Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

"Bu Tepe Ne Güzel Bir Anıt Yeri": Anıtkabir Hakkında Hayranlık Uyandırıcı 28 Şey

 > -
12 dakikada okuyabilirsiniz

Ölümünden yıllar önce Anıttepe'yi gezerken '' Bu tepe ne güzel bir anıt yeri'' diyen Atatürk, Anıttepe'ye gömüleceğini hissetmiş gibiydi...

Kaynak:

Anıtkabir El Rehberi, Anıtkabir Komutanlığı, 2005

Kültür Bakanlığı Anıtkabir Sayfası

1. Yapımı 9 yıl sürmüştür ve 150 bin ton ağırlığındadır

Türk milletinin kalbinin attığı yer olan Anıtkabir, bilinen siluetinin yanı sıra bilinmeyen bir çok gerçeği de yıllardır derinliklerinde saklıyor. Yapımı 9 yılda tamamlanan yaklaşık 150 bin ton ağırlığındaki Anıtkabir, heykellerinden süslemelerine, kulelerinden kabartmalarına kadar pek çok özel anlamlarla yüklü..

2. Anıtkabir’in yerinin belirlenmesi

Anıtkabir Komutanlığı'ndan alınan bilgiye göre, yapımına 9 Ekim 1944'de başlanan ve 1 Eylül 1953'de tamamlanan Anıtkabir'in yerini ilk olarak Aydın Milletvekili Mithat Aydın önerdi. 

Ata'nın kabrinin yapımıyla ilgili komisyon Etnoğrafya Müzesi, TBMM'nin arkasındaki tepe (Kabatepe), Ankara Kalesi, Altındağ ve Gazi Orman Çiftliği seçeneklerini eleyerek tam Çankaya'da karar kılacağı sırada, Aydın Milletvekili Mithat Aydın daha sonra "Anıttepe"olarak adlandırılacak olan Rasattepe'yi önerdi. Komisyon üyelerininde burayı gördükten sonra Aydın'a hak vermeleri üzerine Anıtkabir'in Rasattepe'ye yapılması kararlaştırıldı. 

Türk milletine gömüleceği yer konusunda bir vasiyette bulunmayan Atatürk'ün yıllar önce bir gezi sırasında Rasattepe'yi gezerken ağzından dökülen "Bu tepe ne güzel bir anıt yeri..." sözleri de bugün için çok anlamlı...

Anıtkabir için 1941'de açılan yarışmaya, İkinci Dünya Savaşı'nın en çetin günleri yaşanmasına rağmen Türkiye, Almanya, İtalya, Avusturya, İsviçre, Fransa ve Çekoslovakya'dan toplam 49 proje katıldı. Ancak en çok beğenilen üç proje arasında Prof. Emin Onat ile Doç. Orhan Arda'nın "25" numaralı projesi kabul edildi.

İşte o yarışmada teklif edilen bazı projeler

3. Anıtkabir ve inşaatı

Anıtkabir'in inşaatına 9 Ekim 1944 günü saat 10.00'da görkemli bir temel atma töreni ile başlandı. İnşaatın dört aşamada tamamlanması planlandı ve inşaat 1 Eylül 1953'te bitirildi.

4. Birinci kısım inşaat 1944-1945

Toprak seviyesi ve aslanlı yolun istinat duvarının yapılmasını kapsayacak birinci kısım inşaata 9 Ekim 1944'te başlanmış ve 1945'te tamamlanmıştır.

5. İkinci kısım inşaat 1945-1950

Mozole ve törenin yapıldığı alanı kapsamaktadır. Ayrıca meydanın çevresindeki benzer amaçlarla kullanılacak binaların yapılmasını kapsamaktadır. Yine 2. kısım inşaatta anıt kütlesinin projesi tasarlanmıştır. Giriş kuleleleri ve Anıtkabir’e uzanan yolun önemli bölümü tamamlanmıştır. Ayrıca arazide ağaçlandırma gerçekleştirilimiş. Sulama sistemi yapılmıştır. Yaklaşık 5 yıl sürmüştür.

6. Üçüncü kısım inşaat 1950

Anıta çıkan yollar ve aslanlı yol tamamlanmıştır. Ayrıca tören meydanı ile mozolenin üst döşemeleri gerçekleştirilmiştir. Anıta çıkan merdiven basamakları yapılmıştır.

7. Dördüncü kısım inşaat 1950-1953

Artık Anıtkabir'in tamamlanması için son aşamadır. Şeref holü ve tonozlar yapılandırılmış. Buralardaki taş profiller ve saçak süslemeleri yapılmıştır. Bu inşaat aşamaları bittikten sonra Anıtkabir'in 9 yıl süren inşaatı son bulmuştur.

ANITKABİR'İN BÖLÜMLERİ

Anıtkabir'de Selçuklu ve Osmanlı mimari özelliklerine ve süsleme ögelerine sıkça rastlanır, örneğin dış cephelerde, duvarların çatı ile birleştiği yerde kuleleri dört yandan saran Selçuklu taş işçiliğinde testere dişi olarak adlandırılan bordür bulunmaktadır. Ayrıca Anıtkabir'in bazı yerlerinde (Mehmetçik Kulesi, Müze Müdürlüğü) kullanılan çarkıfelek ve rozet denilen taş süslemeler Selçuklu ve Osmanlı sanatında da göze çarpmaktadır. 

Bütün bu özellikleriyle yapıldığı dönemin en iyi mimari örneklerinden biri olan Anıtkabir yaklaşık 750.000 m² lik bir alanı kaplamakta olup, Barış Parkı ve Anıt Bloku olarak iki kısma ayrılır.

8. Barış Parkı

akincimehmet44.files.wordpress.com

Anıtkabir; Atatürk'ün Yurtta Sulh, Cihanda Sulh özdeyişinden ilham alınarak, çeşitli yabancı ülkelerden ve Türkiye'nin bazı bölgelerinden getirilen fidanlarla oluşturulan yeşil alan içinde yükselmektedir. Bu nedenle de adına Barış Parkı denilmiştir. 

Afganistan, Amerika Birleşik DevletleriAlmanyaAvusturyaBelçikaÇin Halk Cumhuriyeti, Danimarka, Finlandiya, Fransa, HindistanIrak, Birleşik Krallık, İspanyaİsrailİsveçİtalyaJaponya, Kanada, Kıbrıs, MısırNorveçPortekiz, Yugoslavya ve Yunanistan olmak üzere 24 ülkeden çeşitli ağaç ve fidanlar getirilmiştir. Bugün Barış Parkı'nda 104 ayrı türden yaklaşık 48.500 adet süs ağacı, ağaççık ve süs bitkisi bulunmaktadır.

9. Anıt Bloku

Toplam 120.000 m² lik bir alanı kaplayan Anıtkabir Anıt Bloku üç bölümden oluşmaktadır:

  • Aslanlı Yol

  • Tören Meydanı

  • Mozole

Anıtkabir'e Tandoğan kapısından girildiğinde Barış Parkı içerisinde uzanan yoldan Aslanlı Yol başındaki 26 basamaklı geniş merdivenlere ulaşılır. Merdivenin hemen başında karşılıklı olarak "İstiklâl" ve "Hürriyet" kuleleri yer alır.

Anıtkabir yapı topluluğu içinde, simetri gözetilerek yerleştirilmiş olan on adet kule vardır. Bu kulelere Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin oluşumunda büyük tesirleri olan yüce kavramları temsil eden isimler verilmiştir. Kuleler, plan ve yapı bakımından birbirinin benzeridir. Kareye yakın 12 x14 x7,20 m. boyutlarında dikdörtgen plan üzerine kurulmuş olan kulelerin üzeri piramit biçiminde çatılarla örtülüdür. Çatıların tepelerinde, eski Türk çadırlarında görülen tunç mızrak ucu vardır. Eski Türk kilim desenlerinden alınmış geometrik süslemeler, fresk tekniğinde uygulanmıştır.

Ayrıca kulelerin iç duvarlarında, o kulenin ismiyle ilgili bir kompozisyon ve Atatürk'ün özlü sözleri bulunmaktadır.

10. İstiklal Kulesi

Aslanlı Yol'un sağ başındaki İstiklâl Kulesi'nin iç duvarlarında bulunan kabartmada, ayakta duran ve iki eliyle kılıç tutan bir gencin yanında bir kaya üzerine konmuş kartal figürü görülmektedir. Kartal, mitolojide ve Selçuklu sanatında gücün, istiklâl ve bağımsızlığın sembolü olarak tasvir edilmiştir. Kılıç tutan genç ise istiklâli savunan Türk milletini temsil etmektedir. Kabartma Zühtü Müridoğlu'nun eseridir.

Kulenin içinde ise Anıtkabir maketi ile Anıtkabir'i tanıtıcı ışıklı panolar bulunmaktadır.

Kulenin önünde, ulusal kıyafetler giymiş üç kadından oluşan 'Kadın Heykel Grubu' bulunmaktadır. Bu kadınlardan kenarlardaki ikisi yere kadar uzanan kalın bir çelenk tutmaktadır. Başak demetlerinin meydana getirdiği çelenk Türkiye'nin bereketini temsil etmektedir. Soldaki kadın, ileri uzattığı elindeki kapla Atatürk'e Tanrı'dan rahmet dilemekte, ortadaki kadın eliyle yüzünü kapamış ağlamaktadır. Bu üçlü grup, Türk kadınının Atatürk'ün ölümünün derin acısı içinde bile gururlu, ağır başlı ve azimli oluşunu dile getirmektedir. Heykel grubu Hüseyin Anka Özkan'ın eseridir.

11. Hürriyet Kulesi

Aslanlı Yol'un sol başında bulunan Hürriyet Kulesi içindeki kabartmada; elinde kâğıt tutan melek figürü ile meleğin yanında şaha kalkmış bir at tasvir edilmiştir. Melek figürü bağımsızlığın kutsallığını, elindeki kâğıt "Hürriyet Beyannamesi"ni sembolize etmektedir. At figürü ise hürriyet ve bağımsızlık sembolüdür. Kabartma Zühtü Müridoğlu'nun eseridir.

Kule içinde Anıtkabir'in inşaat çalışmalarını gösteren fotoğraf sergisi ve inşaatta kullanılan taş örnekleri bulunmaktadır.

Kulenin önünde üç erkekten oluşan 'Erkek Heykel Grubu' bulunmaktadır. Sağdaki erkek başında miğferi ve kalın kaputu ile Türk askerin, onun yanındaki elinde kitabı ile Türk gençliğini ve aydın insanını, biraz gerisindeki ise yerel kıyafeti ile Türk köylüsünü temsil etmektedir. Heykellerin yüzünde derin acı ile Türk Milleti'nin kendine özgü ağırbaşlılığı ve yüksek irade gücü dile getirilmiştir. Heykel grubu Hüseyin Özkan'ın eseridir.

12. Aslanlı Yol

Ziyaretçileri Atatürk'ün huzuruna hazırlamak için yapılmış olan 262 metre uzunluğundaki yolun iki yanında oturmuş pozisyonda 24 oğuz boyunu temsil eden 24 tane aslan heykeli bulunmaktadır. Heykeller çift çift sıralanmıştır ki bu da Türk milletinin birlik ve beraberliğini temsil eder. Atatürk'ün Türk ve Anadolu tarihine verdiği önem nedeniyle, Anadolu'da uygarlık kuran Hititler'in sanat üslubu ile yapılan aslan heykelleri kuvvet ve sükûneti temsil etmektedir. Yol traverten taşları ile döşelidir. Yolun sonunda Türk bayrağı ve Çankaya görünmektedir. Heykeller Hüseyin Anka Özkan'ın eseridir.

13. Mehmetçik Kulesi

Aslanlı yolun bitiminde sağda 'Mehmetçik Kulesi' yer almaktadır. Kulenin dış yüzeyinde yer alan kabartmada; cepheye gitmekte olan Mehmetçik'in evinden ayrılışı ifade edilmektedir. Bu komposizyonda, elini asker oğlunun omuzuna atmış onu vatan için savaşa gönderen hüzünlü, fakat gururlu anne tasvir edilmiştir. Kabartma Zühtü Müridoğlu'nun eseridir.

Kulenin içinde, 60 kişi kapasiteli 'Sinevizyon Salonu' bulunmaktadır. Burada Atatürk ve Anıtkabir ile ilgili belgesel filmler gösterilmektedir.

14. Müdafaa-i Hukuk Kulesi

Aslanlı yolun bitiminde solda yer alan bu kule duvarının dış yüzeyinde yer alan kabartmada, Kurtuluş Savaşı'nda ulusal birliğin temeli olan Müdafaa-i Hukuk dile getirilmektedir. Kabartmada, bir elinde kılıç tutarken diğer elini ileri uzatmış sınırlarımızı geçen düşmana "Dur!" diyen bir erkek figür tasvir edilmiştir. İleri uzatılan elin altında bulunan ulu ağaç Türkiye'yi, onu koruyan erkek figürü ise kurtuluş amacıyla birleşmiş olan milleti temsil etmektedir. Kabartma Nusret Suman'ın eseridir.

Kulenin içinde Anıtkabir ve Atatürk ile ilgili çeşitli kitaplar ve hediyelik eşyalar ziyaretçilere sunulmaktadır.

15. Tören Meydanı

upload.wikimedia.org

Aslanlı Yol'un sonunda yer alan Tören Meydanı 129 x 84,25 m. boyutlarındadır. 15.000 kişi kapasiteli bu alanın zemini; siyah, kırmızı, sarı ve beyaz renkte traverten taşlardan oluşan 373 adet halı ve kilim deseniyle bezenmiştir.

16. Bayrak Direği

Anıtkabir'in Çankaya yönündeki 28 basamaklı tören meydanına giriş merdivenlerinin ortasında, tek parçalı yüksek bir direk üzerinde Türk bayrağı dalgalanır. Amerika'da özel olarak yaptırılan 33.53 m yüksekliğindeki bu direk, Avrupa'daki tek parça çelik bayrak direklerinin en yükseğidir. Direğin 4 metresi kaidenin altında kalmaktadır. Amerika'da yaşayan Türk asıllı Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı Nazmi Cemal tarafından, kendi bayrak direği fabrikasında imal edilerek 1946 yılında Anıtkabir'e hediye edilmiştir. Bayrak direğinin kaidesinde yer alan kabartmada; meşale Türk medeniyetini, kılıç taarruz gücünü, miğfer savunma gücünü, meşe dalı zaferi, zeytin dalı ise barışı simgelemektedir. Türk bayrağı, ulusun yurdunu savunma, zafer kazanma, barışı koruma ve uygarlık kurma gibi yüce değerleri üzerinde dalgalanmaktadır. Kabartma Kenan Yontuç'un eseridir. Bayrak direği 29 Ekim 2013 tarihinde yenilenmiştir. Merhum Nazmi Cemal tarafından hediye edilen orijinal direk bayrak direğinin arka cephesinde sergilenmektedir.

17. Anıtkabir Kitaplığı

Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi Komutanlığı Karargâhı içinde Anıtkabir Kitaplığı bulunmaktadır. Atatürk, Millî Mücadele ve İnkılâplar konulu Türkçe ve yabancı dillerde kitapların bulunduğu bir 'ihtisas kitaplığı' olarak, araştırmacı ve okuyucuya hafta içi 09.00-12.30 / 13.30-17.00 saatleri arasında hizmet vermektedir. Kitaplıkta 3113 cilt kitap bulunmaktadır.

18. Zafer Kulesi

Kulenin duvarlarında Atatürk'ün en önemli üç zaferinin tarihi ve zaferle ilgili özlü sözleri yazılıdır.

Kule içinde Atatürk'ün naaşını 19 Kasım 1938 tarihinde İstanbul Dolmabahçe Sarayı'ndan alarak Sarayburnu'nda donanmaya teslim eden top arabası sergilenmektedir.

19. İsmet İnönü'nün lahdi

upload.wikimedia.org

Barış ve Zafer Kuleleri arasında yanları açık sütunların oluşturduğu galerinin ortasında 25 Aralık 1973 yılında vefat eden Atatürk'ün en yakın silah arkadaşı, Kurtuluş Savaşı'nın Batı Cephesi komutanı ve II. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün sembolik lahdi bulunmaktadır.Mezar odası alt kattadır.

İsmet İnönü, Anıtkabir'e 28 Aralık 1973'te Bakanlar Kurulu kararı ile defnedilmiştir
.

20. Barış Kulesi

Kulenin iç duvarında Atatürk'ün Yurtta Barış, Dünyada Barış ilkesini dile getiren bir kabartma kompozisyonu yer almaktadır. Bu kabartmada çiftçilik yapan köylüler ve yanlarında kılıcını uzatarak onları koruyan bir asker figür tasvir edilmiştir. Bu asker barışın sağlam ve güvenli kaynağı olan Türk ordusunu sembolize etmektedir. Yani vatandaşlar Türk ordusunun sağladığı huzur ortamı içinde günlük hayatlarını devam ettirmektedirler. Kabartma, Nusret Suman'ın eseridir. Kulenin içinde ise Atatürk'ün 1935-1938 yılları arasında kullandığı Lincoln marka tören ve makam otomobilleri sergilenmektedir.

21. 23 Nisan Kulesi

Kulenin iç duvarında 23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışını temsil eden bir kabartma yer almaktadır. Bu kabartmada, ayakta duran kadının tuttuğu kağıdın üzerinde 23 Nisan 1920 yazılıdır. Kadının diğer elinde Millet Meclisimizin açılışını simgeleyen bir anahtar bulunmaktadır. Kabartma, Hakkı Atamulu'nun eseridir. Kule içinde Atatürk'ün 1936-1938 yılları arasında kullandığı Cadillac marka özel otomobili sergilenmektedir.

22. Misak-ı Millî Kulesi

Müzenin girişindeki bu kulenin içinde bulunan kabartma, ulusun tek vücut olarak kenetlenişini sembolize etmektedir. Kabartma, bir kılıç kabzası üzerinde üst üste konmuş dört elden ibarettir. Bu komposizyon Türk vatanının kurtarılması için içilen millet andını ifade etmektedir. Kabartma Nusret Suman'ın eseridir.

Kulenin içinde Anıtkabir'de icra edilen törenlerde Anıtkabir Özel Defteri'nin imzalandığı kürsü yer almaktadır. Aynı zamanda müzenin girişi olan bu kulede bulunan aktüalite panolarında Anıtkabir'de yapılan önemli törenlere ait fotoğraflar da sergilenmektedir.

23. İnkılâp Kulesi

Müzenin devamı olan bu kulede Atatürk'ün giydiği elbiseler sergilenmektedir. Kulenin iç duvarında yer alan kabartmada zayıf, güçsüz bir elin tuttuğu sönmek üzere olan bir meşale, çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğu'nu simgelemektedir. Güçlü bir elin göklere doğru kaldırdığı ışıklar saçan diğer bir meşale ise, yeni Türkiye Cumhuriyeti ve Atatürk'ün Türk ulusunu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak için yaptığı inkılâpları simgelemektedir. Kabartma Nusret Suman'ın eseridir.

Atatürk'ün kıyafetleri ve kendisine verilen hediyeler de bölümde yer almaktadır.

24. Cumhuriyet Kulesi

Anadolu Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen'in yaptığı Atatürk'ün gerçek boyutlarında balmumu heykeli ve orijinal çalışma masası bulunmaktadır. Kulenin içinde, Atatürk'ün öğrenim gördüğü Manastır Askeri İdadisi, Sivas ve Erzurum kongrelerinin binaları, ilk TBMM binasının maketi ve o dönemlere ait fotoğraflar sergilenmektedir.

25. Mozole

Anıtkabir'in en önemli bölümü olan mozoleye çıkan 42 basamaklı merdivenlerin ortasında "Hitabet Kürsüsü" yer almaktadır. Mermer kürsünün tören meydanı cephesi dairesel geometrik motiflerle süslü olup, ortasında Atatürk'ün "Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir" sözü yazılıdır. Kürsü Kenan Yontuç'un eseridir.

Mozole 72x52x17 metre boyutlarında uzunca dikdörtgen bir plan üzerine kurulmuş olup, ön ve arka sekiz, yan cepheler ise 14.40 m yüksekliğinde on dört kolonatla çevrelenmiştir. Mozole cephesinde, solda Atatürk'ün Türk gençliğine hitabesi, sağda ise Cumhuriyet'in kuruluşunun 10. yıldönümünde söylediği Onuncu Yıl Nutku yer almaktadır. Harfler taş kabartma üzerine altın yaldızla yazılmıştır.

26. Şeref Holü

Şeref Holü'ne bronz kapılardan girilir. Girişte sağda Atatürk'ün 29 Ekim 1938 tarihli Türk ordusuna son mesajı, solda ise II. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün Atatürk'ün ölümü üzerine yayınladığı 21 Kasım 1938 tarihli Türk milletine söylediği taziye mesajı yer almaktadır. Bu iki yazıt Atatürk'ün doğumunun 100. yılı olan 1981'de yazılmıştır.

Girişin tam karşısında büyük pencerenin yer aldığı nişin içinde, Atatürk'ün sembolik lahdi bulunmaktadır. Osmaniye ilinden getirilen lahit taşı tek parça kırmızı mermer olup 40 ton ağırlığındadır. Lahit taşının yer aldığı bölüm ise beyaz Afyon mermeri ile kaplıdır. Şeref holünün zemini Adana ve Hatay'dan, yan duvarları ise Afyon ve Bilecik'ten getirilen kırmızı, siyah, yeşil ve kaplan postu mermerlerle kaplanmıştır. 

Şeref holünün 27 kirişten oluşan tavanı ile yan galeri tavanları mozaik ile süslenmiştir. Şeref holünün yüksekliği 17 m olup, yan duvarlarında altışardan 12 adet bronz meşale bulunmaktadır. Mozole yapısının üstü, düz kurşun çatı ile örtülüdür.

27. Mezar Odası

Atatürk'ün naaşı, mozolenin zemin katında doğrudan doğruya toprağa kazılmış bir mezarda bulunmaktadır. 

Mozolenin birinci katı olan şeref holündeki sembolik lahit taşının tam altında bulunan mezar odası Selçuklu ve Osmanlı mimari stilinde sekizgen planlı olup, piramidal külahlı, tavanı geometrik motifli mozaiklerle süslenmiştir. Zemin ve duvarlar siyah, beyaz, kırmızı mermerlerle kaplanmıştır. Mezar odasının ortasında kıble yönünde kırmızı mermer sanduka yer almaktadır. Mermer sandukanın çevresinde Türkiye'deki Bütün İllerden, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden ve Azerbaycan'dan gönderilen toprakların konulduğu pirinç vazolar bulunmaktadır.

28. Kurtuluş Savaşı Müzesi

Genelkurmay Başkanlığı tarafından yenilenen ve yeni bölümler eklenen müze Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi adını almış ve 26 Ağustos 2002 tarihinde (Büyük Taaruz'un 80. yıldönümünde) ziyarete açılmıştır. Yeni düzenleme ile Atatürk mozolesinin altındaki 3000 metrekarelik alan müzeye dahil edilmiştir. Cumhurbaşkanlarının gömülmesi için ayrılan ancak kullanılmayan tonozlu bölüm, Atatürk devrimlerinin anlatıldığı sergi alanlarına dönüştürülmüştür. Yeni bölümler eklenmesi ile müze, Atatürk'e ait eşyaların sergilendiği bir mekân değil, Çanakkale Savaşı ile Kurtuluş Savaşı'nın canlandırıldığı bir müze haline gelmiştir.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Gizli Kullanıcı

Teşekkür ediyorum.

the_war

Sözde değil, özde Dünya Lideri.

enda

ellerine sağlık

cenkyapici

git buradan

enda

:( ama cenk ya arıycam söz

ugurkusat

http://onedio.com/haber/hava-harp-okulu-ogrencileri-10-kasim-anisina-ataturk-un-imzasini-olusturdu-621610

motoki

Çok güzel bir paylaşım olmuş, eline sağlık :) İsmet İnönü'nün mezarı Anıtkabir'e konulmamalıydı bence. Çünkü rahmetli Atatürk'ün emanetlerine hep saldırmış birisi o: 1-) Sadabat Paktı'ndan ve Balkan Antantı'ndan çıkarıp, o kurumları yok etti, 2-) Atatürk'ün "büyük devletlerle aynı yolda gitmeyin, bağımsız olun" tarzında yaptığı konuşmalara ve yazılara rağmen natoya soktu bizi, 3-) Paralardan Atatürk'ün resmini kaldırıp kendi resmini koydurdu, ama halk tepki gösterip o paraları kullanmamaya başlayınca geri adım atmak zorunda kaldı, 4-) Rahmetli Atatürk'ün kapattığı mason localarını, çıkarttığı kanun ile tekrar yasal hale getirdi ve açtırdı, 5-) İmam hatip liselerini açarak, milletimiz arasında dini ayrımcılığa yol açacak zemini bizzat kendi eliyle hazırladı. Bunlardan dolayı, onun mezarının Anıtkabir'e konulması, atamıza resmen bir hakaret gibi geliyor bana :((

--heisenberg--

6-) Mustafa Kemal yaşarken, çok partili sistemin hüsrana uğramasından sonra uzun bir süre rafa kaldırılması gerektiğini söylemişti. Fakat İnönü, daha vatandaş Cumhuriyet rejimine tam manasıyla alışamamışken, çok partili sistemi tekrardan devreye soktu ve Atatürk düşmanı olan Adnan Menderes'in tek başına iktidar olmasını sağladı. Bence çok partili sistem en az 80'lere kadar yürürlüğe girmemeliydi. O zaman Türkiye Cumhuriyeti tarihine kara birer leke olan darbeler olmaz ve bugün sözde dindar olup Atatürk düşmanlığı ile iktidar olan mahlukatlar başımızda olmazdı. Bugün ülkenin bu denli gerilemesinin en büyük aktörlerinden biri de İnönü'dür bana göre.

rua

para mevzusu kanunen yapması gereken bi zorunluluktu. o dönemin para kanununda cumhurbaşkanının resmi yer alır diyor, atatürk'ün değil. sonra kendi değiştirdi kanunu. pakt ve antant zırvalarının bi s*ke derman olmadığını da görmüştü. toparlanma sürecinde olan bi ülkenin başına kim geçerse geçsin aynı şeyleri yapardı. atatürk kadar cesur olmasını kimse beklemezdi. orada sen olsaydın emin ol komple kaçardın ülkeden. dönemin baskısı, şartları, ekonomisi falan bunlar hikaye geliyor sana sanırım. mason saçmalığına girmiyorum bile. imam hatip konusunda bilgim yok. bence sen de öyle yap. cehalet can çekişiyor yemin ederim.

rua

inönü iyi birisiydi. görev adamıydı ve çok savaş görmüş, çok kayıp vermiş bi komutandı. aykırı kararlar verip atatürklük yapmamasının sebebi korkaklığı değil temkinli olmasaydı. üzerinde bi ülkenin sorumluluğu değil atatürk'ün bıraktığı bi ülkenin sorumluluğu var. inönü'nün yanlışı arap zihniyeti güden vatandaşından bihaber meclise demokrasiyi itelemesi oldu. kimse öngöremezdi bunu. darbeler ve arap sempatizanları halkın seçimleriydi. eğer çok partili sisteme ket vursaydı şu an mezarını yağmalıyor olurdunuz "demokrasi düşmanı" diye.

bekir-kose

İsmet İnönü'den sonra Cumhurbaşkanı Celal Bayar olmuştur. Celal Bayar'da Adnan Menderesin Başbakan olmasını sağlamıştır. Celal Bayar ve Adnan Menderesin ulaştığı noktalara gelmesinde Atatürk'ün payı çok büyüktür. Ülkeyi yöneten kişi düşünüldüğü aksine Menderes değil Bayardır. Menderesi ilk kez vekil yapan kişide Atatürktür. Düşünüldüğü aksine Celal Bayar ve Adnan Menderes Atatürk'e düşman falan değildir. Bayar ve Menderes ülkeye faydaları sayılmakla bitmez. Abartmayın. Asılmayı da hak etmediler.

Başlıklar

AdanaAfyonAlmanyaAltınAmerika Birleşik DevletleriAnkaraAvusturyaAydınAzerbaycanBakanlar KuruluBelçikaBilecikÇanakkaleÇinErzurumFransaHatayHindistanHititlerIrakİspanyaİsrailİstanbulİsveçİsviçreİtalyaJaponyaKitapMısırNorveçOsmaniyePortekizSivasSiyah BeyazTürkiye Büyük Millet MeclisiYunanistananne
Görüş Bildir