Bu içerik, sadece içeriği yaratan kullanıcı profilinde listelenmektedir. Onedio ana sayfasından, kategori sayfalarından ve arama motorlarından bu içeriğe ulaşılamaz.

Bu içerik, sadece içeriği yaratan kullanıcı profilinde listelenmektedir. Onedio ana sayfasından, kategori sayfalarından ve arama motorlarından bu içeriğe ulaşılamaz.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

'Ölmeme Günü'

Dosyalar-

ah keşke o zamanda bende yaşasaydım, onların muhabbetlerini bende dinleyebilseydim diyeceğiniz bir hikaye.. 

ayrıntı için; http://www.grizine.com/2013/03/27/olmeme-gunu-fark-etmez-mi-fark-eder/

Kaynak: http://buyukkeyif.com/26-mart-olmeme-gun...

Nedir bu 'Ölmeme Günü'

Türk şiirinin en önemli isimlerinin farkında olmadan icat ettikleri bir gün bu. Tekrarlayalım, adındaki şiir’i de fark edeceksinizdir: “Ölmeme Günü”.

Ölmeme Günündeki usta şairler

Sol baştan üçüncü Can Yücel’den itibaren, Salim Şendil, Edip Cansever, Tomris Uyar, Muhteşem Sunter. Sağ taraf; Tunga Uyar, Ömer Uluç, Nezihe Meriç, Dürnev Tunaseli, Turgut Uyar, Mehmetcan Köksal. Sene 26 Mart 1981. Muhteşem “Ölmeme Günü” buluşmalarının, enfes hikayesi...

Gelelim hikaye...

Bugünün, 26 Mart, “Ölmeme Günü” olduğunu biliyor muydunuz? “Ölmeme Günü” de neymiş demeyin, edebiyatla ilgili kimselerin yakından bildiği, Türk şiirinin belki de en önemli isimlerinin farkında olmadan icat ettikleri bir gün bu. Tekrarlayalım, adındaki şiir’i de fark edeceksinizdir: “Ölmeme Günü”.

Gelelim hikâyesine… Başını Turgut Uyar ile Edip Cansever’in çektiği bir grup şair, bir gün “sevgilileri” ile birlikte Rumeli Hisarı’ndaki bir meyhanede oturmaktadırlar. Her şey yolunda. Rakı güzel. Muhabbet güzel. Dünya güzel.

Derken, masadaki hanımlardan biri hastalığından, vücudundaki bir iğneden bahseder; vücudunda dolaşan iğnenin kalbine saplanması korkusuyla yaşadığı endişeyi anlatır. “Ölüm” korkusuyla…

Bir şişe rakı ister Turgut Uyar masaya, tüm şairlerin imzalaması için şişeyi, ardından bir geleneği başlatan o cümle gelir: “Bu şişeyi al; gelecek sene bugüne kadar sakla, 26 Mart’ta burada yine buluşup birlikte içeceğiz bu rakıyı.”

Buluşurlar da. Rakı güzel. Muhabbet güzel. Dünya güzel… Bu şekilde gelenekselleşen, tesadüf eseri baharın da en güzel günlerine gelen “Ölmeme Günü”, yetmişlerin sonunda başlayıp 1985′e kadar her yıl yaşatılır.

Ta ki Turgut Uyar 22 Ağustos 1985′te “ölüp”, 26 Mart 1986 “Ölmeme Günü” şişesinin boynunu bükük bırakana kadar… Rakı güzel. Muhabbet güzel. Mümkün değil. –Ferhan Şensoy’un dediği gibi:

“Ağustos yirmi iki, dediler ‘Ustan ölmüş’,
Çok komiksin Azrail, Turgut Uyar ölür mü?”

...

Cemal Süreya’nın “Ertesi gün için bir şey diyemem ama rakı içtiğin gün ölmezsin” sözünü bugün tekrar düşünmenin keyfi ayrı sadece.

“Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda”sını Edip Cansever’in…

“Öldüğü gün
hepimizi işten attılar”,
demişti yine Cemal Süreya Turgut Uyar’ın ardından, şüphesiz “Ölmeme Günü” masasından da.

ayrıca bknz; 1 Kadın 3 Şair

Bu içerik, sadece içeriği yaratan kullanıcı profilinde listelenmektedir.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir