“Müze Kartına Getirilen Sınırlamayı Nasıl Buluyorsunuz?” - Zuhal Tuzcu

-

“Müze Kartına Getirilen Sınırlamayı Nasıl Buluyorsunuz?”

“Müze Kartına Getirilen Sınırlamayı Nasıl Buluyorsunuz?”

Zuhal Tuzcu Müze kartına getirilen sınırlamayı arkeoloji ve sanat tarihi öğrencileri, müzeci, tarih-arkeoloji-müze sevenlere sordu: ” Bir yılda bir müzeye gideceğiz (Yani 1 (yıl içinde) + 1 (müzeyi) + 1 (kez gezebileceğiz), nasıl sizce?

Arkeoloji Yazarı Zuhal Tuzcu
info@dagmedya.com

Kültür ve Turizm Bakanlığı, 1 Ocak 2013′ten itibaren Müzekart’ın sağladığı müze ve ören yerlerine sınırsız giriş hakkını yılda 1 kez olarak sınırlıyor. Bir müze sever olarak ve Arkeoloji dünyasının içinde hayat süren bir vatandaş olarak yeni yılın bu ilk günleri için moral olmadı demeliyim..

Kültür ve Turizm Bakanlığı, tarihinden itibaren Tam 30 TL, İndirimli 15 TL’ye satılan klasik Müzekart’lara sınırlama getirerek geçerli olduğu yıl boyunca her müzeye tek giriş hakkı tanıyor artık.. 50 TL’ye satışa sunulan Müzekart’ı alanların ise sınırsız giriş hakkı devam edecek.

2008 yılından beri uygulamada olan müze kartlar sayesinde bir kere para ödeyip 1 yıl boyunca tüm müzeleri istediğimiz kadar gezebilme hakkına sahiptik. Kültür ve Turizm Bakanlığı bu uygulamayı getirirken daha çok kişiyi müzelere ve ören yerlerine çekebilmeyi amaçlamıştı. Nitekim amaçlarına da ulaştıkları çok açık şekilde görülüyordu.

2013 yılından itibaren ise bu uygulamaya sınırlama getirildi. Müze kart alabilmek için 50TL ödememiz gerekiyor ve bu paraya sadece 1 müzeyi 1 yıl içinde 1 kez gezebilme hakkı veriliyor.

Benim de aklımda birtakım sorular oluştu. Bu sorular eminim sizlerin de merak ettiği, düşündüğü sorulardan birkaçıdır.

1 müzeye 1 kez girebiliyor isek ne için Müze kart alıyoruz? ( Tamamı ile Müze kartın mantığına ters. )

Bu sınırlama ile çok para kazanıp kültürel, sanatsal, eğitim gibi faaliyetleri ( insanlarda bu bilinç zaten tam oturmamışken) kısıtlamak mı amaçlanıyor? (Amaç çok para kazanmaksa burada da bir hata var. Ödenecek para arttığı için kimse Müze kart almaya yanaşmayacak ve zaten normalde bu faaliyetlere çok ilgili olmayan vatandaş şimdi hiç gitmeyecek müzelere. Aslında bir yerde kazancın düşmesi söz konusu ! )

Müzelere birçok kez gitmek zorunda kalan arkeoloji, tarih, sanat tarihi, mimarlık öğrencilerinin, hocaların, rehberlerin meslekleri için her seferinde para ödemeleri etik bir şey mi? (Sonuçta bu insanlar devlete hizmet veriyorlar.)

Müzeye gitmek zorunda kalan öğrencinin ailesi çocuğunun en iyi şekilde eğitim alması için bir yerlerden bulup buluşturup her şekilde para sağlayacağını düşündüğümüzde ise durum içler acısı. Sözde eğitim haklarımız var, 4+4+4’ler getiriliyor ama bir yandan da ülkemizde branşları önemsenmeyen mesleklerin (arkeoloji, sanat tarihi vb.) bu şekilde eğitim hakları ellerinden alınmış oluyor. Müze kartı bırakın ücretsiz girişler sağlanmalı.

Görüşler, tepkiler nasıl ? diye merak ettim ve eşe dosta bu konu hakkındaki düşüncelerini sordum. Özellikle kategorilere ayırdım ( arkeoloji ve sanat tarihi öğrencileri, müzeci, tarih-arkeoloji-müze severler olmak üzere) çünkü her alandan insanın bir fikri var.

Farklı Alanlar, Aynı Görüşler !

Çiler Özceylan (Anadolu Üniversitesi, Sanat Tarihi Bölümü, 2. Sınıf Öğrencisi)

Anadolu hem doğal güzellikleri hem de içinde barındırmış olduğu tarihi gizemi ve eşsiz sanat dokusu ile önemini korumuş, dünya çapında bir bölgedir. Ancak çoğu kişi, inşa edilmiş çevrelerinin tarihleri ve kendilerine miras kalan çevrenin nasıl yorumlanacağı konusunda çok az şey bilmektedir. Bir ülkenin gelişmişlik düzeyi sanata ve tarihine olan ilgisi ile doğru orantılıdır. Bu ilgi ülkemizdeki tarihi zenginlikleri göz önüne aldığımızda maalesef yeterli düzeyde değildir. Bizler bu alanda eğitim alan öğrenciler olarak bunun bilincindeyiz ve bu yönde girişimlerde bulunmaktayız. Ancak, teorik eğitimlerimizi alırken, eğitimlerimizi pekiştirmiş olduğumuz müzeler ve ören yerleri için uygun görülen yeni uygulama hem bizlere hem de yeterli olmayan toplumumuzun sanata olan ilgisine zarar verecektir.

Gürbüz Güler (Selçuk Üniversitesi, Yüksek Lisans Öğrencisi)

Çelişkilerle dolu ülkemizde, kültür turizmi de bu çelişkilerden nasibini yeterince alıyor. Bir yandan yurt dışındaki eserleri getirip diğer yandan depolardaki envanterlik eserleri satmayı planlayan, bir yandan yeni kazılar açıp diğer yandan Sit alanlarının üzerine binalar yapıp sular altında bırakan, bir yandan yeni müzeler yapıp yeni ören yerleri açmayı hedefleyen ama diğer taraftan müzeler ve ören yerlerine ‘müze kartla’ yalnız bir defa girebileceğimizi dayatan ülke politikalarımız.

Belki de Kültür ve Turizm Bakanlığının yaptığı en güzel iş olan ‘müze kart’ uygulaması da, fiyatlarının her yıl artmasından ve bir müzeye yılda yalnız bir sefer girilebileceği absürtlüğü ile son bulmak üzere.

Melih Ökten (Arkeoloji-Tarih-Müze sever)

Müze kart’ın amacı toplumu müzelere ve antik kentlere çekmek ve bilinç oluşturmaktı. Şimdi bu karar ile tam tersi oldu. Müze kart’ı olanlar tekrar 50TL verip müzeleri tekrar görebilecekler. Öğrencileri tarih sevdalılarını bu şekilde mağdur etmeye kimsenin hakkı yok. Herkesin de ekonomik durumu belli. Maddi çıkarlar gözetilerek alınmış bu kararı kınıyorum …

Tolga Candur (Arkeo Gezi Dergisi Editörü / Dağ Medya Gezi Yazarı)

Tek kullanımlık kart mantığa aykırıdır. Çoğu ülkede kendi vatandaşları müzelerini ücretsiz gezerken bizim müzelerimizin bir gelir kapısı olarak görülmesi ne kadar acıdır. Müze kartlara sınırlama getirerek sadece vatandaşlarımızı cahilliğe mahkum ederiz.

“Kültür para ile satılamaz”.

Güler Budak (Arkeoloji-Tarih-Müze sever)

Müze kart ile ilgili haberi duyunca arkeoloji ve tarih meraklısı olarak büyük bir üzüntü duydum. İlk çıktığında da tam tersi büyük bir sevinç olmuştu ve çok güzel bir uygulama oldu diye düşünmüştüm. Çıktığından beri sürekli kullanıyorum. Amaçlarını anlamış değilim. Halkı tarihe, sanata, kültüre teşvik edecekleri yer de daha da soğutuyorlar. Ben ilk hakkımı kaybettim diye 2.kez gittiğimde paralı girmek zorundayım. Ama müze giriş ücretleri çok pahalı. Bu güzel uygulamaya devam edilsin. Umarım kaldırmazlar. Sesimizi duysunlar !

Bülent Özden (Müzeci)

Çok uzun olmayan bir zaman önce Müze kart ilk çıkartıldığında hem müzeciler hem de müzecilik adına çok sevinmiştik. Bilindiği gibi Türkiye müze ziyaretleri açısından son derece düşük bir performansa sahip. Kültüre olan ilgisizlik burada da görülüyor. AB ülkeleri arasında Müze İstatistiklerini tutan EGMUS veri tabanı ile karşılaştırıldığı zaman Türkiye müze artı ören yeri sayısı olarak ortalarda bulunsa da, büyük nüfuslu bir ülke olması dolayısı ile 100.000 kişi başına düşen müze sayısında en aşağıda yer alıyor. Müze ziyaretçi sayıları da aynı seviyede düşük. Gene geçen senelerde uygulanan ücretsiz müze günlerinde ziyaretçi sayılarının katlandığı görülmüş durumda. Bu da halkımızın ekonomik açıdan müzelere verdiği parayı önemsediğini gösteriyor. Her durumda eğitim görevi üstlenen müzelere yapılan ziyaret sayısını arttırmak Türkiye için çok önemli.

MüzeKart’ın devreye girmesinin DÖSİMM gelirlerinin azalması diye bir durum yaşandı. Öte yandan kazanılan değerlerle karşılaştırıldığında zaten tanımı gereği zarar etmesi gerekli olan müzeler açısından çok küçük bir farktı bu. Zaten DÖSİMM ’e aktarılan bu gelirler doğrudan müzeler tarafından paylaşılabilir değil, genellikle kazılarda kullanılıyor.

Bir başka konu ise “özelleştirme” korkusu. İlk olarak İstanbul Arkeoloji Müzeleri ile başlayan daha sonra Türkiye çapında yayılan “Müze giriş sistemlerinin TÜRSAB ’a devri” söz konusu oldu. Atılan bu adımın özelleştirmede genişlemenin (gelirlerin işletme karşılığı özel kurumlara bırakılmasının, Müze kart gelirlerinin özel kurumlarla paylaşılmasının) ön aşaması olması gibi bir korku da yaşamaktayım.

Türkiye’de müzecilik sektörünün çok büyük bir bölümünü elinde tutan Kültür ve Turizm Bakanlığı adım adım bazı kısıtlamalara gitti. Öncelikle ilgili mesleklerdeki üniversite öğretim üyeleri ve öğrencilerin ücretsiz girişini engelledi. Hatta ders yapmak için müzelere para ile girer oldular. İkinci olarak ICOM Türkiye Milli Komitesi’nin KTB elinden gitmesinin ardından tüm dünyada geçerli olandan farklı olarak ICOM üyelerinin müzelere ücretsiz girişini kaldırdı. Şimdi de Müze kart’a sınırlama getiriliyor.

Bakanlığın Türkiye’de müzeciliğin ve müze sevgisinin gelişmesi önünde çıkardığı bu engellerin bunlardan ibaret kalmayacağı korkusunu yaşıyorum.

Sosyal medya’da da yeterince dolaşan haberler, tepkiler ve başlatılmış olan bir imza kampanyası var. “LÜTFEN DUYARLI OLALIM ! BİR İMZA DA SEN VER” kampanyasına buradan ulaşılabilinir.
https://www.change.org/tr/kampanyalar/k%C3%BClt%C3%BCr-bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-ertugrulgunay-muzekart-a-getirilen-s%C4%B1n%C4%B1rlama-karar%C4%B1n%C4%B1-geri-%C3%A7ekin-muzekart
DAĞ MEDYA/ZUHAL TUZCU

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

4+4+4Avrupa BirliğiİstanbulSosyal Medya
Görüş Bildir