Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

"Zorunlu Din Dersi Anayasal Gereklilik"

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

"Zorunlu Din Dersi Anayasal Gereklilik"

"Zorunlu Din Dersi Anayasal Gereklilik"

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, "Zorunlu din dersleri anayasal bir gerekliliktir" dedi. Dinçer, azınlık okulları hariç, bütün okullardaki bütün çocukların din dersi almak zorunda olduğunu söyledi.

Çeşitli programlara katılmak üzere Amasya'da bulunan Dinçer, beraberindeki protokol üyeleriyle kentin tarihi ve turistik yerlerini gezdi. İl Özel İdaresi Düğün Salonu'nda düzenlenen AK Parti Amasya İl Danışma Meclisi toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan Dinçer, Amasya'nın eğitimle ilgili sorunlarını masaya yatırdıklarını belirterek, "Amasya'mız özellikle eğitim altyapısı itibarıyla büyük oranda eksiklerini gidermiş görünüyor" diye konuştu.

Bir gazetecinin, "norm fazlası öğretmenlerin durumuyla ilgili" sorusunu yanıtlayan Dinçer, bakanlık olarak öğretmenler ve okullarla ilgili aldıkları tedbirlerin çocuklar için olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Dolayısıyla yaptığımız herhangi bir adım sebebiyle çocuklarımızın eğitiminin niteliği bozulacaksa biz o değişikliği yapmayız. Öyleyse çocuklarımızın başarısını artıracak tedbirler alındığında da bundan kamuoyundan destek bekliyoruz. Biz eğitimde niteliğin en kritik ögesinin, en çekirdek alanın öğretmenlik olduğunu düşünüyoruz. O yüzden de öğretmenlerimizin sınıfta ilk gün ilk dersten son gün son derse kadar eğitim yapacağı bir zemini, bir fırsatı hazırlamaya çalışıyoruz. Tabi bütün bunları yaparken vaktiyle karşı karşıya kaldığımız bir takım sorunları çözmek için de farklı politikalar uygulamak zorunda kalıyoruz."

Yaptıkları uygulamayı anlatan Dinçer, "Vaktiyle il emrinde bulunan ama il merkezlerinde yoğunlaştığı halde yeteri kadar kendilerinden yararlanamadığımız öğretmenlerimizi köylerimizde ve öğretmene ihtiyaç duyulan okullarda değerlendirmek istiyoruz. Bu çok tabii olarak aslında eğitimde niteliğimizi artıracak. Çünkü kadrolu öğretmenlerimiz bizim tecrübeli ve nitelikli öğretmenlerimiz. Onlar bir tarafta yeteri kadar ders sahibi olamaz, atıl beklerken öbür tarafta çocuklarımızın öğretmen bekliyor olmaları sizce de çok makul olmaması gerekir" dedi.

"Anlayış bekliyoruz"

Daha önce bu politika yerine daha çok ücretli öğretmenlerle eksikliklerin telafi edilmeye çalışıldığını dile getiren Dinçer, "Ama şimdi mevcut

öğretmenlerimizi okullarımızda değerlendireceğiz. Bundan kaynaklanan ufak tefek problemler çıkabilir. Onları da gördükçe çözmeye çalışacağız. Bu değişikliğin olduğu süre içerisinde biz daha çok anlayış bekliyoruz. Bilsinler ki genel anlamda çocuklarımızın başarısı bizim için ilk hedeftir. Bu açıdan varsa şayet öyle bir durum biz yeniden kararımızı gözden geçiririz ama temel politikalarımızı sonra devam ettiririz" diye konuştu.

"Rehabilitasyon merkezleri" konusu

Bakan Dinçer, bir gazetecinin "İstanbul'da devlete bağlı faaliyet gösteren rehabilitasyon merkezlerinin kapatıldığı ve özele devredildiği" konuya

ilişkin sorusu üzerine, şunları söyledi:

"Rehabilitasyon merkezi ve özel eğitim birimlerinin özel sektörde olması bence bir mahsur gibi görünmemeli. Çünkü şu anda özel sektörün etkinlik ve verimliliğini artırmaya yönelik aldığımız tedbirler sıkı bir şekilde uygulanıyor ve güzel de hizmet üretiyorlar. Ama bize ait bir kurum var da o kurumla ilgili yeni bir karar verilmişse, onu mahalli idareler vermiş olmalı. Ben gidip inceleyeceğim. Şu an durumla ilgili bilgim yok."

Ortaöğretimde din dersleri

Bir gazetecinin, "orta öğretimin yeniden yapılandırılması sürecinde din derslerinin devam edip etmeyeceği" yönündeki sorusunu yanıtlayan Dinçer, şöyle konuştu:

"Zorunlu din dersleri anayasal bir gerektir. Türkiye'de mevcut zorunlu din dersi özellikle son dönemlerde temel dini bilgiler dersini de seçimlik olarak koyduktan sonra din kültürü ahlak bilgisi, toplumsal değerlerin öğretildiği ders olarak yeniden içeriklendirilecek. Bu anayasal olarak zorunluluktur ve Türkiye'deki azınlık okulları hariç bütün okullarda bütün çocuklarımız almak zorundadırlar. Vaktiyle bu dersi almak istemeyen birçok öğrencimiz ve velisi dava konusu etmişlerdir bu meseleyi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne götürmüşlerdir. Hem Türkiye'deki dava neticeleri hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin verdiği kararlar bu dersin objektif ve eşit bir şekilde verilmesi şartıyla gerekli olduğu üzerinedir. Dolayısıyla tekrar tekrar bu meseleleri tartışmaya gerek yok. Niçin bu tip tartışmaları sürekli yaparak zaman kaybediyoruz? Öyleyse bu konuyla ilgili Milli Eğitim Bakanlığı'nın politikası da çok açık ve çok şeffaf bir şekilde paylaşılıyor. Öyleyse buna dair durumu kabullenmekte bence yarar var."

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiİstanbulÖğretmen
Görüş Bildir