"45.000 Öğretim Elemanına İhtiyaç Var"

 > -

"45.000 Öğretim Elemanına İhtiyaç Var"

"45.000 Öğretim Elemanına İhtiyaç Var"

Erzurum Atatürk Üniversitesinde düzenlenen Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) toplantısına katılan Yüseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, ‘Büyüme, Kalite, Uluslararasılaşma Türkiye yükseköğretimi için bir yol haritası’ başlıklı raporunu toplantıda paylaştı. Üniversitelerde 45.000 öğretim elemanına ihtiyaç duyulduğunu açıklayan Prof. Dr. Çetinsaya, her yıl 18.500 öğretim elamanının üniversitelere kazandırılması gerektiğini söyledi.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, yaklaşık 2 yıldır üzerinde çalıştığı ‘Büyüme, kalite, uluslararasılaşma: Türkiye yükseköğretimi için bir yol haritası’ başlıklı raporunu toplantıda paylaştı.

Türkiye yükseköğretim sisteminin son 30 yılı ile bugünkü yapısının analiz edildiğine dikkati çeken Prof.Dr. Çetinsaya, şöyle konuştu:

“Yükseköğretimde okullaşma oranı 1980′de yüzde 6′dan 2013 yılı itibariyle resmi istatistiklere göre bu oran yüzde 75′e ulaşmıştır. Türkiye son yılda yükseköğretimdeki büyümeyle Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin okullaşma oranını yakaladı. Türkiye’nin yükseköğretim çağ nüfusu 2050′lere kadar 1.250.000 olacaktır. 12 yıllık zorunlu eğitimle 2016 yılından sonra her yıl liseden mezun olan öğrenci sayısı bugünkü 850.000′den 1.200.000 düzeyine yaklaşacaktır. Böyleyece yükseköğretime olan talep artacak, büyüme gereksinimi devam edecek.”

Açıköğretimdeki öğrenci sayısının toplam öğrenci sayısının yüzde 47′sini oluşturduğunu, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), ülkelerinin baz alınarak bu sayının yüzde 20′lere çekilmesi gerektiğini anlatan Prof.Dr. Çetinsaya sözlerini şöyle sürdürdü:

“Açıköğretimdeki öğrenci payının sürekli büyümesinin sebeplerinden birisi 2011′de çıkarılan 6111 sayılı kanunla birlikte öğrencilik statüsünün süresiz devam edebilmesidir. Açıköğretim programlarına kayıtlı olduğu halde kayıt yenilememe veya kayıt dondurma gibi farklı nedenlerle aktif kayıtlı olmayan yaklaşık 1 milyon öğrenci bulunuyor. Bu da sistemin yeniden ele alınmasını zorunlu kılmaktadır.”

Türkiye’de 133.000 öğretim elemanı çalıştığını bunların yüzde 45′inin akademisyen olduğunu anımsatan Prof. Dr. Çetinsaya, öğrenci sayısındaki artış hızının öğretim elemanı ve üyesi sayılarındaki artıştan daha fazla olduğuna dikkati çekti. Prof.Dr. Çetinsaya “2013′te açıköğretim hariç öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı 48, öğretim elemanına süşen öğrenci sayısı ise 21′dir. Türkiye’nin diğer OECD ülkeleriyle karşılaştırmalı durumu incelendiğinde, önemli bir öğretim elemanı açığı olduğu görülmektedir” dedi.

Türkiye’de 20.000′i doktoralı olmak üzere 45.000 öğretim elemanına ihtiyaç olduğunu vurgulayan Prof.Dr. Çetinsaya şöyle devam etti:

“Her yıl yaklaşık 18.500 öğretim elemanı sisteme dahil edilmelidir. Öğretim üyesi açığını telafi etmenin yolu nitelikli doktora mezunu yetiştirmekten geçiyor. Türkiye’de her yıl 4.500 civarında doktora mezunu veriliyor. Bu sayı Amerika’da 61.000, Rusya’da 27.000, Almanya’da ise 25.000′dir. İster nitelikli doktora sayısını artırmaya çalışalım ister daha çok araştırma görevlisi istihdam etmeye çalışalım, sistemin önündeki en büyük handikaplardan biri Türkiye’de şu anda öğretim elemanlarının özlük haklarının son derece dezavantajlı bir durumda olmasıdır.

Akademisyenlik mesleğinin cazibesinin artırılması ve onların yüksek motivasyonla çalışabilmesi için eğitim öğretim yükünün makul düzeye çekilmesi araştırmaya ayrılan zamanın artırılması ve maaşların tatmin edici düzeye yükselmesi gerekmektedir.”

ÜAK dönem Başkanı olan Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan İbicioğlu ise üniversitelerde çalışan akademisyenlerin özlük hak, maaş ve ekonomik durumlarının iyileştirilmesinin ülkenin geleceği açısından son derece önemli olduğunu bildirdi. Üniversitelerin Türkiye’de yapılan araştırma ve geliştirmenin yüzde 40′ını gerçekleştirildiğine vurgu yapan Prof. Dr. İbicioğlu, üniversitelerin önündeki bürokratik engellerin kalkması gerektiğine işaret ederek, “Üniversiteler bir bakanlıktan proje alacağı zaman aynı özel sektördeki gibi ihalelere katılıyor” diye konuştu. 

DHA

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

2016AlmanyaErzurumFransaİngiltereÖğretmenRusyaSüleyman Demireldondurma
Görüş Bildir