Sırrı Süreyya'dan HDK ve Sol'a Çarpıcı 'Gezi' Eleştirisi

 > -

'Kürt Hareketi ve BDP Direnişin İlk Günlerinde Hatalı Bir Algıya Düştü'

'Kürt Hareketi ve BDP Direnişin İlk Günlerinde Hatalı Bir Algıya Düştü'

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Gezi direnişi, çözüm süreci ve Türkiye’nin demokratik geleceği başlıklı forum düzenledi. Taksim Hill Otel’de, bugün yapılan forumda, Gezi Parkı direnişiyle yükselen toplumsal muhalefetin çözüm süreciyle nasıl birleştirilmesi, barışın toplumsallaşması başlıkları masaya yatırıldı. Forumda yapılan konuşmalarda sık sık geniş halk kitlelerini bir araya getiren Gezi Parkı direnişinin yarattığı toplumsal gücü bir arada tutabilecek ve muhalefeti kapsayacak bir güç oluşturma tartışmaları da öne çıktı.

Forumun açılış konuşmasını yapan HDK Yönetim Kurulu Üyesi Ender İmrek, çadır direnişiyle beraber başlayan Gezi eylemlerinin parktaki forumlarda yeni bir hareketin gelişmesini sağladığını söyleyerek, “İnsanlar yeni bir geleceği arıyor bu parklarda. Kürt sorununu ırkçı temele oturtan yaklaşımların ise bu parklarda hayat bulmasına izin verilmiyor. Lice saldırısına yönelik eylemlerde bunu gördük” diye konuştu.

HDK’NİN TARİF ETTİĞİ ZEMİN

Açılış konuşmasının ardından ilk sözü alan BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, HDK’nin de kurulurken Gezi Parkının yarattığı mücadele zeminini tarif ettiğine dikkat çekti. Önder, HDK’nin bu sürecin öznesi olmakta eksik kaldığını söyledi. Kürt hareketi ve BDP’nin, direnişin ilk günlerinde Gezi Parkı eylemlerinin toplumsal barış süreciyle karşıt bir yere konumlandırmak gibi hatalı bir algıya da düştüğünü dile getiren Önder, “Abdullah Öcalan’ın ve KCK’nin direnişi selamlamasının ardından bu tutum değişti. Çünkü Kürt siyasal hareketinin talepleri Geziş Parkı’nın da ana talepleri. Demokratik siyaset hakkı, demokrasi ve özgürlük talepleri” diye konuştu.

Yine Lice’de yaşanan saldırı sonrası oluşan toplumsal tepkinin barışın ancak halkların ortak mücadelesiyle tesis edileceğini bir kez daha ortaya koyduğunu da vurgulayan Önder, “Ya da tersinden barışı halklar sağlayamamışsa yukardan aşağıya örülen bir tesis kalıcı olmaz” dedi.

DEMOKRASİ, ARTIK HERKESİN TALEBİ

Gezi direnişiyle yeni bir yaşam isteğinin doğduğunu ifade eden BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, “Türkiye’yi değiştirmek, demokratik siyaseti inşa etmek mümkün. Demokrasi sadece Kürtlerin yada solcuların değil, herkesin talebi. Nasıl bir demokrasi istiyorsak içinde olmalıyız. Gezi Parkı direnişiyle ittifak güçleri de genişledi” dedi.

Boğaziçi Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Nükhet Sirman da, sadece aşağıdan yukarıya gelişen bir hareketin yanı sıra nelerin siyasetin öznesi olacağı konusunun da çok önemli olduğunu dile getirdi.

HDK Yürütme Kurulu üyesi Prof. Dr. Gençay Gürsoy, “Önümüzdeki dönem seçimler var. ‘Bu seçimlerde ne yapacağız’ sorusunu konuşmak lazım forumlarda. Ancak buna dair hiçbir şey yok. Siyaset konuşmak adeta ayıp bir şey haline geldi. Sonuçta Olay politika dışı değil. Yapılan politikaya karşı bir şey” dedi.

‘DİĞER YÜZDE ELLİYİ DE KAZANMALIYIZ’

Prof. Mehmet Bekaroğlu ise, 21 Mart Diyarbakır Newroz’unda okunan Öcalan’ın mektubunu hatırlatarak, mektupta Kürtlerle Türklerin ayrılmak istemediği, silahlı mücadelenin bittiği ve demokratik siyaset vurgularının öne çıktığını söyledi. “21 Mart olmasaydı belki Gezi de olmazdı. İyi ki de oldu. Bu sürecin garantisi Gezi olacak” diyen Bekaroğlu, bu sürecin devam edebilmesi için Gezi ruhunun yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Başbakan Erdoğan’ın ‘yüzde elliyi zor tutuyorum’ açıklamalarına da tepki gösteren Bekaroğlu, “Gezi’yle ortaya çıkan bu kutuplaşmanın, çok daha sertleştiği gerçeğidir. Bunun kabulüyle yola devam edilirse alınacak bir süreç yok. Bu yüzden diğer yüzde elliyi de kazanmak gerekiyor” dedi.

ŞİMDİ GÜÇ BİRİKTİRME ZAMANI

Bağımsız İstanbul Milletvekili Levent Tüzel ise, Gezi direnişinin herkes için oldukça öğretici ve değiştirici olduğunu belirterek konuşmasına başladı. Şimdi güç biriktirme zamanında olunduğunu söyleyen Tüzel, “Önümüzdeki seçim süreci ve hâlâ devam eden çevre katliamları ve yolsuzluk, bu iktidarın ve egemen zihniyetin çöplüğe atılacağının dayanağı olacaktır. Bu yüzden forumlara katılmalıyız. Örgütlenmeye mesafeli durmamalıyız. İnatla örgütlenme ve dayanışmayla devam etmeliyiz” dedi.

‘BARIŞ, TOPLUMSAL HALE GETİRİLİRSE KALICI OLUR’

Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Nazan Üstündağ ise, barışın toplumsallaşmasıyla kalıcı olacağını belirterek, “‘Barışı nasıl toplumsal hale getirebiliriz’ dediğimizde; demokrasi meselesi ve çözüm sürecini yan yana götürmek ve toplumun farklı katmanlarına bu demokrasi taleplerini yaymak olarak karşımıza çıkıyor. Devletin ahlakını belirlemediği, normlarını çizmediği, devletin ufkundan ayrılan müzakere ve mücadele alanları kurmak gerekiyor” dedi. Lice protestolarıyla Türkiye’de farklı kesimlerin barış sürecinin öznesi olma isteğini ortaya koyduğunu ifade eden Üstündağ, önemli olanın bu iki barış ve demokrasi mücadelesinin birleştirilmesi gerektiğini söyledi.

(Evrensel)

Haberin Tamamı İçin:

Sırrı Süreyya'dan HDK ve Sol'a Çarpıcı 'Gezi' Eleştirisi

İstanbul'da düzenlenen "Gezi Direnişi, Çözüm Süreci ve Türkiye'nin Demokratik Geleceği" başlıklı forumda konuşan Gezi Sürecinin sembol isimlerinden BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyyan Önder, Sol'a ve HDK'ye sert eleştiriler yöneltti.

'SOL TEŞHİS KOYAMAYAN DOKTOR GİBİ'

Solun durumunu "Teşhis koyamayan doktor"a benzeten Önder, bu nedenle tedavi geliştirilemediğini söyledi. 16 yaşından beri solcu olduğunu ifade eden Önder, "Bizim kadar istikrarlı sıkıcı dünyada başka solcu yok" dedi ve ekledi 16 yaşında öğrendikleriyle hala gidildiğini" ifade etti.

ANKARA'DA DÜZENLENEN KONFERANSTA OLUŞTURULAN KOMİSYON'UN DÜZENLEDİĞİ FORUM

Ankara'da 25-26 Mayıs'ta düzenlenen Demokrasi ve Barış Konferansı'nda kurulan 3 komisyondan birisi olan "Müzakere, Barışın Toplumsallaşması ve Demokratik Siyaset Komisyonu"nun Taksim Hill Otel'de düzenlediği forumun açılış konuşmasını HDK Yürütme Kurulu üyesi Ender İmrek yaptı. İstanbul'da Gezi direnişinin ardından, şimdi 45 mahallede forumlar geliştiğini ifade eden İmrek, bu forumlarda, ulusalcı, statükocu anlayışların prim yapmadığını, aksine barış, kardeşlik, eşitlikten yana güçlü bir eğilim olduğunu kaydetti. Lice halkına yönelik silahlı saldırının hemen tüm forumlarda ele alındığını belirten İmrek, "elit, Kemalist, statükodan yana" olarak değerlendirilen Kadıköy ve Beşiktaş'ta kitlesel yürüyüşler yapıldığını hatırlattı. İmrek, "Bu gelişim Gezi direnişinin artık başka bir safhaya ulaştığını gösterdi" dedi.

Bu verilerden yola çıkarak bu forumu düzenlediklerini söyleyen İmrek, forumda ortaya çıkan sonuçları derleyen ve mutabakata varılan bir metin açıklanacağını da bildirdi.

'16 YAŞINDAN BERİ SOLCUYUM, O YAŞDA ÖĞRENDİKLERİMLE HALA GİDİLİYOR'

Ardından BDP İstanbul Milletvekili ve Gezi direnişinin sembollerinden olan Sırrı Süreyya Önder, ilk sözü aldı. Sol hareketi değerlendiren Önder, sol hareketin durumunu "teşhis koyamayan doktor" olarak tanımladı ve böylece tedavi geliştirilemediğini söyledi. 16 yaşından beri solcu olduğunu ifade eden Önder, "Bizim kadar istikrarlı sıkıcı dünyada başka solcu yok" dedi. Önder, 16 yaşında öğrendikleriyle hala gidildiğini" ifade etti.

ÖNDER: SOL 'KÜRDOFOBİK' VE 'İSLAMOFOBİK'

Sovyetlerin yıkılışı için "kendimizden başka herkesi suçladık" diyen Önder, dünyanın başka yerlerinde solcuların düşüncelerini revize ettiğini, yenilendiğini kaydetti. Marksizmin yeniden yorumlanmamasını da eleştiren Önder, solun "Kürdofobik" ve "İslamofobik" olduğunu, bu iki alana hiç dokunulmadığını söyledi. Öner, kadın düşmanlığı ve LGBT bireylere dönük düşmanlığı da ekledi.

'KÜRT HAREKETİ DIŞINDA HİÇBİR ÖRGÜT HESAPLAŞMA VE YÜZLEŞME YAŞAMADI, HİYERARŞİ DEĞİŞMEDİ'

YOK'Kürt siyasi hareket dışında hiçbir örgütün hesaplaşma ve yüzleşme süreci yaşamadığını ve hiyerarşinin değişmediğini ileri süren Önder, sorunların büyük çoğunluğunun buradan kaynaklandığını söyledi. Sırrı Süreyya Önder, "Bugün ihtiyaç olunan şey; tam bir tersine Leninizm.

'APOLİTİKLİK TANIMI BİR TERCÜME HATASIDIR 'ANTİPOLİTİK' TANIMI DAHA UYGUNDUR'

Yukarıdan aşağı bilinç götürmeyi literatürden çıkarmak gerekir" dedi. Kitleler için "apolitiklik" tanımını tercüme hatası olarak gören Önder, "antipolitik" tanımının daha uygun olduğunu söyledi. Önder, Gezi'deki insanların antipolitik olduğunu ekledi.

'SOL GEZİ'Yİ ÖNGÖREMEDİ'

Önder, direnişe öncülük edenlerin sol siyasal yapılardan gelen insanlar olduğunu ancak örgütlerin ya da HDK'nin meseleyi öngöremediğini belirtti, "Bizlerden oluşan siyasal yapılarımız niye bunu öngöremedi? Böyle bir mecra var ve biz genişleyemiyoruz. Aldığımız oy çeperi belli, biraz kan bağı hareketine dönüşmüşüz" diye konuştu.

'GEZİ TÜM ÖRGÜTLÜ HİYERARŞİK YAPILARA BİR REDDİYEYDİ'

Direnişin sahiplenilmesi yaklaşımını da eleştiren Sırrı Süreyya Önder, şöyle devam etti: "Gezi tüm bu örgütlü hiyerarşik yapılara bir reddiyeydi. Antipolitik olma politikanın kendisine ya da politik olanın kendisine değil onun sahadaki yüzlerine, temsilcilerine, uygulayıcılarına ve uygulama biçimlerine dairdi."

Önder, direnişin herhangi bir örgüte mal edilemeyeceğini de ekledi.

'HDK'YI GEZİ PARKINI TARİF EDEREK KURMUŞTUK, DURUMUN EN FARKINA VARAMAYAN HDK OLDU'

Önder, HDK'ye ilişkin eleştirilerini şöyle dile getirdi: "HDK'yi Gezi Parkını tarif ederek kurmuştuk. Gezi parkında bugün neler olduysa, Gezi parkına kimler geldiyse, kendileri hakkındaki algıyı kimler yer ile yeksan ettiyse, onların bir araya gelemeyiş sebepleri ne ise bütün bunları tarif eden bir yapılanmaydı HDK. En farkına varmayan HDK oldu. Bu bir körlüktür. Trajik olan da şudur, HDK'nın bütün bileşenlerinin bunun ilk 5 gündeki yükünü çekmesidir. Bu kadar çok emekle bu kadar çok hasıla etmesi buna denilmezse başka bir şeye denilmez."

'ASKERİ VESAYET ARAYAN, CUMHURİYET MİTİNGİ ARAYAN AKP'NİN HERHANGİ BİR OLUŞUMUNA BAKSIN'

AKP'nin hatayı savunmaya devam ettiğini belirterek, dayatmacı politika ve söylemlerine dikkat çeken Önder, "Kendi kendine yaptıklarıyla kendilerini sıfırlamaya doğru giden bir yönelimin içine soktular" dedi.

Önder, barış sürecinde gelinen aşamaya ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. İmralı'ya giden heyette yer alan, ancak Gezi direnişi sonrası İmralı'ya gidişi AKP Hükümeti tarafından engellenen Sırrı Süreyya Önder, Gezi direnişinin barış sürecine karşı olduğu değerlendirmelerini eleştirdi. Önder, iktidar ile söylemlerin aynı olması durumunda bir yanlışlık olacağına dikkat çekerek, "Askeri vesayet arayan, cumhuriyet mitingi arayan AKP'nin herhangi bir oluşumuna baksın yeter. Kürtler bunu anlayamadı" dedi. Ancak Kürt hareketinin tamamının bu şekilde düşünmediğini söyleyen

'BARIŞ SÜRECİNİ HALKLAR SAĞLAR, BARIŞI HALKLAR SAĞLAMAMIŞSA YUKARIDAĞA AŞAĞIYA TESİS EDİLECEK BİR BARIŞIN KALICILIĞI OLMAZ'

Önder, Öcalan ve KCK'den gelen açıklamaların bakış açısını değiştirdiğini kaydetti.

Çözüm sürecinin taleplerinin Gezi Parkı'nda olduğunu söyleyen Önder, "Barışı aslında halklar sağlar. Barışı halklar sağlamamışsa yukarıdan aşağı tesis edilecek bir barışın kalıcılığı olmaz. Birbirini bütünleyecek bir sürecin ve fırsatların eşiğindeyiz. İnanıyorum ki konferasımız bu süreci de tartışarak, sentezleyerek gerçekten bütün siyasal yapılar için aydınlatıcı, yol gösterici bir pusula çıkarabilecektir" dedi.

Foruma İstanbul Milletvekilleri ve HDK Yürütme Kurulu üyeleri Sırrı Süreyya Önder, Sebahat Tuncel ve Levent Tüzel ile diğer HDK Yürütme Kurulu üyeleri, HDP Eşbaşkanı Fatma Gök, gazeteci Nuray Mert, akademisyenler Mehmet Bekaroğlu, Nazan Üstündağ'ın da aralarında olduğu çok sayıda kişi katıldı.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah ÖcalanAdalet ve Kalkınma PartisiAnkaraBarış ve Demokrasi PartisiBaşbakanBeşiktaş Jimnastik KulübüDiyarbakırGezi ParkıHalkların Demokratik PartisiİmralıİstanbulLiceNuray Mertolay
Görüş Bildir