Sabah Yıldızı: Sabahattin Ali Belgeseli

 > -

Sabah Yıldızı: Sabahattin Ali

Sabah Yıldızı: Sabahattin Ali

Türk edebiyat tarihinin en önemli ve zamanında hakkı en çok yenmiş isimlerinden olan Sabahattin Ali'nin yaşam öyküsü ve trajik ölümü hiç silinmeyecek kara bir leke olarak kalsa da, edebiyat ustasına vefa borcunu ödemek amacıyla yeni işler de ortaya konuyor. Yönetmenliğini ve yapımcılığını Metin Avdaç'ın üstlendiği Sabah Yıldızı: Sabahattin Ali belgeseli uzun bir araştırma sürecinin ardından Almanya, Bulgaristan ve Türkiye gerçekleştirilen çekimlerle tamamlandı. Filmde Sabahattin Ali'nin edebiyatçı kimliğinin yanı sıra sevdaları, fikir dünyası ve onu fail-e meçhule götüren dönemin sosyo-politik dinamikleri de ele alınıyor...

Haberin Tamamı İçin:

Sabah Yıldızı: Sabahattin Ali Belgeseli

Çekimleri iki yıldır süren "Sabahattin Ali: Sabah Yıldızı" belgeseli 21 Eylül'de vizyona giriyor. Belgeselde, 1948'de işlenen Sabahattin Ali cinayetinin üzerindeki sır perdesi aralanmaya çalışılıyor

Metin Avdaç'ın yönettiği ve Erkan Kırın, Emine Kolivar, Eva Maria Balkenhol ile Noah Hunter'ın oynadığı belgesel film Sabah Yıldızı: Sabahattin Ali, 21 Eylül 2012'de SineMAnus Prodüksiyon tarafından vizyona çıkarılıyor.
Türk edebiyatının önemli ismi olan Sabahattin Ali'nin hayat hikâyesini ve Türkiye'nin çalkantılı dönemlerini anlatan belgesel film, Almanya, Bulgaristan ve Türkiye de çekildi. Çekim ve araştırmaları iki yıl sürdü. Belgeselde Sabahattin Ali'nin aşkları, düşünceleri, edebiyatçı yönü araştırıldı ve anlatıldı. Yakın arkadaşlarının yazarın öldürülmesine giden süreci de anlattığı belgeselde faili meçhul cinayetlere de yer veriliyor.
Sabahattin Ali, Konya'da Almanca öğretmeni iken, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmıştır. İstanbul'da, Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasi mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu dergiler tek parti (CHP) iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi".

Sabahattin Ali'nin katlediliş hikâyesi

Sabahattin Ali, bir başka dava sebebi ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır.

Tek parti (CHP) zulmunün mağduru

Şair-yazar ve Almanca öğretmeni Sabahattin Ali, 1940'lı yıllarda CHP zulmünü eleştirdiği için hapse atıldı, süründürüldü, Türkiye'de yaşama imkânları elinden alındı, sonra da Bulgaristan sınırında tuzağa düşürülerek öldürüldü. Cesedi bir ormanlık alanda aylar sonra bulundu. Sabahattin Ali'nin yakın arkadaşı yazar Rasih Nuri İleri, "O dönem, devletin bazı kademelerinde görevli olan kimseler, ona Demokrat Parti aleyhine yazması halinde büyük paralar teklif etmiş ve hapisten çıkarma sözü vermişlerdi. Ancak kabul etmedi" diye konuştu.

Babası öldüğunde 11 yaşındaydı

Haberin Tamamı İçin:

Türk edebiyatının önemli ismi olan Sabahattin Ali'nin yaşam hikâyesini ve Türkiye'nin çalkantılı dönemlerini anlatan belgesel film.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AlmanyaCumhuriyet Halk Partisiİstanbul
Görüş Bildir