Dünya Dönüyor: Zeynep Heyzen Ateş

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

“Dünya Dönüyor”: Zeynep Heyzen Ateş

“Dünya Dönüyor”: Zeynep Heyzen Ateş

Sağduyulu Sol Görüşlü Şair: Bonald

Dünyada belli başlı birkaç edebiyat ödülü var. İyice politikleşen Nobel, skandallarla kendi işini bitiren Booker, hâlâ biraz daha prestiji olan ama bir kaldırılıp bir geri getirilen Uzakdoğulu yazarlara verilen Man Booker Asia, The Guardian İlk Roman Ödülü, İngilizce yayınlanmış eserlere verilen ödüllerden ilk akla gelenler. Adını Avrupa edebiyatındaki ilk roman kabul edilen El ingenioso hidalgo don Quijote de la Mancha (Don Kişot) eserinin yazarı Miguel de Cervantes ’ten alan Cervantes Ödülü ise İspanyolca edebiyatın en önemli ödülü. Belli bir kitaba değil, “hayat boyu başarılarından ve dile katkılarından ötürü” bir yazara veriliyor. Bu yazarlar arasında Arjantinli Borges, Ernesto Sabato , Meksikalı Fuentes , İspanyol Ayala sayılabilir. Üstelik 125.000 avro para ödülüyle gelen Cervantes, oldukça güçlü bir ödül, hem Cervantes’i hem Nobel’i kazanan yazarların sayısı da azımsanacak gibi değil: Cela, Octavio Paz, Mario Vargas Llosa .

Ödülleri veren jüriler iki seçenekten birine meyleder; ilki dünya çapında tanınmış birine vermek, ikincisi o dile katkıda bulunmuş az bilinen birine vererek o yazarı dünya kulvarına taşımak. İkinci gruba girenler genelde şairlerdir. Bunun bir örneğini Nobel komitesinin Tranströmer ’e Nobel’i verişiyle görmüştük. İkinci bir örnekse bu yıl Cervantes’te yaşandı. Akademi, ödüle İspanyol şair José Manuel Caballero Bonald ’ı layık buldu.

Şiir, ne yazık ki en az çevrilen edebiyat türü. Bu, sadece zorluklarla ilgili de değil çünkü geçmişe baktığımızda Orhan Veli ’den Bedri Rahmi ’ye belli başlı şairlerimizin başta Fransız şairler olmak üzere sayısız şairin eserlerini çevirdiklerini görüyoruz. Demek ki mesele görevin imkânsızlığında yatmıyor. Belki mesele para, satışlar… Nobel’i almasına karşın insanların ellerinde Tranströmer kitaplarıyla dolaştığını görmüyorum –muhtemelen şairler dışında şiirleri okuyan kimse kalmadığından. Büyük kayıp ama ne yazık ki gerçek. Bonald ’ın romanları da var; yani belki kader yüzümüze güler ve bir gün Türkçe çevirilerini okuruz. Ama şimdilik onun kaderinin de tarih sayfalarında kaybolmak olacağına inandığımdan, en azından kim olduğundan, neler yaptığından biraz bahsetmeliyim diye düşündüm.

José Manuel Caballero Bonald , Bogota’lı Mito dergisi grubundan. Bu dergi, başta Marquez olmak üzere sonradan meşhur olacak sayısız yazarın edebiyat hayatını şekillendirmiştir. Sol görüşlü sağduyulu bir şair, Küba olmak üzere devrimlerden ve hapishanelerden payına düşeni almış bir idealist. “Şair” kelimesini özellikle kullanıyorum. Bonald ’ın Dos dias de Septiembre (Eylül’de İki Gün) ve Agata, ojo de gato (Kedi Gözü, Agata) olmak üzere iki romanı var ama şiiri “hayata karşı işlenen suçları durdurmak için atılan bir adım” olarak tanımlayan ve hayattaki amacını “şiirin yok olmasını engellemek” olarak ifade eden birini yazar değil de “roman da yazmış bir şair” olarak nitelemek bence daha uygun.

La noche notiene paredes (Gecenin Duvarı Yoktur), İspanya Eleştirmenler Ödülü’nü kazanan Las horas muertas (Ölü Saatler), Descredito del heroe (Kahramanı Kötülemek) Caballero Bonald ’ın en bilinen şiir kitapları.

Şiirler şairler tarafından çevrilmeli. Ama hiç değilse birkaç dizesi çevrilmiş olsun diyerek:

Ana hatlarıyla Tarih

Aşkın sınırlarıyla hayatınkilerin karıştığı an/

Erkeğin kendi hürriyetinin sınırlarını keşfettiği an…

Ben de Bu Kâğıt Kadar Çıplağım

Bu mutluluğa, tehlikeli tatminine ulaşmak için kâğıdın

kaç… kaç yanlış adım

karanlığı senden ayıran derme çatma korkuluklara doğru…

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

İspanyaNobel
Görüş Bildir