'Bunlar Zor Hayatlar': Trans Erkek Aşkın'ın Yaşadığı Zorlu Süreçle İlgili Detaylar Herkesi Düşündürecek

-

"Dışlayıp ötekileştirmeyin, bırakın herkes istediği gibi yaşasın..."

Şimdi sizi genç bir trans erkekle tanıştıracağız. O LGBTİ+ dünyasında zorlu süreç yaşayan bireylerden sadece bir tanesi. Ötekileştirilmeye çalışılsa da unutulan bir şey var: Bu, onun hayatı!

Merhaba Aşkın. Önce seni tanıyalım kısaca…

Merhaba . 27 yaşımdayım. Doğma büyüme Konyalıyım. Benden iki yaş büyük bir abim var. Adnan Menderes Üniversitesi, Emlak ve Emlak Yönetimi mezunuyum. Yaklaşık 5 yıldır da İzmir'de ailemden ayrı yaşıyorum.

Kendini keşfetme hikayen nasıl oldu?

Çok geç oldu. 20’li yaşlarımda bi kadına aşık olduktan 1-1,5 sene sonra kendimi sorgulamaya başlamıştım. O zamana kadar çok erkek sevgilim işte yaşıtlarımın var benim de olmalı gibi. Kimseyi sevip bağlanamadığım için de demek ki doğru insanı bulamıyorum diyip sürekli yeni birine şans veriyordum ama sorun o değilmiş, erkeklere ilgim yokmuş. Sonrasında o kadınla ilişkim oldu ama asla kendimle yüzleşemiyordum kendi içimde yaşıyordum ve kimseye anlatamıyordum. Biraz da karışık bi tanışmaydı zaten oraya hiç girmeyin. Neyse sonra onun sayesinde LGBTİ+ ile tanıştım. Konya’nın küçük bi ilçesinde yaşıyordum ve LGBT ne bilmiyordum. Lezbiyenleri ve gayleri biliyordum ama bilinçsiz olduğum için homofobiktim bayağı coğrafyadan dolayı. Sevmediğim bi kız için "lezbiyen zaten ya" falan diyordum. Hala utanıyorum mesela bu bilinçsizliğimden. Neyse, sonra beyanım lezbiyen yönünde oldu fakat hala eksik bir şeyler vardı. İlerki yıllarda translığın ne olduğunu öğrendim ama çok sorgulamadım. Ve hep içimde bastırdım bunu. Bi buçuk sene önce yakın bi arkadaşıma anlattım trans olduğumu düşündüğümü. Onunla birlikte araştırdık çok konuştuk. Feminizm bilincim olduğu için bedenimden rahatsız olmadığımı düşünüyordum ama sonra arkadaşım bir gün bana “fiziki olarak bi erkek fiziğine sahip gibisin zaten göğüslerin de çok küçük rahatsız olmuyorsun ama peki daha büyük göğüslerin olsaydı da rahatsız olmayacak mısın?” diye bir soru sordu ve ondan sonra sorgulamaya tekrar geçtim çünkü olacaktım. Kabullenme evresini çok zor geçirdim. Sonrasında da daha fazla geç kalmadan süreç için ilk adımlarımı attım.

Peki bu farkındalık sonrası ailenin yaklaşımı nasıl oldu?

İyi olmadı açıkcası. Geçen yaz annem yanıma gelmişti. Ona o zaman söyledim. Başlarda fazla duygusala bağlayıp yanımda olacağını falan söyledi ama konuyu anladıkça ters tepmeye başladı. Sonra kabul etmek istemedi. Psikolojik şiddetlerle yıprattı beni biraz. Abim beyanımın lezbiyen olduğu dönemleri de biliyordu ve destekçimdi. Trans olduğumu söylediğimde de yanımda olmaya devam etti ama evdekiler öğrenince onların etkisinde kalarak bi dönem onun tarafından da dışlandım ve bence hala benimseyemedi. Babam zaten katiyen anlamak ve dinlemek istemiyor. Hepsiyle bi arada konuşmak için geçen aylarda Konya'ya gittim ve pek hoş geçmedi. Fiziksel şiddet görmedim fakat psikolojik şiddetin Allahını gördüm. "Östrojen hormonuyla düzelirsin"e kadar gitti iş. Yanlarına gittiğim zaman psikolojik sürecimi tamamlamış ve hormona başlamak için endokrin raporumu almıştım bu arada.

Sosyal hayatta insanların sana bakışı nasıl sence?

Arkadaş çevrem konusunda şanslıyım. Arkadaşlarım tarafından hiç olumsuz bi tepki almadım. Ama tanımadığım insanlar ve özellikle toplum beni fazla yoruyor. İş hayatı özellikle. Onların erkek-kadın kalıplarına uymuyorum öyle olunca dışlayıcı tavırlara ve bakışlara maruz kalıyorum. Toplum hala kanayan yaramız yani.

Trans erkek kimliğinle yaşadığın en zor olayı hatırlıyor musun?

En zoru şeydi ya, biseksüel bi kız arkadaşım vardı eski erkek arkadaşı cinsiyet üzerinden canımı yakmak istemişti. “Erkek mi kız mı belli bile değilsin yanında erkek gibi nasıl gezeceksin” demişti. Kendimi ifade edemeyeceğim bi an olmuştu. Onun dışında iş hayatında homofobik müdürlerin fazla iş yükü ve aşağılaması var.

Bu zorluklarla baş etme yöntemin ne?

Bu zorluklarla baş etme yöntemim henüz yok, umursamaz gibi görünüyorum ama yastığım aksini söyleyebilir. :)

Şu an bir birlikteliğin var mı?

Hayır yok, bu süreçte bi ilişkiye odaklanamıyorum maalesef.

Sürece geçelim biraz da. Nasıl başlıyor, nasıl devam edecek, seni neler bekliyor geçiş esnasında?

Bu sürece belirli hastanelerde başlayabiliyoruz. Ben İzmir Dokuz Eylül’de başladım. Önce psikiyatriden randevu alıyoruz orada bu konuyu anlatıyoruz o da bizi ilgili bölüme yönlendiriyor yani CKB’ye (cinsel kimlik bozukluğu). Orada en az bi sene ayda bir görüşme olmak üzere psikolojik bi sürecimiz oluyor ama bölümler fazla yoğun olduğu için çoğu zaman kısa tutuyorlar. 6 ay bile sürdüğü oluyor. Ben 1 senede toplam 3 görüşme yaparak endokrin raporumu aldım. Doktorum değişti randevularım sıkıntılı oldu vs o yüzden. Ben hormona başladım. 4. Hormonumu bu ayın sonunda vurulacağım. Şimdi tıbbi süreçlerim var. Şu an böyle devam ediyor. Beni zor bi süreç bekliyor maalesef. İş bulmakta şimdiden sıkıntı yaşıyorum. İş konusu benim için çok önemli çünkü kendimden başka bir desteğim yok. Aile faktörü var bir de. Onların desteğini görmek istiyor insan doğal olarak. Zor olacağını biliyordum ama yaşarken daha zormuş bunu bilmiyordum. Ama onlar için de bir süreç bu. Yolun sonunda illa ki kabullenecekler ama insan istiyor ki yolun sonunda değil, o yoldayken onları göreyim yanımda. Çünkü insan bu süreçte kendini gerçekten çok yalnız hissediyor.

Her şey tamamlandıktan sonra yapmayı istediğin ilk şey ne olur?

İstediğim bölümü okumak sanırım. Resim çizmeyi çok seviyorum. Sürecim bittiğinde okula zaman ayırıp istediğim mesleği yapabileceğim. Evlenirim de belki bilmiyorum aile olayını çok seviyorum. Kendi bilincimle bi çocuk yetiştirmek isterim açıkcası. :)

Buradan senin gibi bu süreci yaşayan insanlara söylemek istediğin bir şey var mı?

Pes etmesinler. Ben geç başladım sürece. Geç kalmasınlar. Kimseyi düşünmesinler. Önce kendileri. Zor bi süreç biliyoruz ama sonunda aynalarla barışmak var. Umutsuz olmasınlar hiçbir zaman. İlk başta bahsettiğim aşık olduğum kadının bana hep söylediği bi söz vardı “Nefes dedim umuttur, sen vazgeçme.” Vazgeçmesinler. :) Toplum bizi hep dışlayacak, onların kalıbına girene dek dışlayacak. Ama bu bizim hayatımız.

Peki... Son olarak senden herkese söylemek istediğin şeyleri alalım.

Her şeyden önce karşılarında bi insan olduğunu unutmasınlar. Gay, lezbiyen, trans, renkli saçlı, dövmeli, mini etekli, makyajlı erkek vs vs.. Herkes insan! Sırf kendilerine uymuyor diye hakaret etmesinler. Dışlayıp ötekileştirmesinler. Ya zaten ölümlü dünya bıraksınlar isteyen istediği gibi yaşasın. Bunlar zor hayatlar kimse bile isteye zor bi hayatı tercih etmez. Kimse ailesini kaybetmeyi göze almak istemez. Biz yeterince zor bi hayat yaşıyoruz zaten. Onların homofobisi bizleri ölüme bi adım daha yaklaştırabilir. Herkes yeterince güçlü değil. Biz kendimize tutunarak yaşamaya çalışan insanlarız, nefretleriyle bizi kendimize de küstürmesinler. Destek olmuyorlarsa lütfen köstek de olmasınlar kimseye. Biz kimsenin hayatını zorlaştırmaya çalışmıyoruz çünkü. Herkes gibi eşit haklara sahip olmak istiyoruz.

Aşkın'ı Twitter'dan takip etmek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
pedro-pascal

çirkin bi kadınım,erkekler bakmıyo,bari erkek olayım kadınlar baksın demiş...

murat-saygin1

45 çocuğa tecavüz edildiğinde bırak kıyameti bir deprem bile olmadıysa, bu arkadaşların cinsel tercihlerinden kimsenin başına bir şey gelmez merak etmeyin sevgili çomar kardeşlerim.

kemosabe

İdamlık adamlar alkışlanıyor evet bu milletin üzerine bela alametidir depremi bekleyin.

askito-muyum-ben

Bela gelecek olsa emin ol hepimizden önce senin o kutsal topraklar dediğin yere gelirdi.

Gizli Kullanıcı

başaracaksın bu hayat savaşını genç dostum. Yılma...

tayko-marvel

Her şeyi bilen çomarlar lgbti+ konusunda da uzman oldukları için yine iş başında! Sana zarar vermeyene karışamazsın. KA-RI-ŞA-MAZ-SIN!

Görüş Bildir