'Yeni Yılda Kesin Bırakıyorum' Dediğiniz Takıntılara Mutlaka Eklenmesi Gereken 13 Huy ve Alışkanlık

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

Beyaz yakalılardan öğrencilere, serbest çalışanlardan şirket patronlarına kadar tüm zamanların en büyük problemlerinden bir tanesi zamanı iyi yönetememek. Ofisten sosyal hayata, ev işlerinden hobilere koşturup hiçbir şeye yetişememek; çok çalışıp çok yorulduğumuz halde işleri bitirememek.

Bu konuda bilip hatırlamamız gereken tek şey ise şu: Hayatın her alanında verimlilik çok çalışmakla değil, akıllı çalışmakla ilgili.

Daha az zamanda daha fazla üretken olabilmemiz için yeni yılda mutlaka bırakmamız gereken huy ve alışkanlıkları derledik.

Kaynak: http://www.businessinsider.com/bad-habit...

1. Aniden gelen internete girme isteği

Hemen hepimizin gün boyunca internet erişimi olduğu bir çağda, verimliliğin önündeki en büyük engel web bağımlılığı. Uzmanlar bunun dürtüsel olduğunu söylüyor; yani özellikle de ofiste bir iş yaparken, birdenbire aklımıza takılan bir şeye bakmak üzere aniden internete giriyoruz. 

Uzmanların çözüm önerisi ise şöyle: Gün içinde aklımıza gelen, kafamıza takılan konuları kağıt üzerine (yahut not alma aplikasyonlarına) not edip, yapmakta olduğumuz işleri tamamladıktan sonra topluca bakmak.

2. Multi-tasking*

* Birden fazla işi aynı anda, eş zamanlı olarak yürütebilmek

Patronların en bayıldığı çalışan özelliği olmasına ve çoğu zaman "iyi" bir beceri olarak kabul edilmesine rağmen, multi-tasking'de gerçekten başarılı olabilen insanların oranı yalnızca %2.

Geri kalanlarımız için ise bu "beceri", dikkatimizi dağıtıp zamanımızı yönetmeyi zorlaştıran bir beceriksizlik...

3. E-mailleri ve her tür bildirimi anlık kontrol etmek

E-mail kutumuza düşen her bir e-maili anlık olarak kontrol edip cevaplamak her defasında ortalama 25 dakikamıza mal oluyor (okumak, yanıtlamak, dosya eklemek, yapmakta olduğunuz işe geri dönüp tekrar adapte olmak, vb). Bu konu, çalışanları gün içerisinde en çok sersemleten maddelerin de başında geliyor.

Strateji danışmanı Ron Friedman şunu öneriyor; iş saatlerinde hem e-maillerinizin, hem de cep telefonunuzun anlık bildirimlerini kapatın veya hiç değilse en az yarımşar saatte bir kontrol edin.

4. Kendini ödüllendirme kaytarmacılığı

İster rejime başlayalım, ister spora, ister başka bir yeni disipline, hepimiz bir noktada "kendini ödüllendirme" dürtüsüne yenik düşüyoruz. 

İngilizce'de buna moral licencing deniyor; yani kendimizi bir ödülü hak ettiğimize inandırıp, programdan şaşma hatası. Sorun ise şu, bunu o programın gün ve saati belirlenmiş bir parçası haline getirmektense, dürtüsel olarak yapıyoruz ve netice itibariyle disiplinden giderek daha sık sapıyoruz.

5. Günün en vakit alacak işini en sona bırakmak

Genellikle güne kolay ve kısa sürecek işleri hallederek başlıyoruz; çünkü "bir şeyler bitirmiş olmak" iyi hissettiriyor. Ancak günün en önemli ve en meşakkatli işleri en sona, çoğunlukla da yapılmadan kalıyor.

Araştırmalara göre, insanların günlük olarak yalnızca kısıtlı bir azim kapasitesi var; ki bu kapasite de günün saatleri ilerledikçe düşmekte. Dolayısıyla, güne zor ve uzun sürecek işlerle başlayıp kolayları sona bırakmayı denemekte fayda var.

6. Çok sayıda toplantı yapmak

Bir Arpa Boyu Yol Alamayıp Hiçbir İş Yapmadan Çok Yorulma Sanatı: Toplantı - onedio.com
Bir Arpa Boyu Yol Alamayıp Hiçbir İş Yapmadan Çok Yorulma Sanatı: Toplantı - onedio.com

7. Hareketsizlik

Kapalı bir odada bütün gün bir sandalye üzerinde oturmaya son vermek hem anatomik sağlığımız, hem de beynimizi oksijen sirkülasyonundan mahrum bırakmamak açısından şart. 

Danışman ve yazar Nilofer Merchant, masa başı hareketsizliği için yürüyen buluşmalar önermiş. Bir görüşmeniz mi var? Toplantı odasına kapanmak veya bir restorana oturmak yerine, açık havada, yürüyerek konuşun diyor.

8. "Ertele" butonu bağımlılığı

En sevdiğimiz şey; ancak sandığımız kadar iyi değil.

Uyandığımız anda vücudumuz, bizi güne hazırlamak üzere bir takım tetikleyici hormonlar salgılamaya başlar. Her "ertele" dediğimizde ise bu tetiklenme, uyanma sürecini aslında yavaşlatmış oluyoruz. Kaldı ki vücudumuz tüm gece dinlenemediyse, "5 dakika daha" zaten dinlenmiyor.

Bunun yerine gerçekten uykumuzu almaya çalışma alışkanlığı edinebilmek önemli.

9. Hedefleri önceliklendirmemek

Hayatta çok sayıda ve değişik hedeflere sahip olmak iyi bir şeymiş gibi durabilir; ama verimlilik açısından bakıldığında kesinlikle olumsuz.

Warren Buffett çok basit bir çözüm öneriyor: Günlük, haftalık, aylık, yıllık vb hedeflerinizin birer listesini yapın. Şimdi her listedeki en önemli 5 maddeyi işaretleyin. Ve gerisini silin...

10. Aşırı planlamak

Hırslı ve organize insanların çoğunda görülen bir ortak özellik, günlerini saati saatine planlama takıntısı. Halbuki hayat elbette bu kadar planlı yaşanamıyor. Aniden çıkan bir iş, bir yakınınızın rahatsızlanması, beklenmedik araya giriciler neticesinde, bu insanların kafası diğer herkesten daha çok karışıyor.

Bunun yerine, o günün en önemli 3-4 işi için saat aralığı planlaması yapmakla yetinin.

11. Eksik planlamak

Harvard öğretim görevlisi Dr. Robert Pozen şöyle öneriyor: Herhangi bir orta-uzun vadedeki tüm hedefleriniz için,  "kervan yolda düzülür" anlayışı yerine, harekete geçmeden önce bir durun ve strateji planlamaya vakit ayırın. Bu şekilde, yol üzerindeki hayal kırıklıklarını ve zaman kayıplarını daha kolay önlersiniz.

12. Cep telefonunu yatağın baş ucuna koyarak uyumak

Uyumadan önce gördüğünüz son şey karanlık bir odada baktığınız telefonun / tabletin LED ekran ışığı ise, uykuya dalmanıza yardımcı olan melatonin seviyenizin önemli miktarda baskılanacağını 2016'da hatırlayın...

Düşük melatonin seviyesinin aynı zamanda ciddi bir depresyon tetikleyicisi olduğunu da biz hatırlatmış olalım.

13. Mükemmeliyetçilik

İngiliz yazar ve filozof Alain de Botton "erteleme" (procrastination) huyunun altında yatan en önemli sebebin, istememekten ziyade, işi iyi yapamamaktan duyduğumuz korku, yani mükemmeliyetçilik olduğunu söylüyor.

Button'a göre mükemmeliyetçi kişiler bir işi yapmaya ancak deadline'a çeyrek kala; yani o işin hiç yapılmamasının kötü yapılmasından daha vahim hale geldiği noktada başlıyor.

Button'a göre, bu huy tüm listede vazgeçip geride bırakması en zor olanı; ve de en uzun zaman alanı...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
streetkedisi

Proje kabullerinde en sık duyduğum laf "kervan yolda düzülür" :))Proje üstlenicisi firmanın derdi bir an önce prod geçişi yapıp fatura kesmek olduğu için, her proje kabulünde bu lafı söyler firmanın sahibi üst yönetime, bizimkilerde başa gelecekleri onlar çekmeyeceği için kabul eder.Sonra prod'a geçtiğinde hatalı ve eksik yapılan kısmın bedelini sen çekersin, ama kimin umurunda tabii.

erlik

Sağolsunlar aynı durum bizde de var. Tek dert satış olunca her projeye atlarlar. Kervan yolda düzülür mantığı ile üretim başlar. Sevkiyat günü hala üretim devam eder. Sonra 6-7 haftada üretemedikleriişi seni 1 saate sevk etmeni beklerler. Macburen sabahlara kadar ambalajlar, konteynerle yüklersin. Çünkü teslim tarihi bellidir. Ertesi sabah kanlı gözlerle işe gelirsin. Üretime sorsan zamanında teslim etmişlerdir. Sonra ay sonu hesap sorarlar "neden sizin mesailer bu kadar yüksek ?" Beceremeyen yine sen olursun

streetkedisi

"Böyle gelmiş, böyle gider" mantığının bu kadar ısrarla normal sayılmasını kabul edemiyorum gerçekten.Yurt dışı IT projelerinde de çalıştım.Adam proje süresi 300 gün ise, 300 gün diyor bizimkiler rekabet için aynı projeye 100 gün diyor herkesi 7/24 çalıştırırım mantığı ile ama 400 günde teslim edebilir ise öp başına koy.Bizim şirketin statüsü gereği iç ve dış denetimleri çok fazla ve ondan sonra aynen dediğiniz gibi neden bu kadar mesai var diye bulgu çıkıyor denetimde.Düzelen bir şey oluyor mu... tabii ki olmuyor.Çünkü" böyle gelmiş, böyle gider" yine devrede oluyor

erlik

O denetim kısımını hiç sormayın. Aynı sıkınıt bizde de var. Dün akşam saat 6'da ürünlerin hazır olduğun söylediler. Çarşamba son sevk tarihi. Yani bugün 92 palet ürünün sandıklanması gerekiyor. Dün akşam haliyle 4 kişi mesaiye kaldı. Sabah işe geldim. 30 palet duruyor. Sebep : Daha çıkış kalite birimi onay vermemiş. Ama sorsan üretim bitti. Şimdi bir dahaki ay hesap ver. Neden mesaiye kaldılar ? Kaldıralrsa neden iş bitmedi ? ama üretime sorsan. Biz ne yapalım. Bu zamana kadar hep bu şekilde oldu. 35 yaşında sinir hastası oldum. Verin oradan xanax :@

bigwideeyes

tırnak yemek :/ (böyle de sıradan bir insanım)

Başlıklar

2016İngiltereweb
Görüş Bildir