“Lisede Kan Ve Cesaret” Üzerine | Onur Uludoğan

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

“Lisede Kan Ve Cesaret” Üzerine | Onur Uludoğan

“Lisede Kan Ve Cesaret” Üzerine | Onur Uludoğan

I

Sel Yayıncılık, bizleri Dünya edebiyatının önemli put kırıcı metinleriyle tanıştırmaya devam ediyor. Bu kapsamda, 2011 yılı içinde William S. Burroughs’un Yumuşak Makine’sini yayımlamışlar ardından da aylar boyu sürecek bir hukuk mücadelesinin içinde bulmuşlardı kendilerini.

Son olarak da Süha Sertabiboğlu’nun çevirisiyle Kathy Acker’ın Lisede Kan ve Cesaret’ini yayımladılar.

Kathy Acker çok yönlü bir sanatçı. Bu kapsamda, “punk şair” “deneysel romancı” “performans sanatçısı” gibi sıfatlarla anılıyor. Şiir, deneme, roman gibi türleri birbiriyle harmanladığı yirmi beş civarında esere imza atmış.

Lisede Kan ve Cesaret, birçok farklı sanat disiplinini bir araya getiren farklı ve zaman zaman da zorlayıcı bir roman. Bu nedenle, Lisede Kan ve Cesaret’ten bahsederken, kitabın biçim ve içeriğine ayrı ayrı değinmekte yarar var.

II

Kitapta, Janey Smith isimli bir kızın on ile on dört yaş aralığında yaşadıkları anlatılıyor.

Janey, Meksika’nın Yucatan eyaletindeki Merida kentinde babasıyla yaşamaktadır. Babasını, Acker’ın deyişiyle söyleyecek olursak, “sevgili, ağabey, abla, para, eğlence ve para” olarak görmektedir.

İlerleyen zamanda, babası, sevgilisiyle daha rahat bir yaşam sürebilmek için Janey’i ABD’ye gönderir. Başlarda Janey’e maddi anlamda destek olurken zamanla bu desteğini de keser ve Janey yaşamın zorluklarıyla baş başa kalır.

Önceleri bir pastanede çalışmaya başlar fakat zamanla hayatı oldukça karmaşık bir hâl alır. Önce, İranlı bir kadın tüccarına esir düşer, kanser olur, Tanca’ya gider, orada Jean Genet ile tanışır ve birliktelikleri her ikisini de Mısır’a kadar sürükler. Maceralar orada da bitmez elbette. Genet ile beraber hapse düşerler ve olaylar Mısır’da önemli bir sosyal değişimin başlamasına kadar varır.

Yukarıda, Lisede Kan ve Cesaret’i oldukça yüzeysel bir biçimde özetlemeye çalıştım. Ancak kitabı alan okurlar görecektir ki kitapta oldukça yoğun bir cinsellik var. Kathy Acker, Janey üzerinden, bir kadının yaşayabileceği cinselliği sınırsızca anlatmış.

Buradan itibaren Lisede Kan ve Cesaret’in biçimsel özelliklerine değinmeye başlayabiliriz.

III

Lisede Kan ve Cesaret, Janey’in yaşam serüveniyle paralellik taşıyan üç ana bölüme ayrılmış. İlk bölüm, “Lisenin İçinde” iki alt bölüme; ikinci bölüm, “Lisenin Dışında” altı alt bölüme; son bölüm, “Gecenin Sonuna Bir Yolculuk” ise, dört alt bölüme sahip.

Kathy Acker’ın, yukarıda kısaca özetlemeye çalıştığım romanında, farklı sanat disiplinlerine ait ögeleri kullandığını belirtmiştim.

Örneğin, Janey ile tanıştığımız ve babasıyla olan ilişkisine dair fikir edinmeye başladığımız sayfalar neredeyse hiç tasvir içermez ve ağırlıklı olarak diyaloglar halinde yazılmıştır. Kitap ilerledikçe, Farsça asıllarının ve çevirilerinin yer aldığı, egzersizler ve şiir denemeleri, Nathaniel Hawthorne’un bir kitabının eleştirel özeti, Janey’in Latin Şair Sextus Propertius’tan yaptığı şiir çevirileri, Janey’in çeşitli zamanlarda tuttuğu günlüklerden pasajlar, çoğunlukla erotik içeriğe sahip çizimler, hiyeroglif formunda çizilen resimler ve onları tamamlayan küçük notlar, Lisede Kan ve Cesaret’in tamamlayıcı unsurlarını oluşturur.

Sayılan biçimsel özellikler, tamamen Janey’in ruhsal ve fiziksel sağlığıyla paralellik taşıyan bir yapıya sahiptirler. Janey, psikolojik olarak sıkıntıdaysa, çizimler ya da şiirler dağınık bir formda bize sunulurken, Janey’in durumu düzelince söz konusu bölümler de daha düzenli bir hâle gelir.

IV

Toparlayacak olursam, Lisede Kan ve Cesaret, kuşkusuz, doğrusal bir çizgide ilerleyen ve alışıldık formlara sahip bir roman değil. Bu nedenle, deneysel metinlerle tanışmak isteyen ya da bu tür metinlere alışkın bir okur kitlesine seslendiği aşikâr.

NOT Konuyla ilgilenenler, Barbara Caspar’ın yönetmeni olduğu ve Kathy Acker’ın hayatını anlatan 2007 tarihli “Acker” isimli belgeseli ve Laura Parnes’ın, Lisede Kan ve Cesaret kitabından yola çıkarak çektiği videoları da izlerlerse bu deneysel yapıta biraz daha yakınlaşacaklardır.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriCinsellikİranKanserKitapMısır
Görüş Bildir