"Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar" Türküsünün Gözyaşlarına Boğan Acıklı Hikayesi

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Çoğu türkümüzün ardında hüzünlü hikayeler saklı, ama "Yüksek Yüksek Tepelere" türküsünün öyle bir hikayesi var ki derin bir ah çektiriyor.

Kaynak: Türk Halk Müziği ve Oyunları, Sayfa 164

Tekirdağ'ın Malkara ilçesinin köylerinde herkesin bildiği, filmlere konu olabilecek acıklı hikaye şöyle:

Çok eskiden köyün birinde Zeynep isimli çok güzel bir kız vardır.

16'sına yeni bastığında Zeynep'i köylerindeki bir düğüne gelen Ali isimli bir genç görür ve çok beğenir.

Ali, köyüne döndüğünde hemen dünürcü gönderir.

Zeynep'i Ali'ye verirler ve hemen düğünleri olur.

Zeynep'in gelin gittiği köy ile kendi köyü arası üç gün üç gece mesafededir.

Zeynep; annesini, babasını ve kardeşini tam 7 yıl göremez.

Bu özlem, Zeynep'in yüreğinde her gün biraz daha büyüyerek dayanılmaz bir hal alır.

Zeynep, köyün büyük tepesinde bulunan evinin bahçesine çıkarak kendi köyüne doğru için için kendi yaktığı türküyü mırıldanır ve gözleri uzaklarda sıla özlemini gidermeye çalışır.

Kocası, Zeynep'in özlemine pek aldırış etmez. Kaldı ki eski sevgisi de pek kalmadığından Zeynep'i hor görmeye, ona eziyet etmeye başlar.

En sonunda bu özlem ve horlanma Zeynep'i yataklara düşürür.

Gün geçtikçe hastalığı artan Zeynep'in düzelmesi için köyden gelip geçenler de annesinin, babasının çağrılmasını ister.

Başka çaresi kalmadığını anlayan kocası, kayınvalidesi ve kayınpederine haber vermeye gider.

Altı gün altı akşam süren bir yolculuk sonrası köye ulaşan anne-baba, Zeynep'i yatakta bulur.

Perişan bir halde olan Zeynep, annesi ve babasına da türküyü söylemeye başlar.

Çevrelerindeki bütün köy kadınları duygulanıp, ağlarlar. Annesi fenalık geçirir.

Bayılan Zeynep, hasretini giderir ama artık çok geç kalınmıştır. Bir daha iyileşemez ve ölür. Herkes Zeynep için gözyaşı döker.

İşte o gün bu gündür bu türkü, ayrılığın türküsü olarak dillerde dolaşır: Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar. Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler. Annesinin bir tanesini hor görmesinler.

Uçan da kuşlara malum olsun, ben annemi özledim. Hem annemi hem babamı hem köyümü özledim.

Babamın bir atı olsa, binse de gelse. Annemin yelkeni olsa, uçsa da gelse. Kardeşlerim yolları bilse de gelse.

Uçan da kuşlara malum olsun, ben annemi özledim. Hem annemi hem babamı hem köyümü özledim.

Yıllardır kına geceleri esnasında dökülen gözyaşlarının ardında Zeynep'in gözyaşlarının döküldüğü böylesine acıklı bir hikaye saklı.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
zubarak

HE HE ÇOK ACIKLI VE NE BÖYÜK Bİ' HİKAYE :D BEN DE Bİ'ŞEY SANDIM DA OKUDUM..

asli.unsal2

Hikayeyi okuyunca ağladım. :D Saol editör kına gecemde hatırlayıp bol bol ağlatacak neden buldun bana

patrick-bateman

Ya Ali senin o kızı bindirip, köyüne götüremediğin atın nalını yapan ustayı sikiyim şirazemi kaydırdın. Senin yüzünden işçiye, emekçiye sövdüm Allah belanı versin senin ya yan amkmun adamı senin yadigar, yıkık orospu çocuğu seni

gecetanricasi

Sakin ol şampiyon.

patrick-bateman

3 gün 3 gece uzağa kız mı verilir amkmun oğlu hadi verdin diyelim arada git bi bak lan naptı diye sokuk çıldırttın akşam akşam ağlaya ağlaya sövüyorum sana hem Ali'ye hem kayınpederine

kymelria

3 gün mü altı gün mü?

nilda-nld

3 gün git 3 gün gel 6 gün işte :D:D

kymelria

"Altı gün altı akşam süren bir yolculuk sonrası köye ulaşan anne-baba" anne baba altı gün yolculuk yapmış...

Başlıklar

SılaTekirdağanne
Görüş Bildir