Tusk: 'Türkiye, Sığınmacılar Konusunda Dünyaya Örnek Olacak Tek Ülkedir'

 > -

Başbakan Davutoğlu, Almanya Başbakanı Merkel, AB Konseyi Başkanı Tusk ve AB Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Timmermans, Gaziantep'te sığınmacılar için bir araya geldi ve ortak basın toplantısı düzenledi. AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, "Türkiye, bugün tüm dünyada göçmenleri nasıl barındırmamız gerektiğine dair dünyaya örnek olacak tek ülkedir. Türkiye'ye bu konuda kimsenin ders verme durumu yoktur" dedi.

Merkel'i Gaziantep'te Başbakan Davutoğlu karşıladı 

Başbakan Davutoğlu, Almanya Başbakanı Merkel, AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ve AB Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Frans Timmermans, Gaziantep'te Nizip-2 Konteyner Kent ve Konaklama Tesisi'nde Suriyeli sığınmacılarla bir araya geldi.

Başbakanlık otobüsü ile 4 bin 818 Suriyelinin yaşadığı tesisin girişine gelen Davutoğlu, Merkel, Tusk ve Timmermans, yöresel kıyafet giyen Suriyeli kız çocukları tarafından çiçeklerle karşılandı.

Davutoğlu, Merkel, Tusk ve Timmermans, Suriyeli çocuklarla basına poz verdi. Çocuklarla sohbet eden liderler, daha sonra kampa girdi. Kamp ziyareti basına kapalı gerçekleşti.

Davutoğu, Merkel ile beraberindeki heyet, Gaziantep Aile ve Çocuk Merkezi’ni ve burada bir anaokulunu ziyaret etti.  

Heyet, Gaziantep Üniversitesi Kongre ve Sanat Merkezi'nde bir toplantı gerçekleştirdi, ardından da basın toplantısı düzenledi.

'Ortak bir vicdana, anlayışa ve yol haritası'

Burada ilk konuşmayı yapan Davutoğlu şunları söyledi:

"Üzerinde bir çok yorum yapıldı. Ama şunu ifade etmek isterim. Hem Türkiye Cumhuriyeti hükümeti adına hem de Avrupa Birliği ve Almanya adına da bizim tek bir gayemiz var. İnsani bakımdan İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra yaşanan en büyük trajediye birlikte çözüm aramak. Bu mesele ne Türkiye'nin ne de Avrupa Birliğinin tek başına üstlenmesi gereken bir meseledir."

"Kilis'te hayatını kaybeden vatandaşlarımıza, şehitlerimize rahmet diliyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak Türkiye'ye yönelik her türlü tehdide karşı en kararlı tutumu sergilemeye devam edeceğimizi ifade ediyorum. Gerek Suriye rejiminin baskıları, zulmü, gerekse DEAŞ, PKK, YPG diye terör örgütlerinin Türkiye'ye dönük olarak yaptığı her faaliyet mutlaka mütekabiliyet esasları çerçevesinde karşılığını bulacak."

Başbakan Davutoğlu, görüldüğü gibi ortak bir vicdana, anlayışa ve yol haritasına sahip olunduğunun altını çizerek, ilerleyen dönemde her konuda birlikte adımlar atılacağını bildirdi.

AB'nin, Suriyeli mültecilere taahhüt ettiği hususların birer birer gerçekleşeceğini vurgulayan Davutoğlu, en geç temmuz ayına kadar 1 milyar avroluk proje tutarının hayata geçirileceğini, ilerleyen 3 yıl içinse 6 milyar avroluk projelerin birer birer Suriyeli mültecilerin hizmetine sunulacağını kaydetti.

Davutoğlu, söz konusu paranın Türkiye'ye verilen bir para değil, doğrudan Suriyeli mültecilere aktarılan bir yardım olduğuna dikkati çekti.

'Dışarıdan ve yukarıdan bakılmaksızın her konuyu tartışırız'

Ahmet Davutoğlu Türkiye'ye yönelik basın özgürlüğü konusundaki eleştirilere şu yanıtı verdi:

"Bize dışardan ve tepeden bakılmasına müsamaha göstermeyiz. Basın özgürlüğü konusunda her şeyi ele alabiliriz. Bir araya geldiğimizde karşılıklı kaygıları ele alıyoruz. Türkiye 4 büyük seçim yapıldı. Kimse propaganda kısıtlaması gösteremez. Ben ve partim çok ağır şekilde eleştirildi. Bunu düşünmeyiz bile. Mısır’dan gelen bir arkadaşın konusu ele alındı. Bu kişinin gazeteci olarak müracaat yapmadığı görüldü. Bu tür münferit olaylarla birlikte basın özgürlüğünün ele alınmasını istemem. Son olarak Sayın Cumhurbaşkanımıza yapılan hakaret, birlikte ele aldık. Bir ülkenin cumhurbaşkanına ağır hakaretlerde bulunmak basın özgürlüğü müdür. Tartışmalıyız. Düşünün Almanya’da bir Türk bu sözlerle muhatap olduğunda bunun adı açık bir şekilde ırkçılıktır. Dışarıdan ve yukarıdan bakılmaksızın her konuyu tartışırız."

Merkel: 'Yeni projelerin ortaya konması bizi sevindiriyor'

Merkel ise, ülkesinin Türkiye'de basın özgürlüğü hususundaki tutumunu şu şekilde anlattı:

"Bizim bu konularda konuşmadığımız söyleniyor. Bu kadar çok sık bir araya gelmemiz de bu konuları konuştuğumuzu gösteriyor. Bu konuları ele alıyoruz. Basın özgürlüğü ile ilgili olarak akreditasyon sorunları varsa bunlar açıkça konuşulur ve samimiyetle de ele alıyoruz. AB’nin diğer üyeleri ile de hemfikir olmayabiliyoruz. Basın özgürlüğü bizim için önemlidir ve ele alıyoruz."

Ortak basın toplantısında konuşan Merkel, ziyaret sayesinde Türkiye'nin 3 milyon sığınmacıya başta barınma olmak üzere sunduğu fırsatları görme imkanı bulduklarını söyledi.

Kampa 23 Nisan'da gelmeleri vesilesiyle çocuklara verilen eğitime ilişkin koşulları da görebildiklerini belirten Merkel, böylelikle onların ileriye dönük çalışabilecekleri ortamın hazırlanmasına katkı sağlanacağına işaret etti.

Suriyeli sığınmacıların yüzde 15-20'sinin kamplarda yaşadığını ancak geriye kalanların kamp dışında olduğunu vurgulayan Merkel, bugün Suriyeli sığınmacılar konusunda neler yapmak istediklerini görüştüklerini anlattı.

Gaziantep'te 120 bini çocuk 370 bin mülteci olduğunu kaydeden Merkel, "Çocuklar iki kademeli eğitim alıyorlar. Bu konuda AB tarafından maddi imkanlar kapsamında da bütün çocukların okula gitmesi öngörülüyor. Bu çok önemli bir çalışma. Travma yaşayan anne babalar, engelli çocuklar var. Bu alanda da yapılabilecek çok güzel projeler olduğunu düşünüyorum. AB Komisyonu olarak da büyük bir ivmeyle yeni projelerin ortaya konması bizi sevindiriyor. Burada önemli olan insanların hayatına dair bize bilgi vermesiydi." diye konuştu.

'Çok cesurca bir adım'

Türkiye'nin Suriyeli sığınmacılara çalışma izni verdiğine dikkati çeken Merkel, şöyle devam etti:

"Böylelikle Suriyeli sığınmacılar daha farklı imkanlara kavuşacaktır. Çünkü işsizlik ve yanı sıra iş arayan sığınmacılar varsa, bu her ülkede tartışma yaratır. Bu, bana göre atılan çok cesurca bir adımdır. Diğer taraftan da Suriyelilerin toplum olarak kucaklandığını gördük. Türkiye, bütün ülkeler arasında en çok sayıda sığınmacıyı kabul eden ülke konumunda. AB'nin de sorumluluğu üstlenmesi gerekiyor. Almanya da bunu AB üyesi olarak severek yapıyor. Düzensiz göçle ilgili farklı konuları ele aldık. Bunun önlenmesi için atılacak adımlar üzerinde durduk. Bu konuda çalışmaya da devam edeceğiz. Bizler yükümlülüklerimizi yerine getireceğiz. Benim açımdan bugün uygulamada neler yapıldığını ve başarıldığını görmek önemliydi. Kentsel çalışmalar da çok önemliydi. Bu, bizim için çok büyük bir kazanç oldu."

Tusk: 'Türkiye örnek olacak tek ülkedir, kimsenin ders verme durumu yoktur'

AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ise şunları söyledi:

"Sadece siyasi açıdan söylediğim bir söz değil gerçekten şahsi kanaatim şöyle. Türkiye, bugün tüm dünyada göçmenleri nasıl barındırmamız gerektiğine dair dünyaya örnek olacak tek ülkedir. En önde gelen ülkedir. Türkiye'ye bu konuda kimsenin ders verme durumu yoktur. Gerçekten bundan büyük bir gurur duyuyorum, sizinle bu konuda işbirliği yapmaktan.

İş birliğimizin ötesinde ikili ilişkilerimizin söz konusu olduğu çok çeşitli konular var. Onları ele aldık. Mesela, vizenin serbestleştirilmesi konusunda yine çalışmaları hızlandırdık. Görüyorum ki gerçekten Türkiye gerekli tüm kriterleri yerine getirdiği zaman bu yaz bu konuda bir adım atılabilecektir. En önemli konulardan bir tanesi tabii ki Suriye'deki çatışmalar ve siyasi görüşmeleri tekrar gündeme getirmek gerekiyor. İnsanı hedeflere yönelik yapılan son saldırılar maalesef bu konuyu engellemektedir."

Tusk, Başbakan Davutoğlu'na daveti için teşekkür ederek, kararlılığı ve çabaları için de şükranlarını sundu ve şu ifadeleri kullandı:

"Sadece siyasi açıdan söylediğim bir söz değil gerçekten şahsi kanaatim şöyle. Türkiye, bugün tüm dünyada göçmenleri nasıl barındırmamız gerektiğine dair dünyaya örnek olacak tek ülkedir. En önde gelen ülkedir. Türkiye'ye bu konuda kimsenin ders verme durumu yoktur. Gerçekten bundan büyük bir gurur duyuyorum, sizinle bu konuda işbirliği yapmaktan"

Ziyaret, 20 Mart'ta AB ile Türkiye arasında varılan ve Avrupa'ya göçmen akınını kontrol altına almayı amaçlayan anlaşmaya dair ilerleme sağlayabilmeyi amaçlıyor.

Almanya ve Avrupa kamuoyunun bir bölümü AB-Türkiye göçmen anlaşmasına eleştirilerini sürdürürken Merkel'in ziyarette anlaşmayı bir kez daha savunması bekleniyor.

Vizesiz seyahat tartışması

Ziyaret kapsamında, Merkel ile Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yapacağı görüşmede, Türk vatandaşlarının AB'de vizesiz seyahati konusunun da ele alınacağı iddia edilmişti.

Vize Muafiyetinde En Kritik İki Hafta: Türkiye Zamana Karşı Yarışıyor - onedio.com
Vize Muafiyetinde En Kritik İki Hafta: Türkiye Zamana Karşı Yarışıyor - onedio.com

Anlaşmaya göre Türkiye'nin vizesiz seyahat için 4 Mayıs'a kadar 72 koşulu yerine getirmesi gerekiyor.

Komedyen tartışması

Merkel'in ziyareti göçmen anlaşması kadar Alman komedyen Jan Böhmermann'la ilgili gelişmelerin de Avrupa kamuoyunda yoğun olarak tartışıldığı bir dönemde gerçekleşti.

Merkel, 4 Nisan'da yaptığı açıklamada Böhmermann'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'la ilgili hakaret içeren şiiri okuduğu için "kasten yaralayıcı" ifadesini kullanarak hata yaptığını söyledi.

Hükümet sözcüsü Steffen Seibert aracılığı ile bir açıklama yapan Merkel, bu konuda kendisine kızdığını ifade ederek düşünce ve basın özgürlüğüne kişisel olarak önem vermiyormuş gibi bir izlenimin doğduğunu kaydetti. Bu izlenimin yanlış olduğunu vurgulayan Merkel, "İnsan hakları, özgürlük hakları, basın özgürlüğü vazgeçilmez değerlerdir" ifadelerini kullandı.

Merkel, Alman Ceza Yasası'nın 103'üncü maddesi uyarınca "yabancı devlet adamlarına hakaret" suçlamasıyla Böhmermann hakkında yargı yolunun açılmasına onay vermesinin ise doğru bir karar olduğunu kaydetti.

Merkel Onay Verdi, Böhmermann'a Yargı Yolu Açıldı - onedio.com
Merkel Onay Verdi, Böhmermann'a Yargı Yolu Açıldı - onedio.com

Merkel'in açıklaması

4 Nisan'da Merkel'in Başbakan Davutoğlu ile yaptığı görüşmenin ardından şiirin "kasten yaralayıcı bir metin" olduğu konusunda hemfikiriz denilmişti.

Merkel'in bu açıklaması Almanya'da sert eleştirilere neden olmuş ve Merkel'in yargı kararını açıklamadan böyle bir nitelemede bulunmasının hatalı olduğu dile getirilmişti. Merkel'e Türkiye ile AB arasındaki mülteci anlaşması nedeniyle Erdoğan'a boyun eğdiği suçlamaları yöneltilmişti.

İki maddeden inceleme

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisi hakkında içinde küfürlü ifadeler geçen bir şiir okuyan Alman komedyen Jan Böhmermann hakkında ayrıca bizzat suç duyurusunda bulunmuştu. 

Erdoğan'ın suç duyurusunu Alman Ceza Yasası'nın 194'üncü maddesine dayanarak "kişiye hakaret etmek" suçlamasını düzenleyen 185'inci maddesi gereğince yapmıştı. Alman Ceza Yasası'nın 194'üncü maddesi, hakaret soruşturması başlatılması için mağdurun şikayetçi olmasını öngörüyor.

Mainz Savcılığı, her iki maddeden de incelemesini sürdürüyor.

Deutsche Welle TürkçeBBC Türkçe, Al Jazeera Türk, AA ve Onedio

Onedio Gündem'i Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Ahmet DavutoğluAlmanyaAngela MerkelAvrupa BirliğiBaşbakanIŞİDKilisMısırRecep Tayyip ErdoğanSuriyeTeröranneonedio
Görüş Bildir