‘Biraz’ Değer Kaybetmiş: Geçmişteki 1 Liranın Bugünkü Satın Alma Gücü Hesaplaması

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Enflasyon, vergiler, dolardaki yükseliş vs derken, hepimiz parada bir değer kaybı olduğunun bir şekilde farkındayız. Hatta bunlara da gerek yok; zorunlu harcamalarımızı karşılamakta birkaç sene öncesine göre zorlanıp zorlanmadığımıza dair kendi evlerimize ait veriler bile yeterli.

Ama gerçekten aslında paranın satın alma gücünün ne kadar düştüğünün bilincinde değiliz. İşte bunu merak ettik ve yıllara göre hesaplamasını yapalım dedik; açıkçası gözümüzün feri gitti :(

Öncelikle en özet biçimiyle enflasyon, ‘fiyatlardaki sürekli ve hissedilir artış’ anlamına gelir.

Örnek verelim; almak isteğimiz ekmek veya konut veya araba; şu an 5 yıl öncesine göre daha pahalı ise, bunun nedeni enflasyondur.

Enflasyon, elimizdeki 1 TL ile önceki döneme göre daha az mal ve hizmet almamıza yol açar, kısaca satın alma gücünü düşürür.

Bu arada her ne kadar tüketici için nahoş bir durum olsa da, her ülke ekonominin sağlığı açısından bir miktar enflasyona ihtiyaç duyar. Enflasyon uzun ve elbette uzmanlık gerektiren bir konu. Biz şimdilik özet olarak bakalım.

Enflasyon hesaplanırken göz önüne alınan üç temel gösterge var; hepimiz duyarız isimlerini.

  • TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi): Tüketim malları veya hizmetlerindeki (benzin, gıda, giyim, otomobil gibi) fiyatın tüketici cephesinden bakıldığında değişimi

  • TEFE (Toptan Eşya Fiyatları Endeksi): Fiyat artışına maliyet cephesinden bakış

  • ÜFE (Üretici Fiyat Endeksi): Bu da fiyat artışına üretici cephesinden bakış

Yani biz sıradan vatandaşı ilgilendiren, TÜFE'ye göre yapılan hesaplama.

Türkiye'nin son 10 yıldaki enflasyon oranları şöyle:

Bunlar TÜİK'in açıkladığı yıllık ortalama enflasyon rakamları. (Dediğimiz gibi, TÜFE'ye göre söylüyoruz.)

Buna göre, dönelim konumuza: Geçmişteki 1 liranın bugünkü değeri nedir ve nasıl hesaplarız?

Ya da şöyle söyleyelim:

- Diyelim 2010 yılında 2.000 TL maaş alıyordunuz. 

- Yıl 2016 ve siz şu an 3.000 TL maaş alıyorsunuz. 

Maaşınız arttı değil mi? Tabii ki evet; ama aynı zamanda pek değil. Çünkü bakalım aslında alım gücünüz ne kadar düşmüş. 

(NOT: Hem düz hesap 10 yıl olsun diye, hem de 2005'te paradan 6 sıfır atıldığı için hesap yaparken kafamız karışmasın diye, daha önceki yılları aşağıdaki tabloya almadık.)

Hesaplaması çok basit! Buyrun çarpım tablosuna!

Yapmanız gereken şey epey kolay: 

Diyelim 2008 yılının Ocak ayındaki 2.000 liranın, 2016 yılının Ocak ayındaki değerini bulacağız. Tabloda ilgili yıl ve aya karşılık gelen değerlere göre,

- 2008 Ocak'la çarp: 2.000 x 2,7887 = 5.577,4 TL

- 2016 Ocak'a böl: 5.577,4 / 1,5079 = 3,698,79 TL

Yani 2008 yılındaki 2.000 liranın bugünkü değeri yaklaşık 3.700 lira. Bu ne demek?

Bu şu demek: 2008 yılında 2.000 lirayla satın alabildiğiniz şey için, bugün 3.700 liraya ihtiyacınız var.

Paranızın alım gücü, 8 yılda yaklaşık %86 düşmüş.

Ya da başka bir örnek verelim: 2006 yılındaki 1 lira, bugün ne kadar ediyor?

Ekim verilerine göre 2006 ve 2016'yı hesaplayalım:

- 1 x 3,1077 = 3,1077

- 3,1077 / 1,4400 = 2,16 TL

Yani aslında 2006'nın 1 lirası, bugünün 2,16 lirasına eşit. Alım gücü kaybı %116.

Bu hesaplamayı, Merkez Bankası'nın şu modülünden otomatik olarak da yaptırabilirsiniz:

Linki şurada.

Bu şekilde herhangi bir ay ve yıl için paranın değerini diğer yıl ve aylarla kıyaslayabilirsiniz.

Hemen bir not verelim; yukarıdaki tablo ile (TÜİK verileri) TCMB modülü arasında, hesaplamada ufak tefek data farklılıkları mevcut. O yüzden bire bir olarak aynı rakamı bulmayacaksınız. Ama birbirlerine çok yakın sonuçlar çıkacak.

Ve en baştaki örneğimize geri dönerek bitirelim:

Ne demiştik? Diyelim 2010 yılında 2.000 TL maaş alıyordunuz. Yıl 2016 ve siz şu an 3.000 TL maaş alıyorsunuz. 

Kasım ayı hesaplaması:

- 2.000 x 2,2293 = 4.458,6

- 4.458,6 / 1,000 = 4.458,6 TL

Yani 2010 yılındaki 2.000 liralık maaşınız, bugünün yaklaşık 4.500 lirasına denk geliyor. O zaman 2.000 liraya satın aldığınız şey için, şu an size 4.500 lira gerek.

Ama sizin maaşınız 3.000 liraya 'yükseldi'.

'Enflasyon oranında zam' diye bir şey var biliyorsunuz; kimi kurum ve kuruluşlarda bu şekilde uygulanır. Diyelim maaşınız enflasyona karşılık gelebilecek kadar arttı (ki genelde o kadar artmaz). Ama anca enflasyon farkını karşılamaya yetiyorsa, hakikaten o zamma "artmak" diyebilir miyiz? 

Gerçekten, şu durumda maaşlarımız artmış mı oluyor?

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ramazan-fatih-kocademir

Onedio'nun hesap böyle de, nedense 1300 lira maaşlı adamların elinden son model ıphone eksik olmuyor bunun bilimsel açıklamasını yapınız lütfen.

alen-prizren

çok basit, 24 ay taksit.

birinci-tekil-birey

Alım gücünün tabanda düştüğü bir gerçektir. Bu durumun iki sebebi vardır: İlki gelir dağılımındaki uçurumdur (Yaklaşık 80'lerin ortasından beri böyledir). İkincisi ise tüketimin hesapsızca artmasıdır. Hep ayfon örneği verilmiş. 1995 de şimdi tarihi eser olan erikson 337 ler 1400 usd olarak satılıyordu. Asıl sorun ise temel gıda, barınma ve ısınma ihtiyaçlarındaki fahiş artıştır. Hem tüketim çılgınlığı yıllardır körükleniyor, hem de olmayan paraları kredi vs. şeklinde harcıyoruz. Ayrıca devlet üst kademesi de böyle davranınca balık baştan kokuyor. Üretim yok, tüketim ayyukta. :(

ahmet-okdem

Bana bir tane devlet gösterin ki 10 yıldır olduğu yerde saysın :) saçma olmuş bunu Amerika'da Dolar değeri üzerinden de yaptığınız da yaklaşık aynı sonuca ulaşılacaktır. 10 yıl önce ki arz talep günümüzdekinin yarısı bile değil en basitinden Cep Telefonu alımları için bu kadar çok para vermiyorduk...

vag

ülkenin anasını sikeceğiz demişlerdi ama bunlar bildiğin ırzına geçmiş

erlik

ırzına geçse iyi. Emrah'ın anasının durumu daha iyi olabilir. Karşılaştırınca bildiğin kötü yola düşmüş.

Gizli Kullanıcı

Çok faydalı bir içerik çok açıklayıcı fakat siyasi görüşe göre değerlendirmemek lazım. Enflasyon kötüdür fakat 2006 dan 5 sene öncesine kadar devlet maaş ödeyemiyordu, kitap fırlatıyolar diye kriz oluyodu. Bunlardan bihabermiş gibi yok makarnaymış kömürmüş ucuz siyaset yapmayın devletinize sahip çıkın.

_serdar_

yaş kaç yavrum? hadi kendiniz hayal alemindesiniz de bizi de enayi yerine koyma. nasıl maaş ödeyemiyordu devlet? kulaktan duyma laflarla ortalıkta gezmeyin.

Gizli Kullanıcı

yaşım 25. http://www.habervaktim.com/haber/326386/neydi-ne-oldu.html

ramazan-fatih-kocademir

Bülent Ecevit avrupa birliğinden 500 milyon dolar talep etti memur maaşlarını ödeyebilmek için. Ahkam keserken google açık dursun bi köşede.

_serdar_

neyin ne olduğunu biliyorsunuz. hala tatava yapıyorsunuz. bak biz konuşurken benzine bir zam daha yaptılar. maaş ödenmeme durumu hiç olmadı. kendinizi kandırmayın. ama yakında donunuza kadar kaybederseniz ağlamayın.

Gizli Kullanıcı

Tüm dünya gözünü bize dikmişken cebimde kaç para var başta hangi hükümet var bakmam ben. Amerika Rusyayı batırmak için petrolün varil fiyatını 29 dolara kadar düşürdü. Şimdi de bizim için dolar yükseltiyo. AB teröristleri içeri atıyoruz diye bizle işi kesmek istiyo. Klavye delikanlılığı yapmanın alemi yok madem yaşın var akıl et bunları. Senin hükümetine değil devletine kastediyo ebedi düşmanların. Bu devletin senin gibi ilk şikayet edenlere gemiyi terk edenlere ihtiyacı yok.

_serdar_

yaw bırakın bu milliyetçi rollerini. sizin ne olduğunuzu biliyoruz. hem de çok iyi biliyoruz.

ozgurkobay

Hasan bey emin olun Amerika'nın ve Avrupa'nın bizden daha büyük sorunları var. Malesef takım tutar gibi parti tutup, kendi sorumluluklarımızı kabul etmeyip 'bunu bana kim yaptı' mantığıyla hareket ettiğiniz için ülke şu an bu durumda. Biz eskiden maaşı kimin alıp verdiğiyle ilgilenmiyoruz yarın ülkemize ne olacak onun için endişe duyuyoruz.

Gizli Kullanıcı

Haklısınız zaten ben genel için değil yaşımı sorgulayan dünyadan bihaber kendini beğenmiş arkadaşa dedim o lafı. Aynı endişeleri paylaşıyoruz paylaşımada kötü demedim zaten yerinde bi paylaşım sadece siyasi görüşe göre değerlendirmemek lazım bunu söylüyorum. Amerika ve Avrupanında genel sorunlarını bilemem ama ülkeyi bölgede istemedikleri için bizzat pkk, pyd ve daeş i destekleyip bir yandan savaşla bir yandan da doları yükselterek zamanında Rusya ekonomisini çökertmek için petrol varil fiyatlarını 18 dolara kadar düşürdükleri gibi zor durumda bırakmaya çalışıyorlar. Burası da aşikar bence. Çok başka dertleri vardır bilemem ama önemli dertlerinden birisi biziz bu adamların bu kısımda söylediklerinize katılmıyorum.

vag

Ya siz ne saçmalıyorsunuz akp gelmeden önce mağaralarda yaşıyorduk kabileler halindeydik akp geldi şehir yaptı yol yaptı maaş bile ödeniyor artık ülkede taşına torpana kurban ülkem amin

_serdar_

benzin yarın 5.31 TL. dolar şu an 3.76 TL, avro 4.00 TL. Ekonomi muhteşem. muhteşem ötesi. Hiç böyle olmamıştı. devam devam

ozgurkobay

Hasan bey ilk önce seviyeli bir tartışma tutumu sergilediğiniz için teşekkür ediyorum, karşıt görüş sunduğumda küfür yemediğim nadir zamanlardan biri o yüzden sizinle fikir münakaşasından zevk duyarım. Tabi PKK PYD gibi terör örgütleri kendi başlarına oluşmuyor ancak bu gibi oluşumlara zemin hazırlayacak kozu vermemiz kendi hükümetlerimizin kollektif bir ayıbıdır, sonuçta insanlar orda 'hebe' diyip dağa çıkmıyor. Dış güçler her zaman kendi çıkarları için maşalar kullanacaklardır, hükümetimizin görevi bu ortama zemin sunmamaktır. Ayrıca bir başka konu olarak Avrupa'nın bir kaç milyon ortadoğulu mülteci akın ettiğinde nasıl büyük sorunlarla uğraştıklarını okuyor musunuz bilmiyorum ancak bu adamların en son isteyeceği şey 70 milyon mültecinin batıya akın etmesidir. 'İç savaş çıkarmaya çalışıyorlar' tezi kesinlikle yanlıştır. Ha ama burda ben demiyorum Avrupa cici Avrupa zararsız, ancak dış politika SEN KİMSİN YA naraları atılarak şekillenemez maalesef.

Gizli Kullanıcı

Rica ederim birbirimizi anlıyoruz bende genelde küfür yerim :) Bende iç savaş çığırtkanlarına inanmıyorum zaten ülkemizde öyle bir altyapı mevcut değil. Bende katılıyorum hükümetin mahal vermemesi gerekiyor haklısınız. Ama son bikaç senedir hala dağ kadrosuna katılıyosa birileri bunda kimse devlete suç bulamaz. Hala içimizden birileri onlarda insan diyorsa burda devlete suç bulamaz. Başka ülkeler senin kafana kafana vurmaya çalışırken zayıflatıp sana darbe yapmaya ve ileride tamamen topraklarına hakim olmaya çalışırken birde içeriden birileri çıkıp oh oldu derse burda kimse devlete suç bulamaz. Çünkü hükemet dediğini insan yönetiyor yanlış yapar sende gelsen yanlışın olacak bende gelsem yanlışım olacak. Zaten bu kadar tepemize çökülmüşken bence baya güçlü bir ülkeymişiz ki iyi ayakta duruyoruz.

Gizli Kullanıcı

Velhasılı kelam ben yanlışları kabul ediyorum bunun çözülme yöntemide oturup beraber çalışıp çözüm üretmek kardeşlikten ödün vermemektir. Amma velakin sanki vergisini ödeyen amerikan vatandaşı gibi davranan bu ülkenin vatandaşlarını anlamıyorum anlamayacağım

ozgurkobay

Tabi insan hata payı olabilir ancak iyi siyasi analiz yapabilen yöneticilerimiz yok malesef, bilmiyorum burda bana 'büyük resim' safsafatalarını sıralayacak mısınız ancak kesinlikle ileriye dönük plan yapan yok. En son ekonomik olarak da planlama yapamadıklarını şu an cebimizden giden paralarla anlıyoruz, mesela ben yurtdışında üniversite okuyorum. Geçen sene olsaydı okul taksidi ve ev kirası yaklaşık 15 bin tl elimden gidecekti. Sırf merkez bankasına politik baskı yapıldığı için şu an 5 bin tl zarara girecek ailem. Güçlü ülke konusunda size tam olarak katılamıyorum. Müslüman çoğunluklu ülkeler arasında kurumları en sağlam olan ülke biziz ancak kesinlikle hepsi yetersiz ve vasıfsız bir bakan tarafından batırılmaya müsait. En son örneğini TÜBİTAK ile gördük.

ozgurkobay

Ülke bu kadar kutuplaşmışken 'oturup beraber çalışalım' kadar kolay bir öneri bile inanılmaz zorlaşıyor. İlk önce insanlarımıza biraz pragmatizm öğretmemiz gerekli, takım tutar gibi parti ve ideoloji savunmak yarardan çok zarar getiriyor. İkimiz de görüyoruz daha mecliste uzlaşma yok, ülkenin bakanı 'suç işliyorum ulan' diyen birisi. Siyasi görüşten, istikrardan, kardeşlikten önce bu tablonun dehşet vericiliği üzerinde hemfikir olmalıyız çünkü azcık siyasi analiz yapabilen birisi bu ülkenin hızla iç savaşa gittiğini görebilir.

Gizli Kullanıcı

Yok ben büyük resimde büyük resim diye tutturan birisi değilim. Ülkedeki genel vasıfsızlığın farkındayım bakan suç işliyorum diyo kürsüler kırılıyo millet birbirini ısırıyo gülünç yani bu insanlar..:) Buna rağmen ve dış baskılara(darbe vs) rağmen hala ayakta durduğumuz için güçlü olduğumuzu söylüyorum zaten. Birlik olmaktan kastım da şu yaptığımız işlerde en iyisi olalım. Zaten hedeflediğimiz gibi aydın insanlar olabilirsek aydınların yönettiği ülkeye kimse zarar veremez ki Türkiye gibi bir ülke şahlanarak ayağa kalkar. Onun haricinde hala akp chp konuşan bunu tartışarak vakit geçiren insanlardan bi hayır gelmeyeceği belli. Çünkü bi tarafı düzeltir öbür tarafı batırır bu hükümet gibi. Veya öncekiler gibi hep batırır.

Gizli Kullanıcı

İç savaş naralarına kesinlikle katılmıyorum ülkede ne iç savaş potansiyeli var ne de buna uygun insan. Bir nefret var ama istikrar da var. Hükümeti beğenmeyebilirsin ama kesinlikle o konularda kendi tabanına bir nefret aşılamıyo sokaktan kavgadan uzak tutuyo keza mhp de şuan Devlet bahçeliden beri öyle. Belki uzak kaldığınız için buralara öyle düşünüyo olabilirsiniz ama sosyal medya yorumlarına göre düşünmeyin. Asıl gruplaşmaların olduğu 80ler döneminde iç savaşa sürüklenmemişsek bir daha ogünleri görmeyiz diye düşünüyorum.

ozgurkobay

Haksızsınız diyemem 80 dönemlerini ben yaşamadım ancak en ateşli AKP seçmenlerinde gördüğüm hırs eskiden başörtülü öğrencilerin kürsüye bile çıkarılmamalarından geliyor diye analiz ediyorum. Bi de üstüne CHP'li beyaz türk tabanın 'laiklik yaa' diye bastırmasıyla iyice kutuplaşmaları başlıyor. Haksızsınız diyemiyorum, haklısınız diyemiyorum. Ancak bu iki kutup kendisini en haklı olarak görüyor. Bence en hayırlısı şu eskilere bi kepenk indirip insanların yaptıkları yüzünden baskıya uğramadığı bi ortamda ülkenin yaralarını sarmak olur. İç işlerinde fire verdiğimizde dış politikada çok üstünlük kaybederiz daha.

Gizli Kullanıcı

Evet bahsettiğiniz hırs başörtüsü yasağı ilk kalkacağı sıralar çok fazlaydı. Hala bir nefret var mı? Var ama, insanlarda birbirine alışıyor artık eskisi nefret yok çünkü uzaktan nefret ettiği insanla artık daha yakın birbirine. Ama söz konusu vatan olduğunda da bu insanların darbede olsun askerde olsun beraber çarpıştığı çok açık. Bu ülkedeki kutuplaşma takım kavgasının ötesine gitmez halkımıza haksızlık etmeyelim.

Başlıklar

2016AkaryakıtMerkez BankasıTürkiye İstatistik Kurumuzam
Görüş Bildir