Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

'TİB'den Çıktığımızda Tüm Milletvekillerinin Dinlendiğini Anladık!'

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

'TİB'den Çıktığımızda Tüm Milletvekillerinin Dinlendiğini Anladık!'

'TİB'den Çıktığımızda Tüm Milletvekillerinin Dinlendiğini Anladık!'

BDP'li Hasip Kaplan, TİB'e "milletvekillerini de dinliyor musunuz" diye sorduk bize, "Bize sizin dinlenip dinlenmediğinizi söyleyemeyiz dediler. Bu sorunun cevabı milletvekilleri de dinleniyor demek. Dinlendiğimizi TİB’de anladık"

TBMM Böcek Komisyonu Üyesi BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan , “Türkiye’de sınırsız ve denetimsiz dinleme özgürlüğü var” dedi. “Bir simitçi ile Anayasa Mahkemesi arasından dinleme arasında bir fark yok” diyen Kaplan’a göre, ‘önleyici’ dinleme kapsamında, sınırsız dinleme yapılıyor.

“Bu dinlemelerin kendi iç işleyişleri dışında bir denetimi yok” diye Kaplan, Ergenekon, KCK ve birçok davada binlerce siyasetçinin, milletvekili ve belediye başkanının dinleme kayıtlarından yapıldığına dikkat çekti. Kaplan, “KCK davasından 10 bini aşkın siyasetçi tutuklu. Ellerinde dinlemeden başka bir delil yok” dedi.

Kamuoyunun yanı sıra cezaevinden çok sayıda başvurunun yapıldığı Meclis Böcek Komisyonu, geçtiğimiz haftayı MİT-TİB-Jandarma ve Emniyet istihbarata yaptıkları ziyarette gündemden inmedi.

MİT’in Büyük Salonu’nda kabul edilen milletvekilleri, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile MHP’nin kasetleri hakkında yoğun sorularına yanıt alamadı.

Tartışmalarla noktalanan ziyaretler ve bu ziyaretlerden ne gibi izlenimlerle dönüldüğünü BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan T24 ’ün sorularına verdiği yanıtlarla değerlendirdi.

Komisyon, devletin en önemli kurumlarını hem dinledi. Hem de yerinde inceledi. Kimler bizi dinliyor, İzliyor?

Çok açık olarak bir kere Türkiye’ de sınırsız dinleme özgürlüğü var. Sınırsız ve denetimsiz dinleme özgürlüğü var. Piyasada rahatlıkla bunun alet ve edevatı hiç bir denetime tabi olmadan, faturalandırılmadan, kimin aldığı belirlenmeden satışları yapılmaktadır. Biraz parası olanlar daha gelişmiş aygıt alarak istediği kişiyi isteği gibi dinliyor. Piyasada çeteler, suç organize şebekeleri, rekabet meraklıları, bu tür izleme ve dinleme yapabiliyor. Caydırıcı bir mevzuat yok. Yani, bir kişi bile isterse, o aygıtlarla lazerler, telefon, bilgisayar, yazılım programları, LCD TV’ler, sesin frekanslaştığı ve titreştiği yerde dinleme yapılabiliyor. Bu piyasa dinlemesi.

Piyasanın dışında devlet kurumları da dinliyor ve izliyor mu?

Devletin kolluk olarak görev yapanları, bir de istihbarat olarak MİT var. GES, MİT’e bağlandı ve TİB (Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı) kuruldu. Bütün dinlemeler, TİB tarafından yapılıyor. Bunları öğrendik. Adli dinleme denilen mahkeme kararıyla yapılan dinlemeler var. Bu TİB Başkanlığı’na Emniyet ve jandarmadan gönderiliyor. O numaraların dinlenmesi sağlanıyor. Uygulamada bunun sınırsız verildiğini, üç aylık sürelerin uzatıldığını bir yıla aşkın dinlemelerin yapıldığına ilişkin vatandaşlardan komisyona karar örnekleri gönderildi.

Bir de sizlere en çok ‘önleyici dinlemeden’ söz ettiler. Nedir bu?

Kolluk karar veriyor, valilik karar veriyor. Jandarma, MİT ve Emniyet yapıyor. Emniyette önleyici dinleme yapıyor. ‘kayıtları yok ediyoruz’ diyorlar. Önleyici dinlemede sınır ve denetim yok. Ankara’da gezdiğimiz merkezlerin bir de her ilde alt merkezleri var. Şırnak’tan karar çıkarmasını isterler, o buraya Ankara’ya gelir. Yani, Jandarma Genel Komutanlığı veya Emniyet’e oradan da TİB’e gönderilir. Merkez kurumların dışında illerde yapılan bu çalışmaları kim denetliyor. Onları kim denetliyor. Kendi iç işleyişleri içinde Jandarma ya da Emniyet kolluk olduğu için İçişleri Bakanlığı müfettişleri inceliyor. Şunu anladık ki; önleyici dinlemede sınır yok. Bu herkes dinlenir demektir.

MİT-TİB ve Emniyet’te istediğiniz bilgilere neden yanıt verilmedi?

Bana en garip geleni devletin önemli kurumları Emniyet, MİT, jandarma, TİB, TÜBİTAK sunum yaptı. Bu sunumlarda hepsi ‘Anayasa ne demiş’, ‘Yasalar böyle demiş’, ‘Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi böyle diyor’ oldu. Yanıt vermediler çünkü devletin âli menfaatleri, devlet sırrı, gizlilik her zaman önümüze çıktı. Adliyeye intikal etmiştir konuşamayız dediler. Devlet güvenliğidir konuşamayız dediler. Gerçekten istediklerimizin çoğunu öğrenemedik.

Kurumlar size bilgi vermeyince milletvekilleri olarak kendi aranızda bir yorum yaptınız mı?

Yani kendimizi bazen böyle dalga geçiliyor hissine kapıldık. Çünkü sorular soruyorsunuz, az çok araştırma yaptığımız için biz biliyoruz ne olduğunu. Sorulara yanıt alamadığımız yerde notumuzu veriyoruz. Emniyet istihbarattan çıktığımızda bütün arkadaşlarda aynı duygu, “Bize bilgi yok.”

Milletvekilleri dinleniyor muymuş?

Kayıtların da her ne kadar silindiği yok edildiği söylense de izlenen kişilerin hiç kimseye bilgi verilmiyor. Adli dinleme de herkese bilgi verilmiyor. TİB’e, ‘Milletvekilileri’ni dinliyor musunuz diye sorduk’ Jandarma ve Emniyete sorduk. Bize sizin dinlenip dinlenmediğinizi söyleyemeyiz dediler. Bu sorunun cevabı milletvekilleri de dinleniyor demek. Dinlendiğimizi TİB’de anladık. Çünkü dinlemenin merkezi orası.

HÜLYA KARABAĞLI -T24

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AnkaraBarış ve Demokrasi PartisiCumhuriyet Halk PartisiErgenekonMilliyetçi Hareket PartisiŞırnakTürkiye Büyük Millet Meclisi
Görüş Bildir