Davutoğlu: 'Eş Zamanlı Saldırıların Hedefi Demokrasimiz'

 > -

Davutoğlu, "Üç ayaklı saldırının hedefi Türkiye Cumhuriyeti Devleti'dir, demokrasimizdir, insan haklarıdır. Saldırıların ikinci hedefi kamu düzeni, üçüncü hedefi Türkiye'nin uluslararası itibarıdır" diye konuştu.

Başbakan ve AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu partisinin grup toplantısında konuştu. 

Davutoğlu'nun konuşmasında öne çıkan noktalar şöyle:

"Son günlerde çok yoğun terör saldırısıyla karşı karşıyayız. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Terör faaliyetlerin yapan örgütler, önlerindeki maşalar kim olursa olsun hepsini lanetliyorum. Şehitlerimizin hatıraları ve emaneti omuzlarımızda kutsal emanet olarak ebediyete kadar sürdürülecektir.

13 Temmuz’da CHP Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu ile MHP Genel Başkanı Bahçeli ile, HDP eş başkanlarıyla görüşmeler yaptık. Hemen arkasından millet olarak huzurlu Ramazan Bayramı'nı idrak ettik. Çevremizdeki ateş çemberi içinde, Türkiye Ramazan Bayramı'nı huşu içinde idrak etmişti. Fakat bayramı müteakip, Suruç’ta başlayan ve bugüne kadar süren terör saldırısı karşısında, Türkiye mücadele veriyor.

Geçen sene de Kurban Bayramı'nı idrak ederken, şer odakları Kobani’yi bahane etmişlerdi. Hepimizin görmesi gereken bir tablo var. Aldığımız tedbirleri, gelecek perspektifimizi paylaşmak istiyoruz. 7 Haziran’dan bugüne kadar bilinçli terör tırmanmasıyla karşı karşıyayız.

TBMM Başkanı son derece vakur şekilde seçmiş, cumhurbaşkanımızdan görevli almış, hükümetsiz bırakmama çabası içindeyken, bir takım şer odakları harekete geçtiler.

41 vatandaşımız hayatını kaybetti

Üç terör örgütü eş zamanlı saldırıda bulundular. Milletimizin bu saldırıları görmesi açısından 7 Haziran - 28 Temmuz’da neler oldu aktarmak istiyorum.

657 terör olayı gerçekleşti 11 güvenlik görevlimiz şehit edildi, 41 vatandaşımız hayatını kaybetti, 15 baraja saldırı düzenlendi, 20 araç yağmalanması, ve 335 araç yakılmasıyla karşı karşıya kaldık.

7 Temmuz’da Siirt’te polisimizin şehadetiyle işaretini vermeye başlamıştı. DEAŞ, PKK ve DHKPC eş zamanlı olarak Türkiye’yi hedef almıştır ve saldırılar başlamıştır.

20 Temmuz’da Suruç’ta DEAŞ’ın saldırısıyla 32 vatandaşımız katledildi. DEAŞ’a dönük de alacağımız tedbirleri konuşmaya başladık.

Ben 21 Temmuz’da yaralıları hastanede, alınacak tedbirleri alanda yerinde tespit için Şanlıurfa’da bulundum. Tam bir DEAŞ mücadelemizin nasıl olacağı yönünde planlamalar yaparken, aynı gün 20 Temmuz’da bu sefer Adıyaman’da PKK harekete geçti ve uzman çavuşumuz şehit edildi.

Hani bugün PKK ve DEAŞ savaşıyor diye düşünenler var ya, zamanlamaya dikkat etsinler. 

Hemen 22 Temmuz’da bu sefer Ceylanpınar’da polis memurlarımız alçakça kalleşçe, uyurken enselerinden vurularak şehit edildiler.

İki gün sonra Ceylanpınar'da iki polis memurumuz uyurken şehit edildiler. PKK'nın telsiz konuşmalarından bu katliamı onların yaptığını tespit ettik. İstanbul'da yüzleri maskeli şekilde DHKP-C ortaya çıktı. 23 Temmuz'da Diyarbakır'da bir polisimizi uzun namlulu silahlarla şehit ettiler.

Bugün bile barıştan bahsedenler var ya bunun hesabını verecekler. Onlardan bir kınama duydunuz mu?

İstanbul'da DHKP-C'ye, Diyarbakır'da PKK'ya yönelmişken, Kilis'te DEAŞ bir askerimizi şehit etti. Perde gerisinde birileri üç örgütü bizim üstümüze saldı. Oturduk bir değerlendirme yaptık. Ve daha sonrada operasyonların başlamasından itibaren PKK'nın bu saldırıları devam etti. Erzurum'da üç sağlık görevlimiz ve ambulans kaçırıldı. 24 Temmuz'da Lice'de askerimiz kaçırıldı. Kamyonlar yakıldı. İstanbul'da DHKP-C polisimizi şehit ettiler.

Ortak deklarasyon çağrısında bulundum, neredeydiler?

Türkiye hedef alındı. Birinci hedef demokrasimizdir. Türkiye demokrasisi tehdit edildiği için daha ilk gün tüm liderlere ortak deklarasyon çağrısında bulundum. Çağrımız CHP dışında yanıt bulmadı. Şimdi barış çağrısında bulunanlara özellikle HDP yetkililerine soruyorum; neredeydiler? Kandil'den alacakları talimatı bekliyorlardı. Madem talimat aldıkları bir yer var gerektiği yerde talimat aldıkları yeri cezalandırırız.

Bu üç terör örgütü aynı anda bizim hükümet kurma çabamızı sabote etmeye çalışıyorlar. Bu demokrasimize yönelik bir saldırıdır.

Türkiye'nin kamu düzeni. Öyle bir hava estirmeye çalıştırıyorlar ki Türkiye'de güvenlik yok, kontrol yok. Şunu bilsinler Allah bize ömür verdiği an içinde bu emanet için elimizden geleni yaparız. Türkiye'de yönetim boşluğu yoktur. Her türlü bedeli ödemeye hazırız.

Üçüncü hedefi uluslararası görünümü. Türkiye kendisine zarar veren örgütleri caydırıcı güce sahip değiller gibi göstermeye çalıştılar ama 10 gün içinde gördüler. Dikkat edin, DEAŞ Türkiye'ye hem güvenlik açısından hem de yüce dinimize verdiği zarardan inancımıza karşı da bir tehdittir. 

Aldığımız tedbirler: Madem üç ayaklı hedef vardı. Biz de üç ayaklı üç hedefe dönük operasyonu başlattık. Eş zamanlı bir operasyonla hak ettikleri cevabı gördüler. Biri Suriye'deydi. Cumhurbaşkanımızla istişare ettik bir eylem planı çıkardık. Milletimiz bize tam olarak güvenmelidir. 

Nedir aldığımız kararlar? DEAŞ'a karşı operasyon kararı verdik. Sınırımıza yakın toplanma yerleri tahrip edildi. Hava kuvvetlerimiz kısa zamanda her yeri bertaraf ettiler.

Bundan hemen sonra bu kez saat 23.00'de eş zamanlı olarak farklı üslerimizden kalkan uçaklarımız Kuzey Irak'ta PKK'ya karşı bir operasyon başlattı. PKK'nın Kuzey Irak'taki bütün üsleri, karargahlarına ulaşıldı. Bu operasyona katılan subaylarımıza AK Parti grubu adına teşekkür ediyorum

1392 kişi gözaltına alındı

DAEŞ ve PKK'ya yönelik kazanımların ardından, DAEŞ ve PKK hedefleri karadan vuruldu.

Üçüncü ayak ise bu terör örgütlerinin kullandığı maşalar üzerinden yapılan çalışmalar vardı. 39 ilde DEAŞ, DHKPC, PKK'ya karşı operasyon yapıldı. 1392 kişi gözaltına alındı. Mesajı gerekli yerlere göndermeye devam edeceğiz.

Bir vatandaşımızın canına kast eden olursa dünyayı başlarına yıkarız. 

Dün gece sabaha karşı başlatılan son dalga ''Arslan Kulaksız'' adıyla başlatılmıştır. Bir şehit verirsek, onu şehit eden odaklara karşı savaşmaya devam edeceğiz. Dün sabah aziz şehitimizin eşi Sibel hanımla konuşunca onu bu sözü vermiştik. Tüm şehit ailelerimize sesleniyorum, acınız acımızdır. Allah mekanlarını cennet eylesin. Şehitlerimizin emanetini omuzlarımızda taşımaya devam edeceğiz. 

Hiçbir ayrım gözetmeden tüm partilerle görüştüm. HDP'yede yüzde 13 nispetinde oy alan bir parti olarak gittim. Suruç'tan sonra deklarasyon için çağrıda bulundum. Ümit ettim ki hep beraber imza atarız. Ama HDP bunu kategorik olarak reddetti. Teröre karşı tavır almaktan imtina ettiler. Çünkü sırtlarını dayadıkları kesimden tepki almaktan korktular. Sırtını terör örgütüne değil milletine dayayacaksınız.

 Demirtaş'ı neden aramadım?

Operasyon başladığında CHP ve MHP liderlerine bilgi verdim. Burada da şunu göstermeye çalıştık bu ülke meselesi. AK Parti ülke meselesini üstlenmiş yürüyor. Şu soru gündeme gelebilir, neden Demirtaş'ı aramadınız? Çünkü Demirtaş'ın ve diğer yöneticilerinin samimiyetsizliği ortaya çıkmıştır. Terör söz konusu olduğunda açık tavır sergilemeyenlerin bu konuda bilgilendirilmeye hakları yoktur. Verilen bilgi ne zaman Kandil'e gidecek emin olamıyorsak nasıl görüşebiliriz?

Bizim nezdimizde sanık sandalyesindedirler

Tavırlarını ortaya koyarlarsa, DEAŞ terörünü kınadıkları gibi PKK terörünü de kınamaya cesaret ederlerse, uykusunda ensesinden şehadet edilen polislerin şahadetlerini kınayabiliyorlarsa, binbaşımızın katledilmesini kınayabiliyorlarsa, kınayabildikleri gün biz de çağrılarına cevap verir, oturur konuşuruz. Bunu yapmadıkları sürece, millet nezdinde de bizim nezdimizde de sanık sandalyesindedirler.

Ajanslar

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir