'Atların Ömrü 20 Yıl, Faytonda Çalıştırılanların ise Sadece 2 Yıl'

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Resmi rakamlara göre Adalar'da yılda 400 at fayton kazalarında veya bakımsızlıktan ölüyor. Ancak 'Faytona Binme Atlar Ölüyor İnisiyatifi'nden Elif Narin'e göre bu rakam aslında 700-800 civarında. Büyükada'da faytonculuğun tekelleştiğini ve ticari taksi kiralar gibi kiralandığını, bununda sömürüyü beraberinde getirdiğini belirten Narin ayrıca “Atların ortalama ömrü 20 yıl. Faytonda çalıştırılan atlar ise çalıştırılmaya başladıktan sonra en fazla iki yıl yaşıyor" dedi...

Hayvan Hakları İzleme Komitesi'nin (HAKİM) raporuna göre, Adalar genelinde 272 fayton bulunuyor ve 1540 at bu faytonlarda çalıştırılıyor.

Resmi verilere göre, yılda 400 at fayton kazalarında ve/veya bakımsızlıktan ölüyor. Faytona Binme Atlar Ölüyor İnisiyatifi'nden Elif Narin, “400 sayısı sadece belediyenin gömme işlemini yaptığı at sayısı. Ama biliyoruz ki sakatlanan atlar ormanda kaderine terkediliyor, denizin dibinde at cesetleri görüntüleniyor. Biz bir senede ölen at sayısının 700-800 civarında olduğunu tahmin ediyoruz”  dedi. 

Narin ayrıca  “Atların ortalama ömrü 20 yıl. Faytonda çalıştırılan atlar ise çalıştırılmaya başladıktan sonra en fazla iki yıl yaşıyor" diye konuştu. 

Atların faytonda çalıştırılması Adalar’a has bir gelenek değil. Antalya, Kuşadası, Eskişehir, İzmir, birçok ilde fayton hala turistik bir ulaşım aracı. Ancak en büyük sömürünün Kınalıada hariç, Adalar'da gerçekleştiği belirtiliyor. Ayrıca 'Faytona Binme Atlar Ölüyor İnisiyatifi'ne göre, Adalar toplamındaki 272 faytonun yaklaşık 230’u Büyükada’da bulunuyor.

"Aç ve susuz koşturuyorlar"

Bianet'ten Çiçek Tahaoğlu'nun haberine göre,adaların asfaltlı ve dik yokuşlarının atların doğasına aykırı olduğunu belirten Narin, "Ayrıca asfaltlar parçalandığında, atların ayağı takılıyor ve yaralanıyorlar. Yaralandıklarında da artık koşamayacakları için ölüme terk ediliyorlar" dedi.

Koşturulan atların çok fazla yememesi ve su içmemesi gerektiğini söyleyen Narin, "Atlarda ‘çatlama’ diye bir durum var. Eğer yemek yeyip, su içip üzerine koşarlarsa çatlama yaşayabilirler. Bu nedenle aç ve susuz koşturuluyorlar. Çok acı bir şey bu. İnsanlar da sıraya giriyor, sonra üstlerine binip geziyorlar. Hamile atlar, yeni doğum yapmış atları koşturuyorlar.” ifadelerini kullandı.

"Denizin dibinde at cesetlerinin fotoğraflarını gördük"

Bu atların Adalar’a nasıl getirildiğini ise Narin şöyle anlattı: 

“Yurdun çeşitli yerlerinde yetiştirilen atlar önce Kartal’a getiriliyor. Burada teknelere yüklenip Adalar’a taşınıyorlar, köle gibi tıklım tıklım teknelerde…  At çok hassas bir hayvan, korkup tekneden kendilerini de atabilirler, ki belki böyle olaylar da oluyordur. Yaralanmış, koşamayacak durumda olan atların denize atıldığına dair duyumlar da alıyoruz. Bunlar ne kadar doğru bilmiyoruz ama denizin dibinde at cesetlerinin görüntülendiği fotoğrafları gördük.”

“Taksi plakası gibi kiralıyorlar”

Narin, Büyükada’da faytonculuğun tekelleştiğini ve faytonların taksi plakası gibi kiralandığını belirtti:

“Büyükada’daki faytonların tümü birkaç kişinin elinde. Taksi plakası kiralandığı gibi faytonlar da kiralanıyor. Mesela 6 aylığına belli bir ücret karşılığında faytonu kiralıyorlar, alan kişi de verdiği parayı çıkartabilmek için atları canı çıkana kadar sömürüyor. Atlar faytonu kullanan kişilerle birlikte kalıyor. Kaldıkları yerleri ziyaret ettik ve ne hayvan ne de insan için uygun olmayan yerler olduğunu gördük. İnsan sağlığı için de atlarla beraber yaşam koşulları uygun değil.”

"Büyükada’da atlar için sağlık merkezi yok"

Narin’in dikkat çektiği bir diğer konu, faytonlarıyla ünlü Adalar’da atlara yönelik bir tedavi merkezi olmaması:

“Her yerde faytonlar var ama atların bakımını yapacak bir merkez, bir veteriner yok. Atlara araç muamelesi yapılıyor, faytonlar İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı ve fiyat tarifeleri belirleniyor ama sağlıklarına dair bir çalışma yok. Adalar’ın elektrikli araçlar, bisikletler ve faytonların oluşturduğu keşmekeşinde sürekli fayton kazaları oluyor. At düşüp bacağı kırıldığında, inşaattan kepçe çağrılıyor ve at kepçeyle taşınıp ormana atılıyor. Orada kaderine terk ediliyor.”

Peki alternatifler neler?

Elif Narin öncelikle atlı faytonların kaldırılması gerektiğini vurguladı ve alternatif ulaşım yöntemlerini sıraladı: 

“Ekolojik bir sürü taşıma yöntemi var. Örneğin elektrikli fayton kullanılabilir, elektrikli faytonlar da gayet nostaljik. Üstelik çok daha temiz, Ada’yı temiz tutmak için de bu seçenek değerlendirilebilir. Ayrıca tramvay, mini tren gibi yöntemler de var.”

Narin elektrikli faytona geçilmesi durumunda, faytonlardan kurtarılmış atların da Adalar’daki halihazırda bulunan ahırların koşulları düzeltilerek ömürlerinin sonuna kadar orada yaşatılabileceklerini söyledi ve ekledi: “Sivil toplum bu konuda yardımcı olur, bir kurum veteriner verir. Hiç de zor olmayan şeyler bunlar."

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AntalyaEskişehirİstanbul Büyükşehir Belediyesiİzmirhamile
Görüş Bildir