Berlin’den Niğde'ye Uzanan Cihat Yolculuğu

 > -

Niğde Ulukışla’da ikisi asker ve polis üç kişiyi öldürüp 9 kişiyi de yaralayan Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) saldırısına karışan Benyamin Xu’nun ifadesi, Avrupa’dan Suriye’ye uzanan cihat hattında köprü vazifesi üstlenen Türkiye’nin rolünü de ortaya koyuyor. 

Ahmet Şık'ın Cumhuriyet'te yer alan haberine göre Xu’yu babası ve kendileri gibi cihat için gelen Filistinli bir arkadaşlarıyla birlikte, sınır kapısından herhangi bir pasaport kontrolü yapılmadan Suriye’ye geçiren isim, hakkında MİT’e çalıştığı iddiaları bulunan Heysem Topalca oldu. 

Önce El Kaide kökenli Cundüş Şam, ardından IŞİD kamplarında yaklaşık bir yıl kalan Xu, babasının ölümünden birkaç ay sonra Ulukışla saldırısına karışan İsviçre vatandaş ıÇendrim Ramadani ve Makedonyalı Muhammed Zakiri ile birlikte kaçarak Reyhanlı üzerinden Türkiye’ye giriş yaptı. Xu’nun, vatandaşı olduğu Almanya’dan İstanbul’a, oradan da Hatay üzerinden Suriye’ye uzanan cihat yolculuğu 20 Mart 2014’te Ulukışla’daki saldırıyla sonlandı.

Yardımlaşma derneği cihatçı üssü

Ulukışla saldırısını gerçekleştiren tutuklu IŞİD militanlarından Çendrim Ramadani ve Muhammed Zakiri, şeriat hükümlerine göre yönetilmeyen Türkiye’yi inançları gereği “tağut” olarak gördükleri için ifade vermeyi reddetti. Başlangıçta diğer arkadaşları gibi susma hakkını kullanan Benyamin Xu ise dört ay sonra, 24 Temmuz 2014’te ifade verdi. 

Niğde Savcılığı’nda verdiği ifadede babasının zoruyla Suriye’ye gittiğini iddia eden Xu, Ulukışla’daki çatışma öncesinde eroin kullandıklarını ve kendinde olmadığını belirtti. Makedonya kökenli Benyamin Xu, geçmişte uyuşturucu bağımlısı olan ancak sonradan dine yönelerek radikalleşen babasıyla birlikte internet üzerinden Suriye’deki cihatçıların videolarını izlediklerini söylediği ifadesinde “Almanya’da babamla birlikte Fussilat adındaki bir camiye gitmeye başladım. Orada Çeçenler fazlaydı. Babam Suriye’ye gitmek istediğini söylüyordu ancak ben gideceğine çok ihtimal vermiyordum” dedi. 

Babasının Makedonya’dan iki arkadaşını da alarak ticaret yapmak için Türkiye’ye gideceğini söylediğini belirten Xu, kendisinin de Filistinli arkadaşı Abu Mualn ile birlikte karayoluyla 2013 yılı nisan ayında Türkiye’ye geldiğini anlattı. 

İstanbul’da, Filistinli arkadaşında telefon numarası bulunan Muhammet isminde bir Türk ile buluştuklarını belirten Xu, “Muhammet, ambleminde açık yeşil renkler olan bir yardımlaşma derneğini çalıştığı yer olarak bize gösterdi. İstanbul’un göbeğinde bir yerdi. Burası çocukların girip çıktığı resmi bir yerdi. Yardımlaşma derneğine benziyordu. Orada bulunan çocuklara, ‘Bunlar geleceğin mücahitleri’ diyorlardı. Muhammet para toplayan, yeşil pasaportu olan birisiydi. İstanbul’da Muhammet’le Suriye’ye nasıl gidileceğini sormak için buluşmuşuz. Daha önce Almanya’da babamı ziyaret etmişti. Babam ‘Millet-i İbrahim’ isimli, daha çok Türklerin bulunduğu gruba dahil olmak için İstanbul’a geldi. Makedonya’daki arkadaşlarını da bunun için getirdi. Muhammet, Millet-i İbrahim isimli örgüte mensuptur” dedi.

Heysem Topalca sahnede

İstanbul’da iki gün otelde kaldıktan sonra Fatih isimli bir arkadaşıyla gelen babasıyla buluştuklarını belirten Xu, “Babamın kaçak yollardan Türkiye’ye getirdiği Fatih, daha önce Afganistan’a giderken yakalanmış ve Almanya’da cezaevinde kalmıştı. Babamla da Almanya’da tanışmışlardı. Şu anda da Almanya’da tutukluymuş. Teröristler için Almanya’da para topladığını duymuştum. Buluştuktan sonra ben Filistinli Abu Mualn ile birlikte babam da kendi aracında Fatih’le birlikte hemen Ankara’ya gittik. Fatih’in kuzeniyle buluşarak onun evinde kaldık. Ertesi gün ihtiyacımız olan alışverişi yaptıktan sonra aynı araçlar ve kişilerle Hatay üzerinden Reyhanlı’ya geçtik” dedi. Fatih’in, Suriye’de bulunan biriyle telefon konuşması yaptıktan sonra Reyhanlı’da Heysem Topalca ile buluştuklarını söyleyen Xu, Suriye’ye nasıl geçtiklerini de “Yemek yedikten sonra babamın aracını kullanan Heysem ile birlikte Filistinli Abu Mualn, babam ve ben yola çıktık. Bir süre sonra Suriye’ye geçtiğimizi anladım. Sınırdan geçerken Heysem görevlilerle çok samimiydi. Onlarla ilişkilerinin iyi olduğunu düşünüyorum. Zaten pasaport kontrolümüz yapılmadı. Suriye’deki kamptaki bütün Türkleri de tanıyordu. Çok rahat davranıyordu” diye anlattı.

Yardım derneğinin yemekleri örgüt kampında

Cilvegözü’ndeki Babel Hava sınır kapısından Suriye’ye geçiş yaptıklarını anlatan Xu, kendilerini bekleyen iki araç bulunduğunu belirterek “Birinde Şeyh Ömer adında biri vardı. Hep beraber onun evine gittik. Yanında Almanlar vardı. Heysem Özgür Suriye Ordusu, Şeyh Ömer de Cundüş Şam örgütü adına savaşıyordu. Ertesi gün Lataika’ya gittik ve burada Çeçenlerle buluşup kampa gittik. Bizi aldıkları Cundüş Şam örgütüne ait kampta birkaç ay savaş eğitimi aldık. Çeçenler, Türkler ve Almanlar vardı. Almanya Bonn’dan gelenlerin yanı sıra Avusturya’dan olanlar da vardı. Hatta Ebu Talha (Gerçek adı Deso Dogg olan Almanyalı eski bir ünlü rapçi Ebu Talha, El Almani ismini alıp Millet-i İbrahimi saflarında Suriye’deki cihada katılmıştı) diye bilinen, terörist eylemler yapan kişi bile oradaydı. Ebu Davut isimli bir Türk bize yardım yemeklerinden getiriyordu. Kampın liderleri konumundaki Çeçen Ebu Turab ve Müslim’in Hatay’da evleri vardı”dedi. Çatışmalara katılan babasının bir roket saldırısında öldüğünü, kendisinin de yaralandığını belirten Xu, bu olay üzerine geri dönmeye karar verdiğini söyledi. Kamptakilerin karşı çıktığını ve Alman polisinin işkence yaptıktan sonra kendisini tutuklayacaklarını söylediklerini belirten Xu, bunun üzerine korktuğunu ve Arapça öğrenmek için kampta kalmaya devam ettiğini anlattı.

Muhammed Zakiri ile tanışma ve kaçış

Xu, Arnavutça bilen ve kampta tanıştığı Muhammed Zakiri’nin kaçak olarak Türkiye’ye giriş yaparken yakalandıktan sonra giriş yasağı konularak sınır dışı edildiğini, ancak Yunanistan üzerinden kaçak olarak Türkiye’ye, oradan da Suriye’ye geçtiğini anlattı. Zakiri’nin El Kaide’den ayrılarak kendi kamplarına katıldığını belirten Xu, IŞİD’e katılmasını isteyen Zakiri ile birlikte kamptan kaçarak Halep’e, IŞİD’in kampına gittiklerini söyledi. Birkaç gün sonra da Zakiri ve arkadaşı Çendrim Ramadani ile birlikte Makedonya’ya gitmek için, birkaç silah satıp parasıyla birlikte kamptan kaçtıklarını belirten Xu, Atme bölgesinden El Kaidecilerin yardımıyla Reyhanlı’ya geçtiklerini söyledi. Sınırın öte tarafında kendilerini bekleyen araçla Reyhanlı’ya geldiklerini ve o gece camide uyuduklarını anlatan Xu, ertesi gün bir başka taksiyle Hatay’a geldiklerini söyledi. Hatay’da Bulgaristan sınırına gitmek için anlaştıkları taksiciyle yola çıktıklarını belirten Xu, Ulukışla’da şoförün kendiliğinden kontrol noktasında durmasından sonra da askerlerle çatışma çıktığını anlattı.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AlmanyaAnkaraAvusturyaHatayIŞİDIrakİstanbulİsviçreNiğdePolisReyhanlıSavaşSuriyeUyuşturucuYunanistanolayroket
Görüş Bildir