'Mahalle Baskısı'nın Mucidi, Ahmet Davutoğlu'nun Hocası: Sosyal Bilimlerde Türkiye'nin Gururu Sosyolog Şerif Mardin

-

Bugün adını pek duymamış olsak da sosyal bilimler alanında Türkiye'nin adını duyuran, sayısız atıf alan ve bugün sık sık kullandığımız 'mahalle baskısı' kavramını ortaya atan Şerif Mardin'i tanıyacağız. 

Çayınızı, kahvenizi alın gelin. Saygın bir Türk bilim insanının hikayesini anlatacağız sizlere.

Mardin'in hayatı ve eserlerini sizlere anlatırken Biyografya.com, onun üzerine kaleme alınmış bir akademik makale ve Birikim Dergisi'nin Haftalık köşesinden Mardin'i derinlemesine anlatan bir makaleyi kaynak olarak aldık.

1927'de doğan Mardin önce Galatasaray Lisesi ardından Stanford Üniversitesi'nde eğitimini tamamladı, bu yıllarda Osmanlı'nın tarihi üzerine çalıştı.

İlerleyen yıllarda kitaplar yazdı, makaleler kaleme aldı, yazdı, çizdi. 

İlk yıllar Türkiye'nin ve Osmanlı'nın düşünce tarihi üzerine odaklanmış olsa da kariyerinin bir sonraki aşamasında aklını kurcalayan sorular değişeceki. Mardin, Osmanlı'da ilkin siyaset ardından din alanlarında sosyolojik izleri araştırmaya koyuldu

Princeton Üniversitesi ardından Türkiye'ye döndü ve 13 yıl boyunca Ankara Üniversitesi'nde görev aldı.

Ankara'daki görevinin ardından 1973 yılında Boğaziçi Üniversitesi'nde İktisadi İdari Bilimler Fakültesi'nin kurucu dekanı oldu, sosyoloji bölüm başkanlığı yaptı. Bir üre sonra Washington'a araştırmalar yapmak için giden Mardin 13 yıl American University'de çalıştı.

Yeniden Türkiye'ye döndüğünde bu sefer Sabancı Üniversitesi'nde, yaşamını yitirdiği 2017 senesine dek de İstanbul Şehir Üniversitesi'nde ders vermeye, araştırmaya devam etti.

Araştırmalarına geri dönecek olursak, ABD serüveninin son yıllarında Türk toplumunun geçmişten bugüne toplumsal yapısında yaşanan kırılımlar onun ilgisini çekmeye başlamıştı.

Bu alanda yaptığı çalışmalarda topluma miras olarak bırakılan fikirleri, gelenekleri ve eğilimleri araştırmaya başladı. İlk eserleri Osmanlı tarihi odaklı olsa da sosyolojik olarak yaptığı çalışmalar Cumhuriyet'e geçiş dönemine odaklanıyordu.

Özellikle de modernleşmeye.

Modernleşme, ardından gelen kentleşme Türk toplumunda ne gibi etkiler yaratmıştı?

Ortaya çıkan sorunlar basit birkaç maddeye indirgenebilecek sorgular değildi. Mardin, yaptığı çalışmalarda bunu görmüştü ve kentleşmeye dair 'çarpık kentleşme', 'gelir eşitsizliği' gibi sık tekrarlanan argümanlar yerine o mahalle kavramına odaklandı.

Milyonlarca kişiden oluşan bir toplum, mahalle yapısının altında eziliyordu.

Yani buradaki mahalle hangi düşüncenin egemen olduğu yer ve kişiler grubu olsun, kimi zaman hukukun bile önüne geçecek kuvvete sahip oluyordu. Mardin bu kuvveti oluşmuş bir bilgi yapısının dışarıdan gelen yeni bilgilere karşı set çekmesiyle örnekler. Mahallede X inancı yaygınsa sizin doğru olduğunu bildiğiniz Y inancı büyük oranda tepkiyle karşılaşacaktır.

Bu kısıtlayıcı duruma mahalle baskısı adını veren Mardin, kavramın detaylarını 2007'de şöyle anlatmıştı.

Türkiye sosyal bilimler alanında hayli büyük etki yaratan mahalle baskısı kavramı yaygınlaştı, çoğu tartışmanın 'anahtarı' oldu.

Böylesine ünlü bir kavramı ortaya atan sosyolog Mardin'in ismini neden çok sık duymuyorduk, bunu da kısaca anlatalım. Mardin köşe yazarlığı, TV programcılığı gibi konulardan olabildiğince uzak durmuştu. Birkaç program dışında onu medyada pek görmedik, belki de yoğun üretiminin ardındaki sır buydu.

Mardin çalışmalarının büyük bir kısmında Osmanlı-Türkiye ilişkisini irdelemiş, bu konuda da çokça eleştiri almıştı.

Bu ilişkinin çoğu zaman miras bırakılan alışkanlıklarla çevrelendiğini anlatmıştı ve ilginçtir ki Türklere atfedilen pratiklik sıfatının geçmişini çok eskilerde bulmuştu. 

Bir söyleşide şunları söyler: “Hep böyle “pratik” insanlar görüyorum. Osmanlı’da da Cumhuriyet aydınlarında da. Pratik insanların çok güçlü tarafları var. Bazı şeyleri görürler, üstüne gidip onun için bir reçete ararlar…Çok iyi pratik siyaset bilgileri var. Yalnız bunun yanında bir merak azlığı var. Bütün bu çok pratik insanlarda ‘bu işin esası nedir, bunun dibindeki temel öğeler nasıl çalışır’ gibi sorunlara inmek yok…"

Hep eleştirdiğimiz merak eksikliği aslında bizi biz yapan pratik davranışlarımızdan dolayı ortaya çıkmış meğer.

Türk modernleşmesi tarihinin en kapsamlı çalışmalarını ortaya atan Mardin yurt dışında yaptığı çalışmalarda Türkiye'yi temsil etti, kavramlarıyla Türkiye'yi anlattı.

Bunun yanında ikinci planda kalan sosyal bilimlerin kazandığı saygınlıkta payı hayli büyük. 

Siz Şerif Mardin ve sosyolojisi hakkında neler düşünüyorsunuz? Yorumlarda bekliyoruz!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
fchinaski

Bu olmamis. Seyma subasi alsaydik gene

coldhearted

'Elalem ne der' kalıbından çıkmadığımız, hayatlarımızı olduğu gibi değil de başkalarının olmasını istediği gibi yaşadığımız, yüzeysel düşünüp sorgulamadığımız sürece bu kısır döngü devam edecek. Saygılar.

Görüş Bildir