"Sana İhtiyacım Var" Kampanyası Başladı

-

"Sana İhtiyacım Var" Kampanyası Başladı

"Sana İhtiyacım Var" Kampanyası Başladı

İSTANBUL

Suriye'de, başta çocuklar olmak üzere kadın, yaşlı ve hastaların hayata tutunabilmeleri için Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Türk Kızılayı, HAK-İŞ, Diyanet Vakfı, Memur-Sen ve Anadolu Ajansı ile İnsani Yardım Platformu çatısı altında toplanan çok sayıda yardım kuruluşu, vakıf, dernek ve meslek örgütünün katılımıyla "Sana İhtiyacım Var" yardım kampanyası başlatıldı.

"Sana İhtiyacım Var" yardım kampanyasının tanıtımı, Haliç Kongre Merkezi'nde yapıldı.

İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (İDSB) Genel Sekreteri ve İnsani Yardım Platformu Koordinatörü Ali Kurt, toplantıda yaptığı konuşmada, Suriye'de Mart 2011'de başlayan ve yaklaşık 3 yıldır devam eden iç çatışmaların olanca hızı ve acımasızlığıyla devam ettiğini, 150 bin kişinin hayatını kaybettiğini, 6,5 milyon insan kendi ülkesinde mülteci durumuna düşerken, 3 milyon kişinin ülkesini terk etmek zorunda kaldığını anlattı.

Savunmasız insanların türlü işkenceyle nasıl katledildiğini gösteren fotoğrafların, Cenevre-2 görüşmeleri öncesi dünyanın gözleri önüne serildiğini belirten Kurt, şöyle devam etti:

"Bu ölçüsüz savaştan kaçan 1 milyona yakın kardeşimiz ülkemize sığındılar. Çoğu kadın ve çocuktan oluşan bu insanların her şeye ihtiyacı var. Suriye içinde kalanlar daha zor durumdalar. Ağır kış ve savaş şartlarının acımasız gerçekleştiği tüm tartışmaların ötesinde karşımızda duruyor. Her gün yüzlerce insan ölürken, aslında insanlık ölüyor. Mazlumun dini, inancı, ırkı hiç önemli değildir. Maalesef hür dünya, tamamen kendi bölgesel çıkarları istikametinde hesap yaparken, insanlık onuru tüm insanların gözü önünde hoyratça çiğneniyor."

"Kardeşlerimize ellerimizi uzatıyoruz"

Ali Kurt, sivil toplum kuruluşları olarak olumsuz şartlar karşısında daha nitelikli bir yardım koordinasyonu temin etmek için İDSB koordinatörlüğü ve AFAD desteğinde şekillenen "İnsani Yardım Platformu" çatısı altında toplandıklarını anlattı. Kurt, "Meslek kuruluşlarımızın, vakıf ve derneklerimizin de katılımı ve desteğiyle başta çocuklar olmak üzere, özellikle kadın, yaşlı ve hastaların hayata tutabilmeleri, dertlerine çare, yaralarına merhem olmak için 'Sana İhtiyacım Var' adı altında yeni bir yardım kampanyası başlatıyoruz. Gerek ülkemizde gerekse Suriye toprakları içinde evini terk etmek zorunda kalmış kardeşlerimize bu kampanya ile ellerimizi uzatıyoruz" diye konuştu.

"Tek amaç, dara düşen insana yardım etmek"

AFAD Müdahale Daire Başkanı Fatih Özer ise geçen yıl "Suriye için... Bir Ekmek Bir Battaniye" kampanyasının düzenlendiğini hatırlatarak, AFAD koordinasyonunda elektronik yardım dağıtım sistemi üzerinden yardım kuruluşlarının katkılarıyla 170 milyon liranın üzerinde ayni ve nakdi yardımın, barınma merkezlerinin dışında bulunan Suriyeli mağdur halka ilaç, battaniye, su olarak ulaştığını anlattı.

Suriye'de yaklaşık 10 milyon kişinin insani yardıma ihtiyacı bulunduğunu, bunun 6,5 milyonunun evlerini terk etmek zorunda kaldığını, 3 milyonunun da komşu ülkelere sığındığını kaydeden Özer, "Suriye dışına kaçmak zorunda kalan Suriyelilerin dörtte üçü kadın ve çocuklardan oluşmakta, 1 milyondan fazla çocuk zor şartlar altında hayatını devam ettirmeye çalışmaktadır. Suriye'de maalesef ağır kış şartlarından ve açlıktan çocuk ölümleri yaşanmaktadır" bilgisini verdi.

Özer, tek amaçlarını "dara düşen insana yardım etmek, zorluğu olana el uzatmak" şeklinde açıklayarak, devletin tüm kurumlarının mazlum Suriye halkına insani yardım ulaştırmak isteyen sivil toplum kuruluşlarına destek olduğunu belirtti.

Sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarının, uluslararası nitelik taşıdığını dile getiren Özer, "Bu çalışmalar, daha da yayılırsa her noktada her türlü desteği vermeye, kolaylaştırıcı bir rol üstlenmeye hazırız. Bu çerçevede başlatacağımız yardım kampanyasıyla yapılacak insani yardım organizasyonlarını devlet, millet kaynaşmasının önemli bir tezahürü, sivil toplum kuruluşları ve medyanın buluştuğu çok önemli bir platform olarak görüyoruz" dedi.

AFAD'ın çalışmaları

Fatih Özer, Nisan 2011'den itibaren Suriye'den Türkiye'ye gelen Suriyelilerin 10 ilde AFAD tarafından kurulan ve yönetilen toplam 22 geçici barınma merkezinde barındığını belirterek, şu bilgileri verdi:

"AFAD barınma merkezlerimizdeki 215 binden fazla Suriyeli'nin yanı sıra ülkemizin farklı illerinde bulunan yaklaşık 500 bin Suriyeli vatandaşımızın da ihtiyaçlarının karşılanması koordine edilmektedir. Barınma merkezlerinde kurulan dinlenme merkezleri, çocuk ve oyun parkları, televizyon odaları ve internet hizmetleriyle Suriyeli misafirlerimizin boş zamanlarını değerlendirmeleri sağlanmaktadır. Kamplarımızda market, ısınma, güvenlik, ibadet, altyapı, haberleşme, tercümanlık, psikososyal destek ve bankacılık hizmetleri de verilmektedir.

Kurduğumuz 20 sahra hastanesinde sağlık hizmetleri de sunmaktayız. Bugüne kadar Suriyelilere 2 milyondan fazla poliklinik hizmeti sunulmuş, 35 bin 200 cerrahi müdahale yapılmıştır. Günlük ortalama 10 bin kişiye poliklinik hizmeti verilmektedir. Kamplarımızda toplam 8 bin 458 doğum gerçekleşmiştir. Yaklaşık 50 bin Suriyeli çocuk ve gence 693 derslikte, kreş, ilköğretim ve lise düzeyinde 377'si Türk toplam bin 923 öğretmen tarafından eğitim verilmektedir. Barınma merkezlerimizde yetişkinlere yönelik 139 mesleki eğitim kursunda bugüne kadar 27 bini aşkın kursiyer eğitim görmüştür. Yardımlarımız sadece ülkemizde bulunan Suriyelilerle sınırlı kalmamakta sınırın diğer tarafında da BM gözetiminde uluslararası yasalara uygun olarak kesintisiz biçimde devam etmektedir."

"Artık bıçak kemiğe dayanmıştır"

Türk Kızılayı Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar, Cenevre'de yapılan toplantıya, Birleşmiş Milletler'e, Avrupa Birliği'ne, Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu'na, Uluslararası Kızılhaç Komitesi'ne, ABD'ye, Rusya'ya, İran'a ve bu konuyla ilgilenen tüm dünya kamuoyuna şu çağrıyı yaptı:

"Şimdiye kadar bazı tereddütleriniz olabilir, bazı siyasi çekişmeler karşısında tarafsızlığınızı muhafaza etmek isteyebilirsiniz ama son basında gösterilen katliam görüntülerine karşı artık lütfen sessizliğinizi bozun, insanlık, adalet yanında yerinizi alın."

Çağrılarını 3 yıldır sürdürdüklerini ifade eden Akar, "Tüm halkımızı şimdiye kadar gösterdiğinden daha fazla yardıma çağırıyorum. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır. Bizim inancımız, medeniyetimiz, dinimiz gereği bu konuyla ilgili ürpermeliyiz. Herkes ekmeğinin yarısını Suriye'de aç kalan, susuz kalan, her türlü insani yardıma ihtiyacı olan insanlara ulaştırmalıdır. Artık halkımızdan, eskisinden, geçen yıl yapmış olduğumuz 'Bir Ekmek Bir Battaniye' kampanyasından daha fazla bir teveccühün bugünden itibaren gösterilmesini arzu ediyoruz" diye konuştu.

Akar, sıfır noktasından yapılan operasyonlarla Türk Kızılayı olarak Türkiye'den yapılan yardımları Suriye'nin içine kadar sevk ettiklerini hatırlatarak, bundan sonra da yardımları yardıma ulaşamayan, insani yardıma ihtiyacı olanlara ulaştıracaklarını söyledi.

"Bir medeniyet mücadelesi olduğunu görmemiz lazım"

Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ise "Sana İhtiyacım Var" kampanyasının sadece bir yardım kampanyası olmaması gerektiğini söyledi.

Kampanyanın insan ve ümmet olma sorumluğunun bir yansıması olacağını dile getiren Gündoğdu, şunları kaydetti:

"Geçen yılki yardım kampanyasının sonrasındaki sürece baktığımızda İslam alimleri 'Kedi köpek yiyebilirsiniz' şeklinde fetva veriyordu. Bir ay önce bir bacımız, 'Ey Batılılar bizi adam yerine koyup sahip çıkmadınız, bari hayvan yerine koyun, belki sahip çıkarsınız' diye çağrıda bulunuyordu. 3 yıllık katliamın nasıl soykırıma dönüştüğünü fotoğraflarla hep birlikte görüyoruz ve ibretle izliyoruz. Bir diktatörün savaş suçlusu olması için bunların binde biri yeterliyken, hala ses çıkarması gereken bir çok Batılı insan hakları kuruluşu ve Birleşmiş Milletler gibi kurumlardan ses yok. Burada bir medeniyet mücadelesi olduğunu görmemiz lazım. Batı medeniyeti öldürmeyi geçim kaynağı ediniyor, ya ölümlere sponsor olmayı ya da öldürenlerin öldürüşüne göz yummuyor."

Gündoğdu, İslam medeniyetinin yaşatmayı esas aldığını belirterek, "Bugün sadece Suriye için değil, mazlum ve mağdur varsa çok daha güçlü bir şekilde haykırmamız gerekiyor. Medeniyetimizin yaşatmayı esas alan düsturunu çok daha dik tutmamız lazım. 'Sana İhtiyacım Var' kampanyası, belki medeniyet olarak bir kavgayı yeniden hatırlamamızı şart koşuyor. Bu da, 'Çocuklar uyurken susmalıyız ama öldürülürken asla susmamalıyız.' Bir taraftan vicdan sahibi herkesi, inancı ne olursa olsun, Esed diktatörü başta olmak üzere, tüm diktatör ve darbecilere karşı durmaya ve bu darbecilere göz yuman kendi yöneticilerini sıkıştırmaya davet ediyorum. Diğer taraftan Suriyeliler için seferberlik yapmalıyız" diye konuştu.

Suriyelilerin soğuktan, açlıktan öldüğünü ve ekmek kuyruklarında öldürüldüğünü hatırlatan Gündoğdu, başlatılan kampanyaya herkesi destek vermeye çağırdı.

"Türkiye'den gidecek yardımlara acil ihtiyaç var"

Koordinatör Vali Veysel Dalmaz da geçen yıl düzenlenen kampanyanın çok faydalı olduğunu belirterek, "Ama arkadan sanki orada her şey bitmiş, savaş bitmiş, insanlar normal hayata dönmüş gibi yardımlar bir noktada kesilme noktasına geldi. Birkaç kuruluşumuz yardımlarına devam ediyor ancak alanda ciddi sıkıntılar var" diye konuştu.

Suriye'de Türkiye'den gidecek yardımlara acil ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Dalmaz, Suriye'deki durumun iyi anlatılması gerektiğini vurguladı.

"Suriye'deki tablo değişmelidir"

Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) Başkanı Hamza Akbulut, Suriye'deki durumun çok ağırlaştığını, milyonlarca kişinin ölüm korkusuyla evinden uzakta yaşadığını ifade ederek, iç savaş sebebiyle ulaşılmaz yerlerde sıkışıp kalan, yardıma ihtiyacı olan, açlık sınırının altında yaşayan milyonlarca insan bulunduğunu belirtti.

Kimyasal silahlarla bombalarla toplu infazlarla toplu işkencelerle binlerce insanın öldürüldüğünü kaydeden Akbulut, "Bugün Suriye'de açlık ve ölüm hüküm sürmektedir. Bu tablo, değişmelidir. Yapacağımız yardımlarla bu durumu değiştirmeliyiz" dedi.

"İlaç ve tıbbi malzeme desteği vereceğiz"

Yeryüzü Doktorları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kerem Kınık da AA muhabirine yaptığı açıklamada, kampanyada ihtiyaç duyulan ilaç ve tıbbı malzeme ve ilk yardım kiti ve sağlık hizmeti konusunda destek vereceklerini ifade etti.

Derneklerinin iç savaşın başladığı günden bu yana gerek Suriye içinde gerekse Lübnan ve Türkiye'deki kamplarda faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Kınık, "Çatışmalarda yaralananlara ilk müdahaleyi yapıyoruz. Müdahalenin ardından sevkini gerçekleştiriyoruz. Bugüne kadar 30 milyona yakın ilacı Suriye'nin içlerini ulaştırdık. Yayladağı merkezimizde de kamplara girememiş Suriyelilere sağlık hizmeti veriyoruz" diye konuştu.

Toplantıya AA Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Yayın Yönetmeni Ömer Ekşi, Uluslararası Rabia Platformu Koordinatörü Cihangir İşbilir, İyilikder Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Genel Sekteri Ahmed Sayid Öner, İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Osman Atalay, Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nden Veysel Bahtiyaroğlu, Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Mehmet Cengiz, Kimse Yok mu Derneği Genel Müdürü Celal Türkoğlu, Sadakataşı Derneği Başkanı Kemal Özdal'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda kurum ve kuruluşun temsilcileri de katıldı. Katılımcılar, toplantının ardından fotoğraf çektirdi.

Kampanyayı, AFAD, HAK-İŞ, İDSB, Memur-Sen, TGTV, TDV, Uluslararası Rabia Platformu desteklerken, vatandaşlar 18 sivil toplum kuruluşu aracılığıyla kampanyaya destek verebilecek.

Kampanyaya ilişkin ayrıntılı bilgiye "www.sanaihtiyacimvar.org" sitesinden ulaşılabilecek.

Muhabir: Andaç Hongur-Kenan Irtak

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriAvrupa BirliğiBeşer EsadBirleşmiş MilletlerCihangirİranİstanbulLübnanÖğretmenRusyaSavaşSuriyeTürk Kızılayımemuroyun
Görüş Bildir