CMK 250'de Ruh Korunacak

 > -
4 dakikada okuyabilirsiniz

'Özel Yetki'de Başbakanlık Devrede

'Özel Yetki'de Başbakanlık Devrede

Kamuoyunda tepkilere neden olan özel yetkili mahkemelerin görev ve yetki alanları değişiyor. Ancak çalışmaların Adalet Bakanlığı değil, Başbakanlık'ta yürütüldüğü ortaya çıktı.

Akşam Gazetesi'nden Çiğdem Toker'in haberine göre, Özel Yetkili Mahkemeler'in (ÖYM) görev ve yetkilerini düzenleyen Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 250. maddesinde değişiklik için başlatılan çalışma, olgunlaşma aşamasına geldi. Hükümet kaynakları, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla başlatılan çalışmanın, yaygın izlenimin aksine Adalet Bakanlığı'nda değil Başbakanlık'ta yürütüldüğünü belirttiler. CMK'nın 250. maddesinde gerçekleştirilecek değişikliğe ilişkin hazırlıkların, uzun tutukluluk ve gözaltı süresiyle ÖYM'lerin yetkilerini de kapsayan geniş bir yelpazede değerlendirildiği belirtildi. Başbakanlık'ta sürdürülen çalışmanın tamamlanmasının ardından, yasalaşma sürecinde nasıl bir yol izleneceği Bakanlar Kurulu'nda görüşülerek netlik kazanacak.

İHTİYAÇLAR SONSUZA KADAR SÜRMEZ

AKŞAM'a konuşan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, hukuki değerlendirmelerin sürdüğünü, çalışma olgunlaşınca kamuoyuyla paylaşacaklarını söyledi. Yürütülen çalışma kapsamında bütün opsiyonların değerlendirildiğini vurgulayan Bozdağ, 'Detaylar konusunda şimdilik bir şey söylemeyi doğru bulmuyorum. Yarın başka bir şey olgunlaştığında mahcup olurum. Kendi aramızda değerlendirdikten sonra gerekli açıklamaları yaparız' dedi.

Bir televizyon kanalında yaptığı 'Özel Yetkili Mahkemeler ihtiyaçtan doğdu. İhtiyaç devam ettiği sürece varlığını korur. Bu ifademiz, bu mahkemelerin ilanihaye devam edeceği anlamında değildir' açıklamasının hatırlatılması ve 'Bugüne kadar hep Özel Yetkili Mahkemeleri savundunuz, ilk kez farklı bir mesaj verdiniz, biraz açar mısınız?' sorusu üzerine Bozdağ, 'İhtiyaçlar sonsuza kadar sürecek diye bir şey yok' yanıtını verdi.

Hak ihlallerinin önüne geçilecek

  • CMK 250. maddede yapılacak değişikliğin, özellikle uzun tutukluluk süresinden kaynaklanan 'hukuka aykırılık' ve 'hak ihlalleri' kapsamında gerçekleştirilmesi bekleniyor. CMK'nın 250. maddesinde yapılacak olası değişiklikle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) Türkiye'nin en fazla başını ağrıtan 'uzun tutukluluk süresi' ve 'soruşturma sürecindeki hak ihlalleri'nin önüne geçilmiş olacak.

  • Bu çerçevede, 250. maddede yer alan ve 10 yıla kadar tutukluluğa imkan tanıyan düzenlemenin aşağı çekilmesi ve özel yetkili mahkemelerde görülen davaların tamamlanma süresine sınır getirilmesi de seçenekler arasında yer alıyor.

DÜZENLEME AY SONUNA YETİŞEBİLİR

  • Özel yetkili mahkemelerin yetkileri konusunda ise soruşturma sürecinde, uygulamadaki hatalardan doğan ve dava konusu olmayan özel görüşmelerin ifşa edilerek, 'özel hayatın ihlali' eleştirilerine yol açan olayları engelleyecek, ek düzenlemelerin getirilebileceği ifade ediliyor.

  • Bu kapsamda, sanık avukatları dosyaya erişemezken; ifadelerin medyada 'çarşaf çarşaf yayımlanması'nın yarattığı rahatsızlğın dikkate alınacağı öğrenildi.

  • Kulislerde dillendirilen olası değişiklikler arasında, özel yetkili mahkemelerin bakacağı davaların suç tiplerinin yeniden sınıflandırılabileceği, bu mahkemelerde görev alacak hakim ve savcılara ihtisaslaşma kuralı getirilebileceği de bulunuyor.

Haberin Tamamı İçin: http://www.aksam.com.tr/ozel-yetkide-bas...

CMK 250'de Ruh Korunacak

CMK 250'de Ruh Korunacak

Radikal / Deniz Zeyrek - Türkiye ’nin uluslararası camiadaki ‘insan hakları’ imajı son bir iki yılda oldukça fazla bozuldu. Özel yetkili mahkemelerin kararları ve uygulamaları nedeniyle ihlal iddiaları artarken, uzun tutukluluk gibi gerekçeler Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) de Türkiye ’yi sıkça mahkûm etmesine neden oluyor. Hükümet, bu gidişatın önüne geçmek için üzerinde çalıştığı 4. yargı paketinde tartışmalı uygulamalara dayanak yapılan Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (CMK) 250. maddesi gibi düzenlemelere ‘insan hakları’ rötuşu yapacak. Ancak değişikliklerin 250’nin ruhunu değiştirmeyeceği belirtiliyor.
Başbakanlık koordinasyonunda, Adalet Bakanlığı ile insan hakları ile ilgili kuruluşlardan uzmanların katıldığı çalışmalarda, son zamanlarda eleştirilerin odağı olan CMK’nın 250. maddesi kapsamındaki suçlarla ilgili uygulamalardaki sorunların çözülmesi hedefleniyor. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım geçen ay sonunda İtalya’da 250’de değişiklik yapacaklarını söylese de Adalet Bakanlığı yetkilileri değişikliklerin 250’nin ruhunu değiştirmeyeceğini vurguladılar.
Kamuoyunda, 4. yargı reformu paketiyle CMK 250. madde kapsamının ve özel yetkili mahkemelerinin görev alanının kısıtlanacağına dair bir beklenti oluştu. Yapılan toplantılarda suç tanımlarında ve görev alanında bir sadeleştirmeye gidilmesi görüşü ağırlık kazandı. Gözaltına alma, avukatla görüşme gibi konulardaki kısıtlamalara sınırlama gelebilir. Ancak üst düzey bir hükümet yetkilisi, bu değişikliklerle Ergenekon gibi büyük davaların sanıklarının serbest kalacağı beklentisinin doğru olmadığını söyledi. Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in çalışmalarını yakından izlediği reform paketi 30-40 maddelik bir paket olacak. Paketin yaklaşık 15 maddesi AİHM’nin Türkiye aleyhine otomatik mahkûmiyet kararı vermesine neden olan maddelerdeki değişikliklerle ilgili olacak. Öyle ki, Türkiye aleyhine 2400 mahkumiyet kararı olmasından Adalet Bakanı Sadullah Ergin de çok rahatsız. Yapılacak düzenlemelerde ‘iddia makamı’ ile ‘savunma makamı’ arasındaki ‘silahların eşitliği’ ilkesinin güçlenmesi hedefleniyor. Bir başka sorun da yargılamada iddia makamı ile savunma makamı arasındaki dengeyi anlatan ‘çekişmeli yargı’ ilkesinin ihlal edilmesi. Sanığın tutukluluğa itiraz sürecinde savcının görüşünün savunma avukatına sunulmaması nedeniyle AİHM Türkiye’yi her başvuruda mahkûm ediyor. Yapılacak düzenleme sonrasında özel yetkili mahkemeler, savcıların tutukluluk talebinin reddedilmesi için mahkemeye sunduğu görüşü sanık avukatına vermek ve sanığın savcıya yanıtını almak zorunda kalacak.

301 sürprizi gelebilir
İnsan hakları ihlalleri arasında ‘düşünce özgürlüğü’ alanı da ön sıralarda. Son zamanlarda gündemden düşse de AİHM, TCK’nın ‘Türklüğe hakaret’ suçunu düzenleyen 301. maddesi nedeniyle hala ihlal kararları verebiliyor. Yapılan çalışmalarda 301. madde de masaya yatırıldı ve üç öneri gündeme geldi. İlk öneri 301. maddenin tamamen kaldırılmasıydı ama Türkiye ’nin koşullarının henüz buna elverişli olmadığı görüşü ağırlık kazandı. İkinci öneri, suçun cezasının hapis değil para cezası olması yönünde. Üçüncü öneri de soruşturma izni yetkisinin Adalet Bakanı’ndan alınıp insan hakları uzmanlarından oluşan bir heyete ya da komisyona devredilmesi o...

Haberin Tamamı İçin: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?a...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Bakanlar KuruluBaşbakanBaşbakan YardımcısıBekir BozdağBinali YıldırımErgenekonİtalyaRecep Tayyip Erdoğan
Görüş Bildir