2013 Oscar Ödüllerinde Tahminler Başladı

-
5 dakikada okuyabilirsiniz

2013 Oscar Ödülleri: Tahminler

2013 Oscar Ödülleri: Tahminler

Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi'nin Oscar ödülleri için belirlediği kurallara göre 10 film 'En İyi Film' ödülü için aday gösterilebiliyor. Bu ödülün adayları 10 Ocak'ta açıklanıyor.

2013 ödül törenine iki ay kala BBC bu ödüle aday olabilecek filmlere; ve diğer kategorilerde kazanma olasılıklarına göz gezdiriyor.

Ben Affleck, meslektaşı Matt Damon'la beraber kaleme aldığı Good Will Hunting (Can Dostum) filminin senaryosuyla 1998 yılında Oscar ödülü kazanmıştı.

Bunun üzerinden geçen 10 yılda aldığı bazı kararlar Affleck'i başrollerden uzaklaştırırken arkadaşının kariyeri doruktan doruğa ilerledi.

Buna rağmen geride bıraktığımız yıllarda Affleck kendini gelecek vaat eden bir film yapımcısı olarak yeniden tanıttı.

Gone Baby Gone (Kızımı Kurtarın) ve The Town (Hırsızlar Şehri) filmlerinden sonra Affleck'in üçüncü uzun metrajlı yönetmenlik deneyimi olan Argo, 1979 yılında İran'da Amerikalı diplomatların rehine alındığı kriz sırasında CIA'in büyükelçilikten kaçmayı başaran altı diplomatı Tahran'dan çıkarma girişimini konu alıyor.

Gerçekten de uygulanan ve yeni gün yüzüne çıkarılan bu kurtarma operasyonunda sahte bir çekim ekibinin kullanıldığı gerçeği, Hollywood'a başrolü vermiş oldu.

Buna ek olarak Affleck'in endüstriye geri döndüğü imajı, filmi 'En İyi Film' kategorisine kuvvetli bir aday yapıyor. Filmde bir rolü de olan Affleck'in, 'En İyi Yönetmen' kategorisinde de aday gösterileceği tahmin ediliyor.

Oyunculara gelince, filmde hırçın bir yapımcıyı canlandıran Alan Arkin, Argo'ya bir adaylık daha kazandırabilir.

2007 yılında Little Miss Sunshine'daki (Küçük Gün Işığım) rolüyle 'En İyi Yardımcı Oyuncu' ödülüne aday gösterilen 78 yaşındaki Arkin yeni bir kabul konuşması yazmak zorunda kalmayabilir.

Olağan durumlarda Quentin Tarantino'nun yönettiği kölelik döneminde geçen batılı filmin Oscar ödülü için düşünülmesine kesin gözüyle bakılırdı.

Ama Django'da bulunan kanlı sahneler, Amerika'nın Connecticut eyaletinin Newtown şehrinde gerçekleşen silahlı saldırının ardından filmlerde şiddet içeren görüntüler hakkındaki tartışmaları da yeniden alevlendirdi.

Değişen siyasi ortamda Akademi'nin muhafazakâr üyeleri bu kadar kanlı bir filmin ödüllendirilmesi fikrine karşı çıkabilir.

Taratino'yla özdeşleştirilen süslü senaryosu sayesinde filmin çeşitli kategorilerde aday olma olasılığı bulunsa da oyuncularının kendi başlarına övgü toplama ihtimali daha yüksek.

Tarantino'nun İkinci Dünya Savaşı sırasında geçen Inglourious Basterds (Soysuzlar Çetesi) filminde kibar bir Nazi'yi canlandıran Christoph Waltz üç yıl önce En İyi Yardımcı Oyuncu Oscar'ıan layık görülmüştü.

Django'da geveze bir ödül avcısını oynayan Avusturyalı aktör aynı ödülü bir kez daha kucaklayabilir.

Ama bundan daha olası görülen bir şey varsa o da üç kez aday gösterilen Leonardo DiCaprio'nun oynadığı sadist köle sahibi rolünün aktöre sonunda beklediği ödülü getirmesi.

Bilgisayar ortamında yaratılan bir kaplanın oyunculuğuna verilen bir Oscar kategorisi olsaydı Yann Martel'in Booker ödülü kazanan romanının Ang Lee tarafından beyaz perdeye uyarlanmış hali Oscar'ı da alabilirdi.

Ama ödüllerin şimdiki sıralamasında Life of Pi büyük ihtimalle En İyi Film ve teknik kategorilerde adaylıklarla yetinmek zorunda kalacak.

Genç bir Hintlinin çeşitli hayvanlarla bir cankurtaran botu paylaşmasını konu alan hikayede bilgisayar animasyonlarının kullanım biçimi filmi görsel efekt dalında aday yapacaktır.

Lee'nin de bu sırada En İyi Yönetmen dalında aday olacaktır. Tayvanlı yönetmen daha önce 2006 yılında Proulx'nün Brokeback Mountain (Brokeback Dağı) romanının sinemaya uyarlamasıyla bu ödülü kazanmıştı.

Argo'nun 'En İyi Film' Oscar'ı için yarışacağı filmlerin başında Steven Spielberg'in ABD'nin en çok sevilen Başkanlarından biri hakkında çektiği film geliyor.

Abraham Lincoln'ın son aylarını ve köleliği ortadan kaldıran bir kanunu geçirme çabalarını konu alan Lincoln, Hollywood'un en çok tanınan yönetmenlerinden birinin derin bir mesele hakkında çektiği büyük bir yapıt.

Başrol oyuncusu Daniel Day-Lewis, 1989'da My Left Foot (Sol Ayağım) ve 2007'de There Will Be Blood (Kan Dökülecek) filmleriyle Oscar kazanmıştı.

Lincoln'ı canlandırışı büy

ük övgü toplayan Day-Lewis'e bir Oscar daha verilmesi fikrine şimdilik karşı çıkan az.

Bu sırada Lincoln'ın eşini canlandıran Sally Field, ve hilekâr bir siyasetçiyi oynayan Tommy Lee Jones'un da En İyi Yardımcı Oyuncu dalında aday gösterilme ihtimalleri var.

Ayrıca Spielberg de En İyi Yönetmen dalında aday gösterilebilir.

Bir tarikat lideri ve dertli başyardımcısı hakkında Paul Thomas Anderson'un yönettiği dramın yapımcılığını ünlü yapımcı Harvey Weinstein üstlendi.

Bu kadar kuvvetli bir Hollywood lobisine sahip olmasına rağmen The Master'ın En İyi Film adaylığına kesin gözüyle bakılmıyor.

Başrolde oynayan Joaquin Phoenix'in Oscar ödüllerini geçmişte küçümseyen konuşmalar yapmış olması hem filmin, hem de kendinin ödül yarışındaki şansını zedeledi.

Akademi geçmişte bu filmde rolleri olan Philip Seymour Hoffman ve Amy Adams'ı takdire layık görmüştü. İkili bu sene de Yardımcı Oyuncu kategorilerinde görülebilir.

Müzikaller eskiden Oscar gecesine enerji katardı. Ama bu türde bir filmin En İyi Film ödülünü alması en son 10 yıl önce, 2002'de Chicago'yla yaşanmıştı.

Tiyatrodan beyaz perdeye uyarlanması iple çekilen Les Miserables'ın yapımcıları 10 yıldan sonra bu anı yeniden yaşatmayı umuyor.

Tom Hooper'ın eleştirmenlerce beğenilen filmi dört Altın Küre ödülüne aday gösterildi.

Bu, Oscar ödüllerine de yansıyacak ve En İyi Film kategorisinde bir adaylık görülecektir.

2009 yılında ödül töreninin televizyon yayınında sunuculuk yapan Hugh Jackman, Jean Valjean rolüyle En İyi Oyuncu dalında aday olacaktır.

Başka bir Oscar sunucusu Anne Hathaway ise izleyicileri gözyaşına boğan Fantine canlandırışıyla En İyi Yardımcı Oyuncu ödülüne aday gösterilecektir.

Oscar ödüllerine yaklaşıldıkça ağır dramlar romantik komedi türünden filmlere nazaran daha ön plana çıkıyor. Ama David Russell'ın 2010 yapımı The Fighter'ın (Dövüşçü) devamı niteliği taşıyan filmi bu kaideyi bozabilir.

Hafif filmlerin nadir görüldüğü bir yılda oy verenlerin böyle bir filme kanı daha kolay kaynayabilir.

Filmi en çok ön plana çıkaran şey, Jennifer Lawrence'ın oyunculuğu. Yıldızı yeni yeni parlayan Lawrence'ın The Hunger Games (Açlık Oyunları) filmindeki performansı büyük takdir toplamıştı.

22 yaşındaki oyuncu; cazibesi, zekası ve yetenekleri sayesinde En İyi Oyuncu dalında Oscar'ı evine götürebilir.

Akıllanmaz bir kumarbazı canlandıran Robert De Niro da yardımcı oyuncu dalında bir adaylık görebilir. Bunun olması durumunda bu, oyuncunun yedinci adaylığı olacak.

Bu senenin Oscar yarışına sonradan katılan, Kathryn Bigelow'un Oscar ödüllü filmi The Hurt Locker'dan sonra çektiği Zero Dark Thirty, Usama Bin Ladin'in öldürülmesini konu alıyor.

Terörle bağlantısı olduğundan şüphelenilenlere işkence yapılışını gösteren sahnelerden dolayı film şimdiden çok tartışılıyor.

Ama Akademi kendini güncel göstermek istiyorsa yakın zamanda gerçekleşen bir filmi takdire layık göstermekten çok daha kötü şeyler yapabilir.

Bigelow, yönetmenliği cesaret isteyen bu film için En İyi Yönetmen dalında aday gösterilmeli. Filmin başrol oyuncusu Jessica Chastain ise En İyi Oyuncu dalında Lawrence'ın en büyük rakibi olabilir.

Filmin ismi ordu terimlerinde gece yarısı 12:30 anlamına geliyor. Bin Ladin'in Pakistan'daki konutu da bu saatte basılmıştı.

Neil Smith / BBC Sanat Muhabiri

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AltınAmerika Birleşik DevletleriİranLeonardo DiCaprioQuentin TarantinoSinema
Görüş Bildir