'Asla Âşık Olamayacağım': 30 Günlük Bebekken HIV Bulaştırılan Yiğit'in 'Acı' Öyküsü

 > -

Hayatınız bir ihmal nedeniyle alt üst olsa ne hissederdiniz? Bu ihmalden dolayı çok zor bir hastalığa yakalansanız, normal bir çocukluk geçirme şansınız olmasa, dışlansanız, yalnız kalsanız? Hele de "asla âşık olamayacağım" deseniz? 

Henüz 30 günlük bebekken Kızılay’da verilen HIV’li kan nedeniyle hayatı kâbusa dönen ve bugün 19 yaşında olan Yiğit O.'nun dramatik hikâyesi bu sorulara cevap niteliğinde maalesef...

Yiğit, Kızılay tarafından verilen HIV virüsü taşıyan kan nedeniyle hayatı kâbusa dönen 19 yaşında genç bir birey.

Yiğit 1996 yılında erken doğumla dünyaya gelmiş. Bu yüzden kuvöze alınmış. 30. gününde trombosit (kan pıhtılarının oluşumunda görev alan hücre parçası) ihtiyacı için Kızılay'dan kendisine kan verilmiş. Ancak verilen kan HIV virüsü taşıyormuş. Bu durum onun kaderini belirlemiş hatta kâbusu olmuş...

 “Trombositi aldıkları kişi Yeşilyurt Devlet Hastanesi’ne sık sık kan bağışı yapan biri olduğundan Kızılay tahlil yapmaya gerek görmemiş. Hayata gelişimin 30. gününde bana o kanın verilmemesini isterdim. Belki o zaman her şey bambaşka olurdu. İnsanlara bu kadar kırılmaz, bu kadar yalnız kalmazdım...” 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Kızılay'ın ihmalinden dolayı devleti 378 bin Euro tazminata mahkum etmiş.

HIV pozitif olduğu anlaşılınca anne ve babasının Kızılay’a açtıkları davayı 1997’de kazanmışlar, Sağlık Bakanlığı’na açılan dava ise kendisi 15 yaşına geldiğinde sonuçlanmış:

“2011’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 378 bin Euro tazminat belirleyip tedavimin ömür boyu devlet tarafından bedava sağlanmasına hükmetti. Ama yaşananların bende bıraktığı yarayı tedavi etmek ne yazık ki bu kadar kolay olmadı. Tedavim hâlâ da devam ediyor” diyor. 

Yiğit, Ege Üniversitesi öncülüğünde diğer HIV pozitif kişilerle buluşuyor ve psikolojik destek alıyor ayrıca, kendisine sürekli yardımcı olan yaşam koçu bulunuyor.

"Okul yıllarımda hep dışlandım. İnsanlardan kaçıyorum..."

Okul yıllarının acımasızlığını birçoğumuz biliriz. Farklı olmak ya da genel normların dışında olmak hemen bir dalga veya korku unsuruna dönüşebilir. Yiğit hayatı boyunca bunun büyük sıkıntısını çekmiş:

“Arkadaşlarımın velileri beni okuldan göndermek için imza topladılar. Çocuklarını okula yollamayanlar bile oldu. Hastalığımın yan yana durarak bulaşacağını zannediyorlardı. Öyle olmadığını anlamadılar. 

Bu yüzden okul değiştirmek zorunda kaldım. Lise yıllarında dışlama daha da acımasızlaştı. Hiç arkadaşım olmadı. Liseyi yeni bitirdim. Fakat üniversiteye gitmekten korkuyorum. Yine aynı şeyleri yaşayacak olmak beni korkutuyor. Tüm bunlara rağmen en büyük hayalim gazeteci olmak” dedi.

“Yaşadıklarıma insanların verdikleri tepkiler HIV pozitif olmaktan çok daha zordu. HIV’le yaşayabileceğimi kabullendim. Bende asıl travmayı insanlar yarattı. Okul yıllarımda hep dışlandım. Kimse benimle arkadaşlık etmek istemedi. 

Bana her an onlara hastalık bulaştırabilecek biri gözüyle baktılar. Bir türlü onlara kendimi anlatamadım ve küstüm. Artık ben de kimseyi istemiyorum. İnsanlardan kaçıyorum."

"Asla âşık olamayacağım..."

Yiğit, HIV pozitif birinin aşk hikâyesini anlatan "İncir Reçeli" filmini izledikten sonra ise âşık olmakla ilgili çokça düşünmüş: 

“Asla âşık olmayacağım. Çünkü üzüleceğimi, kırılacağımı biliyorum. Belki bir gün yurt dışına gidip beni bilmeyen, tanımayan, olduğum gibi kabullenen biriyle tanışırım. Bir çocuğum olmasını isterdim.” 

Yiğit, hikâyesini ve yaşadığı zor günleri kitaplaştıracak...

Yiğit hayatta zorluklar karşılaşan birçok insan gibi yazmaya, yazarak tutunmaya karar vermiş. Hayatını ve yaşadığı zorlukları kitaplaştıracak...

“İsmi ‘Benden Öyküler’ olacak. Uzun zamandır günlük olarak notlar alıyorum. Bunları derleyip toparlamayı planlıyorum. Henüz başlangıç aşamasındayım. Beni yaralayanların hepsine bu kitapla yanıt vereceğim. Kitabımın ilk cümlesi; ‘Beni anlayın’ olacak...”

Umarım bir gün âşık olursun Yiğit. Umarım bir gün sever ve sevilirsin. Çünkü, bir insanın yaşayabileceği belki de en güzel duygu aşk...En samimi dileğimdir bu senin için...

Ayrıca HIV pozitif insanlarla empati yapabilmek, bu konuda farkındalık oluşturabilmek de hepimizin görevi diye düşünüyorum. 

HIV/AIDS hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyor musunuz ?

Tamamen bilgiliyim.
Kısmen bilgiliyim.
Pek bir bilgim yok.
Hiçbir bilgim yok.

Toplumun HIV Pozitif insanlara karşı tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Yeterli empatinin kurulduğunu düşünüyor musunuz?

Olumlu ve yeterli buluyorum.
Olumsuz ve yetersiz buluyorum.
Çekimserim.

Kaynak

Habertürk

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
yigit-turhan-oyal

Benim o çocuk. Beni kimse anlayamaz. Yakında hayatımla ilgili kitap çıkartacağım. Bu hiv/aids sistemi değişmelidir. Daha yorum gelecektir.

denizzozturkk

Bu çocuğun tam adı ne bilen var mı?

hazal-venus

Bende de benzeri bir durum var aslında. Bende Spinal Avm hastalığı var ve tekrar etme durumu var. İnsanlara söylediğimde ay yazık diyip gidiyorlar. Açıklamamavizin vermiyorlar ki! Spinal Avm nin bulaşıcılık yanı sadece genetik olabilir! Sırtımda damar yumağı var nasıl bulaştırabilirimki ? Fazladan damar ile dünyaya gelmişim. Felçli olma şansım çok yüksek. Beni ezmeye çalışanlara da aynısını söylüyorum Beni daha ne kadar üzebilirsiniz ?

onur-tuna1

yazan var mı bilmiyom ama hıv+ öpüşme,sarılma,tokalaşma, aynı nesneye dokunma, aynı tabaktan yemek yeme vs şeyler ile bulaşmaz hıv+ hastalığı olan kişilerden kaçmanıza gerek yok

hgizemtas

siz yeterince bilgili misiniz acaba? o biçim başlık. ne saçma bi site oldu bu ya.

Başlıklar

Türk Kızılayıanneaşk
Görüş Bildir