‘Neyin Karşılığında Türkiye Cumhuriyeti Topraklarını Terk Ettiniz?’

 > -

Parti grubunda Şah Fırat Operasyonu hakkında hükümete sert sözlerle yüklenen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Türkiye Cumhuriyeti toprağı olarak bilinen bir yerden askerinizi çekerseniz, türbeyi bombalarsanız, naaşları getirirseniz... Buna ne denir? Buna ne denir? Neyin karşılığında siz Türkiye Cumhuriyeti topraklarını terk ettiniz? Neyin karşlığında kaçtınız siz? Ben bunu sormak zorundayım. Namuslu her vatandaşın bu soruyu sormasını istiyorum." dedi.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satırbaşları;

Haram medyasını mahkemeye verdim. Şimdi merak ediyorum ne diyecekler. Tabi bunlar için tazminat ödemek sorun değil. Paraları bol. İftirayı at tazminatı öde. Ama CHP'den korkuyorlar. CHP iktidara yürüyor demek ki. İstedikleri kadar korksunlar iktidar olup bunların hesabını soracağız.

"KÖSTEBEK OLDUĞU TESCİL EDİLDİ"

Onlar paraya güveniyorlar. Yandaşlara güveniyorlar. Biz halkımıza güveniyoruz. Hatırlarsanız bir köstebek Beşir Atalay vardı. Önceden Deniz Feneri'ne haber veriyordu. O da beni mahkemeye vermiş. Neden bana köstebek dedin diye. Nihayet mahkeme beni haklı buldu onun da köstebek olduğu tescil edilmiş oldu.

Bu köstebek diyor ki bu yazışmaların devamı gelecek diyor. Kendileri yazıyorlar ya. Adında ve ünvanında milli olan bir kuruluş. Gayri milli bir oluşum içinde olamaz. İktidara hizmet gibi bir görevi yoktur MİT'in. Milli İstihbarat Teşkilatı ya milli olur ya da biz o isimlerin hepsini açıklarız. Biz saygımız dolayısıyla sesimizi çıkarmıyoruz. Ama artık yeter. Almanya'da gestapo neyse onların bir kanadı da gestapo gibi çalışıyor. Muhalefeti dinliyor belge uyduruyorlar. İstediğiniz kadar uydurun belgeyi. Rahmetli babam derdi. Oğlum sen doğru dur eğri belasını burur. Aynen öyle!

"BENİM VİCDANIM SIZLIYOR"

Türkiye cumhuriyeti tarihinde ilk kez böyle bir olayla karşılaşıyoruz. Türkiye aciz bir ülke görünümü sergiliyor. Elindeki bütün kozları kaybetmiştir. Sadece ortadoğunun değil bütün dünyanın şamar oğlanı konumuna getirilmiştir. Benim vicdanım sızlıyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin bu hale düşmesi beni rahatsız ediyor. Nasıl oluyor da Türkiye bu hale düşüyor? Tabloyu daha net görmek için sizleri geri götüreyim.

"ÜLKENİN ONURUNU AYAKLAR ALTINA ALDIN"

AKP döneminde nasıl şamar oğlanı olduk. İlk kırılma noktası 4 Temmuz 2003. Irak'ın Süleymaniye kentinde 11 askerimizin başına çuval geçirildi. Elleri kelepçelendi 60 saat sorgulandı. Bu ülkenin başbakanı ağzını açıp tek kelime bile etmedi. Şimdi palavracı kahraman olarak konuşuyor. Gazeteciler haklı olarak sordu. Siz nota verecek misiniz? O da bir üslup içinde sözde espiri yapıyor. Müzik notasından mı söz ediyorsunuz diyor. Sen bu ülkenin onurunu ayaklar altına aldın. Espirinin yeri mi? İlk kırılma budur.

Sonra Mavi Marmara yaşandı. Yasadışı bir gemi Türkiye'den hareket etti. Kimse Gazze'ye yardım götürülmesin demiyor. Hiçbir tereddüt yok bunda. Ama onların amacı başkaydı. Sözde AKP milletvekilleri de binecekti. Ama AKP vekilleri binmedi son anda. Çünkü uyarıldılar. Ve orada 9 vatandaşımız öldürüldü. Asarız keseriz dediler hiçbir şey yapmadılar.

"MÜSLÜMAN KANI AKTI, HALA AKIYOR"

Efelenmekle dış politika olmuyor. Hala öğrenemediler. 3. olay suriye olayı. Hiçbir sorunumuz yoktu Suriye yönetimiyle. Ortak bakanlar kurulu yaptık. Ortak futbol takımı kurduk. Maçlar oynandı. Esad ve Eşi Türkiyeye geldi beraber tatil yaptılar. Vizeler kalktı kimse şikayet etmedi. Kimse neden böyle yaptınız demedi. Ama bir sabah kalktık Suriye can düşmanımız oldu. Buradan silah götürdük. Katardan para götürüdk. Dünyanın her tarafından militanları oraya geçirdik. Müslümanlar birbirlerini katletmeye başladılar. Müslüman kanı aktı hala akıyor. Uyardık yapmayın dedik. Türkiye'nin büyüklüğüne yakışmaz dedik. Israr ettik. Hayır biz doğruyuz dediler. Tırlarla dolu silah götürdüler. Bugün hala kan akıyor. Bu başka bir kırılma noktasıdır.

Yarın bu silahlar IŞİd'in eline geçerse daha büyük bedel öderiz dedik. Hayır dediler ve götürdüler. Niğde Ulukışla'da bir olay yaşadık. IŞİD militanları bir kamyon şoförünü bir askeri ve polisi şehit ettiler. Hala davaları görülüyor.

"HÜKÜMET BUNLARA TERÖR ÖRGÜTÜ BİLE DEMİYOR"

IŞİD Youtube'a bir tehdit koydu. Süleyman Şah Türbesi'nin boşaltılması için 3 gün süre veriyoruz. Türk bayrağını indirmedikleri takdirde yerle bir edeceğiz. Gayet açık bir tehdit. Bu tehdidin muhatabı olan hükümet bunlara terör örgütü bile demiyor. Tık yok bunlarda. Musul başkonsolosluığumuzu 900 IŞİD militanı bastı. 49 kişiyi esir aldılar. Araya bir sürü insan girdi bir sürü ikram verdiler IŞİD'e. Şimdi sıra geldi Süleyman Şah Türbesi'ne. Süleyman Şah Türbesi'yle ilgili olarak Davutoğlu 2014'te Van'da konuştu. İranlı ve Azerbaycanlı dışişleri bakanlarıyla beraber. 'Oraya dönük ister rejimden ister radikal gruplardan ister başka bir yerden gelebilecek her türlü saldırı aynıyla mukabele görür. Oradaki vatan toprağının savunması konusunda Türkiye hiçbir tereddüt göstermeden her türlü tedbiri alır' diyor.

"DEVLET DEDİĞİNİZ BUDUR ZATEN"

Dönemin dışişleri bakanı şimdi Başbakan. Numan Kurtulmuş da diyor. Eğer Süleyman Şah'a saldırı olursa 3 dakika içinde TSK müdahale eder. Meclis'e tezkere geldi. Milli Savunma bakanı konuşuyor. 'IŞİD'in Türkiye Suriye sınırına 37 km mesafede bulunan Süleyman Şah'taki mevcudiyeti ulusal güvenliğimize yönelik apaçık bir tehdittir. Türk anavatanının ayrılmaz parçası olan Süleyman Şah Saygı Karakolu'nu korumak devletimizin asli vazifesidir. Türkiye Cumhuriyeti bu sorumluluğunun gereğini yerine getirmek konusunda hiçbir tereddüt göstermeyecektir' diyor.

Yüzde yüz doğru. Devlet dediğiniz budur zaten. Benim topraklarıma saldırı olacka ben kılımı kıpırdatmayacağım. Bu mümkün değil. Orası Türkiye cumhuriyetin ait. Uluslararası anlaşmalar var. Nasıl olur da orayı terk ediyoruz? 3 naaşı hangi gerkeçeyle oradan taşıyoruz? Acaba biz ne yapmışız bu güne kadar? Süleyman Şah'ı güvence altına aldık. Lozan anlaşmasıyla almışız. Türkiye toprağı mı evet! Uluslar arası anlaşma var. Niye terk ediyoruz? Buradan 77 milyon yurttaşıma açık çağrı yapıyorum. Kendi ülkesinin toprağını yabancılara teslim eden teslim ederken de kaçan bir iktidara ne denir? Oturun düşünün!

"NAMUSLU HER VATANDAŞIN..."

Uluslararası sözleşmelerle Türkiye Cumhuriyeti toprağı olarak bilinen bir yerden askerinizi çekerseniz, türbeyi bombalarsanız, naaşları getirirseniz... Buna ne denir? Buna ne denir? Neyin karşılığında siz Türkiye Cumhuriyeti topraklarını terk ettiniz? Neyin karşlığında kaçtınız siz? Ben bunu sormak zorundayım. Namuslu her vatandaşın bu soruyu sormasını istiyorum.

1921'de orası Türkiye toprağıdır diye anlaşma yapmışız. Lozan yapmışız. Montrö ile boğazları güvence altına almışız. 1938'de Hatay'ı Türkiye cumhuriyetine katmışız. 1974'te Kıbrısa gitmişiz. Şimdi 77 milyona soruyorum bunların tamamını kim yaptı? Kim yaptı? Hatay, Boğazlar, Kıbrıs, Süleyman Şah? Kim yaptı bunları? CHP yaptı. Cumhuriyet Halk Partisi yaptı.

"KAÇARKEN NAL TOPLADIN"

Biz bunları yaptık... Bir karış toprağımızdan ödün vermedik. Bir karış toprağımızı terk etmedik. Kaçmadık, göğsümüzü açtık mücadele ettik. Sen ne yaptın? Süleyman Şah'tan kaçtın. Kaçarken nal topladın. Senin Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olduğun tartışmalıdır. Kimse kusura bakmasın.

"KENDİ TOPRAĞINI SATAN ADAMA NE DENİRSE..."

Hem kaçıyorlar hem zafer diyorlar. Kaçmak ne zamandan beri zafer oldu. Kendi toprağın. Hiçbir ülke hayır değildir diyemez. Kendi toprağın. Askerlerin orada. Süleyman Şah orada. İki askeri orada. Türbeyi yapmışsın. 10 dönümlük bir arazı. orayı terk ediyorsun kaçıyorsun geliyorsun bunu da millete zafer diye kakalıyorsun. Kendi toprağını satan adama ne denirse ben de onu söylüyorum.

"SEN YETKİ İSTEDİN, BİZ DE VERDİK"

Niye kaçıyoruz? Niye kaçıyoruz? Hangi gerekçeyle kaçıyoruz? Sen yetki istedim TBMM'den. Biz de sana yetki verdik. Sana kaç diye yetki vermedik ki! Toprağı vatanı koru diye yetki verdik biz sana! Kaçmayı zafer olarka sunan bir iktidar da gördüm ya. Hiçbir zaman aklıma gelmezdi. Korkaklığın kaçmanın sünepeliğin aciz olmanın da zafer olduğunu gördüm ya. Anlamakta gerçekten zorluk çekiyorum. Sen zafer mi görmek istiyorsun. Sakarya'ya bakacaksın zafer orada! Sen zafer mi görmek istiyorsun. Dumlupınar'a bakacaksın. Zafer orada... Sen zafer mi görmek istiyorsun. Maraş'ta Sütçü İmam'a bakacaksın. Bunların hiçbiri ülkesini terk etmedi. Ölümü göze aldılar. Bu ülkenin şerefi için. Siz ne yapıyorsunuz? Bir de kalkmışlar zafer diye satıyorlar. Sen zafer mi görmek istiyorsun. Kıbrıs'ın beş parmak dağlarına bakacaksın. Zafer görmek istiyorsan.

"BU KADAR İKİ YÜZLÜLER"

Öyle anlaşılıyor ki büyük bir fiyasko ile karşı karşıyayız. Bunu zafer diye satıyorlar. yerlerse diyorlar. Herkes bunun büyük bir fiyasko olduğunu biliyor. Düne kadar Esad ve rejimini hiç muhatap almıyorlardı. Ne yaptılar muhatap aldılar. İstanbul başkonsolosluğuna haber verdiler. Bu kadar iki yüzlüler.

Çözüm? Ne yapacağız? Umutsuzluğa kapılma lüksümüz yok. Herkes şunu gayet iyi bilecek. 77 milyona sesleniyorum. CHP iktidarında benim başbakanlığımda senin yüzün yere eğilmeyecektir.

"LİBYA'YA BAKIN HİÇBİR TÜRK İSTEMİYORLAR"

Bu ülkenin onuruyla gururuyla oynadılar. Bunlara ders vermek her vatandaşın boynunun borcu temel görevidir. Sözüm söz. Bizim iktidarımızda kesinlikle Ortadoğu'da kan akmayacak. Huzur ve barış gelecek. Suriye'yi, Irak'ı da biz inşa edeceğiz. Barış köprülerini biz kuracağız. Kardeşliği tesis edeceğiz biz yeniden. Mısırla kavga etmeyeceğiz. Yeniden dost olacağız. Libya'ya bakın. Karar verdiler. Hiçbir Türk istemiyorlar. Tamamınız terk edin diyorlar. Bunlar acaba bir şey kapar mıyız diye bavulu doldurup gittiler. Sen önyargılı davranırsan Kaddafi'yi arkadan hançerlersen senin gibi insanı Libyalı da adam yerine koymaz.

"SURİYELİYİ GÜLE OYNAYA GÖNDERECEĞİZ"

Kaddafi Kıbrıs çıkarmasında bütün desteğini verdi bize. Ahde vefa diye bir şey vardır. Kaddafi linç edildi bunlar düğün dernek yaptılar. Biz bunlara karşı çıktık. Libya ile ilişkilerimizi de düzelteceğiz. Her ülkeyle yeniden sıcak ilişkiler kuracağız. Yeniden inşa edeceğiz Ortadoğu'yu. Çünkü biz sadece ülkemizin insanlarını değil bütün insanları seviyoruz. Herkesin huzur ve barış içinde kendi ülkelerinde yaşamasını istiyoruz. Suriye'de savaş ve kaos bitecek 1 milyon 700 bin Suriyeliyi güle oynaya kendi ülkelerine göndereceğiz. Benim ülkemin insanı da iş bulacak aş bulacak.

İÇ GÜVENLİK PAKETİ

Sanıyorlar ki baskı yapınca CHP geri çekilecek. CHP geriye çekilmeyecek, kapı gibi mücadelesini yapacak. Birisinin Bilal’a anlattığı gibi Davutoğlu’na anlatayım. Ceza kanunun molof kullanmak yasaktır, cezası vardır diyor.  Suç zaten var. Peki yakalanan var mı. Yok neden? Hükümet yok. Uyuşturucu her yerde peynir ekmek gibi satılıyor. Sen uyuşturucu tacirlerini yakaladın da biz serbest bırak mı dedik? Okulların kapılarında satılıyor. Nerede hükümet.

Parlamentoda uyuşturucu ile ilgili olarak araştırma önergesi verildi. AKP’nin oylarında reddedildi. Neden? Kendi dönemlerindeki gerçekler orya çıkacak.

Geçen hafta emekliler  ile ilgili açıklama yapmıştım. CHP iktidarında birer maaş ikramiye vereceğiz dedik. Tepki gösterdiler para yok pul yok. Emekliye gelince para yok pul yok. Sadece 28 ihalede uğranılan zarar 100 milyar dolar. Emekliye 10 yıl bayram ikramiyesi vermek demektir. Buradan yine 11 milyon emekliye sesleniyorum. Onların eşlerine ve çocuklarına sesleniyorum. CHP iktidarında sen ramazan ve kurban bayramında birer maaş ikramiye alacaksın.

Ajanslar

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAhmet DavutoğluAlmanyaBakanlar KuruluBaşbakanBeşer EsadBeşir AtalayCumhuriyet Halk PartisiGazzeHatayIŞİDIrakİranİstanbulKahramanmaraşKemal KılıçdaroğluNuman KurtulmuşSakaryaSavaşŞehitSuriyeTerörTürk Silahlı KuvvetleriTürkiye Büyük Millet MeclisiUyuşturucuVanYoutubefutbolmüzikolaytatil
Görüş Bildir