‘Seçim Anketleri Neden Yanılır?’ Sorusunu Açıklayan Psikolojik Fenomen: Bradley Etkisi

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

"Sen vermedin, ben vermedim; kim verdi peki bu oyları?"

Herhangi bir ülkede bir siyasi seçim olduğunda, pek çok insan birbirine bu soruyu sorar. Geçtiğimiz gün ABD'de gerçekleşen başkanlık seçimlerinin ardından örneğin, tüm dünya bir miktar şok geçirdi dersek yanlış olmaz. Zira seçimden önce yapılan pek çok ankete göre Clinton'ın seçimi kazanmasına neredeyse kesin gözüyle bakılırken, sandıktan Trump çıktı. 

Biz de "Anket şirketleri nasıl bu kadar ters köşe olabilir?" sorusunun cevabını merak ettik; ve sizler için AlJazeera Türk ile Wikipedia'dan derledik. Buyurun, sizi Bradley Etkisi ile tanıştıralım:

Tom Bradley 1973 - 1993 tarihlerinde, tam 20 yıl boyunca Los Angeles Belediye Başkanı olarak görev yaptı.

Bradley sadece Los Angeles'ı en uzun süre yöneten kişi değil, bugüne kadarki ilk ve tek siyahi belediye başkanı olarak da şehrin tarihinde özel bir yere sahiptir.

Ama Bradley'nin adını siyasi literatüre geçiren olayın, belediye başkanlığı ile ilgisi yok.

Ama Bradley'nin adını siyasi literatüre geçiren olayın, belediye başkanlığı ile ilgisi yok.
Ama Bradley'nin adını siyasi literatüre geçiren olayın, belediye başkanlığı ile ilgisi yok.

Her şey Bradley'nin 1982 yılında California valiliğine aday olmasıyla başladı. Demokratların siyah adayı Bradley'nin karşısında, Cumhuriyetçilerin beyaz
adayı George Deukmejian vardı.

Bradley seçim gününe kadar yapılan tüm anketlerde, rakibi karşısında açık ara önde gözüküyordu.

core0.staticworld.net

Seçim günü sandık başında seçmenlere kullandıkları oy sorularak hazırlanan anketlerde bile çoğunluk, oyunu siyahi politikacı Bradley'e verdiğini belirtiyordu. Medyaya göre Bradley, California valiliğinin yeni sahibiydi artık.

Ancak sandıklar açılıp gerçek oylar sayılınca, herkes büyük bir şok yaşayacaktı.

Anketlere göre oldukça geride olan beyaz aday Deukmejian, California Eyalet Valisi seçilmişti.

Peki ne olmuştu da Bradley yenilmişti?

Çünkü, sorulduğunda, "Oyumu Bradley’e vereceğim" diyen çok sayıda beyaz, sandık başına gittiğinde aslında Bradley’e oy vermemişti. 

İyi ama oy vermeyecekleri halde neden her sorulduğunda, "Oyum Bradley'e" demişlerdi? Cevap basit: "Irkçı gözükmek" korkusu.

İşte bu ilginç fenomen, siyasi literatüre aynı isimle geçti: Bradley Etkisi.

Nedir Bradley etkisi biraz genişletelim:

Günümüzde yorumlandığı haliyle Bradley etkisi, çevresinde dışlanma ve ayıplanma korkusuyla bir adaya oy vereceğini söyleyip, gerçekte ise başka bir adaya oy veren seçmenin, seçim sonuçları üzerinde yarattığı etkidir.

Anketlerin yanılmasına yol açan da, işte bu Bradley etkisidir.

Analistlere göre Bradley Etkisi, insandaki 'sosyal albeni eğilimi' kaynaklı bir fenomen.

Yani toplumsal ayıplanmaya maruz kalma korkusu, ortamlarda, anketlerde, hatta sandık başında oyunu kullanıp çıktıktan sonra bile sorulduğunda, insanların gerçeği gizlemesine neden olabiliyor.

(Bu arada aynı durum, ABD’de 1983 Chicago Belediye Başkanlığı seçiminde, 1988 Demokrat Parti Başkan Adaylığı ön seçiminde, 1989 New York Belediye Başkanlığı seçiminde ve aynı yılki Virginia Eyalet Valiliği seçiminde de yaşanmış.)

Bradley Etkisi kaçınılmaz bir gerçeklik midir, yoksa aşılabilir bir durum mudur?

Evet aşılabilir bir durum. Bunun aşılabilir olduğunu kanıtlayan ilk örnekse (ABD özelinde), tabii ki Barack Obama

Obama, tam bir 'Ters Bradley Etkisi’ örneği oldu. Zira birçok beyaz seçmen, çevresine Obama'ya oy vereceğini söyleyemese de sandık başında Obama için oy kullandı. O günlerde Amerikan gazeteleri, beyaz ağırlıklı güney eyaletlerinde dedesine ya da anneannesine McCain'e oy vereceğini söyleyip Obama için çalışan gençlerin öyküleriyle doluydu.

Peki Obama'ya “Bradley Etkisi”ni aştıran neydi?

Hiç şüphesiz Obama'nın zaferindeki en önemli etken, sıra dışı kişiliği ve başarılı kampanya stratejisiydi. Ayrıca entelektüel düşünce yapısı; diğer birçok demokratın aksine kilise müdavimi olduğunu gizlememesi, bununla beraber yine diğer birçok demokrat adayın aksine, eşcinsel hakları, kürtaj gibi sosyal konularda daha özgürlükçü tavır alabilmesi; hitabeti; kişisel karizması; siyahlar da dahil tek kimlikli her yapıya karşı çoğulcu bir toplum ve ülkeyi savunması gibi bir çok neden sayılabilir. 

Neticede Obama, Bradley etkisinin "kırılabilir" olduğunu gösterdi.

Bu psikolojik fenomen, sonradan birçok farklı örnek üzerinden de değişik şekillerde isimlendirildi.

Örneğin, yazar Alisa Valdes-Rodriguez tarafından geliştirilen Huxtable Etkisi… Bu teoriye göre, 80’li yıllarda TRT’de de gösterilen Cosby Ailesi dizisindeki babacan ve sempatik doktor Cliff Huxtable’ı seyrederek büyüyen beyaz kuşak, siyah bir kişinin de saygın bir devlet başkanı olabileceği fikrine açık hale geldi. 

Benzer bir başka teoriye de Palmer Etkisi adı verildi. O günlerin 24 adlı televizyon dizisindeki siyahi ABD Başkanı karakteri David Palmer, siyah bir başkanın da güçlü bir lider olabileceğini gösteriyordu; vb.

Bradley Etkisi'nin seçim sonuçlarındaki belirleyicilik derecesi halen tartışılan bir konu.

İngiltere'nin 2 önemli partisinin bile karşı çıktığını söylemesine rağmen gerçekleşen Brexit ile, Trump - Clinton konusu çok yakın tarihli örnekler. Bradley etkisi de, anketlerin bu derece yanılması noktasında en çok telaffuz edilen ihtimallerden.

Her ne kadar Bradley etkisinin sosyolojik açıdan genel ve oturmuş bir teori olduğunu söyleyemesek de, şurası kesin:

Seçmen sandık başına gittiğinde, oyunu sadece ideolojik gerekçelere dayanarak kullanmıyor. Kişisel, ekonomik, duygusal, ailevi vb. çok sayıda faktör, seçmenin oy tercihini etkiliyor. Ama çevresine, sadece ideolojik tercihi çerçevesinde oy kullandığını söylemeye meylediyor.

Yani mesele, biraz "hangi kesimi" kazanmak istediğiniz konusu. Bu noktada oyunu en doğru şekilde oynayan aday, Bradley Etkisi gerçekten varsa bile bunu aşıp seçimin galibi olabiliyor.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
oguzel-benimle

Trump göçmen sorunu gibi karışık olayları basitmiş gibi göstererek (örn. duvar öreceğiz) ezelden beri gelen problemlerin kolay çözümlenebileceği imajı verdi. Bu da halk arasında popülistten çok 'kurtarıcı' gibi algılanmasını sağlamış olabilir. Bu yüzden kutuplaşmanın olduğu ('kurtarıcı lider' vs. 'normal düzen temsilcisi Hillary') anketlerde sonuçlar kararsızlar yüzünden hep şaşacaktır. http://www.oguzelbenim.com/2016/11/anketler-neden-yanlyor-once-brexit.html

gollum

Yani buradan çıkarılacak ana düşünce bence 'Bradley Etkisi' dedikleri şey aslında karaktersizliktir. Kendini olduğun gibi kabul ettirememe korkusudur bence. Bizde bu her alanda var aslında. Etrafıma bakıyorum hep insanlar 'Ne derler?' korkusuyla hareket ediyorlar. Ama emin olun sadece 'derler' siz kendiniz olun, onlar konuşurlar ancak.

corpse-bride

anketkerın yanılmasının nedenı gayet acık : ınsanlar yalan soyluyor bızde de kıme sor akpye ben vermedım der 2 kısıden bırı verdıgıne gore ee bende vermedıgıme gore sen vermedın o vermedı kım verdı lannnn

turgut-altinkok

Hispaniklerin ve İspanyolca'nın artan etkisinin beyaz Amerikalıları korkuttuğu sonuçlardan çok açık belli oluyor.

FACEBOOK YORUMLARI

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriBarack ObamaEşcinselİngiltereTRT
Görüş Bildir