Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

"Osmanlıca" Bilmenin Yeterli Gelmediği Mezar Taşlarını 6 Maddede Okuma Rehberi

 > -

Türkçe'nin kökeni M.Ö'sine dayanır. Olur da bir yerlerde atalarınızın kadim mezarlarıyla karşılaşırsanız; ihtiyacınız olan tek şey, dilimizin binlerce yıllık gelişimine aşina olmak. Gerisi ise size kalmış...

Yolu mezarlığa düşen herkesin okuduğu ve üzerinden zaman geçse bile hafızasında yer eden bir mezar taşı vardır. Çünkü onlar kişilerin ebedi kimlikleri olduğu gibi yaşadıkları dönemin de tanıklarıdır. Mezar taşları tarih boyu araştırmacılar için önemli bilgi kaynakları olmuşlardır. Taşıdıkları semboller ya da yazılar ile geçmişe ayna tutarlar. Salt mezar taşı okumak bir insana ne katar bilinmez ama ille de okuyacaksanız; dilimizin tarihten bugüne gelişimini tamamıyla öğrenmenizde fayda olabilir.

Kaynak: http://turkoloji.cu.edu.tr/ESKI%20TURK%2...

1-) İşe Pre- Turkic (İlk Türkçe) Dönemiyle Başlayabilirsiniz.

Dönemin ne zaman başlandığı kesin olarak bilinmemekle birlikte; Milattan önce birkaç bin yıllık dönemi kapsadığı tahmin edilmektedir. Milat sıralarında ise sona erdiği düşünülmektedir. İlk Türkçe dönemi Türkçe'nin Ana Altayca'dan ayrıldıktan sonraki ilk dönemi kabul edilebilir. Bu döneme Çuvaş-Türk dilbirliği dönemi adı da verilmektedir

2-) Proto-Türkçe (Ana Türkçe) İle Devam Edin..

Milat sıralarında başladığı kabul edilen Ana Türkçe dönemi; Hun çağı ile ilişkilendirilir. Bugün için kesin olarak bilinmeyen, (muhtemel Hunlar döneminde) iki ana kola ayrılmıştır.

Proto Ogur- Proto Oguz Nedir? Aralarındaki Farkı Bilin!

İki koldan biri olan Proto-Ogur kolunun bugünkü modern alandaki tek temsilcisi Çuvaş lehçesi; tarihsel temsilcisi ise Eski Bulgar Türkçesidir.

Çuvaşça dışında kalan bütün tarihi ve modern Türk yazı dilleri  Proto-Oguz kolunu temsil etmektedir. Türk dilinin en eski yazılı kaynaklarının olduğu Eski Türkçe (KökTürk-Uygur), Orta Türkçe (Karahanlı, Harzem, Kıpçak, Çağatay, Eski Anadolu Türkçesi) tarihi yazı dilleri dönemi ile Çuvaşça dışındaki bugünkü yazı dilleri ve ağızları bu kola aittir.

Not: Dil bilimde proto dil, mevcut veriler birleştirilerek 'yeniden oluşturulmuş' bir dildir. Proto önceki "ilk" ve "en eski" anlamlarına gelir. Proto bir dil, belirli bir dönemdeki konuşma dili ile birebir aynı olmayabilir

3-) "Eski Türkçe Dönemi" Nedir Diye Sorulduğunda Bakakalmayın! İkiye Ayrılır:

(6.yy-10.yy) Türk dilinin kuramsal olarak Proto Türkçe, diğer bir deyişle Ana Türkçe döneminden sonra gelen ve Türkçe'nin yazılı metinlerle bilinen en eski devresi Eski Türkçe olarak adlandırılmaktadır. Eski Türkçe dönemine ait yazılı belgelerin büyük bir çoğunluğu taş üzerine yazılmıştır. Bengü taş olarak adlandırılan bu abideler sonsuzluğu simgeleyen kaplumbağa kaideleri üzerine oturtulmuştur.

Eski Türkçe Dönemi (Köktürçe)

Eski Türk çağından bugüne kalmış olan Türk-runik yazılı belgeleri oldukça geniş bir coğrafî alana yayılmıştır. Köktürkler'den kalan bu yazıtlar arasında yazılış tarihleri en kesin olanlar ve doğrudan doğruya Türk dili ve tarihi için kaynaklık edenler, 8. yüzyıla ait Orhun Abideleri ya da Köktürk abideleri olarak bilinen Költügin (732), Bilge Kağan (735) ve Tonyukuk (720-725?) yazıtlarıdır.

Eski Türkçe Dönemi (Uygurca)

Uygurca yazma eserlerin çoğu Sogd yazısının işlek biçiminden geliştirilmiş. Uygur alfabesiyle yazılmıştır. Bu alfabe Türklerin Türk dilini yazmak için kullandığı ikinci alfabedir. Bunun yanında az da olsa bir kısım metinler Mani alfabesi ile yazılmıştır.

4-) Daha sonra Orta Türkçe Dönemine Geçiyoruz. Burada Bilmeniz Gereken 5 Farklı Yazı Dili Var.

(11.yy-16. yy) Türklerin 10. yüzyılda İslâmiyeti kabul ederek yeni bir muhite girmesiyle, Eski Türkçe döneminden itibaren süregelen yazı dili geleneği değişmemiş, aynen devam etmiştir. Ancak İslâmiyete girmeyle Eski Türkçe dönemi kapanmış ve yeni yazı dilleri oluşum sürecini toplayan Orta Türkçe dönemi  başlamıştır.

Oldukça uzun bir süreci kapsayan Orta Türkçe dönemi içinde sınırları yer yer birbiri içine geçen çeşitli yazı dilleri oluşmaya başlamıştır. Bu dönem çeşitli Türk yazı dillerinin oluşma dönemidir. Bu dönemdeki yazı dillerini şu şekilde sıralamak mümkündür: ,

1. Karahanlı Türkçesi (11-13. yy) 2. Harezm Türkçesi (14.yy), 3. Kıpçak Türkçesi (Altın Orda Kıpçak Türkçesi) (13-16. yy) Memlûk Kıpçak Türkçesi (14-16. yy) Ermeni Kıpçakçası (16-17. yy), 4. Eski Anadolu Türkçesi (13-15. yy), 5. Çağatay Türkçesi (15-19.yy).

Karahanlı Türkçesi (11. yy-13. yy)

Orta Türkçenin başlangıç dönemini oluşturan ve yine Eski Türkçenin üzerinde temellenen Karahanlı Türkçesi, Karahanlı devletinin yazı dili idi. Karahanlıların İslâm dinini kabul etmelerinden sonra başkent Kaşgar önemli bir kültür merkezi hâline gelmiştir. 

Divan, Kutadgu Bilig, Atabetü’l-Hakayık gibi günümüze gelen az sayıdaki Karahanlı Türkçesi eseri aslında Eski Uygurcaya çok yakın özellikler taşımaktadır. Ancak sözvarlığında Arapçanın ve Farsçanın tesirleri artmıştır. Türk dili tarihi açısından en önemli iki eser Divan ve Kutadgu Bilig, bu dönemin eserleridir

Harezm Türkçesi (14.yy)

Harezm Türkçesi, Türk dilinin tarihinde konuşulmuş ve yazılmış olup Karahanlı Türkçesi sonrasında gelen tarihî dönemlerinden biridir. Harezm bölgesinde kurulup gelişmiş olan Harezm Türkçesi, XIII. yüzyıla kadar bir birinin devamı niteliğinde tek kol hâlinde ilerleyen Türk yazı dilinin Çağatay, Oğuz ve Kıpçak temelinde yeni dallanmalarına kaynaklık etmiştir. 

Bu dallanmanın gerekli kıldığı şartlara elverişli bir ortam hazırlamıştır. Esasen bu devir Türkçesine Orta Türkçe denmesinin sebebi de Eski Türkçe ile Yeni Türk dili kolları arasında bir geçiş devresi niteliği taşımasındandır. Bu bakımdan Türk dili tarihindeki yeri önemlidir.

Kıpçak Türkçesi (13.-16.yy)

Kuman-Kıpçak Türkçesine ait de bugün elimizde son derece az belge vardır. Kıpçak sahasında Kumancayı karakterize eden en önemli eser bir tür sözlük olan Codex Cumanicus’tur (Kumanca El yazması). 

Altın Ordu çevresinde, Harezm yazı dili geleneğinin tesiriyle, Kıpçak lehçesi temelinde şekillenen yazı dilinde verilmiş, günümüze kadar gelen birkaç önemli edebî eser mevcuttur. Yine Kıpçak özellikli bir yazı diliyle kaleme alınmış o devre ait resmî devlet belgeleri, diplomatik mektuplar, fermanlar olan yarlık ve bitikler vardır

Memlük-Kıpçak Türkçesi (14-16.yy)

Çeşitli siyasî ve sosyal sebeplerle Ön Asya’ya, Mısır-Suriye bölgesine göç eden Kıpçak Türkleri'nin, yaklaşık 300 yüzyıl hakimiyet süren bir Memlük-Kıpçak devleti etrafında resmî yazı dili statüsündeki Memlük Kıpçakçasını oluşturdukları görülür. 

Bugün tarihî Kıpçak Türkçesine ait en zengin dil malzemesini bu sahadan elde edebiliyoruz. Bu alanda Memlûk-Kıpçak Türkçesinde kaleme alınmış edebî eserler yanında, sözlük ve gramerler Türk dili tarihi için büyük bir öneme sahiptir. Bu yazı dilinin en önemli özelliği, Arap dilinde Türkçe için yazılmış çok önemli sözlük ve gramer kitaplarının olmasıdır

Eski Oğuz Türkçesi, (11-15. yy)

Bugünkü Türkiye Türkçesinin yazılı tarihi gelişimini Anadolu’da 13. yüzyıldan itibaren başlatabiliriz. Eski Anadolu Türkçesi veya eski Oğuz Türkçesi olarak adlandırabileceğimiz bu tarihî devre 13 ve 15. yüzyıllar arasında Anadolu’da yerleşen Oğuz Türklerinin kendi lehçeleri temelinde kurdukları yazı dilidir.

Selçuklu Devletinin yıkılışından Osmanlı Devletinin imparatorluk temelleri atışına kadar geçen dönemi kapsayan 13-15. yüzyılardaki Oğuz Türkçesi temelinde Batı Türk yazı dili, Doğu Türk yazı dilinden ayrı müstakil bir gelişme seyri göstermiştir. Anadolu bölgesinin geçirdiği siyasi ve sosyal gelişmelere paralel olarak Eski Anadolu Türkçesi kendi içinde üç alt bölüme ayrılır.

1. Selçuklu Dönemi Türkçesi (11-13.yy)

2. Beylikler Dönemi Türkçesi (14.-15yy)

3. Osmanlı Türkçesine Geçiş Dönemi (15.yy ortaları)

Çağatay Türkçesi dönemi (15.yy-19.yy sonu)

Orta Türkçenin son dönemini temsil eden Çağatay Türkçesi ise 15. yüzyıldan 20. yüzyıl başlarına kadar devam eden yazı dili dönemidir. Çağatay edebî dili bir yandan Hakaniye (Karahanlı), diğer yanda da Harezm Türkçesi tesiri altında Çağatay ulusundan meydana gelen yazı dilidir.

5-) Artık Yeni Türkçe Dönemine Geçebiliriz (16. yy ve sonrası)

Modern Türk yazı dilleri döneminin bir önceki safhasını oluşturan Yeni Türkçe dönemi 16. yüzyıldan itibaren Türk dili alanında mahalli dil özelliklerinin mevcut yazı diline girmeye başladığı dönemdir. Bir anlamda bu yeni dönem, Modern Türk yazı dillerinin şekillenmeden önceki hazırlık devresini oluşturmaktadır. 

15. yüzyılın ilk yarısından itibaren iki edebi dil/yazı dilinin mevcut olduğunu biliyoruz. Balkanları, Anadolu’yu ve Azerbaycanı içine alan ve Oğuz temelinde şekillenen Batı Türk yazı dili ile Uygur-Karluk ağzı temelinde şekillenen İdil-Ural ve Orta Asya sahasını içine alan Doğu Türk yazı dilidir. Her iki yazı dilinin sınırları çeşitli sosyal, siyasî ve coğrafî hareketlenmelerle birbirine yer yer geçmiş, aralarındaki organik bağı korumuş, ayrıca bulunduğu coğrafya içinde etnik unsurlarının da yazı diline dahil edilmesiyle yazı dili gelişim süreçleri tamamlanmıştır.

Osmanlıca'nın temsil ettiği Hem Batı Türk yazı dili alanında hem de Çağatayca'nın temsil ettiği Doğu Türk yazı dili alanında Türkçenin yerel konuşma ağızlarının yazı dillerini etkilemesiyle, Genel Türk dillerinde yeni varyasyonlar oluşmaya başlamış, 20. yüzyıldaki Modern Türk yazı dillerinin temelleri bu dönemde atılmaya başlanmıştır.

6-) (20.yy-) Modern Türk Dili Dönemine Kadar Gelebildiyseniz; Artık Bir Uzmansınız. Kim Tutar Sizi...

Modern Türk Dili  Balkanlardan Büyük Okyanusa, Kuzey Buz Denizinden Tibet'e kadar uzanan çok geniş bir alandır. 

Bugün Türk lehçelerinin büyük bir kısmı devlet dili, yazı dili, edebi dil, edebiyat dili, vb. statüsünde kullanılmaktadır: Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan Cumhuriyetleri; Rusya Federasyonu içinde Tataristan, Başkurdistan, Çuvaş, Kabartay-Balkar, Karaçay-Çerkes, Dağıstan, Tuva, Saha (Yakut), Altay, Hakas Cumhuriyetlerinde, bu 14 cumhuriyetlerin adıyla aynı adı taşıyan Türk lehçeleri bu sayılan cumhuriyet, bağımsız cumhuriyet ve/veya muhtar cumhuriyetlerde belirtilen statüye sahiptir. Çin Halk Cumhuriyetinde Şincan Uygur Özerk bölgesinde yaşayan Uygur Türklerinin kendi yazı dillerini kullanmaktadırlar

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
sinasi-yavuz

Osmanlıca, Türkçe'nin Arap alfabesiyle yazılışıdır. Türkler 1100 yıldan fazladır Türkçe'yi Arap alfabesiyle yazmıştır. Anlaşılmayan şey, bizim bir imparatorluk mirasçısı olduğumuzdur. Osmanlıca denilmesi sadece yazıya has değildir. Yani, kamuya ait her şey imparatorluğa izafe edilir. Osmanlı valisi, Osmanlı çeşmesi, Osmanlı ordusu vs. Bu yazının geriye, eski çağlara götüreceğinin söylenmesi yanlıştır ve anakronizmdir. Osmanlılarda okuma yazma oranının düşük olduğu fikrine kısmen katılmıyorum. 93 (1877-78) savaşından sonra Osmanlı topraklarının 1/3'ini kaybetti. 1904'ten 1922'ye kadar (18 yıl içinde) en az 11 adet büyük savaş yaptı. 1. Dünya Savaşı'nda 7 cephede savaşıldı. Yani bu savaş 1 değil, 7 adet savaştır. Bu savaşlarda okuma yazma bilen kitle ve bu kitleyle birlikte kültür de tamamen yok oldu. Çok zor olmasına rağmen şimdi bu kültürle bağ kurulmaya çalışılıyor . Zor, ama gereklidir. Çünkü bir milleti millet yapan sadece ırkı değil, büyük oranda kültürüdür.

eray-ergin

Osmanlıca dediğiniz lisan, aslında dönemin konuşulan dilinin Arap alfabesiyle yazımıdır. Ve bir dil değildir. Okullarımızda öğretilmek istenen şey Arap Alfabesidir. Madde 18 - Tebaa-i Osmaniyenin hidemat-ı devlette istihdam olunmak için devletin lisan-ı resmîsi olan Türkçeyi bilmeleri şarttır. ( Kanun-i Esasi / 23 Aralık 1876 ) Bizim dilimiz Türkçedir. Eskisi de Türkçe. Yenisi de Türkçe... Bugün yapılanlar ise Harf İnkılabını kaldırma hayalini gerçekleştirmeye yönelik ilk adımlarıdır. O kadar..

Gizli Kullanıcı

niye zorunuza gidiyor bu Osmanlıca israilin Japonların dili kaç bin yıllık

zeyneponelgeorman

Sen olayı hiç anlamamışsın kardeş. Bu galeriyi de hiç anlamamışsın. Biz de zaten Türk halkının 10.000 yıldır konuştuğu Türkçe'yi müdafaa ediyoruz. Kardeşim, Osmanlıca diye bir dil YOKTUR! Osmanlıca, Türkçe, Arapça ve Farsça karışımı bir kullanımın, Arap alfabesiyle yazılışıdır. 10.000 yıldır Türk halkı Türkçe konuşur. Osmanlıca, Türkçe'ye Arap ve Fars kelimeleri eklenip sözde süsleyerek, sadece saray ve çevresinde konuşulup yazılan üretilmiş bir dildir. Osmanlı'da okuma oranı %2,5 tu. Yani yine saray çevresi. Osmanlı'da kimse Okuma yazma bilmezdi yani. Zaten ne okuyacaklar? Kitap mı var? Gazete mi var? Matbaanın Osmanlı'ya girişi o kadar engellenmiştir ki fetvalarla, Basılı hiçbir eser yoktu. Matbaa gelince de sadece Kur'an basımına izin verildi uzun süre. Bir metnin sadece yazılması yetmez halka ulaşması için, basılıp çoğalması da gerekir, öyle değil mi? Yazsan matbaa yok, bassan okuma bilen yok. Lütfen azıcık bilin de konuşun.

Gizli Kullanıcı

bu galerinin ne amaçla yapıldığını bildiğim için öle bi yorum yaptım yoksa bana göre sıkıntı yok insnlar eski dilleriylede teknoloji devi olabilirler.

ugur.demiralp.7

Editör arkadaş kendince birşeyler yapmaya çalışmış ama nedir bu osmanlıca düşmanlığı ? Yani yukarda verdiği örnekleri, yazıtları, dilleri dünya üzerinde okuyabilecek kaç insan evladı kaldı. Osmanlıca bencede öğretilmeli nasıl çoğumuz yarım yumalak ingilizce biliyorsak bi o kadarda osmanlıca öğrensek fena mı olur ?

zeyneponelgeorman

Osmanlıca diye bir dil YOKTUR! Osmanlıca, Türkçe, Arapça ve Farsça karışımı bir kullanımın, Arap alfabesiyle yazılışıdır. 10.000 yıldır Türk halkı Türkçe konuşur. Osmanlıca, Türkçe'ye Arap ve Fars kelimeleri eklenip sözde süsleyerek, sadece saray ve çevresinde konuşulup yazılan üretilmiş bir dildir. Osmanlı'da okuma oranı %2,5 tu. Yani yine saray çevresi. Osmanlı'da kimse Okuma yazma bilmezdi yani. Zaten ne okuyacaklar? Kitap mı var? Gazete mi var? Matbaanın Osmanlı'ya girişi o kadar engellenmiştir ki fetvalarla, Basılı hiçbir eser yoktu. Matbaa gelince de sadece Kur'an basımına izin verildi uzun süre. Bir metnin sadece yazılması yetmez halka ulaşması için, basılıp çoğalması da gerekir, öyle değil mi? Yazsan matbaa yok, bassan okuma bilen yok. Lütfen azıcık bilin de konuşun. Kardeş, yani Osmanlıca diye bir dil yok, hiç olmadı, konuşan da yok. Ne kazanacaksınız 2-3 kitap, 3-5 Osmanlıca şiiri Arap alfabesiyle okuyunca? Bu kadar bu. Allah Aşkına yaaa!

melchidec

saçmaladınız iyice haa..osmanlıca nın kelime haznesini ve kıymetini bildiğiniz halde ne bu çaba?! siz anca iş işten geçtikten sonra işte orada burada yorum yazarsınız.ayrıca hep böyle gıcık paylaşımları editörlerin yapması da ayrı bi ironi ! ığğğh

zeyneponelgeorman

Osmanlıca diye bir dil YOKTUR! Osmanlıca, Türkçe, Arapça ve Farsça karışımı bir kullanımın, Arap alfabesiyle yazılışıdır. 10.000 yıldır Türk halkı Türkçe konuşur. Osmanlıca, Türkçe'ye Arap ve Fars kelimeleri eklenip sözde süsleyerek, sadece saray ve çevresinde konuşulup yazılan üretilmiş bir dildir. Osmanlı'da okuma oranı %2,5 tu. Yani yine saray çevresi. Osmanlı'da kimse Okuma yazma bilmezdi yani. Zaten ne okuyacaklar? Kitap mı var? Gazete mi var? Matbaanın Osmanlı'ya girişi o kadar engellenmiştir ki fetvalarla, Basılı hiçbir eser yoktu. Matbaa gelince de sadece Kur'an basımına izin verildi uzun süre. Bir metnin sadece yazılması yetmez halka ulaşması için, basılıp çoğalması da gerekir, öyle değil mi? Yazsan matbaa yok, bassan okuma bilen yok. Lütfen azıcık bilin de konuşun.

melchidec

1. Eski Osmanlı Türkçesi: 15. yüzyıldan 16. yüzyıla kadar. 2. Klasik Osmanlı Türkçesi: 16. yüzyıldan 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar. 3. Yeni Osmanlı Türkçesi: 19. yüzyılın ikinci yarısından 20. yüzyıla kadar. Gerçekten asırlar almış geçmişinizi hiç mi merak etmiyorsunuz ?! Ayrıca evet Osmanlıca bir alfabedir. Siz cümleye başlarken Osmanlıca diye bir dil yoktur dediniz dördüncü cümlenizi de "bir dildir" diye bitirdiniz kendinizle çelişiyorsunuz..ığğğh

zeyneponelgeorman

Sizin okulda bunu böyle dönemlere ayırarak Görmüş olmanız onu bağımsız bir dil yapmaz. Ben de kuş dili için dönem ayırabilirim isterseniz. Bakın, kuş diline dil dedim. Yine mi ııığğğğhh oldu? Tuh! Arada fark var kardeşim. Bilmiyorum, merakımdan soruyorum, hangi dil ailesine ait Osmanlıca?

melchidec

Türk dili TÜRK ! Niye bunu kabul edemiyoruz, Osmanlı Devleti vardi ve resmi dili TURKÇEYDİ! Osmanlıca sanki değişik bi dilmiş, sanki bir karma karma karışık dilmiş gibi konuşanlar var. Karamanoğulları'ndan sonra Türkçe Anadolu'nun her yerinde resmi Dil olmuştu, Osmanlı bundan sonra gelerek de bu devrimi devam ettirdi. Ondan önce, Farsi devlet islerinde resmi dildi, Arapça'da devlet islerinde kulanilirdi. Bu kadar basit "OSMANLI TÜRKÇESİ" !!!

Görüş Bildir