Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

"Burak, evladım çek sağa”

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

"Burak, evladım çek sağa”

"Burak, evladım çek sağa”

Dünyanın hangi liginde, bir sene öncenin gol kralının ezeli rakiplerinden birine karşı oynanan maçta kendisini penaltı için yere atmasıyla, bir büyük takımın başkanının maç oynanırken stattan anons yaptırıp seyircinin tezahüratına cevap vermesi aynı haftaya gelir sevgili okur? Bundan daha garibi herhalde günün birinde yine bir futbolcu hakemi aldatmaya yönelik bir dalış yaptığından, rakip kulübün başkanının doğrudan futbolcuya yönelik anons yapması olur “Evladım çek sağa”...

Derbi haftalarının tadı başka oluyor. Hele derbinin bir ayağı Beşiktaş ise tadından yenmiyor. Daha az gerilim, daha iyi futbol daha sakin bir ortam demek çünkü derbiler için siyah-beyazlı takımın varlığı. Gerçi bu sefer öncesinde medya fazla hafife aldı Aybaba ve öğrencilerini. Maç öncesi yazımda da belirtmiştim, ben son 20 yılda Galatasaray’ın İnönü’den güle oynaya çıktığını anımsamıyordum. Sonuçta futbolun klişesi gerçek oldu ve derbilerin favorisinin olmadığı yine ispatlandı.

İki takımın gol yemek için elinden geleni yaptığı maça damgayı ise Burak Yılmaz ve Bülent Yıldırım vurdu. Derbide en sevmediğim olay, haksız şekilde sonuç elde etmek. Bazen hakem doğrudan etkiliyor skoru bazen de gönül verdiğimiz takımdan bir futbolcu çıkıyor hem hakemi hem de milyonları aldatıyor. Bir Galatasaraylı olarak en formda zamanında Milan Baros da sevimsiz geliyordu bana çok fazla ödüllük hareketler yaptığı için. Burak’ın Trabzon’dan gelirken barındırdığı tek soru işareti de buydu benim için. Maçın ertesi sabahında bir Beşiktaşlı ile konuşurken mahçupsam onun yüzden. Sanmıyorum bu yaştan sonra huyunun değişeceğini ve benim de kendisine duyduğumun sempatiden öteye geçeceğini. Bir de bundan sonra maç izlerken Twitter’ı okuyacağımı.

Üç büyük takım taraftarını anlayamıyorum. Sanki birbirimizden çok farkımız var, birimiz diğerinden daha temiziz de sürekli bir ahlak bekçiliği peşindeyiz. Hepimizin birbirinin yüzene vurabileceği kadar fazla pisliğimiz var.

Burada bir parantez de maç sonuna açmak lazım. Kendimi bildim bileli maç izliyorum. Eğer saha içinde penaltı varsa bu rakip takımın hocasına genellikle (%99) maç sonu ilk röportajda sorulur. Bu sefer yayıncı kuruluşta bunun yapılmamasını yadırgadım.

Kadın olmak güzel şey

Alex tartışmalarının ortasında Fenerbahçe, Cumartesi günü Gaziantepspor’u konuk etti. Alex’in Twitter’dan verdiği mesaj ile başlayan süreçte önce birlikte bütünlük temalı resmi açıklama geldi. Ardından da Aykut Kocaman’ın mesajı. Sonrasında ise Brezilyalı yıldız Antep maçı kadrosuna alınmadı. Buraya kadar olanlar dünyanın her yerinde olabilecek şeyler. Olmayacak ise Aziz Yıldırım’ın Kadıköy’de kadın taraftarlara sinirlenip yaptığı anons. Olayın arkasında belli güçler var mıdır bilemiyorum ama olayın yapılış tarzı enteresan. Genelde üç büyük kulüp başta olmak üzere ülkemizde başkanlardan kendi hoşlarına gitmeyen şeyler söyleyen taraftarları, yandaşlarına dövdürürdü. Sanırım burada pozitif ayrımcılık devreye girdi eh biraz da kadınlarımızı kayıralım.

Alex konusuna gelince... Kulüp binasında yapılan toplantıdan sonra sular en azından bir süre durulur. Ama benim söylemek istediklerim yönetimle ilgili şeyler değil zaten. Hakan Şükür ve Bülent Korkmaz’ın takımdan ayrılış şekilleri içimi acıtmıştır. Yönetimin tavrı ne olur, ne olmaz bilemem ama taraftara ufak tavsiyem, eğer ayrılık olacaksa Kaptan’ı buradan yüzünden gülücüklerle uğurlamak lazım. Aksi can yakıcı olur.

Haftadan kısa kısa

-Bursaspor’un aklı Twente’de kalmış. Çok doğal turun yarısından fazlasını geçtiler, sıra işi resmiyete dökmekte. Ertuğrul Sağlam’ın rotasyon planı tutmadı da sıkıntı değil. Sonuçta ligde her sene iki kez karşılaşıyor İBB ile ama Twente’yi elemek gerçek bir dönüm noktası olabilir.

-Karabükspor’da Skibbe’ye olan güven erken biteceğe benziyor. Alman teknik adam takımın başına geldiği günden beri Karabük benim en kuvvetli düşme adayım. Başkan da bu hafta alınan sonuçtan sonra Skibbe’yi uyardıklarını söyledi. Keşke birisi çıkıp kendilerini daha önce uyarsaydı.

-Eskişehirspor çok erken karıştı. Taraftar yıllardır yönetime olan öfkesini alınan kötü sonuçlarla birlikte dışa vurmaya başladı. Buraya kadar sorun yok ama bunu yaparken futbolcuları daha az etkilemenin yolunu bulmaları lazım çünkü oyuncuların psikolojisi hiç iyi gözükmüyor.

-Hector Cuper yönetimindeki Orduspor, eğer talihsiz sakatlıklar yaşamazsa bu sene Avrupa biletini sonuna kadar zorlarlar.

-Kayserispor’un duraklama dönemi ne zaman bitecek acaba? Tamam Şota canımız ciğerimiz de hocalığı sempatikliği kadar değil sanki.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Arda TuranAykut KocamanAziz YıldırımBeşiktaş Jimnastik KulübüBursasporElazığsporFenerbahçeHakan ŞükürHector Cuperİstanbul Büyükşehir BelediyesiKayserisporMilan BarosTrabzonspor KulübüTwitterUEFA Avrupa Ligifutbololaypenaltı
Görüş Bildir