Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Neden İlişkinizin "Issız Adam"ısınız? 11 Maddede İlişkilerde Başarısız Olmanın Sebebi

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

"Bu Adam/Kadın güvenilmez, sorumluluktan kaçıyor. Ya da ilişkiden korkuyor." diye başlayan sohbetlere hangimiz tanık olmamıştır ki? Sadece tanık mı olduk? Tabii ki hayır! Birçoğumuz bu cümleleri bizzat kurduk. Peki neden işler sürekli bu noktaya gelir, hiç düşündünüz mü? Bağlanmakla ilgili problemler dediğinizi duyar gibiyim. Evet gerçekten de öyle. Peki nasıl bir şey bu bağlanamamak? Nedenleri nedir? Çözümü var mıdır? Sorularınızın cevapları aşağıdaki galerimizde..

1. Her Şey Çocuklukta Başlar

Kişilik hayatın ilk yıllarında şekillenmeye başlamaktadır. Özellikle yaşamın ilk 6 yılı kişiliğin oluşumunda en kritik dönemdir. Bebeklik ve çocukluktaki yaşantılar, anne-baba tutumları ve uyaranlar, kişiliğin şekillenmesinde ve sınırların oluşmasında temel kriterlerdir. Bu yaşantıların farklı olması her bireyin kişiliğinin kendine özgü olmasına neden olmaktadır.

Davranış bilimlerine göre, bu yıllarda belirginleşen kişilik, kişinin ilerideki davranış kalıplarını, değerlerini, ilgilerini ve onu diğerlerinden ayıran temel özellikleri temsil etmektedir

2. Ebeveynlerin Rolü Önemli

Erken yaşlarda anne ve baba gibi birincil bakıcılarla kurulan ilişkinin niteliği yaşamın sonraki yıllarında kurulacak yakın ilişkiler için temel oluşturmaktadır.

Bebekler doğduklarında savunmasız oldukları için içgüdüsel olarak onları dış dünyadaki tehlikelerden koruyacak, onları kollayacak ve sakinleştirecek kişilerin varlığına ihtiyaç duyarlar. Bu kişiler genellikle ebeveynler ya da bebeklere bakan kişilerdir.

 Bebekler bu kişilere bağlanır ve bu bağlanmanın şekli, bebeğin ona stres veren durumlarda bu kişiyle ilişkisine bağlıdır. Bebeklik çağında sağlıklı bir bağlanma sekli geliştirememiş bireyler, yetişkinlikte romantik ilişkilerinde ayni bağlanma sorunlarıyla karşı karşıya gelebilirler.

3. Bebeklerle Yetişkinlerin Ortak Noktası

Cindy Hazan ve Philip Shaver'in yaptıkları gözlemler, çiftler arasındaki ilişkinin, bebekle ona bakan kişi arasındaki ilişkiye benzediğini ortaya koymuştur. 

Mesela çiftler de, aynı bebekler gibi onları rahatsız eden bir durum olduğunda sakinleşmek ve güvende hissetmek için partnerine yakın olmayı ister. Romantik ilişkilerde çiftler birbirlerini, hayatin getirdiği zorlukları, sürprizleri, üzüntüleri, mutlulukları, fırsatları paylaşabilecek kadar birbirlerine güvenmek ister.

4. Erken Yaşlarda Yaşadığımız Deneyimler Geleceği Etkiliyor

Romantik ilişkilerde çiftlerin birbirleriyle olan ilişkileri, bazı yönleriyle ebeveynlerin çocuklarıyla olan ilişkilerinden ayrılır. Fakat bu iki tip ilişki, ana hatlarıyla birbirine oldukça benzemektedir. 

Araştırmalara göre, her iki tür bağlanma da aynı biyolojik sistem tarafından yönetilmektedir. Bireylerin ebeveynlerine bağlanma stilleriyle, partnerlerine bağlanma stillerinin çok benzer olduğu görülmüştür. Bireyler, geçmişte ebeveynleriyle deneyimledikleri bağlanma şekillerine göre, kendilerinden ve ilişkilerinden olan beklentilerini şekillendirir. 

Bireylerin erken yaşlarda ebeveynleriyle veya çevrelerindekilerle yaşadıkları deneyimler, ileride onların ilişkilerinde oluşturdukları bağlanma tarzlarını etkilemektedir.

5. İlişkilerden Farklı Beklentilerimiz Olmasının Sebebi Nedir?

Bireyler biyolojik olarak, hayatta kalabilmek için, başkalarıyla bağ kurma ihtiyacı içinde olarak dünyaya gelirler, fakat onların ne tür bir bağlanma şekli geliştirdikleri deneyimleriyle bağlantılıdır. 

Ebeveynleriyle farklı bağlanma şekilleri kurarak büyümüş bireyler, ilişkilerinden de farklı beklentiler ve inançlar içinde olurlar. Bu bağlanma şekilleri, bireylerin ilişki kalitesine olumlu ya da olumsuz biçimde yansıyabilir.

6. Dörtlü Bağlanma Modeli (DBM) Nedir?

Araştırmalara göre bireyler bağlanma şekilleri açısından 4 gruba ayrılabilir. 

  • Güvenli 

  • Saplantılı/kaygılı 

  • Kayıtsız/kaygılı 

  • Korkulu/kaçıngan

7. Güvenli Stilde Bağlanma

Bu stile sahip kişiler kendilerini değerli olarak algılar ve diğerlerini kabul eder ve destekleyici olarak görürler. Bu kişiler hem başkalarıyla kolaylıkla yakınlık kurar hem de özerk kalmayı başarabilirler. İhtiyaç duyduklarında diğerlerinden destek alma konusunda rahattırlar.

Ebeveynleriyle güvenli bağlanma geliştirmiş kişiler genellikle şöyle düşünür: 

  • Benim için başkalarını kendime duygusal anlamda yakın hissetmek zor değildir. 

  • Başkalarına rahatça güvenebilirim ve başkalarının da bana güvenebileceğine inanırım. 

  • Yalnız kalmak ya da başkalarının beni kabul etmemesi gibi endişeler taşımam”.

8. Saplantılı Stilde Bağlanma

Saplantılı bağlanma stilindeki kişiler:

  • Kendilerini değersiz hissetme ve sevilmeye değer görmeme eğilimindedirler. 

  • Başkalarının onay ve görüşüne bağımlıdırlar. 

  • Diğerlerine yakın olmayı isterler fakat ihtiyaç duyduklarında diğerlerinin hazır bulunması veya elde edilebilirliği konusunda güvenleri eksiktir.

  • Bir insanın iyi olduğunu düşünüp yakınlaşmak isterler fakat reddedilecekleri veya terk edilecekleri konusunda yüksek düzeyde kaygı yaşarlar . 

  • Bu kişiler sürekli olarak ilişkileri konusunda takıntılıdır ve ilişkilerinde pek gerçekçi olmayan beklentilere sahiptirler 

  • Partnerleri hakkında olumsuz fikirlere sahiptirler çünkü genellikle insanların iyi niyetine güvenmezler.

  • Bu kişiler ilişkilerinde duygularını abartılı bir şekilde belli eden, endişeli ve dürtülerini kontrol etmekte güçlük çeken bireylerdir.

9. Kayıtsız Stilde Bağlanma

Bu stildeki kişide başkalarına karşı reddeder bir tutum vardır. 

  • Kişi özerkliğine aşırı derecede önem verir. 

  • Bu kişiler için özgürlükleri, bağımsızlıkları, kendi kendilerine yetebilmeleri, başkalarına bağımlı olmamak ve başkalarının da onlara bağımlı olmaması önemlidir. 

  • Bağlanma figürünü elde edilemez ve sorumsuz olarak kabul ederler.

  • Bu kişiler kendilerini, kendi kendine yetebilen ve başkalarıyla yakınlık kurma ihtiyacı içinde olmayan bireyler olarak tarif ederler.

  • Bu kişilerden bazıları ilişkilerin gereksiz olduğundan bile bahsedebilir. 

  • Bu kişiler partnerinden daha az derecede yakınlık talep eder ve onlar hakkında kendilerine olduğundan daha olumsuz düşüncelere sahiptirler.

  • Diğerlerinden uzak durarak ve bağlanma ihtiyaçlarını reddederek olası bir reddedilmeye karşı olumlu kendilik imajını korumaktadırlar.

  • Başkalarına karşı güvensiz oldukları, başkalarını destekleyici olarak algılamadıkları, kendilerini başkalarına açma ve yakınlık kurmada isteksiz oldukları, akranları tarafından daha düşmanca algılandıkları bulunmuştur

10. Korkulu Stilde Bağlanma

Bu bağlanma şeklindeki kişiler: 

  • Kendilerini değersiz ve sevilmez olarak algılarken başkalarını da güvenilmez ve reddedici olarak algılar. 

  • Diğerleri tarafından kabul edilmeyi istemelerine rağmen reddedilme beklentileri ya da korkuları yüzünden yakın olmaktan korkarlar.

  • Kendilerini başkalarına açma, yakınlık kurma ve stres anında başkalarından destek isteme konusunda rahatsızlık duyan, kendine güvenleri az olan, sosyal ortamlarda atılganlık gösteremeyen kişilerdir

  • Partnerleri ve kendileri hakkında olumsuz inançlara sahiptirler.

  • Genellikle kendilerini değer verilmeye layık görmezler ve partnerlerine güvenmezler

11. Peki Ya Çözüm?

Aşağıdaki Cümleler Yardım Çığlığı Olabilir..

  • İlişki istemiyorum 

  • Bir ilişkiye hazır değilim.

  • Sorun sende değil 

  • Sen daha iyilerini hak ediyorsun

  • Böyle iyiyiz 

  • Takılıyoruz işte

  • Sorumluluk istemiyorum

  • "Neredesin, kiminlesin?" şeklinde hesap sorulsun istemiyorum

  • Bağlanmak istemiyorum

  • Erkeklere/Kızlara güvenmiyorum

  • Sana güvenemem

  • Ben bile ne istediğimi bilmiyorum

  • Ben işe yaramam

Şayet karşı taraftan bu tür cümleleri duymaya başladıysanız; sizin için en doğru adresin adı Psikoterapi'dir. Ya da ayrılırsınız olur biter. Seçim sizin..

Kaynaklar:

(ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİN GÜVENLİ BAĞLANMA DÜZEYLERİ İLE KİŞİLERARASI İLİŞKİ TARZLARI ARASINDAKİ İLİŞKİLER) Yüksek Lisans Tezi, Deniz Göçener

http://www.psikolojistanbul.com/issiz-adam-sendromu/

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
thereiaa

harika bir liste kesinlikle ilişkiler hakkında okuduğum en gerçekçi bilimsel ciddi anlamda sorunu belirlemeye yönelik yazı

cnsfrd

pfff. okumadım. cevapta basit. istemiyosan olmaz. istiyosan olur.başarı nedir salakça bir ilişkiyi sürdürmek mi. bi de o ne ya .başarısız ama ıssız adam. bi de git.

Gizli Kullanıcı

Bıktım ben ıssız adamlardan ne ya hem çok istiyorum diyorlar, hem de istemem yan cebe koy diyorlar. Bana uzak olsunlar Allaha yakın.

Başlıklar

anne
Görüş Bildir