'Erdoğan Ya İnkar Edecek Ya Cezaevine Girecek'

-
5 dakikada okuyabilirsiniz

'Erdoğan Ya İnkar Edecek Ya Cezaevine Girecek'

ANKARA- CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında genel merkezde toplandı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Haluk Koç, MYK devam ederken düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

HSYK

HSYK yasasını onaylayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e tepki gösteren Koç, “MYK devam ederken, Cumhurbaşkanlığı’nın HSYK ile ilgili yasa düzenlemesini onayladığı bilgisi geldi. Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum; Sayın Cumhurbaşkanı Anayasa’nın 104. Maddesinde görevlerini tarif eden kapsam çerçevesinde Anayasa’yı doğrudan ihlal eden bir tutum içerisine girmekte bir beis görmemiştir. Anayasa’ya aykırılığı birçok çevre tarafından açıkça belirtilmesine rağmen, kendi hukukçularının Anayasa’ya aykırılığını açıkça ifade etmelerine rağmen bu teklifi maalesef onaylamıştır” dedi.

“CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMI YOLSUZLUKLARIN ÜZERİNE ÖRTME GAYRETLERİNİN PARÇASI HALİNE GELDİ”

Cumhurbaşkanı Gül’ün yasayı onaylarken söylediği, “Kanunun diğer lehinde ve aleyhine olan maddelerinin ise Anayasa Mahkemesi tarafınca değerlendirilmesinin daha doğru olacağını düşünerek onayladım” sözlerine de tepki gösteren Koç, şöyle devam etti:

“Sayın Gül siz orada niye orada oturuyorsunuz? ‘Yani görevimi yapamıyorum’ diyor. Bu iş bitmiş demektir. Cumhurbaşkanlığı makamı şu anda Türkiye’de yaşanan pisliklerin, rüşvetin, yolsuzlukların üzerine örtme gayretlerinin ne yazık ki bir parçası haline gelmiş bulunuyor. Suçluların korunmasını kolaylaştırıyorsunuz Sayın Cumhurbaşkanı. Hırsıza kirvelik yapan bir Cumhurbaşkanı olabilir mi? Hukuk devletinin rafa kaldırılmasını seyreden bir Cumhurbaşkanı acziyeti olabilir mi?

Cumhurbaşkanı maalesef dolaylı yoldan yaşanan bu kirli dönemin irade ortaklarına arasına girmiş bulunuyorsunuz. Hep klasik bir deyimdir biliyorsunuz, Cumhurbaşkanlığı makamı sanki bir noterlik makamı gibi değerlendirilir. İktidarda olan partinin onu oraya getiren oylarının çerçevesinde bir hareket etme gerçeğini yansıtır bu deyim. Ama noterlik mesleğine de biraz haksızlık yapmış oluyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’nın bugün düştüğü durum noterlik ile falan açıklanacak bir durum değil, basit bir evrak memurluğu düzeyine kadar inmiştir.”

“KAYITLAR TİB TARAFINDAN AÇIKLANMALI”

Başbakan Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen ses kayıtlarıyla ilgili de konuşan Koç, Türkiye’nin çürüyen bir iktidarın, meşruiyeti tartışılan bir Başbakan’ın, siyaseten can çekiştiği bir ülke haline geldiğini savundu. Koç, “Başbakan artık yaralıdır, şaibelidir, suçluların telaşı içinde, kimyası, coğrafyası bozulmuş, köyün yalancı çobanına dönmüş vaziyette sağa sola höykürmektedir” dedi.

“Bütün milletimizin huzurunda, CHP adına son gelişen olaylar çerçevesinde çok açık bir çağrıda bulunuyorum” diyen Koç, şöyle devam etti:

“17 Aralık ve 18 Aralık’ta Başbakan ve oğlunun arasında hangi saatlerde, hangi dakikalarda telefon görüşmeleri olmuştur? Bu görüşmelerdeki resmi kayıtların mutlaka TİB tarafından resmi olarak açıklanması gerekmektedir. Bir görelim bakalım, kayıtlarda var. Çünkü bu talepte niye bulunuyoruz? Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir başbakan hırsızlıkla suçlanmaktadır, çok ağır bir suçlamadır. Ortada kaçacak bir şey yok. TİB var ortada. Resmi olarak açıklayacaksınız bunları, bu iddia kolay kolay altından kalkılacak bir iddia değildir. İkincisi; Başbakan 17 Aralık sabahı saat 08.02’de bir telaş ve panik havası içerisinde, ruh halinin de konuşmalara yansıdığını görüyoruz, oğlunu aramaktadır ve bir takım isimler, evler söylemektedir. İkinci çağrımız şu; Başbakan oğluna, ağabeyini Burak’ı söylüyor, eniştesini Berat Albayrak’ı söylüyor, amcasını Mustafa Erdoğan’ı söylüyor ve diğer eniştesini Ziya İlgen’i söylüyor. Bu kişiler üzerindeki tüm malvarlıkları kamuoyuna açıklanmalıdır.”

“TOPLAM PARA MİKTARI NE KADAR, KAYNAĞI NE?”

Bu kişilerin mal varlıklarının kamuoyu tarafından mutlaka bilinmesi gerektiğini savunan Koç, “Akşam saatlerinde henüz sıfırlayamadıkları para miktarının 30 milyon avro olduğu kayıtlarda var. Şimdi soru açık ve net; o telaş içerisinde evden kaçırmaya, dağıtmaya çalıştığınız toplam para miktarı ne kadardır, zor sorular değil, o istifleyenler bunun miktarına da bilir herhalde. Bu paranın kaynağı nedir? Bu kadar paranın bankacılık sistemi devre dışı bırakılarak Başbakanın ve yakınlarının evlerinde saklanmasının gerekçesi ne olabilir?” diye sordu.

“YA İNKAR EDECEK YA CEZAEVİNE GİRECEK”

Koç, “Bu manzara inanın Türkiye’yi demokratik ülkeler kamuoyunda bir ‘Muz Cumhuriyeti’ fotoğrafına sığdırıyor. Çok acı bir durumdur. Başbakan inkar ediyor. Tabi inkar edecek, bir seçenek daha var; ya inkar edecek ya arabaya binip doğru cezaevine gidecek. Bu kadar açık, iki seçenek arasına sıkışmış” dedi.

Dünya basını tarafından bu sürecin çok ilginç şekilde dünya kamuoyuna yansıtıldığını belirten Koç, “İstifa etmedikçe Başbakan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kendisiyle beraber itibarsızlaştırılan bir devlet konumuna süratle çekiliyor” dedi. “Tarzan zorda, tarzan kuyruğu kaptırmış durumda” ifadelerini kullanan Koç, “Bu işin sonu mahkemede ya da hapiste biter ya da gizli bir şekilde kapağı yurtdışına atmaktan geçer” diye konuştu.

“İSTİKRARSIZLIĞIN TEK ADRESİ SENSİN”

Yalanın siyasette günlük olarak kullanılmasının, “köşeye sıkışmışlığın hazin hikayesi” olduğunu ifade ederek, “Bir Başbakan bu hale düşmemeliydi” diyen Koç şöyle devam etti:

“Başbakan inandırıcılığını artık kaybetmiştir. Olaylar ortada, diyaloglar açık. 17 Aralık sonrasında Bilal’i ve aileyi korumak için yapılanlar ortada. Çıkarılan özel yasalar ortada; MİT Yasası, HSYK Yasası, sansür yasası… Artık tuzun koktuğu yerdeyiz. Başbakan ya istifa edecek, hakkındaki suçların bağımsız yargı önünde araştırılmasının yolunu açacak ya da ki burası çok tehlikeli; ülkeyi ekonomik, sosyal, siyasal her alanda açmaza sürükleyerek, tamiri zor bir kaosun, kargaşanın içine sokacak. ‘İstikrar’ diyordun kendini tarif ederken, bu mu istikrar, bu mu güçlü yönetim? Ülkeyi getirdiğin duruma bak. Doğabilecek her türlü ekonomik kaosun sıkıntının, fırtınanın sorumlusu senin bu davranışların, sebep oldukların. İstikrarsızlığın tek adresi sensin.”

“SON SÖZ YÜCE DİVAN’IN OLACAKTIR”

Bu durumun içinden, “Şantaj-montaj-komplo” komikliğiyle çıkılamayacağını söyleyen Koç, “Son söz Yüce Divan’ın olacaktır, eğer kaçmazsa… Gidiş bu gidiştir. Gün neler gösterecek hep birlikte göreceğiz. Türkiye bu kirle, bu yükle yoluna devam etmeyecektir. Türkiye yeni bir başlangıç yapacak kadrolara da sahiptir, temiz siyaset erbabına da sahiptir” dedi.

“GÜNÜN KOŞULLARINA GÖRE YAPILAN YASAL DÜZENLEME DÖNÜP YAPANI TESLİM ALIR”

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Koç, “MİT Yasası’nın devreye girmesiyle nasıl bir manzara bekliyorsunuz, özellikle bu son gelişmelerle ilgili” sorusu üzerine şu yanıtı verdi:

“Bir istihbarat devleti son derece tehlikelidir. Bu telefon dinlemeleri konusunda vakti zamanında yaptığımız bütün uyarılara kulak tıkadılar. O zaman ki beraber yürüdükleri paralellerle, kesişen çizgilerle ne derseniz deyin, bu ülkenin yurtseverleri üzerinde terör estirirken son derece mutluydular. Ne oldu? Beraber gittikleri paralel oldu, geldi bunları aynı yöntemle sıkıntıya soktu. Şimdi oluşturmaya çalıştıkları istihbarat devleti kendi patronajlığı içerisinde gün gelir tekrar başlarına bela olur. Demokrasilerde kurallar, şeffaflık, hesap verilebilirlik bellidir. Bu kurallara uyulmadan o günün koşullarına göre yapılan her türlü yasal düzenleme dönüp o düzenlemeyi yapanı zayıf günüde teslim alır, rehin alır veya yok eder. Öyle bir tehlikenin içindeler, hem Türkiye hem kendileri.”

Yurt

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah GülAnkaraBaşbakanBilal ErdoğanCumhuriyet Halk PartisiKemal KılıçdaroğluTerör
Görüş Bildir