Tanık Paşalar: 'Duymadım, Bilmiyorum'

 > 
35PAYLAŞIM

Balyoz Davası'nda aldıkları mahkumiyet kararları Yargıtay tarafından bozulan 62 sanığın yargılandığı dava 5 Şubat 2015 tarihine ertelendi. Her iki Balyoz Davası arasında bağlantı bulunduğunu belirten mahkeme, dijital verilerle ilgili rapor alınmak üzere her 2 dosyanın ana dava üzerinden bilirkişiye gönderilmesine karar verdi.

Balyoz Davası'nda aldıkları mahkumiyet kararları Yargıtay tarafından bozulan 62 sanığın yargılandığı dava 5 Şubat 2015 tarihine ertelendi. Her iki Balyoz Davası arasında bağlantı bulunduğunu belirten mahkeme, dijital verilerle ilgili rapor alınmak üzere her 2 dosyanın ana dava üzerinden bilirkişiye gönderilmesine karar verdi.

Balyoz Davası'nda aldıkları mahkumiyet kararları Yargıtay tarafından bozulan 62 sanığın yargılandığı dava 5 Şubat 2015 tarihine ertelendi. Her iki Balyoz Davası arasında bağlantı bulunduğunu belirten mahkeme, dijital verilerle ilgili rapor alınmak üzere her 2 dosyanın ana dava üzerinden bilirkişiye gönderilmesine karar verdi.

450 KİŞİLİK SALONDA GÖRÜLDÜ

Sabah saatlerinde Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salonu'nda görülmeye başlanan ve 26 tutuksuz sanığın katıldığı duruşmada, geçtiğimiz hafta Balyoz Ana Davası'nda tanık olarak ifade veren eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ve eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman "tanık" sıfatı ile dinlendi. Tanıkların ifadelerinin ardından sanıklara ve avukatlarına tanık beyanlarına ve bilirkişi listesine bir itirazı olup olmadığına, dijital verilere ilişkin tespit edilmesini istedikleri hususların olup olmadığı soruldu. Sanıklar ve avukatlarının beyanlarının ardından duruşma savcısı mütalaasını sundu.

DOSYA, ANA DAVA ÜZERİNDEN BİLİRKİŞİYE GÖNDERİLDİ

Savcı, ana dosyada bilirkişi raporunun aldırılması kararı verildiği, bu dosyada ise bilirkişi raporunun aldırılması yerine ana davada alınacak bilirkişi raporunun bu dosyaya da eklenmesine karar verilmesini talep etti. Savcının mütalaasının ardından ara kararını açıklayan mahkeme, sanık emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün ifadesinin SEGBİS yoluyla alınması amacıyla Ankara Ağır Ceza Mahkemesi'ne talimat yazılmasına karar verdi. Her iki Balyoz Davası arasında bağlantı bulunduğunu belirten mahkeme, dijital verilerle ilgili rapor alınmak üzere her 2 dosyanın ana dava üzerinden bilirkişiye gönderilmesine karar verdi.

BİLİRKİŞİLERE 2 AY SÜRE VERİLDİ

Dijital verilerle ilgili rapor aldırılması için dosyanın 3 kişilik heyete gönderileceğini belirten mahkeme, sanıklar ve müdafiilerine İTÜ tarafından bildirilen öğretim görevlilerinin bilirkişi olarak seçilmesine itirazları olup olmadığını dilekçe ile bildirmeleri için 1 hafta süre verilmesine hükmetti. Bilirkişilere incelenecek dijital verilerin sayısı, talep edilen incelemelerin kapsamlı olması nedeniyle 2 ay süre veren mahkeme, suça konu Gölcük Donanma Komutanlığı'nda ele geçirilen 5 Nolu Harddisk, 1 Nolu CD ve Hakan Büyük'ün evinde ele geçirilen flash bellek, 11, 16, 17 Nolu CD'ler ile taraflarca incelenmesi talep edilen 3 ve 10 Nolu CD'lerin emanetten celp edilerek bu dijital verilerle sanıklar ve müdafiilerince dosyaya sunulan raporlar ve bilirkişilere sorulması talep ettikleri hususları içeren tüm dilekçe örneklerinin İTÜ tarafından bildirilen ve bu listeden seçilecek 3 kişiye gönderilmesine karar verdi.

‘TÜM RAPORLAR ARASINDAKİ ÇELİŞKİLERİN GİDERİLECEK DEĞERLENDİRME YAPILSIN’

Bilirkişilerden kendisine teslim edilen dijital deliller, bilirkişi raporları, bilimsel mütalaalar ve dilekçeleri inceleyerek tüm raporlar arasındaki çelişkilerin giderilecek şekilde değerlendirme yapmasına karar veren mahkeme, dijital delillerde son kullanıcı, dokümanların oluşturulma tarih ve saat bilgisi, dokümanın kimin tarafından oluşturulduğu, doküman üzerinde işlem yapan son yazar bilgisi, son kayıt edilme zamanı, son kayıt eden, şirket bilgisi, kaç kez işlem yapıldığını gösteren verilerde sonradan değişiklik yapılarak, gerçeğe aykırı şekilde değişiklik yapma ihtimalinin bulunup bulunmadığının belirlenmesini istedi.

BİLİRKİŞİYE SORULAR

Mahkeme heyeti, 2003 yılında oluşturulmuş bir belge ile 2007 yılına ait bir yazılımla açıldığında söz konusu belgenin özgün halinin de 2007 yılına ait yazılıma dönüşüp dönüşmeyeceği, "Calibri" ve "Cambria" fontlarının yer aldığı Microsoft Office programının dünyada ve Türkiye'de ilk kez ne zaman piyasaya sürüldüğü, TÜBİTAK görevlilerince 20 Ocak 2014 tarihli raporda 5 Nolu Harddiskte bulunduğu belirtilen Melissa virüsünün diğer CD'ler ve Hakan Büyük'ün evinde yapılan aramada ele geçirilen USB'de de olup olmadığı, bu virüse virüs koruma programı yüklü olan bilgisayarlarda rastlanıp rastlanamayacağı ve Melissa virüsünün ilk olarak hangi tarihte ortaya çıktığının sorulmasını istedi.

Tanıklardan Mehmet Ali Şen'in beyanı dikkate alınarak, bu hard diskte formatlama yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hangi tarihte yapıldığının tespitinin mümkün olup olmadığı, formatlama yapıldıktan sonra eski bilgilerin görülmesinin veya kurtarılmasının mümkün olup olmadığının bilirkişilere sorulmasına karar veren mahkeme, suça konu belgelerin Harddiskin hangi sürücüsünde kayıtlı olduğu, Harddiskin D ve C sürücülerinin sadece birinin formatlanmasının mümkün olup olmadığının sorulmasına karar verdi. Sanıklardan Hakan Büyük'ün evinde yapılan aramada ele geçirilen USB'de silinmiş belge bulunup bulunmadığı, silinmiş belgelerin geri getirme imkanı olup olmadığı, var ise bu işlem yapılarak USB'de suç konusunu oluşturan belgeler dışında sanık Hakan Büyük'le ilgili şahsi belgelerin bulunup bulunmadığının tespit edilmesini isteyen mahkeme, CD'ye kayıt yapılırken bilgisayarın tarih ayarı ile oynanarak eski tarihli CD elde etmenin mümkün olup olmadığı, 5 nolu Harddiskte 28 Temmuz 2009 tarihinden sonra aktarılmış dosya bulunup bulunmadığı, var ise bu dosyalarının hangisinin olduğunun belirlenmesine karar verdi.

DURUŞMA ERTELENDİ

Mahkeme ayrıca, tüm sanıklar ve müdafiilerince dijital verilerle ilgili olarak dosyaya sunulan dilekçelerde belirtilen dijital verilere ilişkin açıklanması istenen hususlar konusunda da rapor düzenlenilmesini istedi. Duruşma, 5 Şubat 2015 günü saat 09.30'a ertelendi. 

DHA

Haberin Tamamı İçin:

Hilmi Özkök ile Aytaç Yalman İkinci Kez Tanık Kürsüsündeydi

Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın ikinci celsesine 25 sanık katıldı. Duruşma katılan sanıkların ve avukatların tespiti ile başladı.

İlk tanık Özkök

Duruşmada, yeniden yargılanmasına karar verilen 230 sanıklı Balyoz Davası'nda geçen hafta tanık olarak dinlenen eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ile eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman’ın, Yargıtay’dan dönen bu davada da tanık sıfatıyla dinlenmesine karar verilmişti. İki isim de adliyeye geldi.

İlk olarak Hilmi Özkök tanık olarak dinlendi. Özkök’ün kimlik tespiti yapıldı. Ardından tanıklık yemini ettirildi.

Özkök’e sanıklar hakkındaki ‘darbe suçlaması’ okundu. Mahkeme Başkanı, sanıkların suçlandığı darbe planlarını bilip bilmediğini sordu. Özkök, “Daha önce söylediğim üzere birinci olarak Ergenekon’da verdiğim ifade de Balyoz ile ilgili soru sorulmuştu. Geçen hafta da burada da soruldu. Ben Balyoz, Oraj ve diğer planların hiçbirini duymadım. O konuda bir şey bilmiyorum” dedi.

“Çetin Doğan ile görüştüm”

Mahkeme başkanı, duruşmada sanık Çetin Doğan’ın Balyoz mahkemesinde verdiği ifadesini okudu. Mahkeme Başkanı, “Çetin Doğan sizle bir görüşme yaptığını ve sizin Çetin Doğan’a ‘Orduda kıpırdanmalar var diye duydum. Bu nedir?’ diye soru yönelttiğinizi söylüyor. Bu görüşme doğru mudur?” diye sordu.

Özkök bu soruya “Olay doğrudur. Benzer bir konuşma yapıldı. Kendisine kulağıma duyumlar geldiğini, ihbar mektupları geldiğini söyledim. Açıkça sordum ‘Böyle bir şey var mı?’ diye. Arkasından konuşmaktansa direk yüzüne sordum. O da doğru olmadığını söyledi. Elimde meşru belge olsaydı yasal işlemi yapardım” diye cevap verdi.

Mahkeme Başkanı, “Çetin Doğan’a söylediğiniz bu duyumları nereden aldınız?” diye sordu. Özkök, “Bir kısmı sivillerden geliyordu. Çoğu imzasız mektuplardı. Bunlar hep olurdu. Dedikodu mahiyetinde değerlendirdim” diye yanıtladı.

“Kuvvet komutanına inceleyin dedim”

Mahkemede Hilmi Özkök’ün 2012’de Ergenekon davasında verdiği ifadedeki, “Bana bir CD geldi. Kaynağını bilemediğim bu CD’de amacını aşmış ifadeler tespit ettim. Kara Kuvvetleri Komutanından incelemesini talep ettim” sözleri okundu. Bunun ardından Hilmi Özkök, bu sözlerini “CD ses kaydıydı. Seminerde Çetin Doğan’ın konuşması olduğu iddia edilen CD’ydi. Meşru bir tarafı yok. Sıradan bir CD ama kuvvet komutanına inceleyin dedim” diye açıkladı.

Seminer konusunda bir bilgisi olmadığını ifade eden Hilmi Özkök, “ Sadece CD geldi” dedi.

Mahkemenin “Seminerde senaryonun görüşülmesine izin verilmediği yönünde bilgiler var. Bu doğru mudur?” sorusuna Özkök, “Ben bilmiyorum. Bu konu Kara Kuvvetleri Komutanlığı ile 1. Ordu Komutanlığı arasındadır” şeklinde yanıt verdi.

Mahkeme başkanının, “Ergenekon’da verdiğiniz ifadede ‘Seminerin yapılmasını emrettim ancak amacını aşan şekilde ifadeler yer aldığı bilgisi geldi. Ben de KKK'na incele dedim’ ifadeniz hakkında ne diyeceksiniz?” sorusu üzerine, “Katılıyorum. Aynen öyle dedim” diye konuştu.

“İnceleme sonucu bana gelmedi”

Duruşma savcısının “İnceleme talimatı sonucu ne oldu?” sorusu üzerine Hilmi Özkök, “Bana cevap geldiğini hatırlamıyorum. O günler yoğundu. ABD - Irak konusu vardı. Tekrar bir geri dönüş olduğunu hatırlamıyorum” yanıtını verdi.

“CD şu an nerede?”

Mahkemenin üye hâkimi “Size gelen CD şu an nerede?” diye sordu. Hilmi Özkök, “Şu an CD’nin nerede olduğuna dair bir bilgim yok” dedi.

“CD’nin tamamını dinledim”

Duruşma savcısının “CD’nin tamamını dinlediniz mi?” sorusuna Özkök, “Tamamını dinlemiş olmam gerekir. 11 - 12 sene önce. Tam aklımda değil. Ama sayın Çetin Doğan’ın 'bu konuşmayı yaptım' dediği CD bu. Detaylı olarak hatırlamıyorum” cevabını verdi.

Geçen hafta görülen yeniden yargılama kararı üzerine başlayan Balyoz davasında soru sorulmayan Özkök’e bu sefer soru soruldu. Sanık İhsan Çuhadaroğlu, “Ergun Saygun mahkemede, Aytaç Yalman’a seminer ses kayıtlarını dönemin Başbakanı Abdullah Gül’ün verdiğini kaydetti Size gelen ses kasetleri yasal ses kaydı mıydı?” diye sordu. Özkök, bu soruyu “Benim bir bilgim yok” diye yanıtladı.

Sanık Çuhadaroğlu, “Benim veya silah arkadaşlarımızın herhangi bir terörist faaliyetini gördünüz mü?” sorusuna “Hayır” cevabını verdi.

Tanık Yalman: Balyoz ile ilgili bilgiye sahip değilim

Özkök’ün ardından dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman tanık olarak dinlendi.

“Balyoz ile ilgili bir istihbarat almadım. Bilgi ve belgeye sahip değilim” diyen Aytaç Yalman, “Dava ile ilgili hususları dava açıldıktan sonra basından öğrendim” diye konuştu. “Darbeyi engellemem söz konusu değildir. Seminerde, senaryonun görüşüldüğünü 2010 yılında öğrendim” ifadelerini kullandı.

“Darbeyi engelledim demedim”

Mahkeme Başkanı, Yalman’a “Gazetelere beyanlarda bulundunuz mu?” sorusunu sordu. Yalman bu soruya, “Bu tamamen düzmecedir. Yalan bir haberdir. Ben darbeyi engellemiş olsam ve işlem yapmasam suç işlemiş olurum. Bir gazetecinin düzmece algısıdır. Ben darbeyi engelledim demedim” diye cevap verdi.

“Özkök rahatsız edici hususlar olduğunu söyledi”

Duruşma savcısı, “Tanık Özkök semineri incelemesi için Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na talimat verdim dedi. İnceleme yapıldı mı?” sorusunu sordu. Tanık Yalman, “Hayır yapmadım. Ben kendi duyumlarım ve tespitlerimden sonra inceleme yaptım. Genelkurmay Başkanı bana emir vermedi. Ancak bazı konularda bilgilendirdi. Benim belli temaslarım oldu seminer sonrasında. Ses kayıtları ile ilgili değil, seminerin tamamı ile ilgili incelemelerim oldu. Hilmi Özkök, seminer kayıtlarının geldiğini ve rahatsız edici hususlar olduğunu belirtti. Beni bilgilendirdi. Ben de bilgi almıştım. Seminerin emirlere ne kadar uygun olup olmadığı hususunu inceledim. Bazı farklılıklar olduğunu gördüm. Gereğini yaptım. İkaz ettik ilgili arkadaşları. Hukuka itaatin esas olduğunu söyledim. Disiplin ihlali ile karşı karşıya olduğunu gördüm. Ben seminerin içeriğini 2010 yılında basından öğrendim” dedi.

“Disiplin suçu işlediler”

Mahkemenin, “İhlal edilen kural neydi?” sorusuna Yalman, şöyle yanıt verdi:

“Egemen Planı oynanmalıydı. Ancak 1. Ordu ‘Emasya Planı uygulansın’ diye teklif etti. Ben de Emasya değil Egemen oynansın dedim. Ben katılamadım. Sonra Emasya Planı’nın uygulandığını söylediler. Ben İstanbul’a gittim. İlgili arkadaşlarla konuştum. İkazları yaptım. Disiplin suçu işlendiğini gördüm. Genelkurmay Başkanı’na bilgi verdim”

“Seminerin kayda alınması olağan değil”

Duruşma savcısının “Seminerlerde konuşmaların kayıt altına alınması olağan mıdır?” sorusuna Yalman, “Pek olağan değildir” diye yanıt verdi.

Siyasi ve sosyal şartlar

Yalman’a avukat Hüseyin Ersöz de soru sordu. Ersöz. “Seminerdeki planın uygulanmasının Balyoz ile bağlantısı var mı?” diye sordu. Tanık Yalman, “Balyoz Planı’nı bilmiyorum. Benim o gün Emasya Planı’nın oynanmaması emrim o günün siyasi ve sosyal şartları ile alakalı. Balyoz Planı ile bunun alakası yok. Balyoz ile ilgili bilgiye sahip değilim” diye soruya yanıt verdi.

Bir avukatın “Bir darbe planı emaresi aldınız mı incelemeleriniz sonucunda?” sorusuna Yalman, “Almadım. Almış olsam zaten gereğini yaparım” dedi.

Kaynak: Al Jazeera

Haberin Tamamı İçin:
BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir