'Taciz' En Sık Görülen Travma Nedeni

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

'Taciz' En Sık Görülen Travma Nedeni

'Taciz' En Sık Görülen Travma Nedeni

Avukat, polis ve öğretmenler en çok travmaya duyarlı meslek grupları Türkiye’nin geçmişinin travmalarla dolu olduğunu belirten uzmanlar, en sık görülen nedenin kadın ve çocukların yaşadığı tacizler olduğunu söylüyor.

Her insan hayatında en az bir kere travma yaşıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre kadın ve çocukların yaşadığı tacizler nedeniyle yaşanılanlar en çok rastlanılanlar arasında bulunuyor. Türk toplumunun travma kavramıyla 1999 Marmara Depremi sonrasında tanıştığını belirten uzmanlar, insanların bu tür olay ve etkiler konusunda bilinçli olsa da nasıl başa çıkılacağı konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını vurguluyor. Ambulans görevlileri, acil yardım doktorları ve hemşireleri, polisler, avukatlar, psikologlar/psikiyatristler, gazeteciler ve öğretmenler ise travmaya en duyarlı meslek grupları arasında yer alıyor.

İstanbul Bilgi Üniversitesi, New York Uluslararası Travma Çalışmaları Programı ve Columbia University Global Center ile ortak Travma Çalışmaları Sertifika Programı oluşturdu. 1 yıllık bu program Türkiye’de yaşananların sürekliliği, çeşitliliği ve derinliğini ortaya koyacak. Sadece travma mağdurları değil, diğer meslek gruplarından kişilerle de katılabilecek.

Program Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Murat Paker, Türkiye’den ve dünyadan uzman isimlerle çalıştıklarını belirterek, “Güçlü bir uluslararası ayağı olan proje bu. Önde gelen travma uzmanlarının büyük çoğunluğunu biraraya getirdik. Katılımcılara burs da veriyoruz. Ayrıca eğitime katılanların sertifikalarını alabilmeleri için travma mağdurları ile çalışan STK’larda gönüllü hizmet vermelerini sağlayacağız. Unutmamak gerekiyor ki bu mağdurlarla ilgilenmeyen bir toplum demokratikleşemez” dedi.

Geçmişimiz travmalarla dolu

Türkiye’nin geçmişinin travmalarla dolu olduğunu anlatan Paker, şöyle devam etti: “Milyonlarca politik şiddet mağduru üretmiş bir ülke burası. Travmalarımız ile yüzleşmemiz gerekiyor. Bu nedenle olayları tanıma, anlama, anlatma, mağdurların yaralarını sarma gibi temel amaçları olan bu sertifika programı büyük katkılar sağlayacak. Her insanın hayatını, ruhsal ve fiziksel bütünlüğünü tehdit eden, yaşam şartlarını zorlaştıran olaylar ile baş etmesi gerekiyor. Ama travmatik yaşantılar tahmin ve kontrol edilemez. Bu konuda destek almak, bilinçli olmak şart.”

Travmalarımızı kuşaktan kuşağa aktarıyoruz

Türkiye’nin geçiş ülkesi olduğunu belirten Programın Direktörü Yrd. Doç Dr. Ayten Zara ise “İnsanlar birbirine yabancı, bütünleşemeyen ve güvencelerinin yeterli olmadığı yaşamlara sahip. Üstelik geçmiş tarihimiz de sorunlu. Yasını tutamadığımız, bizi bunaltan kayıplarımız var. Travmalarımızı kuşaktan kuşağa aktarıyoruz. Türkiye’de hiç dinlenilmemiş ve yarası sarılmamış milyonlarca mağdur var” diye konuştu.

Zara, şöyle devam etti: “Travmaya maruz kalmış bireylerin verdikleri tepkiler kendine özgüdür. Bu tepkiler olayın ne olduğuna, kişinin fiziksel hasar alıp almadığına, aile ve sosyal desteğe, başa çıkma stratejilerine göre değişiyor. Ama genellikle travma sonrası güvensizlik, öfke, korku, şaşkınlık, suçluluk, üzüntü gibi duygu karmaşaları yaşanıyor. Bunlar da kişinin sosyal, iş ve aile hayatında sorunlar yaşamasına neden oluyor. İnsanlara bunlarla başa çıkmasını öğretirsek, geleceğimizi sağlam temeller üstüne kurarız.”

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

İstanbulÖğretmenPolisolay
Görüş Bildir