“Yargı Kadına Şiddet Uygulayan Erkeğe En Alt Düzeyde Ceza Veriyor”

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

“Yargı Kadına Şiddet Uygulayan Erkeğe En Alt Düzeyde Ceza Veriyor”

“Yargı Kadına Şiddet Uygulayan Erkeğe En Alt Düzeyde Ceza Veriyor”

Mor Çatı Kadın Sığınma Vakfı gönüllüsü Avukat Özlem Özkan ile İMECE Kadın Sendikası Girişimi’nden Serpil Kemalbay , kadına karşı günden güne artan şiddet vakaları ile ilgili gelinen son durumu DİHA’dan Hülya Emeç’e anlattı.

Türkiye’de kadına dönük cinayet, şiddet ve tecavüz vakaları hız kesmeden her gün devam ediyor. Resmi kayıtlara göre 2012 yılının ilk 11 ayında toplam 147 kadın katledildi, 300 kadın tacize ve tecavüze uğradı, 208 kadın şiddete maruz kaldı. Erkeğin işlediği cinayetlerin yaygın medyada ”aldatma”, “boşanma”, ”aşk”, ”namus” veya “kıskançlık” adı altında haberleştirilmesi bu katliamları meşrulaştırırken, yargının katillere alt seviyeden ceza vermesi ya da delil yetersizliğinden serbest bırakması sorunun erkek egemen toplum tarafından görmezden gelindiğinin de bir göstergesi.

2013 yılının ilk 6 gününde dahi en az 4 kadın erkek eliyle katledilirken, 2 kadının ise intihar ettiği iddia edildi. Kadın katliamlarına karşı kalıcı çözüm üretilmediğini düşünen kadın kurumları hükümetin kadın politikalarını ve 2012 yılını değerlendirdi

Özlem Özkan: Erkeğin işlediği suça “kadın cinayeti” denmesinin özel bir nedeni var”

Mor Çatı Kadın Sığınma Vakfı gönüllüsü Avukat Özlem Özkan , erkeğin işlediği katliamlara “kadın cinayeti” denmesinin özel bir nedeni olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Kadına dönük yapılan tacizin, tecavüzün münferit, sıradan, yaşanabilir bir olay olmadığını ve kadınların sadece cinsiyetlerinden ötürü ayrımcı bir bakış açısıyla ele alındığını görüyoruz. Bu fiilleri işleyenlerin sıradan bir suçlu muamelesi değil, bilinçli işlenen suçlar statüsüyle ele alınması gerektiğini düşünüyorum.”

2012 yılının başlarında devletin kadına dönük yasalar çıkardığını dile getiren Özkan, 6284 sayılı Kadına Şiddetin Önlemesi ve Ailenin Korunması Kanunu çıkarılmasının rağmen pratik anlamda işletilmediğini belirterek, kadına dönük şiddetin yasal anlamda eksik kaldığı boyutları şu şekilde sıraladı: “Mahkemelerin kadına dönük şiddetin kanıtlanması konusunda delil istemesi başlı başına bir sorun olarak karşımızda durmakta. Şiddetin delili her zaman bulunamayabilir. Kadın yaşadığı şiddetin hem tanığı hem de mağdurudur. Bir de şiddet sadece fiziki anlamda değildir. Cinsel, ekonomik ve psikolojik şiddet de bu şiddetin birer parçasıdır.”

Şiddetin bir diğer yüzünün de iktidar olduğunu kaydeden Özkan, erkeklerin iktidarını sağlamak için şiddet uyguladığına dikkat çekerek, şöyle devam etti: “Bu ülkede kadınlar küpe taktıkları, tayt giydikleri, kısa etek giydikleri veya boşanmak istedikleri için eşleri, babaları, ağabeyleri, amcaları tarafından öldürülüyor. Yaşanan cinayetlere karşı mahkemeler haksız tahrik indirimi yaparak erkeği kollayıp yeni cinayetlere davetiye çıkartmaktadır.” şeklinde konuştu.

Serpil Kemalbay: “Yargı şiddet uygulayan erkeğe en alt düzeyde ceza veriyor”

İMECE Kadın Sendikası Girişimi’nden Serpil Kemalbay ise, kadınlar açısında geçen yılların bir birinin tekrarı olduğunu kaydetti. Giderek güçlenen bir kadın mücadelesi olduğu kadar bunun yanında her geçen gün daha da azgınlaşan erkek iktidarı ve katliamının geliştiğini söyleyen Kemalbay, günde 5 kadının erkekler tarafından katledildiğini anımsatarak, “2012 yılı da kadın katliamlarının yoğun yaşandığı bir yıl oldu. Hükümet kadın katliamlarının önüne geçmek yerine, yargı yoluyla tecavüzcülere verdiği cezalarla kadın katliamlarını meşrulaştırdı” dedi. Devletin kadın konusunda çok eril bir dil kullandığını belirten Kemalbay, “AKP hükümetine bakıldığında kadına dönük şiddetin köküne inebilecek bir yan göremiyorum. Sistemin bekasının nasıl koruyayım, kolluyayım diye düşünüyor. Kendine en temel görev olarak hükümet bunun önüne koymuş. Saldırgan bir dille ve militarist bir tarzla kadına yaklaşımlar her geçen gün daha fazla sürdürülüyor. Böyle bir ortamda AKP hükümetinden kadına dönük şiddet için medet ummak anlamsız olur” dedi.

Devletin yaklaşımının aileyi her şeyin merkezine koymak olduğunu söyleyen Kemalbay, “Kadının bedenine dönük saldırılar, haklarına dönük saldırılar hız kesmeden devam ediyor. Hükümet bilinçli olarak kendi ideolojisini; yani ılımlı İslam politikalarını uyguluyor ve aileyi kutsallaştırarak kadını kimliğinden, cinsinden uzaklaştırıyor” diye konuştu.

Yargı alanında kadına dönük şiddet konusunda erkeklere büyük bir tolerans sağlandığını söyleyen Kemalbay, “Yargı şiddet uygulayan erkeğe, ya en alt düzeyde ceza veriyor ya da delil yetersizliğinden serbest bırakıyor. Şiddet uygulayan erkeklerle ilgili kalıcı ve sindirici önlemler alınmadığı için bu tür olayların toplum nezdinde meşrulaştırılıyor”diye konuşan Kemalbay, erkek şiddetini kabul etmeyen kadınların sokağa çıktığında bu sefer de devlet şiddetiyle karşılaştığını ifade etti.

( Alternatif Siyaset.net )

URL : http://www.yesilgazete.org/?p=70657

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiİntiharTecavüzaşkkadınlarkulak piercingleriolay
Görüş Bildir