'Süresiz' İbaresi Kaldırılacak: Yoksulluk Nafakasına 5 Yıl Sınırı Geliyor

 > -

Adalet Bakanlığı, boşanan eşe “ömür boyu” nafakaya sınır getiriyor. Bakanlık komisyonunun alternatifli çalışmasına göre, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki, “yoksulluk nafakasına” 5 yıl sınırı konulacak, süreyi aile mahkemesi hâkimleri belirleyecek. 

İşte basına yansıyan detaylar... 

📌 Mevcut yasa ne diyor?

Mevcut TMK 175. maddesine göre, “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz” ifadesi yer alıyor.

📌 Taslak çalışmaya göre, bu maddedeki “süresiz” ibaresi kaldırılacak.

Bakanlık, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Uğur Gençcan’ın önerisi ışığında, “Yoksulluk nafakası”nı, koşulları olması halinde “en az 1 yıl” ve “en çok 5 yıl ile sınırlandırmayı” tartışıyor. 

Hürriyet'ten Oya Armutçu'nun haberine göre çocuksuz boşanmalara en fazla 1 yıl, çocuklu boşanmalara da yine dava açılış tarihinden itibaren yani tedbir nafakası süresi dâhil olmak üzere 3 ya da en fazla 5 yıl yoksulluk nafakası verilmesi planlanıyor. 

Ancak nafaka süresine dönük alternatifli çalışma yürütülüyor. Bakanlık yetkilileri Hürriyet’e, çalışmayan, sosyo-ekonomik durumu zayıf kadını mağdur etmeyecek hakkaniyete uygun bir düzenleme yapılması için çalışma yürütüldüğünü açıkladı.

📌 Nafaka belirlenirken, boşanan eşin “kusur” derecesi önem taşıyacak.

Nafaka süresini belirlemek açısından TMK’da kriterler yer alacak. Buna göre aile hâkimi, eşe “yoksulluk nafakası” verilmesini ve süresini takdir ederken;

  • Evliliğin süresi,

  • Ortak çocuk bulunup bulunmaması,

  • Kadının (eşin) yaşı,

  • Gelir seviyesi,

  • Ve kusur durumu kriterlerine bakarak nafaka süresini belirleyecek. 

Kadının kusurunun % 50’den fazla olması halinde hâkim nafaka ödenmemesine karar verebilecek. 

Nafakanın maddi-manevi tazminatta olduğu gibi “az kusurlu” ya da “kusursuz eşe” verilmesi üzerinde çalışılıyor. 

Yoksulluk nafakası alan eşin mağduriyeti alınan tüm tedbirlere rağmen belirlenen 5 yıllık süre sonunda hâlâ devam ediyorsa devlet tarafından bir fon oluşturularak, nafakanın fondan karşılanması önerisi de bakanlığın çalıştığı konular arasında yer alıyor.

📌 TMK’nın 166. maddesinde, “Eylemli ayrılık sebebiyle boşanma davalarında bekleme süresi 1 yıldır” düzenlemesi de tartışılıyor.

TMK’da olan ancak fazla uygulanmayan toplu “tazminat” alarak nafakadan çekilme de seçenekler arasında. Eş, nafaka yerine toplu tazminat ödemeyi tercih edebilecek.

📌 Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Uğur Gençcan, TBMM’deki Aile Araştırma Komisyonu’nda şu açıklamada bulunmuştu: 👇

“Boşanıyorsunuz, kadının adını bile unutuyorsunuz. Araya 2 evlilik giriyor, 3 önceki eşiniz size dava açıyor; adını unutmuşsunuz, yüzünü unutmuşsunuz. Her ay bir de artan miktarlarda ona ödüyorsunuz otomatik. Devlet ne yapmış? İşin kolayını bulmuş, ihaleyle kocaya o işi yıkmış.”

📌 Adalet Bakanlığı’nın boşanılan eşe ödenen nafaka ile ilgili değişiklikler içeren taslağına, kadın örgütlerinden tepki var.

Cumhuriyet'ten Zehra Özdilek'e konuşan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav yeni düzenlemenin kadın haklarını yok sayacağını söyleyerek şu açıklamayı yaptı:

"Türkiye’de kadınlar için boşanmak istemek ölüm fermanı olabiliyorken, devletin yapması gereken boşanma süreçlerinde kadının korunması, güçlendirilmesidir. Nafaka ile ilgili düzenlemedeki maddeler ise bunun tam tersi olup, açıkça erkeklerin tarafını tutmakta, kadınlar için zaten maddi manevi zor olan boşanma sürecini daha da zorlaştırıyor. Hükümet genelde şiddet gördüğü için boşanmak isteyen kadınlara ‘ya ölüm ya da parasızlık- açlık’ diyor. Çünkü getirilen kriterler yanlış işleyecektir. Örneğin ‘kusur’ oranı kadınların öldürülürken bile ‘kusurlu’ bulunabildiği, yargının bu kadar cinsiyetçi olduğu koşullarda her seferinde kadınlar aleyhine işleyebilir. Kadın haklarını yok sayan bu gibi düzenlemeleri genellikle aileyi korumak bahanesi ile gündeme getiriyorlar."

Mor Dayanışma Sözcüsü Juliana Gözen ise şöyle konuştu:

"Evlilikte kadının kusurunu değerlendireceklermiş... Boşanmak istemenin bile kadın kusuru olarak görüldüğü bir hukuksal yapıda, kadını kusurlu çıkarmak için olağanüstü çaba sarfedeceklerini adımız gibi biliyoruz. Kadını toplumsal, siyasal ve ekonomik alanda zapturapt altına almaya çalışan zihniyet, gündeme getirdiği bu düzenleme ile de, kadının boşanmasını engellemeyi hedefliyor."

Sosyal medyada yeni düzenlemeyle ilgili yorumları derledik 👇

Bu Haber ile İlgili Linkler

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

CinsellikEvlilikTercihTürkiye Büyük Millet MeclisiYargıtaykadınlarolay
Görüş Bildir