‘Çok Çalışmadan da İşler Biter mi?’ Sorusunu İnceledik! Biter, ama Nasıl?

-
5 dakikada okuyabilirsiniz

Çalışma hayatlarımızın çılgın akışında herkesin kendini gereğinden fazla çalışıyor hissetmesi çok normal. Çalışma saatleri, bitmek bilmeyen projeler, deadline'lar, sürekli zamana karşı yarışmak derken, hepsi bir araya gelince bunalma hissi içinde olmamız da kaçınılmaz.

Peki bu kadar hırpalanmadan olmuyor mu? Biz de merak ettik ve bir inceleyelim dedik! Bakalım daha az zamanda daha çok işi nasıl bitirebiliriz? 🤓🤔

Inc yazarı Jeff Haden, konuşmacı olarak katıldığı bir konferansta kısa bir anket yapmaya karar vermiş.

Ve dinleyicilere “Kaçınız kendinizi çok çalışıyor ve üstünüzdeki ağır iş yükünden dolayı bunalmış hissediyorsunuz?” diye bir soru sormuş. 

Tahmin edeceğiniz gibi, kendisini can kulağıyla dinleyen toplulukta kalkmayan el kalmamış.

İş yaşamlarımızla kişisel yaşamlarımızı dengeleyebilmek adına her gün epeyce mücadele veriyoruz.

Buna rağmen de, çoğu zaman iş yaşamı terazide ağır çeken taraf oluyor. İş yaşamımızı etkili hale getirmek için telefon aplikasyonlarına, zaman yönetimi sistemlerine umut bağlıyoruz.

Yani aslında çözümü "dışarıda" arıyoruz. Peki biraz da kendimize bakmasak mı?

"Overworked and Overwhelmed: The Mindfulness Alternative" adlı kitabın yazarı Scott Eblin, kendinizi fazla çalışıp bunalıyor hissetmemenin tek yolu, kendi kendinizi bu konuda eğitmenizdir diye yazıyor. Bilinçli bir şekilde zamanımızı yönetmeye odaklanmanın önemine dikkat çekiyor. 

Tamam da nasıl? Eblin’in zaman yönetimi ve kendini fazla çalışıyor hissinin üzerinden gelme konusundaki önerileri şöyle:

1. Her zaman anı yaşayan insanlar, genellikle geleceğe yönelik planlar yapmazlar.

Hedeflerini ve hayallerini nasıl adım adım gerçekleştireceklerini pek planlamazlar. Yine de özellikle de uzun dönemdeki planlarınızı düşünecek olursanız, günü döndüren işlerin çoğunun sizi hedeflerinize götürmeyeceğini görürsünüz.

2. Öncelikle kendinize şu soruyu sorun: "Bu gerçekten gerekli mi?"

Haftalık toplantılarınız gerçekten gerekli mi? O raporu her gün yapmanız ne kadar gerekli? Bu e-maile hemen cevap vermeniz şart mı? 

Birçok günlük aktivite aslında işimizi kolaylaştıran araçlar olmaktan ziyade, işin yoğunluğuna katkıda bulunuyor. Bir sürü işi sorgusuz-sualsiz, sırf alışılageldiğinden yapıyoruz.

3. İşinizi kolaylaştırmayan bilakis zaman kaybına yol açan işlerin listesini yapın.

Bu işlerin artı ve eksilerini gözden geçirip eksileri ağır basanları eleyin. Bu tür zaman alan ancak işlevini yitirmiş işleri elemenin, size önemli avantajlar sağladığını göreceksiniz. Sırf şuradan bile muazzam zaman artıracaksınız, emin olun.

4. Diğer soru şu: "Evet bunu yapmam gerekli; ama öncelikli mi?"

Bazı işlerimiz tabii ki gerçekten gereklidir; ancak öncelikli değildir. "Bunu bugün yapmam şart mıdır?” Her başladığınız iş için bunu bir düşünün. 

Aynı bakış açısı aniden önemli bir durumun veya işin gündeme gelmesiyle de ortaya çıkar. Bazen acilen takviminizi tekrar düzenlememiz ve önceliklerimizi yeniden belirlememiz gerekir. Neticede günün sonunda asıl önemli olan, doğru işleri bitirmek.

5. Herkesin çalışma biçimi, rutini ve ritmi birbirinden farklıdır. Kendi ritminizi bulun ve bunu korumaya çalışın.

Bazıları sabaha hızlı başlamak, hızla işlerini toparlamak ister; diğerleri güne sakin, huzurlu, düşünerek ve sonuçlar çıkararak daha yavaş bir tempoda başlamayı tercih eder. Bazıları sabah saatlerinde verimlidir; diğerleri gece geç saatlerde konsantre olurlar. Kilit nokta en verimli olduğunuz zamanı saptayıp ona göre strateji geliştirmek.

6. En zor ve üşendiğiniz işi en başa alın.

Bazı işlere zor oldukları ve aynı zamanda uzun sürecekleri için bir türlü elimiz gitmez. En başta onu halledin ve aradan çıksın; bitsin gitsin. Amacımız, işte de özel yaşamımızda da bir değer yaratmak. Yaptığınız her işte aklınızda bu olsun.

7. Özellikle karmaşık problemlerle boğuşurken, akıllı çözümler için düşüncelerinizi serbest bırakmayı denemelisiniz.

Verileri inceleyin, üzerine düşünün sonra konuyu kapayıp ara verin. Sevdiğiniz bir işle meşgul olun. Yürüyüşe çıkın, bir müzik aleti çalın, arkadaşlarınızla yemeğe çıkın. Bırakın bilinçaltınız sizin için problemi çözsün.

8. "Üzerine uyumak" deyimini hatırlayın ve bilinçli bir şekilde değerlendirdiğiniz verileri bilinçaltınızın gözden geçirmesine izin verin.

Ani kararlar vermek yerine bambaşka işlerle uğraşarak ara vermeye ve aniden beyninizin sizi şaşırtacak şekilde dahiyane fikirler üretmesine tanık olun.

9. Siz zamanınızın kıymetini bilmezseniz, çevrenizdeki kimse sizin zamanınıza değer vermez.

Hiç kimse 7 gün 24 saat çalışamaz; buna karşın günümüzde birçoğumuz 7/24 çalıştığımızı hissediyoruz. Bunun en önemli sebebi kendi kendimizi bu duruma sokmamız. Bazı zamanlarda işe hayır demek ve sevdiklerimizle zaman geçirmek en doğrusu. Böylelikle iş çevresinde belli sınırlarınız olduğunu da herkese hissettirmiş olursunuz.

10. Her şeye evet diyemezsiniz. Deseniz bile yetişemez; neticede evet dediğiniz şeylerin birçoğunu yapamaz olursunuz.

Evet deyip yapamamak, baştan hayır demekten daha kötü; çünkü karşınızdakinin beklentisini karşılamamış oluyorsunuz. 

Bir soruya veya teslimat tarihine otomatik bir şekilde evet demeden önce düşünün. Yapılabilirliğine dikkat edin. Hiç düşünmeden kabul edilen bir teslimat tarihi sizin önceliklerinizde önemli bir kaymaya sebep olabilir. Gerçekçi olun ve sadece yapabilecekleriniz için söz verin.

11. Birçok insan iş yerinde geçirdiği bir saat içinde en az 30 kez bölünür: Telefon, e-mail, SMS, bildirim vs.

Bu liste uzar gider. Hiçbir şey olmasa ofise davetsiz bir misafir gelir falan. En azından telefon ve email ile ilgili bildirimleri kapatın. Gün içinde kendinize belli zaman araları belirleyip bildirimleri o aralıklarda kontrol edin.

12. Son olarak, eğer liderlik konumunda çalışıyorsanız aynı zamanda rol modelsiniz demektir. İyi bir rol model olun.

Büyük resmi gören, önemli işlere öncelik veren, hedeflere ulaşamaya konsantre olan ve diğer çalışanların kendi hedeflerine ulaşmasına yardımcı olan bir lider olun. Böyle bir lider olabilmek için ilk yapmanız gereken kendi zamanınızı en iyi şekilde yönetmek olacaktır.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

Başlıklar

Tercihmüzik
Görüş Bildir