'Mamut Art Project' Sanatseverle Buluştu

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

'Mamut Art Project' Sanatseverle Buluştu

Yerli ve yabancı 50 sanatçının resim, heykel, video gibi birçok dalda çeşitli teknikler kullanarak yaptıkları 280 eser sergilenecek.

BAĞIMSIZ sanatçıların kendini gösterebilmesi, gelecek vaat eden sanatçıların erken keşfedilebilmesi amacıyla kurulan ve “ulaşılabilir sanat” etkinliği olarak dikkat çeken Mamut Art Project, sanatseverle buluştu.

Yerli ve yabancı 50 sanatçının resim, heykel, video gibi birçok dalda çeşitli teknikler kullanarak yaptıkları 280 eser, bugünden itibaren 19 Mayıs'a kadar 11.00-20.00 saatleri arasında Antrepo 3’te sergilenecek.

Mamut Art Project’in 50 sanatçının yaklaşık 10’ar metrekare sunum alanında sergileyeceği eserler Ali Akay, Nil Yalter, Mustafa Taviloğlu, Marcus Graf ve Sedat Öztürk’ten oluşan jüri tarafından belirlendi. Karaköy Antrepo 3’te dün akşam düzenlenen törenle açılışı yapılan sergiye Tilda Tezman, Gökhan Kırdar, İzzet Antebi eşi Didem Antebi, Tanem Sivar, Ezgi Kramer, Yağız İzgül’ün de aralarında bulunduğu cemiyet, sanat ve iş dünyasının çok sayıda isim katıldı. Galeri sahipleri, koleksiyonerler ve küratörlerin yanı sıra sanatseverlerin de katılımıyla gerçekleşen sergide genç sanatçılar eserlerini sanatseverlere tanıtma fırsatı buldu.

YAKLAŞIK 530 BAŞVURU ALDIK, İLK SENE İÇİN ÇOK YÜKSEK RAKAMDI

Mamut Art Project’in kurucusu Seren Kohen, dünyada hızla yükselişte olan “ulaşılabilir sanat” konseptini araştırdıktan sonra Türkiye’de çok büyük bir açık olduğunu fark ettiğini belirterek, şunları söyledi:

“Bunlardan biri sanatseverlerin ancak tanınmış sanatçı, galeri ve kurumlardaki sanatçılara ulaşabilirliğinden dolayı fiyatların çok yüksek olması, beraber yaşamak istedikleri sanat eserlerini alamamasıydı. Diğeri ise sanatçıların oraya gelene kadar yaşadıkları zorluklardı. Bu iki boşluğu araştırdıktan sonra böyle bir projenin her iki taraf içinde belli bir boşluğu doldurabileceğini düşünerek yola çıktım. Projemizde hiçbir sınırlama koymadık. Resim, heykel, fotoğraf, video, performans her sanat dalından sanatçılarımız var. Çok büyük bir talep oldu. Yaklaşık 530 başvuru aldık ilk sene için gerçekten çok yüksek rakamdı bizim için. Jürimizle beraber çok zorlu bir seçim yaptık. Bu sanatçılara kazandırmış olduğumuz görünürlüğün kariyerlerinde çok büyük bir başlangıç olduğunu düşünüyoruz.”

‘MAMUT’ İNSANOĞLU’NUN MAĞARADA İLK ÇİZDİĞİ ESERLER

Katılımın 20-30 yaş ve resim ağırlıklı olduğunu ifade eden Seren Kohen, “Biz yine de her daldan sanatçı olmasına dikkat ettik. Gerçekten ilk sene için insanlar bizi iyi anlamışlar. Gelen başvurulardan beklemediğimiz hiçbir şey yoktu. Bu pozitif yönde algılandığımızı ve hakikaten böyle bir boşluğun olduğunu gösterdi bize” dedi. Kohen, projeye adını veren ‘Mamut’ kelimesi ile ilgili soruya ise “İnsanoğlu’nun mağaralarda ilk çizdiği eserler mamutlardır ve bundan esinlenerek sanatçılarımızın sunduğu ilk eserler için, sergi için böyle bir karar aldık” diye konuştu.

BEĞENDİRME TELAŞI GÜTMEYEN İNSANLAR

Eserlerinde arabesk akımdan esinlendiğini söyleyen Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim bölümü mezunu 26 yaşındaki Hasan Özgür Top da şöyle konuştu:

“Eserlerimi ‘biz birbirimizi biliriz’ adında topluyorum. Arabesk türünde müziğe dair insanlar üzerinden işler yapıyorum. Arabesk benim açımdan çok mahrem bir alanı temsil ediyor aslında. Küçük yaşlardan itibaren benimde dinlediğim bir müzik türü. Aslına bakarsanız yaşam tarzı diyebiliriz. Orhan Gencebay’ı, İbrahim Tatlıses’i, Müslüm Gürses’i, Ferdi Tayfur’u birbirleriyle ilişki halinde dertleşirken, konuşurken, yemek yerken bir araya getiriyorum. Biz birbirimizi biliriz derken o içe kapalılığı biraz da ifade etmeye çalışıyorum. Dışarıya çok fazla kendini beğendirme telaşı gütmeyen insanlar. Kendini ifade etme noktasında çokta kaygılanmayan bir ruh hali görüyorum. Bende böyle bir insan oldum biraz.”

İÇİNİZDEKİ DÜNYA DIŞINIZI, DIŞINIZDAKİ DÜNYA İÇİNİZİ ALGILAR

Sergiye 11 eseriyle katılan Maltepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Görevlisi 31 yaşındaki Dilay Koçoğulları, “Biyoloji eğitimim var bundan öncesinde. Mikroskop görüntüleri çektim. Onun dünyadaki bir benzeri olarak makro görüntüler çektim" dedi.

Koçoğulları, "Hem mikroskop fotoğrafları hemde büyük görselleriyle makro çekimleriyle birlikte sergiliyoruz. Hermes’in sözüyle başladı her şey ‘içinizdeki dünya dışınızı, dışınızdaki dünya içinizi algılar’ diyor. Nebula görüntüleri inceliyordum. oradaki bir nebula görüntüsünün aslında ne kadar çok hücreye benzediğini gördüm. İçindeki dünya ve dışınızdaki dünyayı karşılaştırmayı seçtim. Bu şekilde başladı. Çekim evresi çok uzun sürdü. Birçok makro görüntü çektim. Sergi çok güzel genç sanatçılar için yapılmış bir sergi. Düşündüğümdün çok fazla katılım var. Burada olması için çok büyük şans ve avantaj olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

KANSER HASTALIĞINA SAÇTAN TUVALLERLE DİKKAT ÇEKTİ

Eserlerinde kullandığı saçlarla dikkat çeken Muğla Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü mezunu 24 yaşındaki Hülya Demirtaş, “Günümüzde artış gösteren kansere daha duyarlı daha iyi yaklaşılması. Hastalığın en büyüğü de çok büyük, küçüğü de çok büyük. Annem de rahatsız. Çevremde birkaç tanıdığım insan var” dedi.

Saçları kuaförlerden topladığını kimlerin olduğunu bilmediğini söyleyen Demirtaş, eserleriyle ilgili olarak, “Kafes’te kadınların tutsaklığını anlatıyorum. Hapis hayatı yaşadıklarını ve daha güçlü olmaları için o kafesi yıkmalarını. Heykelde saçı normalde kafada görürüz. Orada tam tersini göstermek istedim. Saçtan gölge yaptım. Mektupta karşımıza çıkan insanların iyi kötü biri olduğunu bilmiyoruz. Mektubun da içinde ne çıkacağını iyi yada kötü bilmiyoruz onu anlatmak istedim” diye konuştu.

7 yıldır Türkiye’de yaşayan ve atölyesinin bulunduğu Karaköy'deki Perşembe Pazarı'nı anlattığı eserleriyle dikkat çeken ABD’li sanatçı Julıe Upmeyer ise, “Perşembe Pazarı’nın o karmaşık yapısını, tabelaları, binaların durumunu, dar sokakları ve onun bir mağara etkisi yapmasından etkilendim. Onunla ilgili üç boyutlu çalışmalar yapmayı tercih ettim. 50 bağımsız, farklı sanatçıyla toplu bir sergide bulunmak ilginç bir deneyim. Bir arada olmaktan dolayı çok mutluyum” dedi.

HER SENE TEKRARLANMASI HEDEFLENİYOR

Dünyadaki farklı ülkelerde düzenlenen etkinliklerin Türkiye'de sanat camiasına bir uyarlaması olan Mamut Art Projet, ülkemizde bu alanda düzenlenen ilk sergi olma özelliği taşıyor. Jüri tarafından seçilen bağımsız sanatçıların eserlerini sergilediği The Artist Project (Kanada) ile sergilenen tüm sanat eserlerinin belirlenmiş bir fiyatın altında satıldığı Affordable Art Fair’in bir sentezi sayılabilecek. Mamut Art Projet, 19 Mayıs'a kadar Antrepo 3’te yaklaşık 10’ar metrekarelik kişisel alanı bulunacak sanatçılar ile sanatseverleri buluşturacak. Genç ve gelecek vaat eden sanatçılara, kariyerlerinin başında kendilerine ait bir alanda eserlerini sergileme deneyimini yaşayacakları bir platform sağlamak vizyonuyla yola çıkan proje; sanatseverlere ise uygun fiyata eşi bulunmayan eserleri alma şansını vermeyi amaçlıyor. Sanatçılara, sanatseverler ve Türk sanat piyasasının önde gelen isimleriyle tanışma fırsatı sunacak Mamut Art Project’in her sene tekrarlanacak bir proje olması da hedefleniyor.

Taner YENER/İSTANBUL,(DHA)

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriİstanbulKanserMarmara ÜniversitesiMuğlaMüslüm GürsesTercihmüzik
Görüş Bildir