"İlk Geceden Birlikte Olmak" Konusuna Detaylı Bir Bakış Açısıyla Yaklaşıp Soru İşaretlerini Gideriyoruz

100PAYLAŞIM

Bütün derdiniz "ilk geceden birlikte olan kadın" olduysa sizde ciddi bir sorun var demektir...

Her insanın birileriyle birlikte olmaya ihtiyacı vardır. Bu en çok manevi yönümüzü doyuran ve yalnızlık hissimizi ortadan kaldıran bir ihtiyaçtır desek sanırım yanlış olmaz.

Yoksa herkes sürekli birilerini arıyor olmazdı. Bu birlikteliklerin formatını kişiler ilk önce kendisi belirler ya da ilişkiden sonra karar verir. Mesela bir insan çok güdümlü halde evlenmeye odaklandıysa ve bulduğu kişinin de odak noktası evlilikse o ilişki muhtemelen nikah masasına gider. Fakat bir de gidişattan sonra karar verenler ya da bir karar vermek zorunda hissetmeyenler var; aslolan mutluluktur diyerek konuyu hiçbir yere bağlamazlar ya da mevcut şartlar değişirse evlenmeye karar verirler. Her ne şekilde olursa olsun, "görücü usulü diye bir şey söz konusu değilse eğer, bu birlikteliklerin bir başlama noktası olduğu konusunda hemfikir olduğumuzu düşünüyorum.

Tanışmanın ardından gelen flört kısmında, hormonların normalden daha coşkulu olmasını açıklamak bizim değil, bilimin işi.

Bunu bilimsel terimlerle açıklamayan insanlar olarak genellikle "içimde kelebekler uçuşuyor" şeklinde durumu tanımlıyoruz. Yani gördüğünüz gibi bariz bir heyecanlanma durumu var. Tarafların bu heyecanlı ve coşkulu halleri bir araya geldiği zaman havadan sudan konuşmanın da bir limiti oluyor takdir edersiniz ki. Bu limit dolduktan sonra daha kişisel meraklarla sorulan sorular, daha özel hayata odaklı sohbetler gerçekleşiyor; ki bundan daha doğal ne olabilir?

Direkt ve bodoslama girmek gerekirse böyle durumlarda yaşanan cinsel gerilim ise kaçınılmaz. Kimisi göz göze gelmek istemez, kimisinin temas ederek sohbeti devam ettirme eğilimi artar, kimisi durduk yere güler falan filan...

Bütün bunları topladığımız zaman elimizde bulunan cinsel gerilimi görmezden gelmek aptallığın daniskası olur. Libido dediğimiz şeyi hafife alırsak yüreğimiz kurusun. Buradaki en önemli nokta karşılıklı rızadır, ki bu yazının tamamı da bu rızalı ilişkileri kast ediyor. Taraflar artık o cinsel çekimi yakaladıklarından emin olduklarında bir tercih yapmak isterler ve verdikleri kararı da bir şekilde karşı tarafa deklare ederler; ya vücut diliyle ya da kelimelerle. Şimdi burada iki tane senaryo var elimizde. Birincisi: Bu cinsel gerilim sonrası her iki taraf "eyvallah" deyip ayrılır ve kendi yataklarında mışıl mışıl uyurlar. İkinci senaryoda taraflar  bulundukları yerden birlikte ayrılır ve bu gerilimi, kinetik enerjiye dönüştürmek için bir ortaklığa girişirler. Sevişirler demeye bile çekinir olduk, lafı dolandırıyoruz işte görüşüyorsunuz... Her neyse, oldu mu şimdi size "ilk geceden birlikte olan çift"?

Ama durun, bu işler bu kadar kolay değil... Bir kere o çiftten kadın olanı toplumdaki bir kısım için "ilk geceden veren" kadın oldu.

Kadını aşağılayan gelmiş geçmiş en yobaz, en aşağılık eylem tanımı bu "vermek" meselesi. Veren birileri varsa alan birileri de var, kimse erkekleri "ilk geceden alan adam" diye aşağılamazken aksine erkek cenahında bu bir zafer konusu olarak vurgulanıyor. "Attın mı yatağa?" "Verdi mi gece?" "İlk geceden veren kadınla o iş olmaz" vs. vs. Sanırsınız ki kadınlar kendi başına dünyanın namussuzluk butonuna basmış, bu da herkese dert olmuş. Daha da kötüsü, herkes içinden gelen şeyi yaparken, sadece kadın tüm yargıları hak ediyor gibi gizli bir anlaşma var toplumda.

Neden insanlar istediği kişiyle istediği şeyleri yaşamasın? Neden bu durum kimsenin üstüne vazife değilken oturup bunlar konuşulsun? Neden erkeklerin kafasına sokma akılla bu iğrenç filtreler yerleştirilsin? Ortada iki yetişkinin rızası dahilinde yaşanan bir durum var. Kime ne bundan? Ayrıca o "veren kadın" diyen dilleriniz de tez zamanda dolansın inşallah...

Bu toplumsal yobazlıkları bir kenara bırakıp ilk geceden birlikte olmanın ilişki pratiğinden bahsedelim de biraz gerilen sinirlerimiz gevşesin.

İlk geceden birlikte olup evlenenler var, ilk geceden birlikte olup bir daha görüşmeyenler de var. İnsanlar bunu birbirini tanımanın bir parçası olarak olağan ve doğal karşıladığında aslında hiçbir sorun yok. Ki aslına bakarsanız, bunu bir "demo" olarak görmek de mümkün. Düşünsenize, aylardır birlikte olduğunuz ve hiç birlikte olmadığınız sevgilinizle birlikte olmaya karar verdiğinizde, aranızda hiçbir şekilde cinsel uyum olmadığını fark ediyorsunuz. Bu ciddi bir sorun olarak ilişkinize yansıyacak ve durumu düzeltmek için bambaşka bir şekilde efor sarf etmenin yollarını arayacaksınız. Bu dediğimden "her şey cinsellik mi ya, bırak bu işleri" diye çıkarım yapanlar mutlaka olacaktır, yapsınlar.

Her şey cinsellik tabii ki değil, bonobo maymunu değiliz biz ama cinsellik çok şey! Bunu göz ardı eden de kendini kandırıyor demektir, o kadar söyleyeyim.

Çok fazla dağılmadan konuyu toparlayalım. "İlk geceden vermek" tanımı kadını aşağılayacaksa eğer o zaman erkeği de aşağılayalım çünkü bu tek taraflı bir durum değil. Kadınları betimlediğiniz şu iğrenç dilden bir vazgeçin önce. Ve ayrıca biz neden sürekli birilerini aşağılamak zorundayız?

Ne istediğini bilen iki insanın ilk geceden birlikte olması da kötü bir şey değildir, herkes işine gücüne baksın bir zahmet. Karşınızdaki insanı donanımlarına, maneviyatına, insanlığına, dürüstlüğüne bakıp değerlendirmeniz gerekirken ilk geceden sizinle birlikte olmasına kafayı takıp onu bu durumla değerlendiriyorsanız acilen tıbbi bir destek almalısınız. Bu işlere bu kadar saplanıp kalmayın, hayatta daha önemli dertler var.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
marine-offizier

Yani sunumu yapan kadın olunca, alan erkek veren kadın olmuyor mu..?! Kadini her Daim cinsel varlık olarak ortaya süren kafa yapısı ve kabul eden büyük yüzdelik kesimin, Ya neden böyle diye sorması da bayağı abest..

despresso

eşini/partnerini aldatan erkeklerin ve kadınların en büyük sebebi birbirleriyle yeterli cinsel çekimlerinin olmamasındandır. Bu da birbirlerini tanırken ten uyumunu göz ardı etmelerinden kaynaklanır. Erkeklerin "peşinden koşup koşup ilk buluşmadan yatağa atma" iki yüzlülükleriyle ilgili söylenecek çok şey var ama üşendim şu an yazmaya.

ayniyildizinaltinda

Ten uyumuyla alakası yok. Ten uyumunu yakalamak için deneme tahtasına dönmeye ne gerek var. Bir kişiyle sevişmenin yetmediği kişilerin uydurduğu bir kavram gibi geliyor bana. Eğer bu hayatı hayvani içgüdülerle yaşamıyorsan, duyguların ve aklınla yaşıyorsan ve birini çok seviyorsan zaten aldatmazsın. Aldatmaların sebebi ten uyumu yakalayamamak değil sevmediği halde seviyormuş gibi davranıp o ilişkinin huzurlu ortamını bozmadan çok eşli yaşamayı istemektir. Kısacası aldatmaların sebebi ten uyumunu göz ardı etmek değil şerefsizliktir tek sebebi. Zaten arada sevgi varsa onunla sevişmekten de hoşlanırsın ama hep başka meyvelerden yemek için can atıyorsa beynin kılıfını ten uyumu denen saçmalığa bağlayıp tavşana dönersin.

despresso

belli ki ten uyumu ile ilgili pek bir bilgin yok küçüğüm. Ten uyumu basit bir isimdir bu söylediklerinin hepsini kapsar. Ten uyumunun olmadığı mecburen evlendiğin birini aldatırsın, çünkü cinsel yoksunluk seni buna iter. Her anlamda mutlu olduğun birini aldatıyorsan da psikolojik sorunların vardır seks bağımlılığı gibi, porno bağımlılığı gibi.

ayniyildizinaltinda

Doğrusu bir araştırma yapmadım, makaleler okumadım ve kimsenin de yapmadığını düşünüyorum. Halk tarafından bilinen ve kastedilen anlamını açıkladım ben. Yoksa gerçeğinde başka bir anlamsa bilemem ama halk arasında söylediğimle eş değer bir kelime olarak kullanılıyor. Genelde kimden bu ten uyumu lafını duysam hepsi tavşan gibi doğru kişiyi bulana kadar sevişmeliyiz diyor. O yüzden toplumun hepsinde böyle bir algı var. Ten uyumu eşittir deneme tahtası gibi dene en iyi seviştiğinle evlenebilirsin gibi. Seks bağımlısı insanların da ağızlarına doladığı ve çok kişiyle beraber olmayı güzel göstermek için kullandığı bir tanım oldu hep ten uyumu ama demek ki aynı noktadan bakıyoruz ikimiz de. Ancak bu tanımın herkesce söylediğim gibi bilindiğinin de farkındasındır diye düşünüyorum küçüğüm.

despresso

evet doğru söylüyorsun yanlış biliniyor.

fenasi

Sorun ilk geceden veren kadın değil. Asıl sorun ilk geceden veren kadının ertesi gün sen benimle sadece cinsellik içinmi birlikte oldun diye zırlamasıdır. Yani Kadınlar bu konuda duygularıyla hareket ediyor, erkekler ise çok başka bir yeriyle hareket ediyor.

felsefibiloderler

İlk geceden verenlerin isyanı :D

metin-akalp

Pihiiiy konu gene nerelere gelmiş. Şimdi hanım kardeşlerim öncelikle bu işin felsefesini sallayın. Tanımadığınız adama ilk geceden vermeyin. Biz isteriz, siz vermeyin. Üzülürsünüz, kırılırsınız. Sen boyuna, posuna, kaşına, gözüne vurulursun ama o yarın sabaha seni tanımaz. Dallamadır, sığırdır ve sen bunu anlayamazsın. "Yok ben sallamam öyle şeyleri." diyen varsa lafım yok ama sallayan biriyseniz sabah ağlaya ağlaya eve dönmesi var. Benden söylemesi.

rcpbyrm

bazıları it kopuktan hoşlanıyor hocam. sen ne kadar anlatırsan anlat , kendini yormuş olursun.

Görüş Bildir