." Werther Sendromu

enk-capital

Zavallı Necdet diye bi roman vardı. Yazarı Saffet Nezihi miydi neydi... Onun yabancı versiyonu gibi. Aynı yılışlık, aynı salak saçma 'aşk acısı' tema'sı! Allah'ım bu yılış aşk romanları tarihe karışsın ve sadece gerçek acıların anlatıldığı, gerçek ve samimi duygularla yazılmış, yeni bi akım başlatacak eserler ön plana çıksın, amin!

ahunaz

okumak gerekir bu kitapı. neden şimdiye kadar okumadım diye düşünüyorum....

kevizabeth

Ulrich Plenzdorf'un Genç W'nin Yeni Acıları kitabını da okumadan geçmeyin

Başlıklar

Almanyatatlı
Görüş Bildir