'IŞİD'e Üniforma Diken' Tekstil Atölyesinde Çalıştırılan Suriyeli Çocuk İşçiler...

 > -

IŞİD, El-Kaide'li El Nusra Cephesi, Suriyeli Ahrar uş-Şam örgütü ve Özgür Suriye Ordusu militanlarına satılan askeri giysilerin dikildiği merdiven altı tekstil atölyelerinde, 9-12 yaşlarındaki Suriyeli göçmen çocuklar çalışıyor. Suriye'deki savaştan kaçıp Türkiye'ye gelmiş ailelere mensup, küçük yaştaki kız ve erkek çocuklar günde 12 saat çalışıyor, askeri desenli kumaşları kesiyor, kalıp çıkartıyor ve dikiyorlar; bu çalışmalarının karşılığı ise günlük yalnızca 40TL...

Abu Zakour, 2016 yılının başında sınır kapılarındaki 'zorluklardan' dolayı Antakya'daki kapalı pazar yerinde işlettiği; av malzemeleri tarzındaki dükkanını kapatmış ve dikim atölyesini de Gaziantep'in 190 km dışında bir köye taşımış. 

Suriye'nin Rakka şehrinden ayrılıp Türkiye'ye yerleşen atölye sahibi Abu Zakour bir IŞİD sempatizanı ya da savaş yanlısı değil. Kendisi savaş alevlenmeden önce aynı mesleği Halep şehrinde icra ediyormuş. Şehrin bombalar ve devam eden çatışmalar yüzünden harap olması sebebiyle Rakka'ya taşınmış. 

'Rakka'da da yanımda çocuk çalıştırıyordum,' diye açıklıyor Mailonline ile yaptığı röportajda ve ekliyor:

'Bu çocuklar sadece para için çalışıyorlar, eğer Suriye'de savaş olmasaydı şimdi hepsi okula gidiyor olacaktı.' 

Gaziantep'in 190 km dışında bulunan atölyede yaklaşık 10 tane çocuk işçi çalıştırılıyor

Çocuklar günde 12 saat çalışıyor, kamuflaj desenli kumaşları kesiyor, kalıplıyor ve dikiyorlar

Mailonline'ın haberine göre dikim atölyesinde kullanılan kumaşlar İstanbul'dan geliyor...

Kumaşlar genellikle ABD ve Rusya ordularının kullandığı desenleri taklit ediyor. ABD Ordusu deseni en fazla talep edilen materyal.

Kendi çocuklarının sivil toplum kuruluşlarının eğitim birimlerinde okula gittiğini söyleyen atölye sahibi bu çocukların ailelerinin paraya ihtiyacı olduğunu ifade ediyor

Erkek çocuklar atölyenin içinde daha rahat hareket ederken, kız çocuklar üst katta gizleniyor

Vardiya sabah 7:30'da başlıyor, yalnızca bir öğle yemeği molası veriliyor.

Atölyede dikilen üniformalar çok dikkatli bir şekilde hazırlanıyor çünkü her bir örgütün farklı talepleri var.

Ahrar uş-Şam ve Özgür Suriye Ordusu açık kahverengi, El-Kaide'nin Suriye kanadı El Nusra Cephesi askeri yeşil, IŞİD ise daha çok Afgan tarzı renkler tercih ediyor.

Üniformalar, aralarında IŞİD’in de olduğu cihatçı örgütlere gidiyor

Zakur en çok satışı IŞİD’e yaptığını söylüyor

IŞİD Suriye'de kendi kontrolü altında tuttuğu bölgelerdeki çocukların 'şeriat' okullarına gitmelerini zorunlu tutuyor. Böylelikle çocukların beynini yıkayabiliyolar ve ileride örgüte katılmalarını sağlıyorlar.

Zakour'a göre askeri kıyafetler sivil ürünlere göre çok 'daha fazla para kazandırıyor'

Ve talep her zaman var, hatta giderek de artıyor...

Atölye sahibi Abu Zakour 2012 yılında savaş başlamadan çok daha öncesinden beri askeri giyim ürünleri üretiyormuş

Savaşın başlamasıyla 'işleri' giderek artmış...

Savaşın patlak vermesi ve çok sayıda örgütün çeşitli tarzda ve renk kombinasyonunda savaş teçhizatı talep etmesiyle birlikte hiç tereddüt etmeden bütün üretimini askeri giyime yönelten Zakour'un tek problemi lojistik. 

Sarmada kentinde, sahte tüccarlar tarafından gizli saklı satılan domateslerden, Türk sim kartlarına, silahlardan, plakasız araçlara kadar her şeyi bulmak mümkün. 

İşte Abu Zakour da ürünlerini burada; Rakka'dan, İdlip'ten veya Halep'ten gelen şüpheli müşterilerine satıyor. Bazen de ara satıcılar direkt olarak atölyesine gelip alış veriş yapıyorlar fakat nereden veya kimin için geldiklerini asla söylemiyorlar.

Atölyede çalıştırılan çocuklar becerilerine göre günlük 40TL ile 70TL arası para kazanıyorlar

Atölye sahibi Zakour onların belki gelecekte yetenekli birer tekstil çalışanı olabileceğini söylüyor.

Daha da kötüsü atölyede çalışan çocukların bazıları ailelerini Antakya'da bırakıp çalışmak için Gaziantep'e gelmişler

Bazıları atölyede kalıyor...

UNICEF'e göre Türkiye'de yaşan göçmen çocukların %80'i okula gitmiyor

Türkiye'de yaşayan 2.7 milyon Suriyeli göçmen için bütün bunlar artık hayatın bir gerçekliği haline gelmiş.

Maddi engellerin yanısıra, çocuklar genellikle dil engeli yüzünden ya da ayrımcılık ve nefret söylemleri korkusuyla okula gidemiyorlar

Aslında okulda olmaları gerekirken, çalışmaya mecbur bırakılmış olsalar da onlar birer çocuk

Yüzlerindeki gülümseme hayatta ne olursa olsun 'çocuk' olmaktan vazgeçmediklerinin bir ifadesi..

Haber: Isabel Hunter ve Salem Rizk, Mailonline

Fotoğraflar: Jodi Hilton 
Çeviri: Hatice Değirmenci, Onedio

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

2016Amerika Birleşik DevletleriIŞİDİstanbulRusyaSavaşSuriyeTercihonedio
Görüş Bildir