'Savaş İstemiyoruz! Çocukları Öldürmenizi İstemiyoruz' Girişimi: 44 Çocuk Öldü, 52 Çocuk Yaralı

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

57 kurumun bir araya geldiği 'Savaş İstemiyoruz! Çocukları Öldürmenizi İstemiyoruz!' Girişimi, sokağa çıkma yasaklarının devam ettiği il ve ilçelerde çocuk haklarının doğrudan istismar edildiğini belirtiyor. Girişim tarafından hazırlanan 'Silahlı Çatışmanın Sürdüğü İllerde Çocukların Durumu' başlıklı raporda yer alan verilere göre 26 Temmuz – 30 Kasım 2015 tarihleri arasında en küçüğü 3,5 aylık bebek, en büyüğü 18 yaşında olan en az 44 çocuk hayatını kaybetti. Raporda 'Yetkililerin söylediklerinin aksine savaş ve şiddetin etkisi, çocuklara verilecek “telafi eğitimleriyle” giderilmeyecek kadar derindir' denildi...

Çocuk ve insan hakları örgütleri, sendikalar, meslek örgütleri, akademisyenler, sanatçılar, milletvekilleri, gazeteciler, kadın ve LGBTİ örgütleri, öğrenciler, sivil inisiyatifler, siyasi parti ve oluşumlardan oluşan “Savaş İstemiyoruz! Çocukları Öldürmenizi İstemiyoruz! Girişimi” adına Hümanist Büro tarafından kaleme alınan raporda silahlı çatışmanın çocuklar üzerindeki etkisi aktarılıyor.

Raporda ve açıklamada, 16 Ağustos’tan bugüne, yaklaşık 1 milyon 300 bin kişinin yaşadığı yedi ilin 17 ilçesindeki sokağa çıkma yasaklarının, bölgede devam eden çatışma halinin ve buna bağlı olarak başta çocuklar olmak üzere gerçekleşen ölümlerin durmasını talep ediliyor.

Rapor verilerine göre, 26 Temmuz – 30 Kasım 2015 tarihleri arasında en küçüğü 3,5 aylık bebek, en büyüğü 18 yaşında olan en az 44 çocuk hayatını kaybetti .

'Savaşın etkisi, ‘telafi eğitimi’yle giderilemeyecek kadar derin'

Tahir Elçi'nin öldürüldüğü Yenikapı Sokak’tan bir fotoğraf... 

Abdülkadir Konuksever / Al Jazeera Türk

Agos'ta yer alan habere göre, açıklamada bölgede yaşayan çocukların durumuyla ilgili şunlar deniyor:

"Şu anda bölgeye bakıldığında; eğitimin durdurulduğu, öğretmenlerin hizmet içi eğitim gerekçesiyle şehir dışına gönderildiği, okulların ve hastanelerin karargâh olarak kullanıldığı, hastanelerin bombalandığı, okul yurtlarının yakıldığı, temel ihtiyacı için bile sokağa çıkan sivillerin hedef alındığı, bölge halkının göçe zorlandığı, halkın sağlık hizmetlerine ulaşımının engellendiği görülmektedir. Tüm bunlar yaşananların bir operasyon değil, savaş olduğunun açık kanıtıdır ve sözleşmede yer alan hak ve özgürlüklerin açık ihlalidir. Bölgeye yapılan askeri sevkiyatın devam etmesi savaş ortamının büyüyerek devam edeceği konusunda endişelerimizi arttırmaktadır. Bölgede çocuklar, eğer şans eseri yaşamlarını kaybetmiyorsa bile, hiçbir yasal dayanağı olmayan sokağa çıkma yasaklarında yakınlarını kaybetmekte, eğitim, sağlık, güvenli bir ortamda büyüme, barınma ve gelişim haklarına erişememekte ve şiddetin doğrudan tanığı olmakta ve böylece çocuklar ihmal ve istismar edilmektedir.

“Bölgede çocuklar, eğer şans eseri yaşamlarını kaybetmiyorsa bile, hiçbir yasal dayanağı olmayan sokağa çıkma yasaklarında yakınlarını kaybetmekte, eğitim, sağlık, güvenli bir ortamda büyüme, barınma ve gelişim haklarına erişememekte ve şiddetin doğrudan tanığı olmakta ve böylece çocuklar ihmal ve istismar edilmektedir.”

Girişim, “yetkililerin söylediklerinin aksine savaş ve şiddetin etkisi, çocuklara verilecek “telafi eğitimleriyle” giderilmeyecek kadar derindir. Yaşadığımız bu zorlu günlerin telafisi ancak Barış, Özgürlük ve Dayanışmayla mümkündür” diyor.

3.5 Yaşındaki Tevriz Dora ve 9 Yaşındaki Helin Şen Başından Vurularak Öldürüldü... - onedio.com
3.5 Yaşındaki Tevriz Dora ve 9 Yaşındaki Helin Şen Başından Vurularak Öldürüldü... - onedio.com

'Biz bu 45 çocuk ölümünün, 450’ye çıkmasından endişeliyiz'

Cumhuriyet'in bugün manşete taşıdığı habere göre ise çocukların ölüm ve yaralanma sebepleri şöyle: Operasyon veya çatışmalar sırasında vurularak, gösteriler sırasında vurularak, bomba patlaması sonucu, sivil alanlarda bulunan mühimmatın patlaması sonucu, hasta olup hastaneye götürülemediği için, sokağa çıkma yasağı sırasında parkta veya evin önünde oynarken vurularak, eve isabet eden kurşun veya patlayıcı ile vurularak, polisten kaçarken apartmandan düşerek, polis tarafından dövülerek, açılan ateşte vurularak. Ölümlerin en çok yaşandığı yer ise Şırnak. Şırnak Barosu Başkanı Nuşirevan Elçi, “Biz bu 45 çocuk ölümünün, durum böyle sürerse 450’ye çıkmasından endişeliyiz” dedi.

PKK Saldırısında Ölen 13 Yaşındaki Fırat'ın Babası: PKK'nın Özrünü Kabul Etmiyoruz - onedio.com
PKK Saldırısında Ölen 13 Yaşındaki Fırat'ın Babası: PKK'nın Özrünü Kabul Etmiyoruz - onedio.com

‘Savaş İstemiyoruz! Çocukları Öldürmenizi İstemiyoruz! Girişimi’nin açıklamasına göre, yapılması gerekenler şöyle

  • Sokağa çıkma yasaklarının kaldırılması,

  • Devletin tarafı olduğu BM Çocuk Hakları Sözleşmesi başta olmak üzere, insan hakları yükümlülüklerini yerine getirerek yaşam alanlarındaki şiddet ve baskıdan vazgeçmesi,

  • Tüm tarafların çocukların yüksek yararını gözetecek tutumlar geliştirmesi,

  • Barış, özgürlük ve demokrasi temelinde müzakere sürecinin yeniden başlatılması,

  • Bu süreçte yaşanan tüm ihlalleri gerçekleştirenlerin cezasız kalmaması,

  • Bu sürede gerçekleşen toplumsal, ekonomik, psikolojik tahribatın hak temelli onarılması, bu şekilde toplumsal adaletin inşa edilmesi.

Girişim adına açıklamaya imza veren kurumlar ve raporun tamamı için buraya tıklayınız.

Kaynaklar: Agos ve Cumhuriyet

YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Birleşmiş MilletlerPolisSavaşŞırnak
Görüş Bildir