Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

'Ölümü Öp Bi Çatal Ye': Her Bayram Kesin Olarak Yaşadığımız 13 Geleneksel Durum

27PAYLAŞIM

Bayramları kim sevmez! Kısa misafirlik gezileri, yeni elbiseler ve çeşit çeşit tatlılar ile koca yılın en mutlu zamanlarından birisidir. Her bayram yaşadığımız bazı durumlar var ki, insan düşününce bile kendi kendine hayret ediyor. İşte bazılarımızın bu bayram da yaşayacağı geleneksel bayramlık durumlar...

Herkese iyi bayramlar...

1. Sabahın ilk saatlerinde arka arkaya, kesilmeyen dııt dııt bildirim sesiyle gelen bayram mesajları bu işin olmazsa olmazı

Bayram mesajı yazan bir sektör var büyük ihtimalle. Sezonluk olarak mesajları oluşturup işleri bitince de gidiyorlar. Yaratıcılıkta sınır tanımayan mesajlar bir şahane...

2. Biyolojik saatimizi bayrama göre ayarladığımız için erken kalkılır ve ailecek mükellef bir kahvaltı edilir

Sabah yediğiniz sucuk, bayram ziyaretinin tokalaşma anında kendini hatırlatacaktır.

3. "Hanım Yurdagül halamgile gidelim mi?" gibi bir teklif "ONLAR GEÇEN BAYRAM BİZE GELDİ Mİ DE!" gibi bir cevapla uzay boşluğunda kaybolur

Gelen cevap bir soru değil, düşünmeye sevk edici bir cümledir.  Kendine güvenen zırhını kuşanıp bu savaşa girer, güvenmeyen efendi gibi bi köşede bonbon şekerini yer.

4. Bayramın en büyük şeker tüketicisi olan çocuklar için en dandik şekerler alınır, pahalı olanlar salonda misafire saklanır

İddia ediyorum ki o çocuklara verilmeyip vitrinde saklanan bütün madlenler bayramdan sonraya da kalıyor, bayatlıyor, eriyor, hiç kimselere yar olmuyor!

5. Evin çocuğunun hayat enerjisini emikleyen aile büyüğüne ziyaret planı, 15 saniyede çocuğun saçlarına aklar düşmesine sebep olur

"El öpenlerin çoh olsun yavrım"

6. Taksitle alınan yepisyeni kıyafetler, ayakkabılar ile bayram süresince ücretsiz olan belediye otobüslerinde sıcak pres uygulamasına girilir

Her yere taksiyle gidemezsiniz tabii ki, öyle bir lüks yok.

7. Yaşa orantılı olarak alınan harçlık sayısı düşüş gösterir. Hatta çok diye sevinilen harçlık için "kardeşinle bölüş yavrım" denilirse dünyalar başa yıkılır

www.hanimlar.com

Bi lolilop kaç lira sen biliyon mu teyze?

8. Bayramlaşmaya gidilen komşu tam olarak 10 dakika sonra aynı kadroyla sizin eve gelir; hiçbir şey yaşanmamış gibi yeniden bayramlaşılır

Buna da iadei ziyaret deniliyor. Yani ziyaretini beğenmedim, buyur geri al anlamında...

9. "Ölümü öp bi lokma ye" ısrarları sonucunda kimsenin ölüsüyle karşılaşmamak için toplamda bir tepsiye yakın şerbetli tatlı yenilir

Herkes de güzel yapamıyor bu tatlıları ya. İşte o ağızda kaybolmayan lokma dünyadaki en büyük sınavlardan biri!

10. Yıllardır odasından çıkmayan ve neye benzediği bile tam olarak bilinmeyen bir akraba çocuğu o bayram yine gizemini korur

Bu çocuğu maymunlar, aslanlar mı büyütüyo acaba?

11. Geçen bayram size gelmeyen ve artık düşmanınız sayılan o aile ile mutlaka bir akraba evinde pişti olursunuz

Sahte gülücükleri madlen çikolatanın yanına koy şöyle şekerim.

12. Evde misafir için alınan çikolata ve tatlılar, kimsenin haberi olmadan tamamen kendi insiyatifinizle bir anda özelleştirilir

Sonra da "Ramazanda çok kilo aldım". Hayır, sen 3 günlük bayramda aldın o kiloları!

13. Bir çocuk için matematik ödevini yapmaktan daha zor olan şey, bayramda yaşlı aile büyükleri tarafından ıslak ve vakumlu öpülmesidir; öpülür

Vıcık vıcık böyle...

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Bu içerik tamamen eğlence amaçlı üretilmiş olduğundan kullanılan görsel ve metinler haber değeri taşımamaktadır.


Dio İçerik Altı Banner
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
sseliner03

her ne kadar şikayet edersek edelim telefonun diğer ucunda arayabileceğimiz biri ve ziyaretine kapılarını bize açan insanlar var şükretmemiz lazım

hipergrafi

Misafir:"Sen nasılsın kızım?" Ben:"İyiyim siz nasılsınız?" Misafir: "Bizde iyiyiz, geldik bayram ziyaretine iştr" Misafirin kocası: "Sen nasılsın kızım" Ben: "İyiyim siz nasılsınız?" Misafirin kocası: "Bizde iyiyiz şükür" Misafirin annesi: "Sen nasılsın kızım" Ben "İyiyim teyzecim siz nasılsınız" Misafirin annesi: "Bizde iyiyiz işte ne yapalım" Ben: "Allah iyilik versin" Misafirin büyük kızı: "Sen nasılsın Ayça'cım" Ben: "İyiyim saolun siz nasılsınız🙄🙄🙄"

coldhearted

Çocukken poşedi kaptığım gibi mahallemde ki herkesin kapısını çalar şeker toplardım yeni ayakkabılarımla. Gezerken onlara bakar, 4-5 adımda bir silerdim kirlenmesin diye, bu beni o kadar mutlu ederdi ki... Mesai bitince de şekerleri oturup afiyetle yerdim fakat bu yalın mutluluktan geriye neredeyse hiçbir şey kalmadı, büyüdükçe masalların gerçek olmadığını, dünyanın pembe değil de çok daha koyu ve can sıkıcı bir renginin olduğunu öğreniyorsun. Geçmişe dair sürekli bir hasret durumu var. Bukowski ne güzel söylemiş; İnsan, geçmişin hasretçisi, geleceğin özlemcisi, yaşadığı anın şikayetçisidir. Saygılar.

virtuoz-sr

bir keresinde 65 yaşında bir amca, (akraba değil) "akraba akreptir." diye bir söz söylemişti. bu söz benim çekirdek ailem hariç bütün akraba ve kan bağım olan kişilere bakış açımdır işte.

galatacimbm1905

#4 Biz küçükken köyde şeker toplamaya çıktığımız zaman neredeyse herkes kötü, kalitesiz şekerlerden verirdi. Babaannemin şekerleri çok iyiydi ve gelen çocuklara da Hobi verir hala. Ben de babaannemlerden sonra bu insanların verdiği şekerleri görünce ''Bizim köyümüzdeki insanlar çok fakir galiba.'' diye üzülüp dertlenirdim. Bizi kekliyorlarmış ABV!

Görüş Bildir